[Ana Sayfa]

2019-2020 ÖĞRETİM YILINA İLİŞKİN ÖĞRENİM ÜCRETLERİNİN BELİRLENMESİ HAKKINDA CUMHURBAŞKANI KARARININ ALTI AY GECİKMEYLE RESMÎ GAZETEDE YAYINLANMASI NE ANLAMA GELİYOR?


Kemal Gözler*

8 Aralık 2019 tarihinde “2019-2020 Öğretim Yılında Öğrenim Ücretlerinin Belirlenmesine İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı Resmî Gazetede Yayınlandı mı?” başlıklı bir makale yayınladım.

Hatırlanacağı üzere bu makalede, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 46’ncı maddesinin öğrenci katkı payı ve öğrenim ücretlerinin her yıl en geç Haziran ayına kadar Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenmesini öngördüğünü açıklamıştım. Daha sonra 2019-2020 öğretim yılına ilişkin öğrenci katkı payı ve öğrenim ücretlerinin belirlenmesine hakkında Cumhurbaşkanı kararını Resmî Gazetede aradığımı, ama bulamadığım belirtip, bu kararın hâlâ neden yayınlanmadığını sormuş ve bu konuda birtakım eleştirilerimi dile getirmiştim.

Nihayet,makalemde zamanında çıkmamasını eleştirdiğim Cumhurbaşkanı kararının, bu sabah (24 Aralık 2019) Resmî Gazetede yayınlandığını gördüm.

24 Aralık 2019 tarih ve 30988 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan 23 Aralık 2019 tarih ve 1842 sayılı “2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılında Yükseköğretim Kurumlarında Cari Hizmet Maliyetlerine Öğrenci Katkısı Olarak Alınacak Katkı Payları ve Öğrenim Ücretlerinin Tespitine Dair Cumhurbaşkanı Kararı”nı izleyen linkten okuyabilirsiniz: www.resmigazete.gov.tr/...1224-7.pdf .

* * *

En geç 30 Haziran 2019 tarihinde yayınlanması gereken kararın, altı ay gecikmeyle, 24 Aralık 2019 tarihinde yayınlanması ne anlama geliyor? Bu, benim 9 Aralık 2019 tarihinde yayınladığım makalemde dile getirdiğim endişelerde haklı olduğum anlamına geliyor.

Neden en geç 30 Haziran 2019 tarihinde yayınlanması gereken Cumhurbaşkanı Kararı, 24 Aralık 2019 tarihinde yayınlanmıştır? Altı ay gecikmenin sebebi nedir? Acaba öğrenci başına düşen cari hizmet maliyetleri, Yükseköğretim Kurulunca hesaplanıp zamanında Cumhurbaşkanlığına zamanında bildirilmedi mi? Bildirildiyse gecikmenin iki sebebi olabilir: Ya unutulmuştur; ya da iş yoğunluğu nedeniyle Cumhurbaşkanına imzalatılamamıştır. Eğer ortada unutma var ise, bu, Cumhurbaşkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğündeki bürokratların bu konudaki görevlerini gereği gibi yerine getiremedikleri anlamına gelir. Yok eğer ortada iş yoğunluğu nedeniyle Cumhurbaşkanına imzalatılamama durumu var ise, bu, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin rasyonel bir şekilde işlemediğini gösterir. Bu iki ihtimal dışında başka bir durum var ise, bunu bana bildireceklere şimdiden teşekkür ederim.

* * *

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 46’ncı maddesi öğrenim ücretlerinin en geç Haziran ayı sonuna kadar belirlenmesini öngörmüştür. Çünkü üniversitelerde kayıtlar Ağustos ayında yapılır ve eğitim ve öğretim yılı Eylül ayının başında başlar. Üniversiteler öğrencilerden Ağustos ve Eylül aylarında öğrenim ücretlerini ödemelerini ister. Bir yandan öğrenciler ödeyecekleri ücretin ne olduğu, diğer yandan da üniversite rektörlükleri gelirlerinin ne olduğunu bilmeleri, hesaplarını ona göre yapmaları gerekir. İşte Kanun, bu nedenle, öğrenci harçlarınn tespiti için maksimum bir süre olarak Haziran ayının sonunu belirlemiştir. Bir hukuk devletinde kişiler ödeyeceği harçları kuruşu kuruşuna, idare de gelirlerini kuruşu kuruşuna önceden bilmelidir.

8 Aralık 2019 tarihinde yayınladığım makalemde gösterdiğim gibi Üniversite Rektörlükleri söz konusu Cumhurbaşkanı kararı zamanında yayınlanmayınca Eylül ayında öğrenim ücretlerini kendileri belirleyip web sayfalarında ilân ettiler. Hâliyle üniversite rektörlüklerinin öğrenim ücretlerini belirleme yetkileri yoktur. 2457 sayılı Kanun (m.46), bu yetkiyi, rektörlüklere değil, sadece Cumhurbaşkanına vermiştir. Rektörlüklerin belirledikleri tarifeler, yetki gaspıyla sakattır. Geçen makalemde rektörlüklerin bu tarifelere göre aldıkları ücretlerin hukuka aykırı olduğunu ve öğrencilere iade etmeleri gerektiğini yazmıştım.

Bu sorunu çözmek için 24 Aralık 2019 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan 23 Aralık 2019 tarih ve 1842 sayılı “2019-2020 Eğitim-Öğretim Yılında Yükseköğretim Kurumlarında Cari Hizmet Maliyetlerine Öğrenci Katkısı Olarak Alınacak Katkı Payları ve Öğrenim Ücretlerinin Tespitine Dair Cumhurbaşkanı Kararı”nın “Yürürlük” başlıklı 21’inci maddesinde şöyle ilginç ve tehlikeli bir hüküm getirilmiştir:

“MADDE 21- Bu Karar, 30/6/2019 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer”.

Bu Karar, 24 Aralık 2019 tarihli Resmî Gazetede yayınlanmıştır. Bir kararın yayın tarihinden önceki tarihlere uygulanmasına hukukta “geçmişe etkili uygulama” denir. Hukukta geçmişe etkili uygulama, sadece vatandaşların lehine olan konularda, o da belirli şartlarla mümkündür. Hukukumuzda vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin geriye yürümezliği ilkesi geçerlidir. Bu ilkeden ödün verilirse, yarın öbür gün geçmişe etkili vergiler ve harçlar konulabilir. Bu hukuk devletinin sonu olur.

23 Aralık 2019 tarih ve 1842 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 21’inci maddesindeki “bu Karar, 30/6/2019 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer” şeklindeki hüküm çok tipik bir geçmişe etkili uygulama örneğidir ve Anayasamıza aykırıdır. Bu Kararın 21’inci maddesine karşı Danıştayda iptal davası açılırsa, bu madde geçmişe etkili bir uygulama öngördüğü için iptal edilecektir.

Üniversite rektörlüklerinin 2019-2020 öğretim yılı için öğrencilerden aldıkları katkı payı ve öğrenim ücretlerinin takriben yüzde kırkını (1 Eylül ile 24 Kasım arasında toplam eğitim ve öğretim yılının yüzde kırkı olduğu söylenebilir) öğrencilere iade etmeleri gerekir.

* * *

Bu vesileyle Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin rasyonalitesi hakkında başka sorular da sormak isterim:

2019-2020 öğretim yılına ilişkin öğrenci katkı payı ve öğrenim ücretlerinin belirlenmesine hakkında Cumhurbaşkanı kararını Resmî Gazetede yayınlanmadığını muhtemelen bütün üniversite rektörlükleri en geç 2019 yılının Eylül ayının başında fark ettiler. Çünkü eğitim ve öğretim yılının başlamasıyla öğrencilerden öğrenim ücreti istemek için tarifeleri belirlemeleri ve bunları web sayfalarında yayınlamaları gerekiyordu. Zaten ilk makalemde gösterdiğim gibi üniversite rektörlükleri Cumhurbaşkanlığı kararı çıkmamış ve yetkisiz olmalarına rağmen, katkı payları ve öğrenim ücretlerine ilişkin tarifeleri yayınlamıştır. Keza YÖK’ün de bu durumu en geç 2019 yılının Eylül ayının başında fark etmemiş olması mümkün değildir.

Türkiye’de 129 tane devlet üniversitesi var. Durumu fark eden 129 rektörden niçin birisi, çıkması gereken Cumhurbaşkanı kararının unutulduğunu Cumhurbaşkanına iletmedi mi? YÖK Başkanı, Haziran'da yayınlanması gereken kararın hâlâ yayınlanmadığını Cumhurbaşkanına söylemedi mi? Söylediyse neden zamanında Cumhurbaşkanı kararı çıkmadı? Bu soruların cevaplarını haliyle bilmiyorum.

* * *

Dünyanın hiçbir yerinde bir devlet başkanı, alması gereken kararları kendi hazırlamaz. Bunların çizelgesini tutup takibini yapmaz. Bu işleri devlet başkanlığındaki bürokratlar yapar. Bu nedenle öğrenim ücretleri ilişkin karar unutulmuş ise, bundan, Cumhurbaşkanı değil, Cumhurbaşkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğündeki bürokratlar sorumludur. Hâliyle bu bürokratların ehliyetinden de onları seçen makamlar sorumludur.

Söz konusu karar, cari hizmet maliyetleri YÖK tarafından Cumhurbaşkanlığına bildirilmediği için mi zamanında çıkmadı? Yoksa söz konusu karar, Cumhurbaşkanlığında unutulduğu için mi zamanında çıkmadı? Yoksa söz konusu karar Cumhurbaşkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü tarafından zamanında hazırlanmasına rağmen iş yoğunluğu nedeniyle Cumhurbaşkanına imzalatılamadı mı? Gecikmenin benim aklıma gelmeyen başka bir sebebi mi var? Bu sebep nedir? Hâliyle bu sorulara benim cevap vermem mümkün değil. Bu ülkenin her vatandaşının bu soruları sormaya hakkı vardır.

* * *

Belirtelim ki, ortada küçük bir sorun değil, 129 adet devlet üniversitesini ve yedi milyon öğrenciyi ilgilendiren büyük bir sorun vardır. Türkiye’de birinci öğretim, ikinci öğretim ve yabancı öğrenci katkı payı ve öğrenim ücretleri ayrı ayrı tespit edilir. Türkiye’de uygulamada birinci öğretim öğrencilerinin katkı payından muaf oldukları sanılmaktadır. Bu doğru değildir. Bu öğrencilerin de katkı payları vardır; ama bu katkı payları devlet tarafından karşılanmaktadır. Buna imkân sağlayan şey de geçmişte çıkmış öğrenim ücretlerinin tespitine ilişkin Bakanlar Kurulu kararlarıydı. Şimdi de aynı şey, 23 Aralık 2019 tarih ve 1842 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının 1’inci maddesinin 3’üncü fıkrasıyla sağlanmıştır. Bu fıkra da 2019-2020 öğretim yılında ancak 24 Aralık 2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Eğer öğrencilerden katkı payı istenecekse, birinci öğretim öğrencilerinden de 24 Aralık 2019 tarihine kadar katkı payı istenmelidir. 1 Temmuz 2019 ilâ 24 Aralık 2019 tarihleri arasında onlara muafiyet getiren yürürlükte bir hüküm yoktur.

* * *

Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi rasyonel bir şekilde işlemiyor. Bir yanda yedi milyon kişiyi ilgilendiren bir konuda çıkması gereken Cumhurbaşkanı kararının çıkarılması unutuluyor. Ama diğer yandan 2 dönümlük bir arsanın imar planı değişikliği Cumhurbaşkanı kararıyla yapılıyor [1]. Bu işte bir yanlışlık yok mu?

İki dönümlük bir arsanın imar plânı değişikliğinin onaylanması kararını Cumhurbaşkanına aldırtan, ama yedi milyon kişiyi ilgilendiren bir Cumhurbaşkanı kararının çıkarmayı unutan bir hükûmet sisteminin, rasyonel bir hükûmet sistemi olduğunu iddia edebilecek biri var mı?

24 Aralık 2019, Saat 10

DİPNOTLAR
(Geri dönmek için dipnot numarasının üzerine tıklayınız).
[1] 8 Aralık 2019 tarihinde “2019-2020 Öğretim Yılında Öğrenim Ücretlerinin Belirlenmesine İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı Resmî Gazetede Yayınlandı mı?” başlıklı makalede gösterdiğim gibi, 14 Kasım 2018 tarih ve 30595 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan 13 Kasım 2018 tarih ve 342 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, “İzmir İli, Bornova İlçesi, Ergene Mahallesi, 1.959 m2 yüzölçümlü, 14049 ada, 1 numaralı paresele ilişkin… ekli… Uygulama İmar Plânı Değişikliğinin onaylanması”na ilişkindir. Bkz. www.resmigazete.gov.tr/...20181114-1.pdf  (Erişim Tarihi: 24.12.2019).


(c) Kemal Gözler, 2019.

İKTİBAS KONUSUNDA UYARI:
Makalemin tam metin olarak başka internet sitelerinde, gazete veya dergilerde yayınlanmasına rızam yoktur. Makalemden ancak miktar olarak yarısını aşmamak, ismimin zikredilmesi ve www.anayasa.gen.tr/ogrenim-ucretleri-ek.htm adresine link verilmesi şartıyla alıntı yapılabilir.


BU YAZIYA AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE ATIF YAPILMASI ÖNERİLİR:
Kemal Gözler, “2019-2010 Yılına İlişkin Öğrenim Ücretlerinin Belirlenmesi Hakkında Cumhurbaşkanı Kararının Altı Ay Gecikmeyle Resmî Gazetede Yayınlanması Ne Anlama Geliyor?”, www.anayasa.gen.tr/ogrenim-ucretleri-ek.htm, (Yayın Tarihi: 24 Aralık 2019).

BU MAKALE ŞU MAKALEMİN DEVAMIDIR:
Kemal Gözler, “2019-2020 Öğretim Yılında Öğrenim Ücretlerinin Belirlenmesine İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı Resmî Gazetede Yayınlandı mı? Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminde Karar Alma Sürecinin Etkililiği ve Rasyonalitesi Üzerine Bir Sorgulama”, www.anayasa.gen.tr/ogrenim-ucretleri.htm, (Yayın Tarihi: 8 Aralık 2019).
BU MAKALE İLGİNİZİ ÇEKTİYSE İZLEYEN MAKALELERİM DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:
Kemal Gözler, “Üniversitelerde Yabancı Öğrenci Sayısı Sorunu: Akademinin Değersizleşmesi Üzerine Makaleme İkinci Ek, www.anayasa.gen.tr/yabanci-ogrenci.htm, (Yayın Tarihi: 2 Aralık 2019).

İDARE HUKUKU AÇISINDAN CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÛMET SİSTEMİNİN YARATTIĞI PROBLEMLER KONUSUNDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:
Kemal Gözler, İdare Hukuku, Bursa, Ekin, 2019, 2 Cilt.


Copyright ve Sorumluluk
İktibas (Alıntı) Koşulları
Atıf (Kaynak Gösterme) Usulleri

Editör: Kemal Gözler
E-Mail:
twitter.com/k_gozler
Ana Sayfa: www.anayasa.gen.tr
Bu Sayfa: www.anayasa.gen.tr/ogrenim-ucretleri-ek.htm
İlk Yayın Tarihi: 24 Aralık 2019, Saat 10:30
Düzeltme/Ekleme/Değişiklik Tarihi: 25 Aralık 2019, Saat 12