[Ana Sayfa]



HUKUKA GİRİŞ
KİTABIMIZIN TANITIMI İÇİN
SORU DERLEMESİ

Hukuka Giriş (Bursa, Ekin, 16. Baskı, 2019, XX+540 s.)
İsimli Kitabımızda Kendisine Cevap Aranılan Sorulara Örnekler




Kemal Gözler*


Öğrenmek soru sormakla başlar. Bazen soru, bilginin kendisinden daha değerlidir. Bir kitabın değeri sorduğu sorularla orantılıdır. Kitabımız hakkında bir fikir vermek için kitabımızda sorduğumuz ve kendisine cevap aradığımız bazı sorular aşağıya konulmuştur.


Türkiye’de hukuk fakültelerinde lisans eğitiminde bir bilimsel yazma ve atıf usûlleri dersi yoktur. Böyle bir derse ihtiyaç var mıdır? Neden?

Kanunları zikrederken “… tarihli ve … sayılı” formatını mı, yoksa “… tarih ve … sayılı” formatını mı kullanmak daha doğrudur? Neden?

Türkiye’de yargı kararlarına yerleşik atıf usûlü nasıldır? Bu usûl yerinde bir usûl müdür? Bu usûlle zikredilen kararlar akılda kalmakta mıdır?

Türkiye’de yargı kararlarına atıf usûlü nasıl olmalıdır? Yargı kararlarının tarafların adıyla zikredilmesinin sağlayacağı yararlar nelerdir?

Türkiye’de yargı kararlarını zikrederken taraf isimlerinin arasına “v.” kısaltması konulabilir mi? Bu kısaltma hangi kelimenin kısaltmasıdır. Bu kelime hangi dildendir? Türkçede başka bir dilden kısaltma kullanılabilir mi?

“Aynen alıntı” nedir? “Mealen alıntı” nedir? Bunların arasında fark nedir? Bunların veriliş usûlü arasında bir fark var mıdır?

Alıntıların kaynağını göstermek bakımından aynen alıntı ile mealen alıntı arasında fark var mıdır?

Kitaplara atıf yapılırken, künye bilgilerinden hangisi italikle verilmelidir?

Kitaplara atıf yapılırken, künye bilgilerinden şehir bilgisi mi, yayınevi bilgisi mi önce yer alır?

Makalelere atıf yapılırken, künye bilgilerinden hangisi italikle verilmelidir?

Atıflarda kullanılan “op. cit.” neyin kısaltmasıdır? Bu kısaltma ne zaman, nasıl kullanılır?

Neden Türkiye’de “hukuka giriş” dersi için yazılmış ders kitaplarının ismi üzerinde uzlaşma yoktur?

Bazı hukuka giriş kitaplarında görülen “felsefî yaklaşım biçimi” nedir? Bu yaklaşım biçiminin temel özellikleri nelerdir? Bu yaklaşım biçiminin sağladığı yarar ve zararlar nelerdir? Bu yaklaşım biçimine yöneltilebilecek eleştiriler nelerdir?

Pek çok hukuka giriş kitabında görülen “dogmatik yaklaşım biçimi” nedir? Bu yaklaşım biçiminin temel özellikleri nelerdir? Bu yaklaşım biçiminin sağladığı yarar ve zararlar nelerdir? Bu yaklaşım biçimine yöneltilebilecek eleştiriler nelerdir?

“Hukukun genel teorisi” nedir?

“Hukukun genel teorisi” ile “hukuk dogmatiği” arasında ne fark vardır?

“Hukukun genel teorisi” ile “hukuk felsefesi” arasında ne fark vardır?

Neden hukuka giriş derslerinde “hukukun genel teorisi” yaklaşım biçimi tercih edilmelidir?

Türkiye’de hukuk devriminden önceki dönemde hukuk eğitiminde (=medreselerde, Mekteb-i Hukukta, Mekteb-i Kuzatta, Darülfunun Hukuk Şubesinde) okutulan “fıkıh usûlü (usûl-ü fıkıh)” dersi, bir nevi hukukun genel teorisi dersi miydi? Neden? “Hukukun genel teorisi” ile “usûl-ü fıkıh” arasında benzerlik var mıdır?

Türkiye, hukukun genel teorisi dersini okutabilecek hocalara sahip midir?

“Beşerî davranış kuralları” nelerden oluşur? Din kuralları birer beşerî davranış kuralı mıdır?

Beşerî hayatta kurallar neden önemlidir?

Georges Burdeau’nun “insan, insana itaat etmemek için devleti icat etti” sözünün önemi nedir?

Publilius Syrus’un “miserrimum est arbitrio alterius vivere (en büyük sefalet, başkalarının iradesine bağlı olarak yaşamaktır)” sözünün hukuk bakımından önemi nedir?

“Patere legem quam ipse fecisti (kendi koyduğun kurala uy)” özdeyişinin önemi nedir?

Henry de Bracton “non sub homine, sed sub Deo et lege (İnsana değil, ama Tanrıya ve kanuna [itaat et])” sözü neden önemlidir?

Normatiflik ne demektir? Normatiflik bakımından hukuk, din, ahlâk, örf ve âdet kuralları arasında bir fark var mıdır? Neden?

Konuları bakımından hukuk, din, ahlâk, örf ve âdet kuralları arasında bir fark var mıdır? Neden?

Koyucuları bakımından hukuk, din, ahlâk, örf ve âdet kuralları arasında bir fark var mıdır? Neden?

Müeyyideleri bakımından hukuk, din, ahlâk, örf ve âdet kuralları arasında bir fark var mıdır? Neden?

Hukuk, din, ahlâk, örf ve âdet kuralları, birbirinden nasıl ayrılır?

“Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Atatürk’tür” önermesi bir hukuk kuralı olabilir mi? Neden? Eksik olan unsur nedir?

İçerik olarak belirsiz olan bir kural normatif nitelikte olabilir mi?

Kitab-ı Mukaddes’te insan öldüren öküzün ceza niteliğinde ölüme mahkûm edileceği yolundaki şu kural konulmuştur: “Ve eğer, bir öküz bir erkeği yahut bir kadını süserse, ve o ölürse, öküz mutlaka taşlanacak, ve onun eti yenilmeyecektir”. Bu kural bir hukuk kuralı olabilir mi?

“Amir”siz emir yoktur (pas d’impératif sans un imperator) ve “memur”suz emir yoktur (pas d’impératif sans un imperatus)” ilkeleri ne anlama gelir?

Kural, bir insan iradesinin kendisi değil, bu iradenin anlamıdır. Bu ne demektir?

Bir kuralın “maddi varlığı (existence matérielle)”, yani instrumentum’u ne demektir? Bir kuralın maddi varlığı nasıl ihdas edilir?

Örf ve âdet kurallarının maddî varlığının nasıl tespit edilir? Yoksa bunlar maddi varlıktan mahrum mudurlar?

Hukukun genel teorisinde “hukukîlik (juridicité)” ne demektir? Hukukîliğin ölçütü nedir?

“Müeyyide (yaptırım, sanction)” nedir?

Müeyyide niteliğinde olan cebrin (contrainte)” özellikleri nelerdir?

1215 tarihli Magna Carta’nın bazı hükümleri İngiltere’de bugün hala yürürlüktedir. İslâm’da ise “hududulllah” dışında hükümlerde değişme olabileceği kabul edilmektedir. Din kuralları ile hukuk kuralları arasında değişebilirlik bakımından fark var mıdır?

Koyucuları bakımından din kuralları ile hukuk kuralları arasında fark var mıdır?

Muhatapları bakımından din kuralları ile hukuk kuralları arasında fark var mıdır?

Din kurallarının müeyyidesi nedir? Müeyyideleri bakımından din kuralları ile hukuk kuralları arasında fark var mıdır?

Din kurallarına bu dünyada gerçekleşen bir cebri müeyyide bağlanırsa, bu kural, ayrı zamanda hukuk kuralı hâline mi gelir?

“Mutlak teokratik hukuk düzeni”nin ne anlamı vardır? Böyle bir düzen olabilir mi?

“Mutlak laik hukuk düzeni”nin ne anlamı vardır? Böyle bir düzen olabilir mi?

Din kuralları arasında “uhrevî” ve “dünyevî” olmak üzere ikili bir ayrım yapılabilir mi?

Kaynak bakımından ahlak kuralları ile hukuk kuralları arasında bir fark var mı? Hukukun kaynağının dışta, ahlâkın kaynağının ise içte olduğu söylenir. Bu ne demektir?

Bir kuralın hem koyucusu, hem de muhatabı aynı kişi olabilir mi?

Otobüste oturan ve başkalarının ayıplayıcı bakışlarından rahatsız olup yerini bir yaşlıya veren öğrencinin davranışı bir ahlak kuralının uygulanmasına örnek olarak gösterilebilir mi? Neden?

Pek çok hukuk kuralının temelinde bir ahlaki ilke yatar. Acaba hukuk, “minimum ahlak” olarak görülebilir mi?

Ahlâkla tamamen ilgisiz hukuk kuralları olabilir mi?

“Alelâde örf ve âdet kuralları” ile “hukukî örf ve adet kuralları” (yani hukukun kaynağı olan örf ve adetler) arasında ne fark vardır? Bunlar hangi unsurlarla tanımlanır? Bir örf ve adet kuralının hukuk tarafından tanınmaması veya bu kuralın yasaklanması, bu kurala uyanlara müeyyide uygulanması, o kuralı örf ve adet kuralı olmaktan çıkarır mı?

Hukuka giriş derslerinde “beşerî davranış kuralları” konusunda incelenen örf ve adet kuralları, hangi anlamda örf ve adet kurallarıdır? “Alelâde örf ve âdet kuralları” mı, yoksa “hukukî örf ve adet kuralları” mıdır?

Örf ve âdet kuralları, kendi içlerinde, müeyyidelerinin şiddeti itibarıyla nasıl ayrımlanır?

Beşerî davranış kurallarının ortak fonksiyonu nedir?

Haydut çetesi kuralları ile hukuk kuralları arasında ne fark vardır?

Aziz Augustinus, De Civitae Dei’nin Dördüncü Kitabının Dördüncü Bölümünde şöyle yazar:

“[K]rallıklar büyük haydutluklardan başka nedir ki? Çünkü, haydut çeteleri de küçük krallıklar değil midir? Çete insanlardan kurulur, bir prensin yetkisiyle yönetilir, konfederasyon sözleşmesiyle örgütlenmiştir, yağmalanan şeyler de, üstünde anlaşılan bir yasa gereğince bölüşülür. Dışarıda bırakılan insanların alınmasıyla, bu bela, büyük bölgeleri elinde tutacak, konutlar kuracak, şehirlere sahip çıkacak ve halklara boyun eğdirecek kadar büyüyecek olursa, açıktan açığa krallık adını takınır; çünkü şimdi açgözlülüğün kalkmasıyla değil fakat ceza sorumsuzluğunun da eklenmesiyle, gerçek durum onda apaçık görünür hale gelmiştir. Nitekim yakalanan bir korsan Büyük İskender’e bu yerinde ve doğru karşılığı vermişti. Kral, niçin denizi kötü niyetle tuttuğunu sorunca, korsan onu gururlu bir atılganlıkla şöyle cevaplandırmıştı: ‘Ya sen niçin bütün dünyayı eline geçiriyorsun: Ama ben bu işi küçük bir gemiyle yaptığım için bana haydut deniyor, sen aynı işi büyük bir filoyla yapınca imparator diye anılıyorsun’”.

Korsan’ın cevabına göre hukuk kuralları ile haydut çetesi kuralları arasında ne fark vardır?

Hukuk kelimesi aslında Arapça “hak” kelimesinin çoğuludur ve “haklar” anlamına gelir. Türkçede “hukuk” kelimesinin bu etimolojik anlamından uzaklaşarak bağlayıcı kurallar sistemi anlamında kullanılması, yani İngilizce “law”, Fransızca “droit” anlamında kullanılması yenidir. Türkçede bağlayıcı kurallar düzeni anlamında “hukuk” kelimesi ilk defa ne zaman ve kimin tarafından kullanılmıştır?

Pozitif hukuk ile doğal hukuk arasında nasıl bir fark vardır?

“Bağlayıcılık (obligatoriété, force obligatoire, binding force)” ne demektir? Bir norm ne zaman bağlayıcı hâle gelir?

“Geçerlilik (validity, validité)” ne demektir? Geçerliliğin koşulları nelerdir?

Bir normun “adilliği (justice)” sorunu nedir? Nasıl tanımlanır?

Bir normun “etkililiği (efficacité)” sorunu nedir? Etkililik nasıl belirlenir?

“Metrukiyet (desuetudo)” nedir? Metrukiyet, geçerliliği ortadan kaldırır mı? Bir norm ne zaman metrukiyete düşmüş sayılır?

Hukukta “ahde vefa (pacta sunt servanda)” ilkesi neden önemlidir? Bu ilke hangi teorilerin tekelinde yer alır?

“Cornu bos capitur, voce ligatur homo (Öküzler boynuzlarıyla, insanlar sözleriyle bağlanır)” özdeyişi neyi ifade eder? Bu söz neden hukukta çok önemlidir?

Uluslararası hukukun temelinde hangi ilke bulunur?

Uluslararası hukuk normlarının koyucusu ile muhatapları arasında fark var mıdır?

Uluslararası hukukun müeyyidesi nedir? Bu müeyyide gerçekten bir müeyyide midir?

Uluslararası hukukun varlığına yönelik olarak ne gibi eleştiriler yöneltilebilir?

Misilleme ve savaş, uluslararası hukukun müeyyidesi olabilir mi?

Bellum justum nedir? Bunun kriteri nedir? Bellum justum teorisine yöneltilebilecek eleştiriler nelerdir?

“İç” veya “ulusal hukuk” ile “uluslararası hukuk” arasındaki ilişkiler konusunda monist teori ile düalist teori arasında ne fark vardır?

Türkiye de monist teori mi, düalist teori mi yürürlüktedir?

“Kamu hukuku” ile “özel hukuk” birbirinden nasıl ayrılır?

Kamu hukuku-özel hukuk ayrımı konusunda menfaat teorisine yöneltilen eleştiriler nelerdir?

Kamu hukuku-özel hukuk ayrımı konusunda egemenlik veya süjeler teorisine yöneltilen eleştiriler nelerdir?

Léon Duguit, kamu hukuku-özel hukuk ayrımını neden reddetmektedir?

Hans Kelsen, kamu hukuku-özel hukuk ayrımını neden reddetmektedir?

Vatandaşlık hukuku bir kamu hukuku dalı mı, yoksa bir özel hukuk dalı mıdır?

Sosyal güvenlik hukuku bir kamu hukuku dalı mı, yoksa bir özel hukuk dalı mıdır?

Yüksek mahkeme nedir? Nasıl tanımlanır?

“Kara Avrupası” veya “Kıta Avrupası” deyiminden ne anlaşılır?

Fransız idare hukuku kara Avrupası hukuk sistemi özelliklerini taşımakta mıdır? Neden?

Kara Avrupası hukuk sisteminde neden içtihat hukukun asıl kaynağı değildir?

Anglo-Sakson sisteminde neden özel hukuk-kamu hukuku ayrımı yoktur?

Stare decisis ilkesi nedir?

Ratio decidendi ne demektir? Obiter dictum ne demektir? Bunlar arasında ne fark vardır?

İngiliz hukukunun “hâkimler tarafından yaratılmış hukuk (judge-made law)” olması ne demektir?

Bir hukuk sisteminin içtihadî nitelikte olmasının avantaj ve dezavantajları nelerdir?

“İçtihat ile içtihat nakz olunmaz” ne demektir?

Şeyhülislam Ebussuud Efendi’nin “nâ-meşru olan nesneye emr-i sultanî olmaz” sözü Osmanlı’da uygulama bulmuş mudur?

Sosyalist hukuk sisteminde cari olan “sosyalist kanunîlik” ilkesi denen bir ilkeye göre kanunların bağlayıcılığı nasıl açıklanmaktaydı?

“Hukukun yaratıcı kaynakları (fontes iuris constituendi)” ile “hukukun bilgi kaynakları (fontes iuris cognoscendi iuris)” arasında ne fark vardır? Bunlar arasındaki ayrım nasıl yapılır?

“Hukukun yaratıcı kaynakları (fontes iuris constituendi)” kendi içinde nasıl tasnif edilir?

“Hukukun maddî kaynakları” nelerdir? “Hukukun şeklî kaynakları” nelerdir? Bunların arasındaki ayrım nasıl yapılır?

Bir kanunun kendisi “biçimsel kaynak” mıdır; “maddi kaynak” mıdır? Bu kanun söz konusu olduğunda “bilgi kaynağı” nedir?

Türkçede “kanun” kelimesi ile Eski Yunanca “kural” anlamına gelen "κανών (kanôn)" kelimesi arasında bir ilgi var mıdır?

Türkçede “kanun” kelimesi ile İbranice “קנה (qaneh)” kelimesi arasında bir ilgi var mıdır?

Türkçede “yasa” kelimesi “yasak” kelimesinden mi türemiştir?

Nasıl oluyor da Osmanlı döneminde çıkarılan kanunlar, bugün hâlâ yürürlükte kalabiliyor?

Osmanlı döneminde çıkarılmış olan 18 Sefer 1299 (1883) tarihli Zabıtai Saydiye Nizamnamesi, 6 Haziran 1317 (1901) tarihli Taşocakları Nizamnamesi, 10 Nisan 1322 (1906) tarihli Asarı Atika Nizamnamesi gibi bazı “nizamnameler” de Cumhuriyet döneminde “tüzük” olarak değil, “kanun” olarak kabul edilmişlerdir. Neden?

“Yayın” ile “yayım” arasında fark var mıdır? Neden?

Bütün medeni memleketlerde, kanunların parlâmento tarafından kabul edilmesi ile resmî gazetede yayınlanmaları arasında “ısdar (promulgation)” denen bir aşama bulunur. “Isdar” işlemi nedir? Kim tarafından yapılır? Ne anlama gelir? Fonskiyonu nedir?

Türkiye’de “ısdar” işlemi var mıdır?

“Isdar” işlemi ile “onay” işlemi arasında ne fark vardır?

“Yayın” veya “yayım” neden “ısdar” olarak kabul edilemez?

Osmanlı döneminde ısdar işlemi var mıydı?

21 Ocak 2017 tarih ve 6771 sayılı Anayasa Değişikliği Kanunuyla khk ve tüzük kurumuna son verilmiştir. 9 Temmuz 2018 tarihinde yürürlükte olan kanun hükmünde kararnameler ve tüzükler hâlâ yürürlükte olabilir mi? Neden?

Biga Yeniçiftlik’te bir tavşan avında bir avcı tavşanı kaldırmış, diğer avcı ise vurmuştur. Kaldıran avcı tavşanı vu-randan istemiştir. Vuran avcı tavşanı vermemiştir. Kaldıran avcı, vuran avcıya karşı dava açsa, hâkim, bu yörede avcılar arasında cari olan “tavşanı vuran değil, kaldıran alır; kaldıran vurana bir adet fişek verir” şeklindeki örf ve adet kuralını uygulayarak karar verebilir mi?

“Doktrinin bu bağlayıcılığı, onun otoritesi nedeniyle değil, ama hak-lılığı (non ratione auctoritaris, sed auctoritate rationis) nedeniyle-dir”. Neden? Bu özdeyiş ne anlama gelir?

Fetva kurumu, ratione auctoritatis bağlayıcı bir doktrin olarak görülebilir mi? Neden?

İbrâhim Halebî tarafından 1517 yılında yazılan Mülteka’l-Ebhur isimli fıkıh kitabıyla ilgili olarak James Lewis Farley, “Sultan Türklere, Kur’an ve Mülteka da Sultana hükmeder (The Sultan rules over Turks, but the Koran ve the Multeka rule the Sultan)” demiştir. Bu söz, doktrin ile ilgili olarak neyi ifade ediyor?

“İçtihat (jurisprudence, case law)”, mahkemeler tarafından verilen kararlar mıdır? Yoksa bu kararlardan çıkan kurallar mıdır? Neden?

Bir mahkeme, belli bir olayda verdiği bir kararı, aynı olay daha sonra önüne geldiğinde tekrarlamalı mıdır? Neden? Bir mahkemenin eski tarihli bir kararı kendisini bağlar mı?

Bu soruya verilen cevap bakımından Anglo-Sakson sistemi ile kıta Avrupası sistemi arasında fark var mıdır?

İçtihatları birleştirme kararlarının hukukî niteliği nedir? Ortada bir dava var mıdır? Ortada bir yargı fonksiyonu var mıdır? İçtihadı birleştirme kararı, maddi anlamda yasama fonksiyonuna dâhil bir işlem midir?

Türkiye’de yüksek mahkemelere içtihatları birleştirme kararı verme yetkisi veren kanun hükümleri, kuvvetler aykırılığı ilkesine ve özelde Anayasamızın “yasama yetkisi Türk milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir” diyen 7’nci maddesine aykırı mıdır? Neden?

İdare hukukunda yargısal içtihatlar, hukukun asıl kaynağı mı, yoksa yardımcı kaynağı mıdır? Neden?

Uluslararası hukukta “jus cogens” veya “emredici kurallar” teorisi nedir? Bu kurallar nelerden oluşur? Bunlar gerçekten bağlayıcı mıdır?

Normlar hiyerarşisi teorisi hangi düşünürün teorisidir? Bu düşünür bu teoriyi ne zaman, hangi kitabında ortaya atmıştır?

Normlar hiyerarşisi teorisinin varlık sebebi nedir?

Normlar hiyerarşisinin temelinde yatan şey nedir?

Organlar veya makamlar hiyerarşisi nedir? Bu hiyerarşiden çıkan sonuçlar nelerdir?

Anayasa, m.90/son’a göre “usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır”. Bu hükme göre temel hak ve hürriyetlere ilişkin milletlerarası andlaşmaların Türk normlar hiyerarşisinde kanun üstü bir değerde olduğu söylenebilir. Oysa milletlerarası andlaşmalar da, kanunlar da TBMM tarafından aynı karar yetersayısıyla kabul edilirler. Burada normlar hiyerarşisinin mantığı bakımından bir çelişki yok mudur?

Normlar hiyerarşisinde anayasanın üstünde başka bir basamak var mıdır?

Normlar hiyerarşisinde anayasa basamağının kendi içinde bir hiyerarşi bulunmakta mıdır? Yani anayasa normlarının arasında hiyerarşi var mıdır?

Hukuka kaynaklık ettiği durumda örf ve âdet kuralları, normlar hiyerarşisinde hangi basamakta yer alır?

İçtihatları birleştirme kararları normlar hiyerarşisinde hangi basamakta yer alır?

İçtihatları birleştirme kararları, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin üstünde mi, altında mı bulunur?

Cumhurbaşkanlığı kararnameleri normlar hiyerarşisi hangi basamakta bulunurlar? Kanunlarla aynı seviyede mi, kanun altı seviye de mi bulunurlar?

Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, normlar hiyerarşisinde eski dönemden kalan kanun hükmünde kararnameler ile aynı seviyede mi yer alırlar? Yoksa kanun hükmünde kararnamelerin üstünde mi, altında mı bulunurlar?

Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile eski dönemden kalan tüzükler arasında hiyerarşi var mıdır? Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, tüzüklerin üstünde mi, altında mı yer alır? Yoksa bunlar aynı seviyede midirler?

İdare hukukunda içtihat (“idare hukukunun temel ilkeleri”) normlar hiyerarşisinde hangi seviyede yer alır?

İdare hukukunda içtihatlara kanunla istisna getirilebilir mi?

Cumhurbaşkanı yönetmelikleri ile eski dönemden kalan tüzükler arasında hiyerarşi var mıdır?

Cumhurbaşkanı yönetmelikler ile bakanlık yönetmelikler arasında hiyerarşi var mıdır?

9 Temmuz 2018 tarihinden öncesinden yürürlükte kalan Bakanlar Kurulu yönetmelikleri ile günümüzde çıkarılan bakanlık yönetmelikler arasında hiyerarşi var mıdır?

Aynı makamın düzenleyici işlemleri, aynı makamdan çıkan bireysel işlemlerden üstündür. Neden?

Alt makamın düzenleyici işlemleri, üst makamın bireysel işlemlerinden üstündür. Neden? Bu üstünlük nasıl açıklanır?

Doktrin normlar hiyerarşisine dâhil midir? Dahil ise hangi seviyede yer alır?

Yargısal içtihatlar normlar hiyerarşisine dâhil midir? Bu sorunun Anglo-Sakson hukuk siteminde cevabı nedir? Kıta Avrupası sisteminde cevabı nedir?

Normlar hiyerarşisinin müeyyidesi nedir?

Normlar hiyerarşisinden çıkan sonuçlar nelerdir?

Hukuk, bilinçli bir iradenin ürünü müdür? Yoksa kendiliğinden oluşmuş bir şey midir?

Hukukun temeli olarak “tanrısal irade” kuramının zayıf yanları nelerdir?

“İradeci pozitivizm” ne demektir? Bu teori neyi savunmaktadır?

Thomas Hobbes, Leviathan’da “auctoritas non veritas facit legem (hakikat değil, güç, kanun yapar)” diye yazar. Bu özdeyiş, hukukun temeli konusunda hangi anlayışı yansıtır?

Ius quia iussum non quia iustum (Adil olan değil, emredilen şey kanundur) özdeyişi hukukun temeli konusunda hangi anlayışı yansıtır?

Ulpianus’un “quod principi placuit legis habet vigorem (kralın istediği şey, kanun gücündedir)” sözü hukukun temeli konusunda hangi anlayışı yansıtır?

John Austin, hukuku “egemenin emri (command of the sovereign)” olarak tanımlar. Austin’e göre egemen kimdir?

İradeci pozitivizm ile normcu pozitivizm arasında ne fark vardır?

Hukuku yaratan yine hukuk olabilir mi? Nasıl olurda hukuk normu hukuk normundan doğabilir?

Hans Kelsen’in teorisinde hukukun temeli nasıl açıklanmaktadır?

Hans Kelsen’in teorisinde bulunan “temel norm (Grundnorm)” varsayımı nedir? Ne işe yarar?

Normcu pozitivist teori, anayasanın geçerliliği sorununu tatmin edici bir şekilde açıklayabilmekte midir?

Anayasanın geçerliliği, normcu pozitivist teori ile mi, yoksa iradeci pozitivist teori ile mi açıklanabilir?

İnsanlar hukukun oluşmasından önce “tabiî hâl (doğal yaşam)” denilen bir dönemde yaşamış olabilirler mi?

İnsanlar tabiî halden çıkıp toplum hâline geçerken kendi aralarında bir sözleşme yapmış olabilirler mi?

Hobbes’un teorisinde hukukun kaynağında bulunan sözleşme neden Leviathan’ı bağlamaz?

John Locke’a göre insanlar, sosyal sözleşmeyle devlete hangi haklarını devretmişlerdir? Bu sözleşme devleti de bağlar mı? Devlet bu sözleşmeye uymazsa ne olur?

Jean-Jacques Rousseau’ya göre hukuk, “genel irade”nin ürünüdür. Bu genel irade nedir? Nasıl oluşmaktadır?

İlk çağda tabiî hukuk anlayışında “tabiat”tan kastedilen şey nedir?

Ulpianus, tabiî hukuku şu şekilde tanımlamıştır: Ius naturale est quod natura omnia animalia docuit (Tabiî hukuk, tabiatın bütün hayvanlara öğrettiği hukuktur). Ulpianus’a göre aslanların ceylanları yemesi tabiî hukuku uygun mudur?

Biyolojik tabiattan hukuk doğabilir mi?

“Aklî (rasyonalist) tabiî hukuk”ta esas alınan “akıl” nedir? Kimin aklıdır?

Hugo Grotius'a göre, bütün insanlığı kapsayan ve değişmez birtakım tabiî hukuk kuralları vardır. Grotius’a göre bu hukuk kuralları kaynağı nedir?

Grotius’a göre pacta sunt servanda (ahde vefa, söze bağlılık) ilkesinin temelinde ne yatar? Bu ilke neden kaynaklanır?

Grotius’a göre neden Tanrı bile tabiî hukuku değiştiremez?

Almanya’da 1800’lerin ilk yarısında ortaya çıkan “tarihçi hukuk okulu (historische Rechtsschule)”na göre, hukuk neyin ürünüdür?

Carl von Savigny’ye göre, hukuk neden veya nereden doğar?

Dilin doğumu ve gelişimi ile hukukun doğumu ve gelişimi arasında paralellik kurulabilir mi?

Savigny’e göre, gerçek hukuk, örf ve adet hukukudur. Neden?

“Taknin” ile “tedvin” arasında ne fark vardır? Bu iki kavramı karşılayan Fransızca terimler nelerdir? Bu farklı iki kavramı karşılayan Türkçe terimler var mıdır?

Fransızca “loi” ile “code” arasında ne fark vardır? Türkçede bu iki kavramı karşılayan iki ayrı terim var mıdır?

Fransızca “réception” ile “imposition” arasında ne fark vardır? Türkçede bu iki kavramı karşılayan iki ayrı terim var mıdır?

Yeryüzünde ilk tedvin faaliyeti ne zaman olmuştur? Bu faaliyetin ürünü nedir?

Modern anlamda ilk tedvin hareketleri ne zaman başlamıştır?

Kanunlaştırma sebepleri nelerdir?

Kanunlaştırma saikleri nelerdir?

“Kazuist metot” da denen “somut olay metodu”nda kanunlar nasıl yapılır? Bu metodun avantaj ve dezavantajı nedir?

“Mücerret metot” da denen “soyut kural metodu”nda kanunlar nasıl yapılır? Bu metodun avantaj ve dezavantajı nedir?

CIC neyin kısaltılmasıdır?

Institutiones nedir?

Digesta nedir?

Codex nedir?

Novellae nedir?

1794 yılında çıkarılan Prusya Genel Memleket Kanunu (Allgemeine Preußische Landrecht) 17 000 maddeyi içeriyordu

Alman Medenî Kanunu (Bürgerliches Gesetzbuch = BGB) ne zaman kabul edilmiştir? Gecikmenin sebepleri nelerdir?

1700’lerde Fransa’da hukuk birliği yoktu. Fransa’nın kuzeyinde hangi hukuk, güneyinde hangi hukuk uygulanıyordu?

Fransız Medenî Kanunu (Code civil = CC) ne zaman kabul edilmiştir?

İsviçre Medeni Kanunu ne zaman kabul edilmiştir? Gecikmenin sebepleri nelerdir?

1926 tarihli Türk Medeni Kanunu hangi ülkenin medeni kanundan iktibas edilmiştir?

Osmanlı kanunlaştırma hareketleri bakımından Avrupa’dan geri mi kalmıştır? Neden?

Tanzimat öncesi Osmanlı hukuku kanun kavramına yabancı mıydı?

Osmanlı İmparatorluğunda ilk modern ceza kanunnamesi hangi ülkeden iktibas edilmiştir?

1926 Türk Ceza Kanununu, hangi ülkenin ceza kanunundan iktibas edilmiştir?

1850 tarihli Kanunname-i Ticaret, orijinal bir kanun mudur? Yoksa iktibas eseri bir kanun mudur?

1926 tarihli Türk Ticaret Kanunu, hangi ülkenin ticaret kanunu örnek alınarak hazırlanmıştır?

Mecelle neden önemlidir? Nasıl olup da başka ülkeleri de etkilemiştir?

İktibas, yani yabancı hukukun alınması sadece Türkiye’de görülen bir olay mıdır? Başka ülkelerde de iktibas ürünü kanunlar var mıdır? Örnekleri nelerdir?

Emredici hukuk kurallarının konuluş nedenleri nelerdir?

“Mülkîlik (ülkesellik, yersellik) ilkesi” ne demektir?

“Şahsîlik (kişisellik) ilkesi” ne demektir?

“Geçerlilik” ile “yürürlük” farklı kavramlardır. Bunların arasında ne fark vardır?

“Uygulama” ile “yürürlük” arasında ne fark vardır?

“Kabul (adoption)”, “ısdar (promulgation)” ve “yayın (publication)” tkavramları arasında ne far vardır?

“İlgilisine duyurulma”, “yayın” ve “tebliğ” kavramları arasında ne far vardır?

Bir kanun kendiliğinden yürürlükten kalkabilir mi?

“İlga (repeal, abrogation)” nedir?

“Sarih ilga” ile “zımni ilga” arasında ne fark vardır?

“İptal” ne demektir? İlga ile iptal arasında ne fark vardır?

İlga eden kanunu ilga etmek, ilga edilmiş kanuna tekrar hayat verir mi?

“Geçerlilik” ile “etkililik” kavramları arasında ne fark vardır?

“Metrukiyet (désuétude, desuetudo)” ne demektir? Metrukiyet bir normu geçersiz hâle getirir mi?

“Yeni kanunun derhâl uygulanması” veya “yeni kanunun derhâl etkisi (effet immédiat de la loi nouvelle)” ilkesi ne demektir? Bu ilke ne zaman uygulanır?

“Geçmişe etki (effet rétroactif)” ne demektir? Ne zaman geçerli olur?

“Ertelenmiş etki (effet différé)” ne demektir? Ne zaman geçerli olur?

Yukarıdaki üç ilkeden (derhal etki, geçmişe etki ve ertelenmiş etki) hangisi kaide, hangileri istisnayı oluşturur? Neden? Bundan çıkan sonuçlar nelerdir?

“Kanunların geçmişe uygulanmaması (kanunların makable şamil olmaması) ilkesi (principle of non-retroactivity of laws)” ne demektir? Bu ilkenin temelinde re bulunur?

Kanunların uygulanması konusunda “hukuk güvenliği ilkesi (legal security, certainty and predictability of the law)” ilkesi neden önemlidir?

“Kazanılmış haklara saygı ilkesi” ne demektir? “Kazanılmış hak (müktesep hak, acquired rights)” nedir?

İdare hukukunda kazanılmış hak olur mu?

Kanunların geçmişe uygulanmaması ilkesinin istisnaları var mıdır?

“Kamu düzeni”, “genel ahlak”ın korunması ve “zayıfların korunması” gibi düşünceler, doğrudan doğruya, kanunların geçmişe uygulanmasını sağlar mı?

Ceza hukuku alanında kanunların zaman bakımından uygulanması konusunda prensip nedir?

Ceza muhakemesi hukuku alanında kanunların zaman bakımından uygulanması konusunda prensip nedir?

Genelde “yorum (interpretation)” nedir?

Yorumun konusu nedir? Norm mu, metin mi? Neden?

“Hukuk kuralı, gerçekte, bir anayasa veya kanun maddesinin metni değil, bu metnin anlamıdır”. Neden? Bu cümleyle ne anlatılmak istenmektedir?

“Otantik yorum (interprétation authentique)” ne demektir? Kimin yorumu otantik yorumdur?

“Yasama yorumu (teşriî tefsir, interprétation législative)” nedir? Neden bugün yoktur?

“Ejus est interpretari cujus est condere” ilkesi hangi yorum çeşidinin temelini teşkil eder?

3 sayılı Üst Kademe Kamu Yöneticileri ile Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Atama Usûllerine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin “tereddütlerin giderilmesi” başlıklı 13’üncü maddesine şöyle bir hüküm konulmuştur: “Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin uygulanmasında ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Cumhurbaşkanı yetkilidir”. Bu hükümle Cumhurbaşkanı yorum yetkisi mi verilmektedir? Eğer böyleyse, bu yorum, hangi yorum çeşidine girer?

Yargısal yorumun başlıca özellikleri nelerdir?

“Bilimsel yorum” nedir? Bu tür yorumun otoritesi nereden kaynaklanır?

Lafzî yorum (deyimsel yorum, gramatikal yorum) yöntemi nedir? Önemi ve değeri nedir?

“Tarihsel yorum (interprétation historique)” yöntemi nedir? Önemi ve değeri nedir?

Animus hominis est anima scripti özdeyişi hangi yorum yönetiminin temelinde yatar?

Tarihsel yorum yöntemine yöneltilen eleştiriler nelerdir?

Sistematik yorum yöntemi nedir? Bu yönteme ne zaman başvurulur?

“Ex antecedentibus et consequentibus fit optima interpretatio” özdeyişi hangi yorum yöntemiyle ilgilidir?

“Siyak ve sibak (antecedentibus et consiquentibus)” kuralı ne demektir?

“Teleolojik yorum” ne demektir? Ne zaman başvurulur?

Teleolojik yöntemin riskleri nelerdir?

“Kavramcı yorum metodu (kavramlar içtihadı, Begriffsjurisprudenz, jurisprudence de concepts)”, hangi hukuk ekolünün ürünüdür? Bu metotta yorum nasıl yapılır?

“Menfaatler içtihadı (Interessenjurisprudenz, jurisprudence de la ‘balance des intérets’)” metodu ne demektir? Bu metot ne zaman ve kim tarafından ortaya atılmıştır?

“Klasik yorum teorisi” neden her hukukî durum için uygulanabilir bir hukuk kuralının mevcut olduğunu söyler?

Montesquieu’nün formülüne göre, yargı kuvveti gerçek bir kuvvet değildir, adeta “yok hükmünde”dir. Bu hangi tür yorum teorisiyle bağdaşır?

“Realist yorum teorisi”ne göre ise, “gerçek kanun koyucu, metnin yazarı değil, yorumcusudur”. Neden?

Realist yorum teorisine göre yorum neden kaçınılmazdır?

Realist yorum teorisine göre, bir hukukî metin neden birden fazla norm içerebilir?

“Yorum, metnin içerdiği alternatif normlar arasında yapılan bir seçimdir” diyen birisi hangi yorum teorisinin bir taraftarıdır?

Metinler, kendi kendilerini yorumlayabilirler mi?

Realist yorum teorisine göre, yorum, neden yorumcuya bağlıdır?

“Yorum, tanıma işlemi değil, irade işlemidir” söz neyi anlatır?

Yorum ilkelerinin varlık sebebi nedir?

Yorum ilkeleri ne işe yarar?

Jean Giraudoux’nun 1935 yılında yazdığı La Guerre de Troie n'aura pas lieu isimli tiyatro oyununda Hector’a şu sözleri söyletmiştir:

“Hukuk hayal kurma okullarından en güçlüsüdür. Hukukçuların gerçekliği yorumlamada gösterdikleri serbestliği, şairler tabiatı yorumlamada hiçbir zaman gösteremediler (Le droit est la plus puissante des écoles de l’imagi-nation. Jamais poète n’a interprété la nature aussi librement qu’un juriste la réalité)”.

Giraudoux ne demek istiyor?

“Judex est lex loquens (Hâkim konuşan kanundur)” özdeyişi neyi anlatır?

Bangor Piskoposu Benjamin Hoadly, üç yüzyıl kadar önce, 1717 yılında, İngiltere Kralı huzurunda verdiği vaazda şöyle diyordu:

“Kelimenin her anlamıyla gerçek kanun koyucu, yazılı veya sözlü bir kanunu ilk yazan veya söyleyen kişi değil, bu kanunu mutlak yorumlama yetkisine sahip olan kişidir (Whoever hath an absolute authority to interpret any written or spoken laws, it is he who is truly lawgiver, to all intents and purposes, and not the person who first spoke or wrote them)”.

Piskopos Hoadly neyi ifade etmek istiyor?

Montesquieu’ye göre,

“milletin yargıçları, cansız birer varlıkmışlar gibi hareket ederek kanunun sözlerini, ne kuvvetini ve ne de sertliğini değiştirmeden, sadece telaffuz eden birer ağızdır (les juges de la nation ne sont que la bouche qui prononce les paroles de la loi, des êtres inanimés qui n’en peuvent modérer ni la force ni la rigueur)”.

Montesquieu neyi savunuyor?

Jean Carbonnier, “yorum itaatsizliğin entelektüel bir biçimidir (l’interprétation est la forme intellectuelle de la désobéissance)” diyerek neşi ifade etmek istiyor?

“Hâkimlerin normatif ideolojisi” kavramıyla anlatılmak istenen şey nedir?

Hâkimlerin kanun koyucuya itaat duygusu neden gereklidir?

“Dürüst yorum ilkesi” ile ne anlatılmak istenmektedir?

Bir mahkemenin aynı kanun hakkında birbiriyle taban tabana zıt iki değişik yorum yapması dürüst yorum ilkesiyle bağdaşır mı?

Interpretatio cessat in claris ilkesine göre yorum ne zaman yapılmaz?

Fıkıh usûlünde “sarâhat, delâletten akvadır” veya “sarahat karşısında delâlete itibar yoktur” ilkesi neyi anlatır?

Sir Edward Coke, “viperina est expositio quae corrodit viscera textus (metnin içini kemiren yorum, zehirli yılandır)” demiştir. Ne demek istiyor?

Neden “kelamın i’mali ihmalinden evladır”?

Ancak bir kelamın i’mali mümkün olmaz ise neden ihmal olunur?

Kaide nedir? İstisna nedir?

İstisna tutulan şey, neden istisna tutulmayan şeyden küçük olmalıdır?

Yorum yoluyla neden istisna üretilemez?

Kaideler neden geniş yorumlanır?

İstisnalar neden dar yorumlanır?

İstisnanın istisnası dar yoruma mı, geniş yoruma mı tâbi tutulur?

Bir şeyi zikretmek, diğerini dışlamak anlamına gelir mi, gelmez mi?

“Tahsisüşşey bizzikr” ne demektir? Bir hükümde bir şeyin tahsisüşşey bizzikr olarak geçmesinin doğurduğu sonuçlar nelerdir?

Hukukta “sayma (enumeration)” ne anlama gelir? Saymanın türleri nelerdir?

“Sınırlandırarak sayma “örneklendirici sayma (limitative enumaration)” denir.” ile “örneklendirici sayma (illustrative enumaration)” denir.” arasında ne fark vardır?

“Sıfat-ı arızada aslolan ademdir” ne demektir? Bu ilkeden doğan sonuçlar nelerdi?

Sıfat-ı asliye ne demektir?

Sıfat-ı arıza ne demektir?

Beyyine neden hilaf-ı aslı ispat içindir?

Neden kaidenin değil, istisnanın varlığı ispata muhtaçtır?

Devlet organlarının yetkilerinin “verilmiş yetkiler (compétences attribuées, attributed powers)” niteliğinde yetkiler olması ne anlama gelir?

Yetkiler neden dar yorumlanır?

“Eşyada aslolon ibâhedir” ilkesi ne demektir? Bu ilkeden çıkan sonuçlar nelerdir?

Neden sayılmış yetkiler dar, bakiye yetkiler geniş yoruma tâbi tutulur?

Neden devredilmiş yetki devredilemez?

Neden türemiş yetki, aslî yetkiden daha büyük olamaz?

Kıyasta “sebep ortaklığı (illet-i camia, ratio communis)” ne demektir?

Kıyasta “asl, muhtassun binnas olmamalıdır”. Neden?

İstisnaî hükümlerde neden kıyas yapılamaz?

Aslın hükmünde numerus clausus sayma yapılıyorsa kıyas neden yapılamaz?

Kamu hukukunda kıyas yapılabilir mi? Neden?

Örneklendirici saymanın yapıldığı yerde argumentum a contrario kullanılabilir mi?

Lex posterior ilkesinin uygulanmasında kanun tarihi nasıl tespit edilir? Bu tarih kanunun kanun koyucu tarafından kabul edildiği tarih midir? Devlet başkanı tarafından ısdar edildiği tarih midir? Kararının Resmî Gazetede yayan tarihi midir? Yoksa kanunun yürüklük tarihi midir?

Lex specialis ilkesinin uygulanmasında genel hüküm/özel hüküm nasıl tespit edilir?

Alternatif hükümler veya ek hükümler ne demektir? Bunlar söz konusu olursa lex specialis ilkesi uygulanır mı?

“Derogasyon (dérogation)” ne demektir? Bu kavram ile “özel hüküm”, “istisna”, “ilga” ve “ihlâl” kavramları arasında ne fark vardır?

Lex superior, lex posterior ve lex specialis ilkeleri hangi sırayla uygulanır?

“Çapraz çatışma” ne demektir?

Önceki tarihli üst kanun ile sonraki tarihli alt kanun çatışırsa ne olur?

Genel nitelikli üst kanun ile özel nitelikli alt kanun çatışırsa ne olur?

Genel, sonraki ve üst hüküm ile özel, önceki ve alt hüküm çatışırsa ne olur?

Genel, önceki ve üst hüküm ile özel, sonraki ve alt hüküm çatışırsa ne olur?

Özel, sonraki ve üst hüküm ile genel, önceki ve alt hüküm çatışırsa ne olur?

Hukuk kuralları arasında “görünüşte çatışma” ne demektir? “Gerçek çatışma (antinomie)” ne demektir?

Fıkıh usûlünde çatışma (tearuz) ne demektir? Nasıl çözümlenir?

“Kural içi boşluklar (intra legem boşluklar)” ve “kural dışı boşluklar (praeter legem boşluklar veya extra legem boşluklar)” ne demektir? Bunların arasında ne fark vardır?

Ödül, hukuk kuralının müeyyidesi olabilir mi?

Müeyyide gereksiz mi? Müeyyide olmadan hukuk olabilir mi?

Genel olarak müeyyideli bir hukuk düzeninde bazı hukuk normları müeyyidesiz olabilir mi?

“Hukuken anlamsız normlar (normes juridiquement irrelevantes) ne demektir?

“Bağımlı normlar (normes non-indépendantes)” ne demektir? Bunların müeyyide var mıdır? Yok mudur?

“Birincil normlar (normes primaires)” ile “ikincil normlar (normes secondaires)” arasında nasıl bir ayrım yapılır? Bu ayrım ne işe yarar?

“Metanormlar (métanormes)” nelerdir? Bu kavram ne işe yarar?

Hukukun cebri ile çetenin cebri arasında ne fark vardır?

Öç alma bir müeyyide midir?

Müeyyidenin merkezîleşmesi ne demektir?

Uluslararası hukukun müeyyidesi var mıdır?

Savaş uluslararası hukukun müeyyidesi olabilir mi?

Yokluk ile butlan arasında ne fark vardır?

Hangi hukuk okulu “adalet” kavramına en çok önem verir?

Non esse lex quae justa non ferit (âdil olmayan kanun, kanun değildir) diyen birisi hangi hukuk ekolüne mensuptur? Neden?

“Adil olan” ile “âdil olmayan”ı ayıran objektif ve evrensel bir kriter var mıdır?

“Denkleştirici adalet” ile “dağıtıcı adalet” arasında ne fark vardır? Gözü bandajlı adalet tanrıçası Themis, hangi tür adaletin simgesidir? Neden?

Adalet kavramı ile “nesafet (hakkaniyet, aequitas, équité, equity)” kavramı arasında ne fark vardır?

Bir hukuk düzeninde “nesafet” kavramından doğrudan doğruya sonuçt çıkarılabilir mi?

“hak>” ve “hukuk” terimleri bakımından Türkçe neden Fransızca, İngilizce ve Almanca’dan üstündür?

Türkçede “objektif hukuk”, “sübjektif hukuk” gibi terimlere ihtiyaç var mıdır?

“Hukuk” anlamına gelen Fransızca “droit”, İtalyanca “diritto” ve İspanyolca “derecho” kelimeleri, Latince “directum” kelimesinden gelir. Oysa Romalılar hukuk için “directum” değil, “ius” kelimesini kullanırlardı. İlginçtir; “ius”tan batı dillerinde “justice (adalet)” kelimesi türemiştir. “Hukuk (droit, diritto, derecho)” kelimesinin “ius” kelimesinden değil, düzeltmek, yönlendirmek, doğrultmak, hizaya getirmek gibi otorite ile ilgili olan anlamları olan “directum” kelimesinden türemesi bu ülkelerdeki hukuk kültürü için ne gibi bir anlam ifade eder?

Léon Duguit neden hak kavramını reddetmektedir?

Hans Kelsen’in hak kavramını neden reddetmektedir?

Doğa olayları hukukî sonuç doğurabilir mi? Neden?

Hukuk kişilerin irade değil, duygu açıklamasına sonuç bağlar mı?

Yargı kelimesinin kökünden hangi fiil bulunur?

Kaza kelimesinde kökünde hangi fiil bulunur?

“Adalet çeşmesi (fontain of justice)” kavramı ile ne ifade edilir? Adalet çeşmesi kimdir?

“Tutulmuş adalet (justice retenue)” sistemi nedir? Ne zaman bu sistem yürürlükteydi? Bu sistemde adaleti kim tutuyordu?

“Devredilmiş adalet (justice déléguée)” sistemi nedir? Ne zaman bu sisteme geçildi? Bu sistemde adalet, kimden kime devredilmiştir?

Adalet dağıtma, yani yargılama yetkisi hangi iki yetkiden oluşur?

“Jurisdictio yetkisi” ile “imperium yetkisi” arasında ne fark vardır? Bunlar ne demektir? Bu yetkiler kime aittir?

Hakemler, “jurisdictio yetkisi”ne mi, “imperium yetkisi”ne mi sahiptir? Yoksa bunların ikisine birden mi sahiptir?

Davada taraflarca tasarruf ilkesi ne demektir? Bu ilke hangi sistemde geçerlidir?

“Ultra petita karar verme yasağı” ne demektir? Hangi ilkenin sonucudur? Hangi sistemde uygulanır?

İtham sistemi Anglo-Sakson ülkelerinde nasıl, kıta Avrupası ülkelerinde nasıl uygulanır?

“Engizisyon sistemi (système inquisitoire)”, itham sistemi midir? Tahkik sistemi midir? Bu sistemin temel prensibi nedir?

“Vicdanî delil” sistemi hangi sistemde geçerlidir? Neden?

Çelişme ilkesi ne demektir?

Audit alterem partem özdeyişi ne demektir? Hangi ilkenin altında yatar?

Alenîyet ilkesi ne yarar sağlar?

“Müzakerenin gizliliği (secret du délibéré)” ve “hükmün alenîyeti (publicité du jugement)” arasında ne fark vardır?

“Hüküm (jugement)”, “karar (arrêt)” ve “ordonans (ordonnance)” arasında ne fark vardır? Türkçede benzer bir ayrım var mıdır? Böyle bir ayrımda yarar var mıdır?

“Hüküm fıkrası (dispositif)” ile “gerekçe (motifs)” arasında ne fark vardır?

Gerekçedeki “fiilî sebepler (motifs de fait)” ile “hukukî sebepler (motifs de droit)” arasında ayrım yapılmasının önemi nedir?

“Muhalefet şerhi (karşı oy yazısı, opinion dissidente, dissenting opinion)” nedir?

“Ayrışık oy (separate opinion)” veya “yarışan oy (concurring opinion)” nedir?

Muhalefet şerhi ile ayrışık oy veya yarışan oy arasında ne fark vardır?

Birden fazla üyeden oluşan bir mahkemede her üye kendi kararını kendisi yazabilir mi? Bunun yarar ve zararı nedir? Dünyada böyle bir sistem var mıdır?

“Opinio seriatim (individual opinions veya seriatim opinions)” nedir? Bu usûl hangi ülkede veya ülkelerde uygulanır?

Res iudicata ne demektir? Günümüzde Türkçede res iudicata yerine “kesin hüküm” terimi kullanılması doğru mudur? Bu terimin doğru Türkçe çevirisi var mıdır?

“Hâkim (judge, juge)” kavramı nasıl tanımlanır?

Bir yargı sistemi tek dereceli olabilir mi?

“İlk derece mahkemeleri”ne başka ne isim verilir?

İlk derece mahkemeleri kendilerine sunulan uyuşmazlığı maddî ve hukukî bütün yönleriyle incelemeye yetkili olan mahkemelerdir. Neden?

Türkiye’de ilk derece mahkemeleri ilçe düzeyine kadar inmişlerdir. Zaten ilçe kelimesi yerine eskiden kullanılan “kaza” kelimesi, bir ilk derece mahkemesinin yargı çevresini ifade ediyordu. Türkiye’de bir merkezi idarenin taşra teşkilatının birimi olan ilçeye “kaza” denmesinin tarihsel sebebi nedir? Bu tarihsel sebebin Türkiye’de kuvvetler ayrılığı ilkesi (bu ilkenin olmaması bakımından) taşıdığı anlam nedir?

“İkinci derece mahkemeler”e başka ne isim verilir?

İstinafta “hukukî mesele (questio iuris, question de droit)” mi, yoksa ; “maddî mesele (questio facti, question de fait)” mi incelenir? Yoksa bunların ikisi birden mi incelenir? Neden?

İstinafta neden “bozma” değil, “ıslah” söz konusu olur?

“Üçüncü derece mahkemeler”e başka ne isimler verilir?

Temyizde “hukukî mesele (questio iuris, question de droit)” mi, yoksa ; “maddî mesele (questio facti, question de fait)” mi incelenir? Yoksa bunların ikisi birden mi incelenir? Neden?

Temyiz sonucunda neden esas hakkında karar verilmez ve sadece “bozma” kararı verilir?

Yargı birliği sisteminin avantaj ve dezavantajları nelerdir?

Yargı ayrılığı sisteminin avantaj ve dezavantajları nelerdir?

“Kıta hukuku (continental law) sistemi”, “Roma hukuku sitemi”, “Romanist sistem (droits romanists)”, “Romano-Germanik sistem (système romano-germanique)” veya “civil law sistemi” ile hangi sistem kastedilir?

“Sechs Augen sehen mehr als zwei (Altı göz iki gözden daha iyi görür)” özdeşi yargı siteminde neyi ifade etmek için kullanılır?

Mecelleye göre “hâkim, hakîm, fehîm, müstakîm, emîn, mekîn ve metîn olmalıdır” (Madde 1792). Bunlar ne demektir?

Acaba hâkim olmak için hukuk fakültesi mezunu olmak gerekir mi?

Meslekten hâkimler - meslekten olmayan hâkimler ayrımı ne demektir? Mahkemelerde meslekten olmayan hâkimlerin görevlendirilmesinin yarar ve zararları nelerdir?

“Kanunî hâkim” veya “olağan hâkim” ilkesi de denen “tabiî hâkim (doğal yargıç)” ilkesi nedir? bu ilkenin önemi nedir?

Jürinin tarihsel temeli nedir?

Ortaçağ İngiltere’sinde Norman fethinden (1066) önceki dönemde “yemin yardımcıları (oath-helpers)” neydi? Bunların kaç kişi olması lazımdı? Bunların gördüğü fonksiyon neydi?

İngilizce jury kelimesi, “yemin etmek” anlamına gelen Anglo-Norman jurer (yemin etmek) fiilinin past participle’i olan juree’den gelmektedir. İngilizce jüri üyesi demek olan juror kelimesi, Latince “yemin eden” demek olan jurator (iurator) kelimesinden gelmektedir. Bu kelime de Latincede “yemin etmek” anlamına gelen jurare (iurare) fiilinden türemiştir. Aynı şekilde, Fransızca jüri üyesi demek olan juré kelimesi, aynı dilde yemin etmek anlamına gelen jurer fiilinin partisip passesinden başka bir şey değildir. Bu etimolojik açıklama ne anlama gelmektedir?

Jüri önlerindeki davadaki maddî mesele hakkında mı, yoksa hukukî mesele hakkında mı karar verir? Yoksa her ikisi hakkında mı?

Jürinin kararına, “karar (decision, arrêt)” veya “hüküm (jugement)” değil “verdict” denir. Neden? Bu sonuncu kelime ne anlama gelir? Kökü nedir?




NOT.- Bilginin kendisi gibi, sorunun kendisi de bir fikri eserdir. Burada sorulan sorulardan bazıları, Türk doktrininde ilk defa, bu kitabın 2003’te yapılan ilk baskısında, bizim tarafımızdan sorulmuş özgün sorulardır. Bu tür soruları alıp tartışmayı arzu edenlerin, hâliyle bu soruların ilk defa nerede sorulduklarını belirtmeleri gerekir.


İKTİBAS KONUSUNDA UYARILAR: 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 35’inci maddesine göre, bir kitaptan iktibas (alıntı) yapılabilmesi için şu şartlara uyulması gerekir: (1) İktibas, bir eserin “bazı cümle ve fıkralarının” bir başka esere alınmasıyla sınırlı olmalıdır (m.35/1). (2) İktibas, maksadın haklı göstereceği bir nispet dahilinde ve münderecatını aydınlatmak maksadıyla yapılmalıdır (m.35/3). (3) İktibas, belli olacak şekilde yapılmalıdır (m.35/5) [Bilimsel yazma kurallarına göre, aynen iktibasların tırnak içinde verilmesi ve iktibasın üç satırdan uzun olması durumunda iktibas edilen satırların girintili paragraf olarak dizilmesi gerekmektedir]. (4) İktibas ister aynen, ister mealen olsun, eserin ve eser sahibinin adı belirtilerek iktibasın kaynağı gösterilmelidir (m.35/5). (5) İktibas edilen kısmın alındığı yer (sayfa numarası) belirtilmelidir (m.35/5).

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (m.71/3, 5), yukarıdaki şartlara aykırı olarak, “bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan” kişilerin altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılmasını öngörmektedir.



(c) Kemal Gözler, 2019.


Bu metne aşağıdaki şekilde atıf yapılması önerilir: Kemal Gözler, "Hukuka Giriş Kitabımın tanıtımı İçin Soru Derlemesi", www.anayasa.gen.tr/hg-sorular.htm (Yayın Tarihi: 18 Eylül 2019).

Bu metin izleyen sayfanın bir alt sayfasıdır: Kemal Gözler, Hukuka Giriş, Bursa, Ekin, 16. Baskı, 2019.


Copyright ve Sorumluluk
İktibas (Alıntı) Koşulları
Atıf (Kaynak Gösterme) Usulleri

Editör ve İçerik Sağlayıcı: Kemal Gözler
E-Mail:
twitter.com/k_gozler
Ana Sayfa: www.anayasa.gen.tr
Bu Sayfa: www.anayasa.gen.tr/hg-sorular.htm
İlk Yayın tarihi: 18 Eylül 2019