TÜRK ANAYASA HUKUKU SİTESİ [www.anayasa.gen.tr]

Hukuka gİrİş
Kemal Gözler

Kemal Gözler, Hukuka Giriş, Bursa, Ekin Kitabevi Yayınları,1998, XVI+386 s. (İkinci Baskı, Ekim 2003, 304+XVI s.) (www.anayasa.gen.tr/hukukagiris.htm;  15.04.2004). 6. Baskı 2009.

ISBN: 975-7338-33-8

 

Yayınevi: Ekin Kitabevi

Burç Pasajı no: 27

Altıparmak - BURSA

Tel: (0224) 220 16 72

   Fax: (0224) 223 04 37

   

     Online alış: http://www.seckin.com.tr                           Ana Sayfa: www.anayasa.gen.tr

   Bu kitap hukuk fakültesi öğrencilerine yönelik olarak hazırlanmış bir "hukuka giriş" ders kitabıdır.
Kitabın Bölümleri:
Bölüm 1: Hukukta Problem Çözme ve Hukukun Bilgi Kaynakları

Bölüm 2: Beşeri Davranış Kuralları

Bölüm 3: Hukukla İlgili Bazı Kavramlar

Bölüm 4: Kamu Hukuku – Özel Hukuk Ayrımı

Bölüm 5: Yargı Örgütü

Bölüm 6: Hukuk Sistemleri

Bölüm 7: Hukukun Kaynakları

Bölüm 8: Hukukun Temeli

Bölüm 9: Kanunlaştırma

Bölüm 10: Hukuk Kurallarının Çeşitleri

Bölüm 11: Hukuk Kurallarının Yer Bakımından Uygulanması

Bölüm 12: Hukuk Kurallarının Zaman Bakımından Uygulanması

Bölüm 13: Hukuk Kurallarının Yorumu

Bölüm 14: Hukuk Kurallarının Arasında Çatışma Sorunu

Bölüm 15: Hakimin Hukuk Yaratması

Bölüm 16: Hakimin Takdir Yetkisi

Bölüm 17: Hukuk Kurallarının Müeyyidesi

Bölüm 18: Adalet Kavramı

Bölüm 19: Hak Kavramı

Bölüm 20: Hukuki Olaylar, İşlemler, Sözleşmeler

 


 

giriş

(Uyarı: İlk baskıdan (1998) alınmıştır. Güncel değildir).

 

 

Bu dersin ismi üzerinde uzlaşma yoktur. Bu derse “hukuka giriş”, “hukuk başlangıcı ”, “hukuk bilimine giriş”, “temel hukuk”, “hukukun temel kavramları” gibi isimler verilmektedir. Biz en yerleşik terim olan “hukuka giriş” ismini tercih ettik.

I. Yaklaşım biÇimleri

Mevcut hukuka giriş kitapları incelendiğinde, konularını seçiş ve işleyiş tarzı açısından başlıca iki eğilim görülmektedir: Felsefî yaklaşım biçimi ve dogmatik hukuk yaklaşımı biçimi.

1. Felsefî Yaklaşım Biçimi

Felsefî yaklaşım biçimi, esas itibarıyla hukuk felsefecisi olan hocaların yazdıkları hukuka giriş kitaplarında görülür. Bu kitaplarda daha ziyade hukuk felsefesi konuları incelenir. Klasik hukuka giriş konuları incelense de, bu konuların incelenmesinde hakim düşünce tarzı felsefidir.

Felsefî yaklaşım tarzının en tipik örnekleri Orhan Münir Çağıl [1] ve Vecdi Aral’ın [2] ders kitaplarında görülür. Bunların işledikleri konular aslında hukuk felsefesi kitaplarında bulunabilir. Daha yumuşak bir felsefî yaklaşım ise Adnan Güriz’de [3] gözlemlenir. Bu yazar esas itibarıyla klasik hukuka giriş konularına sadık kalmakla birlikte, kitabının dördüncü bölümünü hukuk akımlarına ayırmıştır. Bu yaklaşım tarzına Selahattin Keyman [4] ve Erdoğan Göğer [5]’i de dahil edebiliriz.

Hukuka giriş dersinde felsefî yaklaşım tarzının benimsenmesi gerektiği Orhan Münir Çağıl  tarafından açıkça savunulmuştur. Çağıl, kitabında “hakim tefekkür tarzının felsefî” olduğunu belirttikten sonra, şöyle demektedir: “Hukuk başlangıcı, hukuka felsefî bir giriştir; bir felsefî hukuk başlangıcıdır”[6]. Çağıl’a göre, “hukuk başlangıcına hakim tefekkür tarzı” felsefî olmalıdır; zira yazar, “hukukun iç alemi ” ve “hukukun dış alemi” şeklinde bir ayrım yapmakta, dış alemde kanunların, iç alemde ise hukukî değerlerin, yani adalet ve hürriyet idelerinin bulunduğunu ileri sürmektedir. Hukukun iç alemi, dış aleminde gerçekleşmek ister. Keza hukukun dış alemi de, hukukun iç aleminde “huzura kavuşmak ister”. Dolayısıyla iç ve dış alem bir bütün oluşturur. Hukukun dış cephesinde hakim olan pozitif-dogmatik yaklaşım tarzı iç alemi aydınlatamaz. O halde hukukun iç alemi, manevi, fikri cephesini incelemek gerekir[7]. Bu da felsefî bir yaklaşımla yapılabilir. Hukuka giriş dersinin görevi de budur.

Eleştiri.- Kanımızca hukuk olgusunu anlamak için hukuka felsefî açıdan da yaklaşmakta büyük yarar vardır. Ancak hukuk felsefesi değerler aleminde faaliyet gösterir ve faaliyetinin ürünü değerlendirmedir. Hukuk felsefesi olan değil, olması gereken ile uğraşır. Hukuk felsefesi yaklaşımıyla “olan” aleminde bulunan hukuk olgusu, hukuk düzeni anlaşılamaz.

Diğer yandan eğer felsefî yaklaşımla hukuka giriş dersi işlenecekse, hukuka girişin hukuk felsefesinden ne farkı olduğu haliyle sorulabilir. Zaten hukuk fakültesi öğrencileri hukuk felsefesi dersini izleyen yıllarda ayrıca göreceklerdir. Bu nedenle hukuk fakültelerinde felsefî yaklaşımlı hukuka giriş dersinin okutulması anlamsız ve gereksizdir.

İktisadi ve idari bilimler fakülteleri nde ise felsefî yaklaşımla bu dersin okutulması, bizatihi bu dersin bu fakültelerde varlık sebebine aykırı olur. Zira bu fakültelerde bu dersin amacı, hukukun metafizik sorunlarını tanıtmak değil, onun ne olduğu hakkında fikir vermektir.

2. Dogmatik Yaklaşım Biçimi

Hukuka giriş kitaplarında görülen ikinci yaklaşım tarzı ise, dogmatik yaklaşım biçimidir. Hukuk dogmatiği, belli bir konuda, belli bir ülkede, belli bir zamanda yürürlükte olan pozitif hukuk kurallarının anlamı, içeriği ve uygulanması ile ilgili sistematik açıklamalardır[8]. Anayasa hukuku, idare hukuku, medeni hukuk, ticaret hukuku, ceza hukuku gibi çeşitli hukuk disiplinleri hukuk dogmatiğini oluşturur. Aslında belli bir alanda yapılan hukuk dogmatiği çalışmasının dahi, büyük zamana ve emeğe ihtiyacı vardır. Her hangi bir hukuk dalında, örneğin anayasa hukuku alanında, yahut borçlar hukuku alanında yazılmış en kısa dogmatik hukuk kitabı 300-400 sayfadır. Bir hukuka giriş kitabı çerçevesinde, 10-15 hukuk dalına ilişkin bir bütün hukuk dogmatiği çalışması yapmak, hacim bakımından haliyle imkansız bir çalışmadır. Böyle bir hukuka giriş kitabının en az üç dört bin sayfa olması gerekir. Bu hacimde bir hukuka “giriş” kitabı yazılamayacağından, bu yöntemi benimseyen yazarlar, kaçınılmaz olarak, konularını özet bir şekilde ve çoğunlukla da üstünkörü bir tarzda işlemektedirler. Aslında bu tarz yaklaşım biçimine dogmatik yaklaşım biçimi değil, “hukuk dogmatiği özeti” denmesi daha uygun olur. Keza bu tür hukuka giriş kitaplarına “hukuka giriş” yerine “hukuk özeti” ismi verilmelidir. Şüphesiz hukuka giriş dersinin amacı, hukukun özetini vermek değildir.

Gerçekten de bu yaklaşım tarzını benimseyen yazarların kitaplarında hukuk dogmatiğinin değişik dallarının özeti bulunmaktadır. Örneğin Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde yıllarca ders kitabı olarak okutulmuş Necip Bilge’nin toplam 256 sayfalık Hukuk Başlangıcı[9] kitabında 136 sayfa boyunca medeni hukukun, ticaret hukukunun, devletler özel hukukunun, anayasa hukukunun, idare hukukunun, ceza hukukunun, medeni usul hukukunun, ceza usul hukukunun, idari yargının, genel kamu hukukunun, devletler kamu hukukunun, mali hukukun, iş hukukunun özetini vermektedir[10].

Yine Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde bir zamanlar ders kitabı olarak okutulan Erdoğan Göğer ’in 280 sayfalık Hukuk Başlangıcı kitabının birinci cildinin 175 sayfası değişik hukuk dallarının özetinden ibarettir[11].

Keza İzmir Dokuz Eylül Hukuk Fakültesi nde okutulduğu anlaşılan Bilge Umar ’ın 385 sayfalık Hukuk Başlangıcı kitabının aşağı yukarı tamamı, dogmatik hukukun özetinden oluşmaktadır[12].

Diğer yandan Konya Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi  öğretim üyeleri (Atar , Ayan, Karahan, Sümer, Arslan, Ulukapı) tarafından hazırlanmış ve muhtemelen bu Hukuk Fakültesinde ders kitabı olarak okutulan Hukuk Bilimine Giriş isimli 320 sayfalık kitabın 220 sayfası pozitif hukukun çeşitli bölümlerinin özet olarak tanıtılmasına ayrılmıştır[13].

Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi  öğretim üyelerinden Hasan Tahsin Fendoğlu  tarafından yazılmış 189 sayfalık Hukuk Bilimine Giriş isimli kitap da büyük ölçüde dogmatik hukukun özeti görünümündedir[14]. Fendoğlu’nun kitabında dikkati çeken bir nokta ise, 189 sayfalık kitapta, “mülkiyet” konusuna 22 sayfa, “insan hakları” konusuna 30 sayfa ayrılmasıdır. Mülkiyet ve insan hakları konusunun hukuka giriş dersinde bulunup bulunmaması bile tartışılması gereken bir sorun iken, bu iki konuya yazarın neden bu kadar çok yer ayırdığını anlamak güçtür.

Siyasal bilgiler ve iktisadi ve idari bilimler fakültelerinde okutulan hukuka giriş kitaplarında, bu dogmatik hukuk özeti eğilimi daha da baskın olarak görülmektedir. Örneğin Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyelerinden A. Şeref Gözübüyük tarafından yazılan ve bu alanda çok klasik hale gelen ve 10. Baskısını 1996 yılında yapmış olan 207 sayfalık Hukuka Giriş kitabının 81 ila 201’inci sayfaları arasında işlenen konular hep dogmatik hukukun değişik konularının özetinden ibarettir[15].

İktisadi ve idari bilimler fakültelerinde yaygın olarak kullanılan diğer bir kitap da beşinci baskısını 1996 yılında yapmış bulunan Şanal Görgün’ün Hukukun Temel Kavramları kitabıdır. 241 sayfalık bu kitabın 175 sayfalık kısmı, tamamıyla pozitif hukukun değişik dallarının özetinden ibarettir[16].

Hukuk dogmatiği özeti yaklaşım tarzının en tipik temsilcisi, kanımca, Turgut Akıntürk ’tür. Yazarın Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi  için hazırladığı 384 sayfalık Temel Hukuk isimli eserinin ilk 17 sayfası dışında tümü pozitif hukukun değişik dallarının özetinden ibarettir[17]. Bu eser medeni hukuk ağırlıklıdır ve aslında yazarın Medeni Hukuk[18] ve Borçlar Hukuku[19] isimli kitaplarının biraz kısaltılmış halidir[20].

Eleştiri.- 1. Hukuk dogmatiği özeti yaklaşım tarzı tamamen eleştiriye açıktır. Zira, bu yaklaşım tarzıyla ele alınmış hukuka girişin, diğer hukuk derslerinden farklı, kendisine has hiçbir konusu kalmaz. Bu yaklaşım tarzında diğer hukuk derslerinde işlenmeyip de, hukuka giriş dersinde işlenilen hiçbir konu yoktur.

2. Bu hukuk dogmatiği özeti yaklaşım biçiminde işlenilen hukuka giriş dersi hukuk fakülteleri için tamamen gereksiz ve abestir. Çünkü hukuk fakültesi öğrencileri özet olarak gördükleri dogmatik hukuku dört yıl boyunca zaten ayrıntılarıyla göreceklerdir.

3. Hukuk dogmatiği özeti yaklaşım biçimi iktisadi ve idari bilimler fakülteleri için belirli oranda mazur görülebilir. Özellikle iktisat ve işletme bölümlerinde çok az hukuk dersi vardır. Ancak bu bölümlerde dahi işletme hukuku, ticaret hukuku gibi dersler mevcuttur.

4. Ancak, iktisadi ve idari bilimler fakülteleri kamu yönetimi, uluslararası ilişkiler, maliye, çalışma ekonomisi bölümleri için de dogmatik hukuk özeti yaklaşımı ile işlenen bir hukuka giriş dersi büyük ölçüde gereksizdir. Zira bu bölümlerde, anayasa hukuku, idare hukuku, vergi hukuku, medeni hukuk, borçlar hukuku, ticaret hukuku, vatandaşlık hukuku, iş hukuku, uluslararası hukuk gibi birçok hukuk dersi okutulmaktadır. Örneğin, Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi  Kamu Yönetimi bölümünde halen hukuka giriş dersinden başka (yıl sırasıyla), anayasa hukuku, medeni hukuk, borçlar hukuku, vatandaşlık hukuku, idare hukuku, idari yargı, Türk anayasa düzeni, vergi hukuku, sosyal güvenlik hukuku, iş hukuku, ticaret hukuku dersleri okutulmaktadır. Dolayısıyla kamu yönetimi bölümünde hukuka giriş dersinde tekrar öğrencilerin izleyen yılarda ayrıntılarıyla göreceği değişik hukuk derslerinin bir özetini vermenin hiçbir manası yoktur. Aynı şey uluslararası ilişkiler, maliye ve çalışma ekonomisi bölümleri için de büyük ölçüde geçerlidir.

O halde hukuk dogmatiği özeti yaklaşımı ile hukuka giriş kitabı yazmanın, iktisat ve işletme bölümleri bir yana bırakılırsa, ne gereği ne de yararı vardır. İktisat ve işletme bölümleri için de hukuka giriş kitabı yazılacaksa, buna “hukuka giriş” ismi değil, Turgut Akıntürk’ün yaptığı gibi “temel hukuk” ismi konmalıdır.

Görüldüğü gibi hukuka giriş dersinde hem felsefî yaklaşım, hem de hukuk dogmatiği özeti yaklaşımı kabul edilemez. Aslında hukuka yaklaşım konusunda, hukuk felsefesi ve hukuk dogmatiği dışında, bir yaklaşım biçimi daha vardır: Hukukun genel teorisi yaklaşımı.

3. Hukukun Genel Teorisi Yaklaşım Biçimi

a) Hukukun genel teorisi, hukuk dogmatiğinden farklıdır. Hukuk dogmatiği, belli bir ülkede belli yürürlükte bulunan hukuk kurallarının belli bir konuya ilişkin olanlarının anlam ve içeriği ile ilgili sistematik açıklamalarda bulunur. Hukukun genel teorisi  ise aynı konuyu belli bir ülkenin pozitif hukuk kurallarından ve bunların uygulanmasına ilişkin sorunlardan bağımsız olarak, genel düzeyde ele alır. Hukukun genel teorisi, hukukun içeriğini değil, hukukun normatif yapısını, biçimsel yapısını inceler. Hukuk dogmatiği belirli bir hukuk düzenini incelerken, hukukun genel teorisi, bütün hukuk düzenleri için geçerli genel, soyut ve evrensel düzeyde açıklamalarda bulunur.

b) Hukukun genel teorisi, hukuk felsefesinden de farklıdır. Hukukun genel teorisi  konusunu açıklayan ve tasvir eden pozitif bir bilimdir. Değerler arasında tercih yapmaz. Buna karşın, hukuk felsefesi, ahlaki ve ideolojik bir tavır takınarak en iyi hukuk olarak kabul ettiği şeye göre hukuk olgusunun normatif bir analizini yapar[21].

Hukuk felsefesi değerler âleminde faaliyet gösterir ve faaliyetinin ürünü değerlendirmedir. Hukukun genel teorisi ise kavramlar alanında faaliyet gösterir ve faaliyetinin ürünü ise teorik önermelerdir[22].

J.-L. Bergel ’in belirttiği gibi, hukukun genel teorisi, hukuku metafizik olarak algılayan hukuk felsefesinden net olarak ayrılır. Hukukun genel teorisi hukuk sistemlerinin gözleminden, bu sistemlerin daimi unsurlarının araştırılmasından hareketle bu sistemlerin temel yapılarına, tekniklerine ve kavramlarına ulaşmaya çalışır. Hukuk felsefesi ise, hukuktan ziyade felsefedir. Hukukun metafizik anlamını keşfetmek, özüne ulaşmak, onun izlemesi gereken değerleri bulmak için onun teknik cihazından arındırılması gerektiğini savunur. Şüphesiz tarih boyunca büyük filozoflar hukuk ile ilgilenmişlerdir. Ama onlar hukukun ne olduğundan ziyade, ne olması gerektiği ile meşgul olmuşlardır. Hukukun genel teorisi ise, hukukun ne olması gerektiğini değil, ne olduğunu inceler[23].

Diğer bir anlatımla, hukukun genel teorisi, her ne kadar “genel” de olsa, yine de “hukuk”tan hareket eder. Oysa hukuk felsefesi, hukuktan değil, felsefeden hareket eder; o daha ziyade “hukuk” üzerine bir “felsefe”dir[24].

II. Hukuka Giriş Yerine Hukukun Genel
Teorisi

Kanımızca hukuka giriş derslerinde, yaklaşım biçimi olarak, felsefî yaklaşım veya hukuk dogmatiği yaklaşımı değil, hukukun genel teorisi yaklaşım biçimi benimsenmelidir. Böyle olunca hukuka giriş, ne hukuk felsefesinin, ne de hukuk dogmatiğinin bir tekrarı olacaktır.

Ayrıca hukukun genel teorisi ile mücehhez olan öğrenciler, hukuk olgusunun karmaşıklığını bir bütün ve sistem içinde kavrayacaklardır. Hukukun genel teorisinin kavramları sayesinde hukukî yapı, kurum ve kavramları daha kolay anlayacaklardır. Öğrenciler hukuk dogmatiğinin içini doldurduğu bütün kurum ve kuralları bir yapı olarak, bir biçim olarak, hukukun genel teorisinde zaten öğrenmiş olacaklardır. Figüratif bir ifadeyle, hukukun genel teorisinde öğrenciler bardağın nasıl yapıldığını, biçimini, bardağın yapısı öğrenecekler; hukuk dogmatiğinde ise bu bardağın içinin neyle doldurulduğunu göreceklerdir. Hukukun yapısını (hukukun genel teorisi), bilmeden bu yapının içinde bulunan kurallar (hukuk dogmatiği) hakkında bilgi sahibi olmak pek mümkün değildir, hatta uygun da değildir. Yapı hakkında fikir sahibi olmadan, tüm dikkatin yapının içine verilmesi, yapının içi hakkında da yanlış bilgiler edinilmesine yol açabilir. Örneğin bir deponun çatısının yağmura ve sıcağa karşı ne derece etkili olduğunu bilmeden, o deponun içinde hangi tür maddenin saklanmasının uygun olacağına isabetli olarak karar verilemez. Güneşe ve sıcağa karşı korunaklı olmayan bir depoda, sırf bu deponun iç hacmine bakılarak şeftali saklanması durumunda yanlış bir karar verilmiş olur. Görüldüğü gibi içeriksel bir bakış açısı tek başına yetersizdir.

Hukuk alanında içeriksel bakış açısı kişiyi kaçınılmaz olarak, değer yargıları alanına, ideolojiler alanına götürür. Türk hukuk eğitimi felsefî yaklaşımla, dogmatik yaklaşım arasına hapsolmuştur. Birisi doğrudan değerlerle uğraşır; öbürü ise içeriğin doldurulmasıyla ilgilidir. Her iki yaklaşım biçimi de, içeriksel ve ideolojiktir. Aslında Türk hukuk eğitimi alanında karşılaştığımız ideolojik saplantıların nedenlerinden biri de, hukuk eğitiminde hukukun genel teorisi yaklaşımının yokluğudur. Değişik ideolojilere sahip insanlar, içerik hakkında uzlaşamasa da, yapı hakkında uzlaşabilirler, hatta uzlaşmak zorunda kalırlar. Zira, şerbet ikram edecek kişinin de, şarap ikram edecek kişinin de, zehir ikram edecek kişinin de bir bardağa ihtiyacı vardır. İşte hukukun genel teorisi, şerbeti, şarabı veya zehiri değil, bardağı inceler.

* * *

İşte bu nedenlerle, kanımızca, “hukuka giriş” derslerinde, “hukukun genel teorisi” okutulmalıdır. Hatta bu dersin adını da değiştirip “hukukun genel teorisi” ismini koymak gerekir. Keza, bu alana kendisini vermiş uzmanların yetişebilmesi için bu ad altında, hukuk fakültelerinde, bir bağımsız anabilim-dalı ihdas edilmelidir[25].

* * *

Ancak, Türkiye’de “hukuka giriş”ten “hukukun genel teorisi”ne geçişi sağlayacak fikrî birikim henüz oluşmamıştır. Hukukun genel teorisi dersini okutabilecek hocaların olup olmadığı sorunu bir yana, Türkçe’de hukukun genel teorisi dersinde öğrencilerin yararlanabileceği bir genel eser henüz yazılmış değildir.

Ceza hukuku alanında, Ceza Normu başlığını taşıyan, Zeki Hafızoğul-ları [26] tarafından gerçekleştirilmiş mükemmel bir hukukun genel teorisi çalışması vardır. Zeki Hafızoğulları’nın bu çalışması Türk hukuk literatüründe yapılmış gerçek anlamıyla hukukun genel teorisi alanında ilk çalışmadır. Hukukun genel teorisi derslerinde Zeki Hafızoğulları’nın kitabından büyük ölçüde yararlanılabilir. Ne var ki Hafızoğulları’nın kitabının tek başına, bu alanda ders kitabı ihtiyacını karşılayacak nitelikte olduğunu söylemek oldukça güçtür. Zira kitap esas itibarıyla, “ceza normu” üzerinedir ve kitabın başlığına bakılırsa, zaten yazarın bir “genel eser” yazma gibi bir iddiasının da olmadığı görülür.

Hukukun genel teorisi alanındaki bu boşluk, Zeki Hafızoğulları’nın açtığı yoldan giderek, kısmen de olsa tarafımdan doldurulmaya çalışılmıştır. 1998 yılında yayınlanan Hukukun Genel Teorisine Giriş: Hukuk Normlarının Geçerliliği ve Yorumu Sorunu başlıklı çalışmam tamamen genel anlamda bir hukukun genel teorisi çalışmasıdır. Ne var ki benim çalışmam da, hukukun genel teorisi alanında tüketici olmaktan uzaktır. Hukukun genel teorisinin incelediği konulardan sadece birkaç tanesi (geçerlilik, müeyyide, örf ve adet hukuku, uluslararası hukuk ve yorum) seçilmiş ve incelenmiştir. Şüphesiz bu konular, hukukun genel teorisinin en önemli konularıdır. Ancak hukukun genel teorisinin incelediği daha bir çok sorun vardır. Benim kitabımda bu sorunlara değinilmemiştir. O nedenle, benim kitabımın da, hukukun genel teorisi anlamında bir hukuka giriş dersine tek başına malzeme olması beklenemez.

Dileğimiz, Zeki Hafızoğulları’nın başlattığı yolda devam edilmesidir. Hukukun genel teorisi alanında benim çalışmamdan öte, bu teorinin diğer konularını inceleyen eserlerin bir an önce Türk hukuk öğrencilerinin ve hukukçularının ihtiyacına sunulması gerekir.

III. Bu kitabın Konusu

“Hukuka Giriş” başlığını taşıyan bu kitabımızın “hukukun genel teorisi” kitabı olmadığı ortadadır. Bu çalışmamız, hukuka giriş konusunda klasik doktrinin ulaştığı kavram, kurum, ilke, sistem ve açıklamaları içerir. Yeni tartışmalara çoğunlukla girmez. Amacı klasik doktrini yansıtmaktan ibarettir. Bu haliyle, bu kitabımızın amacı, hukuka yeni başlayanlara, klasik doktrinin hukuka giriş konusunda ulaştığı bilgileri, derli toplu olarak aktarmaktan ibarettir.

Kitabımız yirmi bölümden oluşmaktadır. Her bölümde bağımsız bir konu işlenmiştir. Bu bölümler şunlardır:

Bölüm 1.- Hukukun Bilgi Kaynakları

Bölüm 2.- Beşerî Davranış Kuralları

Bölüm 3.- Hukukla İlgili Bazı Kavramlar

Bölüm 4.- Kamu Hukuku – Özel Hukuk Ayrımı

Bölüm 5.- Yargı Örgütü

Bölüm 6.- Hukuk Sistemleri

Bölüm 7.- Hukukun Kaynakları

Bölüm 8.- Hukukun Temeli

Bölüm 9.- Kanunlaştırma

Bölüm 10.- Hukuk Kurallarının Çeşitleri

Bölüm 11.- Hukuk Kurallarının Yer ve Zaman Bakımından Uygulanması

Bölüm 12.- Hukuk Kurallarının Yorumu

Bölüm 13.- Hukuk Kurallarının Arasında Çatışma Sorunu

Bölüm 14.- Hakimin Hukuk Yaratması

Bölüm 15.- Hakimin Takdir Yetkisi

Bölüm 16.- Hukuk Kurallarının Müeyyidesi

Bölüm 17.- Adalet Kavramı

Bölüm 18.- Hak Kavramı

Bölüm 19.- Hukukî Olaylar, İşlemler, Sözleşmeler

Bu konulardan görüldüğü gibi, biz olabildiği ölçüde, hukuk felsefesi ve hukuk dogmatiği yaklaşım biçimlerinden uzak durmaya çalıştık. Kitabımızda hukuk felsefesi sorunlarına zaman zaman değinilse de, bu sorunlar bağımsız olarak tartışılmamıştır. Kitabımızda, keza, yukarıda açıkladığımız nedenlerle hukuk dogmatiğinin anayasa hukuku, idare hukuku, medeni hukuk, ticaret hukuku, ceza hukuku gibi çeşitli dallarının özetleri yoktur. Kitapta incelenen kavram, kurum ve ilkelerin çoğunluğu sadece hukuk dogmatiğinin belirli bir dalı için değil, tüm dalları için geçerlidir.■


 

[1].  Orhan Münir Çağıl, Hukuk Başlangıcı Dersleri, İstanbul, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, Birinci Kitap, İkinci Baskı, 1963, passim.

[2].  Vecdi Aral, Hukuk ve Hukuk Bilimi Üzerine, İstanbul, İÜHF Yayınları, 2. Bası, 1975, passim.

[3].  Adnan Güriz, Hukuk Başlangıcı, Ankara, Siyasal Kitabevi, Altıncı Bası, 1997, passim.

[4].  Selahattin Keyman, Hukuka Giriş ve Metodolojisi, Ankara, Doruk Yayınları, 1981, passim. Selahattin Keyman’ın hukuka giriş konusundaki ikinci kitabının (Hukuka Giriş, Lefkoşa, Yakın Doğu Üniversitesi Yayınları, 1997), 1 ila 24’üncü sayfaları arasında hukuk normu ve hukuk düzeni gibi hukukun genel teorisi konuları incelenmiştir. Kitabın 24 ila 164’üncü sayfaları arasında ise, hukuk kurallarının anlam ve zaman bakımından uygulanması, hukukun kaynakları, hukukî fiiller, hukukî işlemler, haklar gibi dogmatik ağırlıklı klasik hukuka giriş konuları açıklanmıştır. Bu kitabın geri kalan kısmının (s.164-256) konusunu ise tabiî hukuk, hukukî pozitivizm ve sosyolojik hukuk anlayışları oluşturmuştur. Selahattin Keyman'ı yukarıdaki iki yaklaşım tarzından belirli ölçüde uzak ve hukukun genel teorisi yaklaşım biçimine kısmen yakın bir yazar olarak görmek daha uygun olur.

[5].  Göğer'in hukuka giriş kitabı iki cilttir. İkinci cildindeki yaklaşım tarzı tamamıyla felsefidir. Erdoğan Göğer, Hukuk Başlangıcı Dersleri, Ankara, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1976, cilt 2, passim.

[6].  Çağıl, op. cit., s.VIII.

[7]Ibid., s.VIII-IX.

[8].   Kemal Gözler, Hukukun Genel Teorisine Giriş: Hukuk Normlarının Geçerliliği ve Yorumu Sorunu, Ankara, US-A Yayıncılık, 1998, s.2; Aulis Aarnio, “Dogmatique juridique”, in André-Jean Arnaud (sous la direction de-), Dictionnaire encyclopédique de théorie et de sociologie du droit, Paris, L.G.D.J., 2e édition, 1993, s.106; Fazıl Sağlam, Temel Hakların Sınırlanması ve Özü, Ankara, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayınları, 1982, s.5.

[9].   Necip Bilge, Hukuk Başlangıcı: Hukukun Temel Kavram ve Kurumları, Ankara, Turhan Kitabevi, Dokuzuncu Baskı, 1994, s.120-256.

[10]. Ibid., s.120-256.

[11]. Göğer, op. cit., c.I, s.105-280.

[12]. Bilge Umar, Hukuk Başlangıcı, İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1997, passim.

[13]. Atar et alii, Hukuk Bilimine Giriş, Konya, Mimoza Yayınları, Üçüncü Baskı, 1997, s.91-220. (Editörler: Haluk Hadi Sümer ve Ömer Ulukapı; Yazarlar: Yavuz Atar, Mehmet Ayan, Sami Karahan, Haluk Sadi Sümer, İbrahim Arslan, Ömer Ulukapı).

[14]. Hasan Tahsin Fendoğlu, Hukuk Bilimine Giriş, İstanbul, Filiz Kitabevi, İkinci Baskı, 1997, 190 s. Örneğin şu sayfalara bkz. 84-108; 148-159; 160-189.

[15]. A. Şeref Gözübüyük, Hukuka Giriş ve Hukukun Temel Kavramları, Ankara, Turhan Kitabevi, Gözden Geçirilmiş 10. Bası, 1996, passim.

[16]. Şanal Görgün, Hukukun Temel Kavramları, Ankara, Yetkin Yayınları, Genişletilmiş Beşinci Baskı, 1996, s.67-237.

[17]. Turgut Akıntürk, Temel Hukuk, Eskişehir, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yayınları, 4. Baskı, 1992, s.17-383.

[18]. Turgut Akıntürk, Medenî Hukuk, Ankara, Savaş Yayınları, Beşinci Basım, 1994, passim.

[19]. Turgut Akıntürk, Borçlar Hukuku, Ankara, Savaş Yayınları, Beşinci Basım, 1994, passim.

[20]. Yazarın tavrı büyük ölçüde meşru görülebilir. Zira verdiği ders, asıl itibarıyla iktisat ve işletme bölümleri içindir. Bu bölümlerde ticaret hukuku ve borçlar hukuku dışında genellikle başka hukuk dersleri yoktur. Zaten kitabın ismi “hukuka giriş” değil, “Temel Hukuk”tur.

[21]. Marc Van Hoecke, “Théorie générale du droit”, in André-Jean Arnaud (sous la direction de-), Dictionnaire encyclopédique de théorie et de sociologie du droit, Paris/Bruxelles, L.G.D.J.,/ Story-Scienta, 2e édition, 1993, s.418.

[22]. Zeki Hafızoğulları, “Hukuk ve Ceza Hukuku Biliminin Konusu ve Sınırları Sorunu”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt XXXV, 1978, sayı 1-4, s.236.

[23]. Jean-Louis Bergel, Théorie générale du droit, Paris, Dalloz, 1989, s.4-5.

[24]Ibid., s.5.

[25]. Türkiye’de hukuk devriminden önceki dönemde hukuk fakültelerinde hukukun genel teorisi içine giren çalışmalar “usulü fıkıh” dersinde okutulmaktaydı. Keza hukukun genel teorisinin en önemli konularından biri olan yorum sorunu ise bu dönemde “tefsir ilmi” adı altında ayrı bir bilim dalı olarak incelenirdi. Ali Himmet Berki, haklı olarak hukuk inkılabından sonra “usulü fıkıh” dersinin hukuk fakültelerinden çıkarıldığından, fakat bunun yerini dolduracak bir kürsü ihdas edilmediğinden yakınmaktadır (Ali Himmet Berki, Hukuk Mantığı ve Tefsir, Ankara, Güney Matbaacılık, 1948, s.4). Hukuk devriminden sonraki dönemde hukuk fakültelerinde “hukuka giriş” derslerinde hukukun genel teorisine giren bazı konulardan, örneğin yorumdan bahsedilirse de “bu şöylece bir konuya temastan ibarettir” (Ibid.). İslam hukuk öğreniminde temel yer teşkil eden “fıkıh usulü” aslında tamamen bir “hukukun genel teorisi”dir. Fıkıh usulünde incelenen konular ve inceleme tarzları hakkında örneğin bkz. Muhammed Ebu Zehra, İslam Hukuku Metodolojisi: Fıkıh Usûlü, Çeviren Abdülkadir Şener, Ankara, Fecr Yayınevi, 1994, passim.

[26]. Zeki Hafızoğulları, Ceza Normu: Normatif Bir Yapı Olarak Ceza Hukuku Düzeni, Ankara, Seçkin Kitabevi, 1987; Zeki Hafızoğulları, Ceza Normu: Normatif Bir Yapı Olarak Ceza Hukuku Düzeni, Ankara, US-A Yayıncılık, Gözden Geçirilmiş İkinci Baskı, 1996 (Hafızoğulları, Ceza Normu, op. cit., şeklindeki atıflarımız bu ikinci baskıyadır).

Bölüm 1
Hukukun Bilgi Kaynakları

 

 

 

 

Hukuka giriş konularına geçmeden önce, “hukukun bilgi kaynakları”nı, yani hukuk kurallarının bulunacağı yerleri ve bunların kapsamları hakkında bilgi edinilecek metinleri kısaca görmek gerekir. Hukukunun bilgi kaynakları “mevzuat”, “mahkeme kararları” ve “bilimsel eserler” olmak üzere üçe ayrılır:

I. Mevzuat

Hukukun bilgi kaynaklarından birincisi mevzuattır. Mevzuat, anayasa, kanun, kanun hükmünde kararname, uluslararası andlaşma, tüzük, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşur. Mevzuata ulaşmanın en sağlam kaynağı Resmî Gazetedir. Resmî Gazete, RG harfleriyle kısaltılır. Resmî Gazete, Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü tarafından Ankara’da yayımlanmaktadır. Gazete bayilerinde satılmaz. Resmî Gazete kural olarak günlüktür; ancak bazen acele yayınlanması lazım gelen bir metin için aynı gün ikinci bir sayı daha çıkarılır. Buna “mükerrer sayı” denir. Resmî Gazetenin 1997 yılından buyana olan sayılarına internet üzerinden ücretli bir site olan http://www.rega.com.tr adresinden ulaşılabilir ve bu sitede arama yapılabilir. 2000 yılından beri Resmî Gazetenin sayılarına ücretsiz olarak http://rega.basbakanlik.gov.tr  adresinden ulaşılabilmektedir.

Kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük ve Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan yönetmelikler Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü  tarafından yayınlanan şu külliyatlarda toplanmıştır:

Yürürlükteki Kanunlar Külliyatı  (6 Cilt)
Kanun Hükmünde Kararnameler Külliyatı (3 Cilt)
Yürürlükteki Tüzükler Külliyatı  (3 Cilt)
Bakanlar Kurulu Kararıyla Yürürlüğe Konulan Yönetmelikler Külliyatı  (2 Cilt)

Bu külliyatlar, Başbakanlık Basımevi  Döner Sermaye İşletmesi Müdürlüğü tarafından CD olarak da çıkarılmıştır. Keza bunlara internet üzerinden ücretli olarak Başbakanlık Bilgi Sisteminden (http://mevzuat.basbakanlik. gov.tr) de ulaşılabilir. Bunun yanında, çeşitli özel kuruluşların hazırladıkları mevzuat CD’leri vardır. Bunların arasında Kazancı Bilişim Teknolojileri Ticaret Limited Şirketinin hazırladığı ve piyasaya sunduğu “ana mevzuat” CD’si sayılabilir. Bu CD her ay güncelleştirilmektedir. Çeşitli özel kişi ve kurumların hazırladığı mevzuat siteleri de vardır. Bunların arasında Kazancı Bilişim Teknolojileri Ticaret Limited Şirketinin hazırladığı http://www. kazanci.com.tr adresinde yer alan siteyi önemle zikretmek gerekir. Bu sitede ücretsiz olarak mevzuat araştırması yapılabilir. Ama bulunan mevzuatın tam metnine ulaşmak için abone olmak gerekir. İnternette daha pek çok, ücretli veya ücretsiz mevzuat sitesi vardır.

Ayrıca kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük ve başlıca yönetmeliklere Yargıtayın http://www.yargitay.gov.tr  adresindeki sitesinden ücretsiz olarak da ulaşılabilir. Yeni kabul edilen kanunların metinleri ve keza gerekçe ve meclis görüşmeleri http://www.tbmm.gov.tr  adresinde yer alan Türkiye Büyük Millet Meclisinin sitesinden temin edilebilir.

Mevzuat ararken, internette, o mevzuatla ilgili olan kamu kurum ve kuruluşunun web sayfaları da ziyaret edilebilir. Özellikle yönetmelik, tebliğ, sirküler, genelge gibi çeşitli düzenleyici işlemler için böyle yapmak gerekir. Örneğin mahallî idareler ile ilgili bir yönetmeliği http://www.mahalli-idareler.gov.tr adresindeki İçişleri Bakanlığı Mahallî İdareler Genel Müdürlüğünün internet sitesinden; kamu mallarıyla ilgili bir yönetmeliği veya genelgeyi http://www.milliemlak.gov.tr adresindeki Maliye Bakanlığı Millî Emlâk Genel Müdürlüğünün internet sitesinden bulmak mümkün olabilir. Keza bir belediye yönetmeliğini bulmak için o belediyenin web sayfasına; bir üniversite yönetmeliğini bulmak için o üniversitenin web sayfasına bakılabilir.

Ceza Kanunu, Medenî Kanun, Borçlar Kanunu, Ticaret Kanunu gibi temel kanunların küçük kitapçıklar şeklinde piyasada bulunmaktadır. Örneğin Seçkin Yayınları, “Kanun Metinleri Dizisi” adı altında pek çok önemli kanunu yayınlamıştır.

II. mahkeme kararları

Hukukunun bilgi kaynaklarından ikincisi mahkeme kararlarıdır. Hukuk alanında çalışacak herkes, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarına ihtiyaç duyar. O nedenle bu yüksek mahkemelerin kararlarına nasıl ulaşılacağının bilinmesi gerekir.

1. Anayasa Mahkemesi Kararları.- Türk Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede ve Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisinde yayınlanmaktadır. Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisinin ilk sayısı 1964 yılında yayınlanmıştır. En son olarak 37’nci sayısı yayınlanmıştır. Türk Anayasa Mahkemesi kararlarına bu mahkemenin resmî internet sitesi olan http://www.anayasa.gov.tr  adresinden ulaşılabilmektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarına atıf usûlü örneğin şöyledir: Anayasa Mahkemesi, 23 Haziran 1998 Tarih ve E.1998/3, K.1998/28 Sayılı Karar, Anayasa Mahkemesi Kararlar Dergisi, Sayı 35, Cilt 1, s.211.

2. Yargıtay Kararları.- Yargıtay kararları Yargıtay Kararlar Dergisinde (YKD) yayınlanmaktadır. Bu dergi YKD şeklinde kısaltılmaktadır. Yargıtay kararlarına ayrıca internet üzerinden http://vakif.yargitay.gov.tr adresinden ulaşılabilir. Yargıtay kararlarına atıf usûlü örneğin şöyledir: Yargıtay Dördüncü Hukuk Dairesi, 17 Kasım 1986 Tarih ve E.1986/4898, K.1986/7786 Sayılı Karar, Yargıtay Kararlar Dergisi, Cilt 13, Sayı 2, s.200.

3. Danıştay Kararları.- Danıştay kararları 1937-1971 yılları arasında Danıştay Kararlar Dergisinde ; 1971-2002 yılları arasında Danıştay Dergisinde yayınlanmıştır. 2003 yılından itibaren ise Danıştay kararları Danıştay Kararlar Dergisi’nde yayınlanacaktır. Bu dergi yılda üç defa çıkacaktır. Danıştay kararlarına örneğin şöyle atıf yapılır: Danıştay Sekizinci Dairesi, 27 Haziran 2000 Tarih ve E.1998/5912, K.2000/4951 Sayılı Karar, Danıştay Dergisi, Sayı 104, s.415-418.

4. Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Kararları.- Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin kararları Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Dergisinde yayınlanmaktadır. Bu dergi, AYİMD şeklinde kısaltılmaktadır. Bu derginin en son 2002 yılında 17’nci sayısı yayınlanmıştır. Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin kararlarına internet üzerinden http://www.msb.gov.tr/prgs/ayim/Ayim_ kararlar.asp adresinden ulaşılabilir. Askerî Yüksek İdare Mahkemesi kararlarına atıf usûlü örneğin şöyledir: Askerî Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesi, 28 Mart 2001 Tarih ve E.2000/583, K.2001/253 , Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Dergisi, Sayı 16, s.260-266.

5. Uyuşmazlık Mahkemesi Kararları.- Uyuşmazlık Mahkemesinin kararlarının yayınlandığı bir dergi yoktur. Uyuşmazlık Mahkemesinin kararları Resmî Gazetede yayınlanmaktadır. Dolayısıyla bu kararları Resmî Gazetede aramak gerekir. Uyuşmazlık Mahkemesinin bir internet sitesi yoktur. Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarına atıf usûlü örneğin şöyledir: Uyuşmazlık Mahkemesi, 3 Mayıs 1999 Tarih ve E.1999/1, K.1999/11 Sayılı Karar, Resmî Gazete, 8 Haziran 1999, Sayı 23719, s.25.

III. Bilimsel Eserler

Hukukun üçüncü bilgi kaynağı, hukuk alanında yazılmış bilimsel eserlerdir. Bilimsel eserler genel eserler, monografiler ve makaleler olarak üç grup altında toplanabilir. Genel eserler belirli bir hukuk dalının bütünü hakkında bilgi verirler. Örneğin bir “borçlar hukuku kitabı” bir genel eserdir. Monografiler belirli tek bir konuyu derinlemesine inceleyen kitaplardır. Örneğin kira sözleşmesi üzerine yazılmış bir kitap bir monografidir.

A. Hukuk Dergileri

Makaleler dergilerde yayınlanan kısa inceleme yazılarıdır. Türkiye’de yayınlanan başlıca hukuk dergileri şunlardır:

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi (AÜHFD),

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi (AÜSBFD) ve

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası (İÜHFM)

Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi (AÜHFD),

Atatürk Üniversitesi Erzincan Hukuk Fakültesi Dergisi (AÜHFD)

İdare Hukuku ve İlimleri Dergisi (İHİD)

Adalet Dergisi

Türkiye Barolar Birliği Dergisi (AİD)

Türkiye Barolar Birliği Dergisi (AİD)

Ankara Barosu Dergisi  (ABD)

İstanbul Barosu Dergisi  (İBD)

İzmir Barosu Dergisi  (AİD)

Türkiye Barolar Birliği Dergisi (AİD)

B. Başlıca Genel Eserler

Biz sadece aşağıda hukukun çeşitli alanlarında yazılmış ve piyasada bulunan kitaplardan oluşan bir genel eserler listesini aşağıda sunuyoruz. Hukukun çeşitli dalları hakkında bilgi edinmek isteyen öğrenciler şu kitaplara başvurabilirler:


 

1. Hukuka Giriş, Hukuk Başlangıcı, Hukukun Temel Kavramları, vs.

AKI (Erol), Hukukun Temel Kavramları, İzmir, BarışYl, Fakülteler Kitabevi, 1999.

AKINTÜRK (Turgut), Temel Hukuk, Eskişehir, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yayınları, 4. Baskı, 1992.

ANAYURT (Ömer), Hukuka Giriş ve Hukukun Temel Kavramları, Ankara, Seçkin Yayıncılık, 3.Baskı, 2002.

ANSAY (Sabri Şakir), Hukuk Bilimine Giriş, Ankara, Güzel İstanbul Matbaası, Yedinci Baskı, 1958.

ARAL (Vecdi), Hukuk ve Hukuk Bilimi Üzerine, İstanbul, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 2. Bası, 1975.

ARSAL (Sadri Maksudi), Hukukun Umumi Esasları, Ankara, Ankara Hukuk Fakültesi Neşriyatı, 1937.

ASLAN (Yılmaz), Hukuka Giriş, Bursa, Ekin Kitabevi Yayınları, 2002.

Atar (Yavuz) et alii, Hukuk Bilimine Giriş, Konya, Mimoza, 1997.

ATAY (Cevdet), Hukuka Giriş, Bursa, Marmara Kitabevi Yayınları, 1997.

AYAN (Mehmet) ve ARSLAN (İbrahim), Temel Hukuk Bilgisi, Konya, Mimoza, 2000.

AYBAY (Aydın) ve AYBAY (Roma), Hukuka Giriş, İstanbul, Aybay Yayınları, 1998.

BATTAL (Ahmet), Hukukun Temel Kavramları, Ankara, Gazi Kitabevi, 2000.

BİLGE (Necip), Hukuk Başlangıcı: Hukukun Temel Kavram ve Kurumları, Ankara, Turhan Kitabevi, Dokuzuncu Baskı, 1994.

BOZKURT (Enver), Hukukun Temel Kavramları, Ankara, Nobel Yayın Dağıtım, 2000.

CAN (Halil) ve GÜNER (Semih), Hukukun Temel Kavramları, Ankara, Siyasal Kitabevi Yayınları, 2000.

ÇAĞIL (Orhan Münir), Hukuk Başlangıcı Dersleri, İstanbul, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, Birinci Kitap, İkinci Baskı, 1963.

DİNÇKOL (Abdullah), Hukuka Giriş, İstanbul, Alkım Yayınları, 2000.

ESENER (Turhan), Hukuk Başlangıcı Dersleri, İstanbul, Alkım Yayınları, 1998.

Fendoğlu (Hasan Tahsin), Hukuk Bilimine Giriş, İstanbul, Filiz Kitabevi, 1997.

GÖĞER (Erdoğan), Hukuk Başlangıcı Dersleri, Ankara, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1976, Cilt I, Dördüncü Bası, Cilt II.

GÖRGÜN (Şanal), Hukukun Temel Kavramları, Ankara, Yetkin Yayınları, Genişletilmiş Beşinci Baskı, 1996.

GÖZLER (Kemal), Hukuka Giriş, Bursa, Ekin kitabevi Yayınları, 1998.

GÖZÜBÜYÜK (A. Şeref), Hukuka Giriş ve Hukukun Temel Kavramları, Ankara, Turhan Kitabevi, Gözden Geçirilmiş 10. Bası, 1996.

GÜRİZ (Adnan), Hukuk Başlangıcı, Ankara, Siyasal Kitabevi, Altıncı Bası, 1997.

KEYMAN (Selahattin), Hukuka Giriş ve Metodolojisi, Ankara, Doruk Yayınları, 1981.

KEYMAN (Selahattin), Hukuka Giriş, Lefkoşa, Yakın Doğu Üniversitesi Yayınları, 1997.

ÖNEN (Mesut), Hukukun Temel Kavramları, İstanbul, Beta Yayınları, 1999.

PULAŞLI (Hasan), Hukukun Temel Esasları, Konya, Mimoza, 2. Baskı, 1994.

ŞAFAK (Ali), Hukuk Başlangıcı, Ankara, Alkım Yayınları, 3. Baskı, 1994.

UMAR (Bilge), Hukuk Başlangıcı, İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1997.

YÖRÜK (A. Kemal), Hukuk Başlangıcı, İstanbul, 1956.

2. Hukuk Felsefesi ve Hukuk Sosyolojisi

GÜRİZ (Adnan), Hukuk Felsefesi, Ankara, Siyasal Kitabevi Yayınları, 2000.

GÜRKAN (Ülker), Hukuk Sosyolojisine Giriş, Ankara, Siyasal Kitabevi Yayınları, 2000.

HİRŞ (Ernest), Hukuk Felsefesi ve Hukuk Sosyolojisi Dersleri, Ankara, BTHAE Yayınları, 1996.

İZVEREN (Adil), Hukuk Felsefesi, İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi Yayınları , 1995.

3. Hukuk Tarihi

AYDIN (M. Akif), Türk Hukuk Tarihi, İstanbul, Beta, 2000.

CİN (Halil) ve AKGÜNDÜZ (Ahmet), Türk Hukuk Tarihi, Konya, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1989.

UMUR (Ziya), Türk Hukuk Tarihi Dersleri I, İstanbul, Beta, 2000.

ÜÇOK (Coşkun) ve MUMCU (Ahmet), BOZKURT (Gülnihal), Türk Hukuk Tarihi, Ankara, Savaş Yayınları, 2002.

4. Roma Hukuku

ÇELEBİCAN-KARADENİZ (Özcan), Roma Hukuku, Ankara, AÜHF DSİ Yayınları, 2000.

UMUR (Ziya), Roma Hukuku Ders Notları, İstanbul, Beta, 2000.

5. Uluslararası Hukuk

ÇELİK (Edip F), Milletlerarası Hukuk, İstanbul, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1975.

GÜNDÜZ (Aslan), Milletlerarası Hukuk, İstanbul, Beta, 2000.

PAZARCI (Hüseyin), Uluslararası Hukuk Dersleri, Ankara, Turhan Kitabevi, I. Kitap, Yedinci Baskı, 1998; İkinci Kitap, Beşinci Baskı, 1998.

SUR (Melda), Uluslararası Hukukun Esasları, İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi Yayınları, 2000.

TOLUNER (Sevin), Milletlerarası Hukuk Dersleri, İstanbul, Beta, 1996.

6. Anayasa Hukuku

ERDOĞAN (Mustafa), Anayasal Demokrasi, Ankara, Siyasal kitabevi, 4. Baskı, 2001.

GÖZLER (Kemal), Anayasa Hukukuna Giriş, Bursa, Ekin Kitabevi Yayınları, 3. Baskı, 2003.

GÖZLER (Kemal), Türk Anayasa Hukuku, Bursa, Ekin Kitabevi Yayınları, 2000.

ÖZBUDUN (Ergun), Türk Anayasa Hukuku, Ankara, Yetkin Yayınları, 7. Baskı, 2002.

SABUNCU (Yavuz), Anayasaya Giriş, Ankara, İmaj Yayınları, Sekizinci Baskı, 2002.

TANÖR (Bülent) ve Necmi Yüzbaşıoğlu, 1982 Anayasasına Göre Türk Anayasa Hukuku, İstanbul, Yapı Kredi Yayınları, 2001.

7. İdare Hukuku

DURAN (Lûtfi) , İdare Hukuku Ders Notları, İstanbul, İÜHF Yayınları, 1982.

GİRİTLİ (İsmet), Pertev Bilgen ve Tayfun Akgüner, İdare Hukuku, İstanbul, Der Yayınları, 2001.

GÖZLER (Kemal), İdare Hukuku, Bursa, Ekin Kitabevi Yayınları, 2003, 2 Cilt.

GÖZLER (Kemal), İdare Hukuku Dersleri, Bursa, Ekin Kitabevi Yayınları, 2002.

GÖZLER (Kemal), İdare Hukukuna Giriş, Bursa, Ekin Kitabevi Yayınları, 2002.

GÖZÜBÜYÜK (A. Şeref), Yönetim Hukuku, Ankara, Turhan Kitabevi, Ondördüncü Baskı, 2001.

GÖZÜBÜYÜK (A. Şeref) ve Turgut Tan, İdare Hukuku, Ankara, Turhan Kitabevi, İkinci Baskı, 2001, (Cilt I: Genel Esaslar).

GÖZÜBÜYÜK (A. Şeref), Yönetsel Yargı, Ankara, Turhan Kitabevi, 14. Baskı, 2001.

GÜNDAY (Metin), İdare Hukuku, Ankara, İmaj Yayıncılık, Beşinci Baskı, 2002.

ONAR (Sıddık Sami) , İdare Hukukunun Umumî Esasları, İstanbul, Hak Kitabevi, 1966, 3 Cilt.

ÖZAY (İl Han), Günışığında Yönetim, İstanbul, Alfa Yayınları, 2002.

YAYLA (Yıldızhan) , İdare Hukuku, İstanbul, Filiz Kitabevi, İkinci Baskı, 1990.

8. Vergi Hukuku

ARSLAN (Mehmet), Vergi Hukuku, İstanbul, Alfa, 2002.

ERGİNAY (Akif), Vergi Hukuku, Ankara, Savaş Yayınları, 1998.

ÖNCEL (Mualla) ve ÇAĞAN (Nami), Bankacılar İçin Malî Hukuk Bilgisi, Ankara, BTHAE Yayınları, Dokuzuncu Baskı, 2000.

ÖNCEL (Mualla), KUMRULU (Ahmet) ve ÇAĞAN (Nami), Vergi Hukuku, Ankara, Turhan Kitabevi, 2000.

ULUATAM (Özhan), Vergi Hukuku Genel Esaslar ve Vergiler, Ankara, Seçkin Yayınları, 1995.

9. Ceza Hukuku

ARTUK (M. Emin), GÖKCEN (Ahmet) ve YENİDÜNYA (A. Caner), Ceza Hukuku Özel Hükümler, Ankara, Seçkin Yayıncılık, 2002.

CENTEL (Nur), Türk Ceza Hukukuna Giriş, İstanbul, Beta, 2002.

DÖNMEZER (Sulhi) ve ERMAN (Sahir), Nazari ve Tatbiki Ceza Hukuku, İstanbul, Beta Yayınları, 1997, 1999, 3 Cilt.

EREM (Faruk) ve TOROSLU (Nevzat), Türk Ceza Hukuku - Özel Hükümler, Ankara, Savaş Yayınevi, 2002.

EREM (Faruk), DANIŞMAN (Ahmet) ve ARTUK (Mehmet Emin), Ceza Hukuku (Genel Hükümler), Ankara, Seçkin Yayıncılık, 1997.

EREM (Faruk), Türk Ceza Hukuku, Ankara, Seçkin Yayıncılık, 1995 (3 Cilt).

İÇEL (Kayıhan) ve DONAY (Süheyl), Karşılaştırmalı ve Uygulamalı Ceza Hukuku (Genel Kısım), İstanbul, Beta, 1999.

TEZCAN (Durmuş) ve RUHAN (Mustafa) Erdem, Ceza Özel Hukuku - Teorik ve Pratik, İzmir, Fakülteler Barış Yayınları, 2002.

TOROSLU (Nevzat), Ceza Hukuku, Ankara, Savaş Yayınları, 2001.

10. Ceza Muhakemesi Hukuku

CENTEL (Nur) ve ZAFER (Hamide), Ceza Muhakemesi Hukuku, İstanbul, Beta, 2003.

CİHAN (Erol) ve YENİSEY (Feridun), Ceza Muhakemesi Hukuku, İstanbul, Beta, 1998.

KUNTER (Nurullah) ve YENİSEY (Feridun), Muhakeme Hukuku Dalı Olarak Ceza Muhakemesi Hukuku, İstanbul, Beta, Onikinci Baskı, 2002.

ÖZTÜRK (Bahri), ERDEM (Mustafa R.) ve ÖZBEK (Veli Özer), Uygulamalı Ceza Muhakemesi Hukuku, Ankara, Seçkin Yayıncılık, 2002.

TOROSLU (Nevzat), Ceza Muhakemesi Hukuku, Ankara, Savaş Yayınları, 2001.

YURTCAN (Erdener), Ceza Yargılaması Hukuku, İstanbul, Alkım Yayınları, 2002.

11. Medenî Hukuk

a) Genel

AKINTÜRK (Turgut), Yeni Medeni Kanuna Uyarlanmış Medeni Hukuk, İstanbul, Beta Yayınları, 3003.

AYAN (Mehmet), Medeni Hukuka Giriş, Konya, Mimoza Yayınları, 2003.

KILIÇOĞLU (Ahmet), Bankacılar İçin Medenî Hukuk, Ankara, BTHAE Yayınları, 2000.

OĞUZMAN (M. Kemal) ve BARLAS (Nami), Medeni Hukuk, İstanbul, Beta, 2002.

ÖZTAN (Bilge), Medenî Hukukun Temel Kavramları, Ankara, Turhan kitabevi Yayınları, Sekizinci Baskı, 2002.

ZEVKLİLER (Aydın), ACABEY (Beşir) ve GÖKYAYLA (K. Emre), Medenî Hukuk Ankara, Savaş Yayınları, 1997.

b) Kişiler Hukuku

HATEMİ (Hüseyin), Kişiler Hukuku Dersleri, İstanbul, Filiz kitabevi Yayınları, 2001.

OĞUZMAN (M. Kemal), Özer Seliçi ve Saibe Oktay, Kişiler Hukuku, İstanbul, Filiz Kitabevi Yayınları, 1999.

ÖZTAN (Bilge), Şahsın Hukuku, Ankara, Turhan Kitabevi Yayınları, 1997.

ZEVKLİLER (Aydın), Kişiler Hukuku, Ankara, Olgaç Matbaası, 1981.

c) Aile Hukuku

AKINTÜRK (Turgut), Yeni Medenî Kanuna Uyarlanmış Aile Hukuku, İstanbul, Beta, 2002.

OĞUZMAN (Kemal) ve Mustafa Dural, Aile Hukuku, İstanbul, 1998.

ÖZTAN (Bilge), Aile Hukuku, Ankara, AÜHF Yayınları, 1979.

d) Miras Hukuku

AYAN (Mehmet), Miras Hukuku, Konya, Mimoza Yayıncılık, 1998.

AYİTER (Nuşin) ve KILIÇOĞLU (Ahmet M.), Miras Hukuku, Ankara, Savaş Yayınları, 1991.

İMRE (Zahit) ve ERMAN (Hasan), Miras Hukuku: Kanuni Mirasçılık Ölüme Bağlı Tasarruflar, İstanbul, Der Yayınları, 2003.

İNAN (Ali Naim) ve ERTAŞ (Şeref), Türk Medenî Hukuku: Miras Hukuku, İstanbul, Beta Yayınları, 2000.

SEROZAN (Rona), Miras Hukuku: Temel Kavramlar Ve İlkeler, Ölüme Bağlı Tasarruflar Uygulama Çalışmaları, İstanbul, Beta, 2000.

e) Eşya Hukuku

AYBAY (Aydın) ve HATEMİ (Hüseyin), Eşya Hukuku Dersleri, İstanbul, Filiz Kitabevi, 1996.

AYİTER (Nuşin), Eşya Hukuku, Ankara, Savaş Yayınları, 1983.

GÜRSOY (Kemal Tahir), EREN (Fikret) ve CANSEL (Erol), Türk Eşya Hukuku, Ankara, A.Ü. Hukuk Fakültesi Yayınları, 1984.

OĞUZMAN (M. Kemal), SELİÇİ (Özer), Eşya Hukuku, İstanbul, Filiz Kitabevi, 2001.

REİSOĞLU (Safa), Türk Eşya Hukuku, A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi, 1980.

12. Borçlar Hukuku,

AKINTÜRK (Turgut), Borçlar Hukuku, İstanbul, Beta Yayınları, 2002.

ARAL (Fahrettin), Borçlar Hukuku (Özel Borç İlişkileri), İstanbul, Kazancı Yayınları, 2000.

AYAN (Mehmet), Borçlar Hukuku (Genel Hükümler), Konya, Mimoza, 1996.

BOZER (Ali), Borçlar Hukuku - Genel Hükümler, Ankara, Dayınlarlı Yayıncılık, 2002.

EREN (Fikret), Borçlar Hukuku, Beta Yayınları, Altıncı Baskı, 1998, 2 Cilt.

İNAN (Ali Naim), Bankacılar İçin Borçlar Hukuku Bilgisi, Ankara, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayınları, 2001.

KAPLAN (İbrahim), Borçlar Hukuku Dersleri, Ankara, İmaj Yayıncılık, 2001.

NOMER (Haluk), Borçlar Hukuk Genel Hükümler Ders Notları, İstanbul, Beta, 2002.

OĞUZMAN (M. Kemal) ve ÖZ (Turgut), Borçlar Hukuku (Genel Hükümler), 1995.

ÖNEN (Turgut), Borçlar Hukuku - Genel Hükümler, Ankara, Yargı Kitabevi, 1999.

REİSOĞLU (Safa), Borçlar Hukuku (Genel Hükümler), İstanbul, Beta Yayınları, 2002.

ŞENYÜZ (Doğan) ve FİDAN (Mehmet), Borçlar Hukuku, Bursa, Ezgi Kitabevi, 2001.

TEKİNAY (Selahattin Sulhi), AKMAN (Ş.), BURCUOĞLU (H.) ve ALTOP (A.), Borçlar Hukuku (Genel Hükümler), İstanbul, Yedinci Baskı, 1993.

YAVUZ (Cevdet), Borçlar Hukuku (Özel Hükümler), İstanbul, Beta Yayınları, 2001.

ZEVKLİLER (Aydın), Borçlar Hukuku (Özel Borç İlişkileri), Ankara, Seçkin Yayıncılık, 2002;

13. Ticaret Hukuku

a) Genel Olarak

BOZER (Ali) ve GÖLE (Celal), Bankacılar İçin Ticaret Hukuku Bilgisi, Ankara, BTHAE Yayınları, 2000,

İMREGÜN (Oğuz), Kara Ticaret Hukuku Dersleri (Genel Hükümler – Ortaklıklar – Kıymetli Evrak), İstanbul, Onuncu Baskı, 2002.

İMREGÜN (Oğuz), OMAĞ (Merih Kemal) ve TEKİL (Fahiman), Ticaret Hukuku, Eskişehir, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Yayınları, 1990.

b Ticarî İşletme Hukuku

ARKAN (Sabih), Ticarî İşletme Hukuku, Ankara, BTHAE Yayınları, Dördüncü Baskı, 1998.

POROY (Reha), Ticari İşletme Hukuku, İstanbul, Ar Basım, Yayım ve Dağıtım, 3. Bası, 1983.

c) Şirketler Hukuku

ANSAY (Tuğrul), Bankacılar İçin Şirketler Hukuku Bilgisi, Ankara, BTHAE Yayınları, Onsekizinci Baskı, 2000.

d) Kıymetli Evrak Hukuku

BOZER (Ali) ve GÖLE (Celal), Bankacılar İçin Kıymetli Evrak Hukuku Bilgisi, Ankara, BTHAE, 16. Baskı, 2000.

e) Deniz Ticareti Hukuku

ÇAĞA (Tahir) ve KENDER (Rayegan), Deniz Ticareti Hukuku I: Giriş, Gemi, Donatan ve Kaptan, İstanbul, Beta Yayınları, 2002;

TEKİL (Fehiman), Deniz Hukuku, İstanbul, 2001.

f) Sigorta Hukuku

BOZER (Ali), Bankacılar İçin Sigorta Hukuku Bilgisi, Ankara, BTHAE Yayınları, Beşinci Baskı, 1999.

14. Medenî Usul Hukuku

KURU (Baki), ASLAN (Ramazan) ve YILMAZ (Ejder), Medenî Usul Hukuku, Ankara, Yetkin Yayınları, Ondördüncü Baskı, 2002.

PEKCANITEZ (Hakan), Medeni Usul Hukuku, Ankara, Seçkin Yayıncılık, 2001.

15. İcra ve İflas Hukuku

KURU (Baki), ASLAN (Ramazan) ve YILMAZ (Ejder), İcra ve İflas Hukuku, Ankara, Yetkin Yayınları, 2002.

KURU (Baki) ve KONURALP (Haluk), Bankacılar İçin İcra ve İflas Hukuku Bilgisi, Ankara, BTHAE Yayınları, 2002.

16. Devletler Özel Hukuku

AYBAY (Rona) ve DARDAĞAN (Esra), Yasaların Uluslararası Düzeyde Çatışması, İstanbul, Aybay Yayınları, 2001.

ÇELİKEL (Aysel), Milletlerarası Özel Hukuk, İstanbul, Beta, 2000.

ÇELİKEL (Aysel), Yabancılar Hukuku, İstanbul, Beta, 2000.

NOMER (Ergin), Devletler Hususi Hukuku, İstanbul, Beta, 2002.

NOMER (Ergin), Vatandaşlık Hukuku, İstanbul, Filiz Kitabevi Yayınları, 1997.

TEKİNALP (Gülören), Türk Yabancılar Hukuku, İstanbul, Beta, 2002.

ULUOCAK (Nihal), Vatandaşlık Hukuku, İstanbul, Filiz Kitabevi Yayınları, 1986.

17. Avrupa Birliği Hukuku

GÜNUĞUR (Haluk), Avrupa Topluluğu Hukuku, Ankara, Gazi Kitabevi Yayınları, 2002.

TEKİNALP (Gülören) ve TEKİNALP (Ünal), Avrupa Birliği Hukuku, İstanbul, İkinci Baskı, 2000.

18. Avrupa İnsan Hakları Hukuku

DÖNER (Ayhan), İnsan Haklarının Uluslararası Alanda Korunması ve Avrupa Sistemi, Ankara, Seçkin Yayıncılık, 2003.

GÖÇER (Mahmut), Uluslararası Hukuk ve İnsan Haklarının Uluslararası Korunması, Ankara, Seçkin Yayıncılık, 2002.

GÖLCÜKLÜ (Feyyaz) ve GÖZÜBÜYÜK (A. Şeref), Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Uygulaması, Ankara, Turhan Kitabevi, 1996.

TEZCAN (Durmuş), ERDEM (Mustafa Ruhan) ve SANCAKDAR (Oğuz), Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Işığında Türkiye’nin İnsan Hakları Sorunu, Ankara, Seçkin Yayıncılık, 2002. ■


 

 

Kaynak Tarama.- Hukuk alanında okumak istediğiniz kitap piyasada varsa, yapılması gereken en iyi şey, onun satın almaktır. Ancak kitabı satın almak istemezseniz, onu bir kütüphaneden ödünç alarak da okuyabilirsiniz. Keza, artık piyasada bulunmayan kitaplar için kütüphanelere başvurmak kaçınılmazdır. Ülkemizde en büyük hukuk kütüphaneleri Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kütüphanesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kütüphanesidir. Kütüphanelerde aradığınız kitabın bulunup bulunmadığını öğrenmek için önce “kaynak taraması” yapmak gerekmektedir. Kaynak taraması yapmanın çeşitli usûlleri vardır[1]. İlk usûl kütüphaneye giderek çekmecelerden (kataloglardan) kaynak taraması yapmaktır. İkinci usûl bilgisayarla kaynak taraması yapmaktır. Bu usûlde kaynak taramayı yapmak için çoğunlukla kütüphaneye de gitmeye gerek yoktur. Aşağıdaki kütüphanelerde internet aracılığıyla kaynak taraması yapılabilir:

Millî Kütüphane : http://www.mkutup.gov.tr
Türkiye Büyük Millet Meclisi Kütüphanesi: http://www.tbmm.gov.tr
Ankara Üniversitesi Hukuk ve SBF Kütüphaneleri: http://bil-sis.ankara.edu.tr
Gazi Üniversitesi Merkez Kütüphanesi: http://bliss.gazi.edu.tr
Bilkent Üniversitesi Merkez Kütüphanesi: http://bliss.bilkent.edu.tr
Anadolu Üniversitesi Merkez Kütüphanesi: http://kybele.anadolu.edu.tr /
Uludağ Üniversitesi Merkez Kütüphanesi : http://kybele.uludag.edu.tr/

Piyasada bulunan kitaplar bakımından http://www.seckin.com.tr veya http://www.ideefixe.com.tr adreslerinden kaynak taraması yapılabilmekte ve bulunursa sipariş edilebilmektedir. İngilizce kitaplar konusunda tarama ve sipariş işleri http://www.amazon.com; Fransızca kitaplar konusunda http://www.amazon. fr veya http://www.fnac.com adreslerinden yapılabilir. İnternet üzerinde bilinen arama motorlarıyla da kaynak taraması yapılabilir.

 

Hukukla İlgili Bazı İnternet Siteleri:

Anayasa Mahkemesi: www.anayasa.gov.tr
Yargıtay: www.yargitay.gov.tr
Danıştay: www.danistay.gov.tr
Askerî Yüksek İdare Mahkemesi: www.msb.gov.tr/prgs/ayim/
Adalet Bakanlığı: www.adalet.gov.tr
Türkiye Barolar Birliği: www.barobirlik.org.tr

TBMM: http://www.tbmm.gov.tr

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi: http://wwww.echr.coe.int

Kazancı Yayınları: http://www.kazanci.com.tr

Seçkin Yayınevi: http://www.seckin.com.tr

Türk Hukuk Sitesi: http://www.turkhukuksitesi.com.tr


 

[1].   Bu konuda bilgi edinmek için bkz. Kemal Gözler, Anayasa Hukukunun Metodolojisi, Bursa, Ekin Kitabevi Yayınları, İkinci Baskı, 1999, s.55-67.


 
 
 
Bölüm 2
beşerî davranış kuralları

 

 

 

 

İnsan davranışları, hukuk, din, ahlak, görgü, örf ve âdet kuralları gibi çeşitli kurallar ile düzenlenmiştir. Bunlara biz kısaca beşerî davranış kuralları[1] diyoruz.

Beşerî davranış kurallarını tek tek incelemeden önce, bu kuralların ortak özelliklerini kısaca görelim.

1. Normatiflik: Emir, Yasak veya İzin.- Bütün beşerî davranış kuralları ya belirli bir şeyin yapılmasını emreder, ya belirli bir şeyin yapılmasını yasaklar, ya da belirli bir şeyin yapılmasına izin veya yetki verirler. Diğer bir ifadeyle beşerî davranış kuralları daima, emir, yasak, izin veya yetki içeren kurallardır. Bu emre, yasağa, izne, yetkiye, “olması gereken (Sollen)” denir. Beşerî davranış kurallarının bu özelliğine “normatiflik” denir. Böyle bir emir ve yasak koymayan işlemler, normatiflik unsurundan mahrumdurlar, bir “kural” olamazlar.

Hukuk, din, ahlak, görgü, örf ve âdet kuralları arasında normatiflik bakımından bir fark yoktur. Hepsi normatif niteliktedir. Bunlar bir şeyi emretmekte, yasaklamakta veya bir şeye izin vermektedirler. Ahlak kurallarının sadece emrettiği, yetki vermediği söylenebilir. Bu hususu ahlak kurallarını incelerken tekrar göreceğiz.

2. Beşerî Davranış Kurallarının Konusu: İnsan Davranışı.- Beşerî davranış  kurallarının emrettiği, yahut yasakladığı veyahut izin verdiği şey, yani beşerî davranış kurallarının konusu daima bir insan davranışıdır[2]. İnsan dışında varlıkların davranışlarını düzenleyen kurallar beşerî davranış kuralı değildir. Aşağıda ayrıntılarıyla göreceğimiz gibi hukuk, din, ahlak, örf ve âdet kuralları hep insan davranışlarını düzenlemektedirler.

3. Beşerî Davranış Kurallarının Koyucusu: İnsan İradesi.- Beşerî davranış kurallarının içerdiği emir, yasak veya izin insanlar tarafından konulur. Diğer bir ifadeyle, beşerî davranış kurallarının yaratıcısı beşerî iradedir.

4. Beşerî Davranış Kurallarının Müeyyidesi.- Beşerî davranış kuralları müeyyideye bağlanan kurallardır. Müeyyide kuralı ihlal edene karşı gösterilen hoş olmayan bir tepkidir. Hangi davranış kuralının nasıl bir müeyyideye sahip olduğunu aşağıda göreceğiz. Şimdilik sadece müeyyideye sahip olmayan bir emrin veya yasağın bir beşerî davranış kuralı olamayacağını söyleyelim.

Aşağıdaki açıklamalarımızda her beşerî davranış kuralı için bu özelliklere tekrar değineceğiz. Şimdi beşerî davranış kurallarını sırasıyla inceleyelim.

I. hukuk kuralları

Hukuk kurallarının ne olduklarını bu kitabın bütününde inceleyeceğiz. Bununla birlikte hukuk kurallarının başlıca özelliklerini kısaca görelim.

1. Hukuk Kurallarının Normatifliği: Emir, Yasak veya İzin

Hukuk kuralları anlam olarak her zaman bir “olması lazım gelen şeyi” ifade ederler. Hukuk kuralları, ya belirli bir şeyin yapılmasını emreder, ya belirli bir şeyin yapılmasını yasaklar, ya da belirli bir şeyin yapılmasına izin veya yetki verir. Diğer bir ifadeyle hukuk kuralları daima, emir, yasak, izin veya yetki içeren kurallardır. Bu emre, yasağa, izne, yetkiye, hukuk dilinde “olması gereken (Sollen)”; hukuk kurallarının bu özelliğine “normatiflik” denir. Bu anlamda bir “olması gereken” içermeyen, yani emir vermeyen, yasak koymayan, izin veya yetki vermeyen bir önerme, normatif nitelikte değildir, dolayısıyla hukuk kuralı olamaz. Örneğin “bu gün hava sıcaktır”, “yarın yağmur yağacak”, “Türkiye’nin yüzölçümü 780 675 km2’dir”, “Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Atatürk’tür” gibi önermeler bir emri, bir yasağı, bir izni veya yetkiyi, kısacası bir “olması gereken”i ifade etmedikleri için, normatif nitelikte değildir; dolayısıyla bir hukuk kuralı olamazlar.

Bir kuralın normatifliğini saptarken dikkat edilecek en önemli konu, bu kuralın normatifliği ile o kuralın içeriğinin belirsizliğini (imprécision) karıştırmamak gerekir. Bir kural, belirsiz olabilir, ama normatiflik karakterinden yoksun değildir. İçeriği belirsiz ya da tartışmalı kavramlar varsa, bu kavramları tanımlayıp belirginleştirecek olan mahkemelerdir. Özellikle anayasalarda muhtevası tartışmalı birçok hüküm ve kavram bulunmaktadır. Örneğin, Fransız Anayasasının 89’uncu maddesinin son fıkrası Anayasayı değiştirme organına, hükümetin cumhuriyetçi biçimini değiştirmeyi yasaklamıştır. Görüldüğü gibi bu kural açıkça bir “yasak” koymuştur. Bu nedenle normatif niteliktedir. Ancak koyduğu yasağın anlamının belirsiz olduğu düşünülebilir. Zira, Fransa’da bu yasağın anlamı konusunda şiddetli tartışmalar vardır. 1982 Türk Anayasasından da bu konuda çok örnek verilebilir. Anayasanın 2’nci maddesi, “toplumun huzuru”ndan, “milli dayanışma”dan bahsetmektedir. Keza yine 2’nci madde Anayasanın “başlangıç” bölümüne atıfta bulunmaktadır. Bu bölümde ise, kullanılan kavramların çoğu belirsizdir. Fakat, Anayasa Mahkemesi, bu belirsiz olduğu düşünülen kavramların içeriklerini belirginleştirebilir. Örneğin ulusal felaketler konusunda çıkarılacak bir kanunu, Anayasanın 2’nci maddesinde geçen ve içeriği tartışmalı olan “milli dayanışma” ilkesine veya başlangıçta geçen “Türk vatandaşlarının... milli sevinç ve kederde... ortak olduğu” yolundaki hükme dayanarak denetleyebilir. Örnekte de görüldüğü gibi, bir hükmün belirsizliği onun normatif niteliğini ortadan kaldırmaz. İçerikleri belirsiz olan anayasal kurallar dahi Anayasa Mahkemesinin denetiminde referans kural görevi üstlenebilirler.

2. Hukuk Kurallarının Konusu: İnsan Davranışı

Hukuk kurallarının emrettiği, yahut yasakladığı veyahut izin verdiği şey, yani hukuk kurallarının konusu daima bir insan davranışıdır[3]. İnsan dışında varlıkların davranışlarını düzenleyen kurallar hukuk kuralı değildir. Bu husus sadece medeni toplumlar için doğruymuş gibi görünmektedir. Kelsen’in belirttiği gibi, ilkel toplumlarda, hukuk düzeninin insan davranışlarını düzenlediği gibi, hayvanların, bitkilerin ve hatta cansız nesnelerin davranışlarını da düzenlediği görülmektedir[4]. İşte bu şekilde Kitab-ı Mukaddes ’te insan öldüren öküzün ceza niteliğinde ölüme mahkum edileceği yolundaki şu kural konulmuştur:

“Ve eğer, bir öküz bir erkeği yahut bir kadını süserse, ve o ölürse, öküz mutlaka taşlanacak, ve onun eti yenilmeyecektir”[5].

Keza antik çağda, insanların kendileriyle öldürüldüğü taş ve her türlü nesnenin yargılanması için özel bir mahkeme mevcuttu[6]. Dahası Orta Çağda, hayvanlara karşı, örneğin bir insanı öldüren boğaya yahut ürüne zarar veren çekirgelere karşı dava açmak mümkündü. Suçlanan hayvan hukuki biçimde mahkum ediliyor ve suçlu bir insan gibi cezası infaz ediliyordu[7].

Buna karşın modern hukuk düzenleri sadece insan davranışlarını düzenlemekle yetinirler. Ne var ki bu, insanların hayvanlara karşı, insanların çevreye karşı, insanların bitkilere karşı, insanları tarihi eserlere karşı davranışlarının düzenlenemeyeceği anlamına gelmez. Bir hukuk düzeni hayvanlara kötü muamele yapılmasını, şu ya da bu tip hayvanların öldürülmesini, keza çevreye zarar verilmesini, belirli tip ağaçların kesilmesini yasaklayabilir. Böyle hükümlerle hayvanlar veya cansız nesneler korunur. Ama bu tip kuralların düzenlediği şey yine insan davranışıdır[8].

Örneğin, Türk Ceza Kanununun 577’nci maddesine göre,

“bir kimse hayvanlara karşı insafsızca hareket eder veya lüzumsuz yere döver veya lüzumsuz yere yaralar veya aşikar surette haddinden fazla yorulacak derecede zorlarsa ... liraya kadar hafif cezayı nakdiye mahkum olur”.

Bu hüküm, her ne kadar hayvanların korunmasını amaçlasa da, düzenlediği konu hayvanlar değil, insanların bu hayvanlara karşı olan davranışlarıdır.

Burada şunu da belirtmek gerekir ki, hukuk kurallarının konusu insanın kendisi değil, belirli bir davranışıdır. Genelde hukuk kurallarının muhatabının  insan olduğu söylenir. Bu kuralın konusunun bir insan olduğu anlamına değil, kuralın emrettiği davranışın bir insan davranışı olduğu anlamına gelir. Bir kurala aykırı olan şey insan değil, insanın davranışıdır. Kurala uyulması veya kuralın ihlali iyi veya kötü olarak nitelenirse, bu nitelik bir insanın niteliği değil, bir insan davranışının niteliğidir. Bir insan iyi veya kötü değil, onun davranışı iyi veya kötüdür[9].

İnsan, kuralın emrettiği beşerî davranışın süjesi veya objesi olabilir. Örneğin hırsızların cezalandırılmasını emreden normda, cezalandırmayı gerçekleştiren görevli cezalandırma hareketinin sujesi; cezalandırılan kişi ise objesidir. Keza adam öldürmeyi yasaklayan normda yasaklanan hareketin sujesi adam öldüren insan (katil), bu davranışın objesi ise öldürülen insandır (maktul). İşte kuralın emrettiği veya yasakladığı beşerî davranışın konusu insan olabileceği gibi insan dışı bir varlık da olabilir. Bir kural, insanların öldürülmesini yasaklayabileceği gibi, belirli hayvanların öldürülmesini de yasaklayabilir; yahut yıkılmaya meyyal bir binanın yıkılmasını da emredebilir. Bu örneklerin gösterdiği gibi, yasaklanan veya emredilen beşerî davranışın konusu insan, hayvan veya cansız bir nesne olabilir; ama bu davranışın süjesi, yani bu davranışı gerçekleştiren varlık mutlaka insandır[10].

Hukuk kurallarının düzenlediği insan davranışı, olumlu bir eylem veya bir şeyi yapmaktan çekinme niteliğinde olumsuz bir eylem olabilir[11]. Belirli bir davranışı emreden bir kural, o davranıştan kaçınmayı yasaklar. Belirli bir davranıştan kaçınmayı emreden bir kural, bu davranışı yasaklar. “Yalan söyleme” ve “yalan söylemekten çekin” arasında bu tür bir ilişki vardır. Bir davranışın yasaklanması ondan çekinilmesi emridir. Bir davranışın emredilmesi ondan kaçınılmasının yasaklanması anlamına gelir[12].

Kelsen’in belirttiği gibi, bir insanın diğer bir insan yahut insanlar karşısındaki hukuken düzenlenen davranışı, bireysel veya kolektif bir ilişkiye dayanabilir. Örneğin, borçlunun belirli bir miktar parayı alacaklıya ödemesini emreden hukuk kuralı bireysel bir ilişkiye dayanır. Buna karşın, askerlik hizmeti mecburiyetini getiren kural, bir bireyin diğer bir bireye karşı olan davranışını değil, ama toplum karşısında davranışını düzenler. Bu ikinci halde kolektif bir ilişki söz konusudur[13].

Bir işlemin hukuk kuralı niteliğini kazanabilmesi için her şeyden önce bir insan davranışını düzenlemesi gerekir. O halde yetkili organca usûlüne uygun olarak konulmuş bir metinde bulunan her şey bazen bir hukuk kuralı olmayabilir. Zira yetkili organın koyduğu önerme hiçbir şekilde bir beşerî davranışı düzenlemiyor olabilir[14]. Bu durum için Kelsen, hukuken “anlamsız (irrelevent) işlemler” den bahsetmektedir[15]. Buna göre, örneğin belirli bir dini veya siyasi teoriyi veya hukukun Tanrı’dan geldiğini, kanunun adil olduğunu, halkın çıkarına hizmet ettiğini ifade eden bir kanun, her ne kadar anayasaya uygun olarak kabul edilmiş olursa olsun, bir kural özelliği gösteren muhtevaya sahip değildir ve bu nedenle hukuken anlamsızdır (irrelevant), hiçbir şekilde normatif nitelikte değildir, dolayısıyla geçersizdir.

Georges Vedel ’in verdiği bir örneğe göre, “güneş her mevsim sabah saat altıda doğar”[16] hükmünü koyan bir önerme hiçbir şekilde bir hukuk kuralı olamaz. Zira, onun konusu insan davranışı değildir. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki, böyle bir önermenin hukuk kuralı olmamasının sebebi, Yann Aguila’nın sandığı gibi, böyle bir kuralın, ona uymayan güneşin davranışını denetlemeye imkân vermemesinden[17] değil; kuralın konusunun insan hareketi değil, güneşin hareketi olmasındandır. Zira güneşin doğacağı saatleri önceden gün gün saptayıp belirten bir kural dahi bir hukuk kuralı olamazdı.

Kelsen’in belirttiği gibi, geçerli bir hukuk kuralından bahsedebilmek için her şeyden önce bu kurala aykırı davranış imkanının mevcut olması gerekir. “Bir doğa yasası  gereği önceden gerçekleşeceği bilinen bir olgunun olmasını emreden bir kural, bir doğa yasası gereği gerçekleşmesi imkansız olan bir şeyi emreden kural kadar anlamsızdır”[18].

Michel Troper , bir kuralın konusu bakımından normatiflikten mahrum olma haline, Fransa’dan Tanrı’nın varlığını ve ruhun ölümsüzlüğünü ilan eden Convention décret’sini örnek göstermektedir[19]. Bu konuda keza, Fransız 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Beyannamesinin başlangıcının Tanrı’nın varlığına telmihte bulunması zikredilebilir[20]:

“Milli Meclis, Yüce Varlığın (Etre suprême)[21] huzurunda ve onun yardımıyla aşağıdaki İnsan ve Yurttaş haklarını tanır ve ilan eder”[22].

1906 tarihli eski İran Anayasasının “İmam-ı Zamane’nin bir an önce zuhurunu” temenni eden 2’nci maddesi[23] de konu itibarıyla bir hukuk kuralı olamaz.

3. Hukuk Kurallarının Koyucusu: İnsan İradesi 

Yukarıda birinci olarak hukuk kurallarının bir emir, yasak veya izin içerdiğini, ikinci olarak da bu emrin, yasağın, iznin konusunun bir insan davranışı olduğunu gördük. Şimdi de üçüncü olarak, bu emrin, yasağın, iznin yine insanlar tarafından verildiğini söyleyelim. Diğer bir ifadeyle, hukuk kurallarının yaratıcısı beşerî iradedir. Kısacası hukuk kuralı, insan iradesi tarafından konulan bir şeydir[24]. Dolayısıyla beşerî irade tarafından konulmayan bir şey hukuk kuralı olamaz[25]. Bu şu anlama gelir ki, bir irade tarafından, en azından bir insan iradesi tarafından konulmayan tabiî hukuk un ilkeleri birer hukuk kuralı değildirler[26]. Hukuk kuralı insan iradesinin bir ürünüdür; kural kavramı irade kavramını varsayar[27]. Kural koyan irade yoksa kural da yoktur[28].

Yukarıdaki açıklamalardan çıkmaktadır ki, bir kuralın var olabilmesi için kuralı koyan ve kuralın muhatabı olmak üzere en az iki kişi gerekir. Birisi emri verir, yani kuralı koyar, diğeri ise emri alır, yani kuralın muhatabıdır. Emri veren bir şeyin yapılmasını ister, emri alan ise bir şey yapmalıdır. Yani bir yandan “amir”[29]siz emir yoktur (pas d’impératif sans un imperator) ve diğer yandan “memur”[30]suz emir yoktur (pas d’impératif sans un imperatus)[31]. Açıkçası, kuralı koyan otorite ve kuralın muhatabı olmaksızın kural olamaz[32].

Bununla beraber, Hans Kelsen bu iradenin bizatihi kural yarattığını kabul etmemektedir. Kelsen’e göre “kuralı”, onu koyan irade tasarrufundan ayırmak gerekir[33]. Zira, kural, bu irade tasarrufunun “özgül anlamı (signification spécifique )”dır. Gerçekten de kural “olması gereken (Sollen)”, irade tasarrufu ise “olan (Sein)”dır[34]. Diğer bir ifadeyle emir verme fiili ile bu fiilin anlamı olan emri birbirinden ayırmak gerekir[35]. Örneğin, “A istiyor ki B şu şekilde davransın” önermesinde ilk kısım (A’nın istemesi) bir Sein’e, yani irade tasarrufunun gerçek olgusuna (Seins-Tatsache); ikinci kısım ise bir Sollen’e, yani bu irade tasarrufunun anlamı olan kurala tekabül eder[36].

O halde kural, bir insan iradesi işleminin anlamıdır. Bu anlam, bir “olması gereken (Sollen)”de tahlil edilir. Bu daima bir şeyin olması gerektiği, özellikle de bir insanın belirli bir şekilde davranması gerektiği anlamına gelir[37]. Diğer bir deyimle, kural, başka birini harekete geçirmeyi amaçlayan belirli insan tasarruflarının anlamıdır[38]. İnsan tasarrufları, bu amaçla şu üç şekilde ortaya çıkar: (1) Belirli bir davranış emredilir. (2) Belirli bir davranışa izin verilir. (3) Belirli bir davranışa yetki verilir[39]. Kelsen, bu üçüne (emir, izin ve yetkilendirme), Kuralların Genel Teorisi’nde “üç normatif fonksiyon ” ismini verir[40]. Kelsen bu “üç normatif fonksiyon”a “ilga etme”yi de katar.

Görülüyor ki Kelsen “olması gerekmek (sollen)” fiiline onun olağan anlamından daha geniş bir anlam yüklemektedir. Günlük dilde, “olması gerekmek (sollen)” fiili sadece bir emre tekabül eder. Ama Kelsen’in kullandığı şekilde, “olması gerekmek (sollen)” terimi sadece bir emre değil, aynı zamanda bir izne ve yetkilendirmeye tekabül eder. Başka bir deyişle, “olması gerekmek (sollen)” aynı zamanda “bir şeye hak sahibi olmayı (dürfen )” ve “bir şeyi yapma iktidarına sahip olmayı (können)” da içerir. Zira bir kural, emredebileceği gibi, izin veya yetki de verebilir[41].

Sonuç olarak, “olması gerekmek (sollen)” terimi, bir başkasının davranışını etkilemeye niyet eden her işlemin normatif anlamını ifade eder[42]. Dolayısıyla bir kural, belirli bir davranışı emreden, belirli bir davranışa izin veren ve özelde belirli bir davranışın yapılmasını yetkilendiren bir işlemdir[43].

Ayrıca şunu da işaret edelim ki, kuralın konusu olan emir hukuk düzeni tarafından yetkilendirilmiş bir emir olmalıdır. Bir soyguncunun silahını dayayıp sizden cüzdanınızı ona vermesini emretmesi bir “hukuk kuralı” olarak yorumlanamaz. Zira soyguncu bu konuda hukuk düzeninden bir yetki almış değildir[44]. Dolayısıyla, bir emrin hukuk kuralı olabilmesi için yetkili biri tarafından verilmesi gerekir. Ancak bu sorun hukuk kurallarının geçerliliği sorunuyla ilgilidir. Biz bunu biraz sonra göreceğiz.

Son olarak şu da belirtilebilir ki anlamı kural olan işlemler çok değişik şekillerde ortaya çıkabilir. Bir el kol hareketiyle: Örneğin trafik polisinin bir kolunu kaldırmasıyla durmak, diğer kolunu kaldırmasıyla hareket etmek emredilmektedir. İşaretlerle: Kırmızı ışık sürücülere durmayı, yeşil ışık hareket etmeyi emretmektedir. Söylenen ya da yazılan kelimelerle: “Sus” gibi emir kipinde bir emir verilebileceği gibi, “sana susmanı emrediyorum” gibi bildirme kipinde de emir verilebilir[45]. Ama her halükarda, bir kural daima bir Sollen, yani bir emir (ordre), veya bir izin  (permission) ve yahut bir yetkilendirme (habilitation) ihdas eder[46].

Kuralın ortaya çıkış şekli, onun “maddî varlığı (existence matérielle [47] sorunuyla ilgilidir. Bir işlemin maddî varlığı ile, o işlemin somut taşıyanının (support, hâmil), yani bir belgenin, bir sözün, bir ritüelin, tek kelimeyle bir instrumentum’un varlığı anlatılmak istenmektedir[48]. Diğer bir anlatımla, bir işlemin bir hukuk kuralı koyup koymadığını araştırırken önce, onun instrumentum’unu, örneğin bu işlemin içinde yer aldığı belgeyi göstermek gerekir. Modern hukuk sistemlerinde, bir kanunun varlığı, resmi gazeteye, yani hükümet adına basılan bir dergiye bakılarak ihdas edilir.

Bir örf ve âdet kuralının maddî varlığının resmi gazeteye bakılarak tespit edilemeyeceği açıktır. Bununla birlikte örf ve âdet kuralları maddî varoluştan yoksun değillerdir, zira onların da bir instrumentum’u vardır.

O halde hukuk kurallarının bir özelliği de maddî varlığa sahip olmalarıdır.

***

Şimdiye kadar, bir kere, hukuk kurallarının bir emir, yasak veya izin içerdiğini, bu emrin, yasağın veya iznin konusunun bir beşerî davranış olduğunu ve bu emrin, yasağın veya izinin beşerî irade tarafından konulduğunu gördük. Diğer bir ifadeyle hukuk kuralları “olması gereken”i ifade ederler; konuları beşerî davranıştır; koyucuları da beşerî iradedir. Ancak bu üç özelliğe sahip her kural hukuk kuralı değildir. Diğer toplumsal düzen kuralları (ahlak ve örf ve âdet vs) da bir olması gerekeni ifade ederler, yani bir şeyi emrederler, bir yasak koyarlar, yahut bir şeye izin verirler. Dolayısıyla diğer toplumsal düzen kuralları da normatif niteliktedir. Diğer toplumsal düzen kurallarının da konusu insan davranışıdır. Emrettikleri şey, koydukları yasak insan davranışları üzerinedir. Dahası diğer toplumsal düzen kuralları da beşerî irade, yani insanlar tarafından yaratılır. O halde bizim hukuk kurallarını yukarıdaki üç unsurla tanımlamamız yetersizdir.

Hukuk kurallarının diğer toplumsal düzen kurallarından nasıl ayrıldığı sorunu, hukukun genel teorisinde “hukukilik (juridicité)” başlığı altında incelenir[49]. “Hukukilik” bir hukuk kuralını diğer sosyal davranış kurallarından ayıran özellik olarak tanımlanabilir[50]. Diğer bir anlatımla hukukilik, bir kurala “hukuki” olma vasfını veren şeydir[51]. O halde bir kurala hukuki olma vasfını ne verir? Yani, diğer beşerî davranış kurallarından hukuk kuralını ayıran kriter nedir? Tek kelimeyle hukukiliğin ölçütü nedir?

Michel Troper , bir kuralın hukukiliğini tespit için önerilen kriterlerin bir dökümünü yapmaktadır[52]. Örneğin kuralın konusundan çıkarılan bir ölçüte göre, hukuk kuralı, sosyal eylemlerin süjeler arası ilişkisinin düzenlenmesi olarak tanımlanmaktadır. Böylece hukuk kuralı, diğerlerine hak vermeksizin yalıtılmış bir süjeye borç yükleyen ahlâk kuralından ayrılır. Ama bu ölçüt, hukuk kuralını diğer sosyal kurallardan ayırmaz[53].

Kuralın amacından çıkarılan ikinci bir kritere göre ise, hukuk kuralı toplumun korunması amacını güder. Ama bu kriter, bu amacı gerçekleştirmek için neyin asıl olduğuna değinmez[54].

Kuralı koyan süjeden çıkarılan bir üçüncü kritere göre ise, hukuk kuralı egemen iktidar ve onun vekilleri tarafından konulan kuraldır. Fakat, hukuk kuralını koyanların egemenler olduğunu söylemek bir yana bırakılırsa, bu egemenleri saptamanın basit bir yolu yoktur[55].

Kuralın adalete uygunluğundan çıkarılan bir dördüncü kritere göre ise, hukuk kuralı adalete uygun olandır. Ama, bir kuralın adalete uygun olup olmadığını belirleyecek bir kriter yoktur[56].

Biz burada bu kriterleri reddediyoruz kanımızca hukuk kuralları diğer sosyal davranış kurallarından müeyyidesi bakımından ayrılır. O halde hukuk kuralların müeyyidesini görelim.

4. Hukuk Kurallarının Müeyyidesi: Cebir

Hukuk kuralları müeyyideye bağlanan kurallardır. O halde müeyyide (yaptırım, sanction ) nedir?

Müeyyide, kuralın ihlaline bir tepki olarak gösterilen bir “cebir işlemi (acte de contrainte)”dir.

Cebir (zorlama, zecir) işlemiyle, yaşama son verilmesi (örneğin ölüm cezası), maddî ve manevî varlığa zarar verilmesi (örneğin el-kol kesme, kırbaç cezası), özgürlüğün kısıtlanması (örneğin hapis), ekonomik varlığa dokunulması (örneğin para cezası, malların müsaderesi) gibi bir kötülüğün, kuralı ihlal edene, onun iradesi hilafına, gerekirse fizikî güç kullanarak uygulanması anlatılmak istenmektedir[57]

Müeyyide bir cebirdir. Ancak her hangi bir cebir değil, hukuk kuralının ihlaline tepki olarak gösterilen ve hukuk düzeni tarafından öngörülen ve düzenlenen bir cebirdir[58]. Diğer bir ifadeyle, müeyyide hukuk düzeni tarafından ihdas edilmiş bir cebirdir[59].

Öte yandan, müeyyide sadece hukuki topluluğa atfedilebilir. Yani, yalnızca hukuk düzeni tarafından yetkilendirilen kişiler ve organlar, bu düzen tarafından öngörülen usûl ve koşullara uygun olarak cebir işlemlerini icra edebilirler. O halde, bu anlamda denilebilir ki, “cebrin icrası hukuk topluluğunun tekelindedir”[60].

Sonuç olarak, hukuk kuralları, cebir ile müeyyidelendirilmiş davranış kurallarıdır. Biraz sonra göreceğimiz diğer beşerî davranış kurallarından hukuk kuralları cebrî müeyyideye sahip olmalarıyla ayrılır. Cebir unsuru, nihai kriterdir[61].

Böylece hukuk kuralı, beşerî irade tarafından konulan ve beşerî davranışlarını düzenleyen ve cebir ile müeyyidelendirilmiş emir, yasak ve izinler olarak tanımlanabilir.

Hukuk da, hukuk kurallarının bütününden oluşmuş bir düzendir. O halde, hukuk düzeni, beşerî davranışın beşerî irade tarafından yaratılan cebrî düzeni olarak tanımlanabilir[62].

* * *

Sonuç olarak hukuk kuralı cebir ile müeyyidelendirilmiş kuraldır.

Hukuk kurallarını böylece gördükten sonra şimdi diğer beşerî davranış kurallarını görelim.

Yalnız, hemen belirtelim ki, bu diğer beşerî davranış kurallarını biz burada hukuk kurallarını incelediğimiz gibi ayrıntılı bir şekilde ve kendi içlerinde incelemeyeceğiz. İncelemelerimiz bu kuralların kısaca tanıtılmasından sonra hukuk kuralları ile karşılaştırılması, hukuk kuralları ile aralarındaki farklar konusunda olacaktır. Bu kuralları bizatihi kendi iç sistemlerinde incelemek hukuk biliminin sahası dışında kalır.

II. din kuralları [63]

Beşerî davranış kuralları arasında din kuralları önemli bir yer işgal eder. Tanımı üzerinde ittifak olmamakla birlikte, yazarların çoğunluğu tarafından, din kuralları, en azından semavi dinler için, Tanrı tarafından konulduğuna ve Peygamberler  vasıtasıyla bizlere ulaşmış bulunduğuna inanılan bir takım emir ve yasaklar olarak tanımlanmaktadır[64].

Bu tanım mevcut semavi dinlerin kurallarını açıklayabilir. Örneğin insanların bir kısmı Allah’ın varlığına ve tekliğine ve Hz. Muhammed’in onun elçisi olduğuna inanmakta, ve bu inananların bir çoğu da namaz kılmakta, ramazan ayında oruç tutmakta, yılın belirli bir günü kurban kesmektedirler. İnsanların diğer bir kısmı ise, bir başka peygamberin gerçek peygamber olduğuna inanmakta ve Pazar günleri kiliseye gitmektedirler. Başka bir peygamberin gerçek peygamber olduğuna inanan insanların diğer bir kısmı ise Cumartesi günleri çalışmamaktadırlar. İnsanların namaz kılmaları, oruç tutmaları, camiye, kiliseye, havraya gitmeleri, belirli günler çalışmamaları dış dünyada gözlenebilen şeylerdir. Keza insanlar bu din kurallarına uyarak şu ya da bu şekilde giyinmekte ve birbirleriyle şu ya da bu şekilde ilişki kurmaktadırlar. Tüm bunlar dış dünyada gözlenebilir niteliktedir. O halde din kurallarının var olduğu apaçık bir gerçekliktir. Din kuralları da aynı hukuk kuralları gibi beşerî davranışları düzenleyen kurallardır. Şimdi din kurallarıyla hukuk kuralları arasındaki farkı araştıralım.

Din Kuralları ile Hukuk Kuralları Arasındaki Fark

Yazarlar din kuralları ile hukuk kuralları arasında çeşitli farklar olduğuna işaret etmişlerdir.

1. Değişebilirlilik Bakımından

Bazı yazarlara[65] göre, hukuk kuralları zamanla değişebilir ve çağın ihtiyaçlarına uyum sağlarlar. Buna karşın, din kuralları zaman içinde değişmez niteliktedirler, durağandırlar; zamanın gereklerine uyum sağlayamazlar.

Kanımızca, bu farkı abartmamak gerekir. Din kurallarının değişmez, donmuş nitelikte olduğu, hukuk kurallarının ise değişir, zamanın ihtiyaçlarına uyum sağlar nitelikte olduğu ampirik olarak her zaman söylenemez. Dahası böyle bir iddia, İslam dinî açısından teorik olarak da tutarlı değildir. İslam dininde “hududullah (Allah’ın koyduğu sınırlar)” dışında belirli bir değişme her zaman mümkün olmuştur 'Bu konuda güzel bir inceleme için bkz.: Ekrem buğra Ekinci, İslam Hukukunda Değişmenin Sınırı, İstanbul, Arı Sanat Yayınevi, 2005). Nitekim Mecellenin 39’uncu maddesi “ezmanın tagayyürüyle ahkamın tebeddülü inkar olunamaz (zamanın değişmesiyle hükümlerin de değişmesi inkar olunamaz)” diyordu. Keza belirli bir dinin kuralları tamamen donmuş nitelikte olsa dahi, o dinin zaman içinde başka bir dinle değiştirildiği tarihte her zaman görülmüştür. Dolayısıyla, din kurallarının değişmez olduğu iddia edilemez. Belki din kurallarının hukuk kurallarına nazaran daha yavaş değiştiği söylenebilir. Ama bu da sadece bir niceliksel farktır. Bundan hukuk kuralları ile din kuralları arasında bir nitelik farkı olduğu sonucu çıkartılamaz.

2. Amaç Bakımından

Bazı yazarlara göre hukuk kuralları ile din kurallarının amaçları farklıdır. Din kuralları ilahi adaleti, hukuk kuralları ise nesnel adaleti gerçekleştirmeyi amaçlamaktadırlar[66]. Buna karşın bazı yazarlara göre hukuk kuralları ile din kuralları arasında amaç birliği vardır. Onlara göre her iki kural tipi de toplumda barış, huzur ve güveni sağlamayı amaçlamaktadırlar[67].

Kanımızca hukuk kuralları ile din kuralları arasındaki ayrım sorununa amaç bakımından yaklaşılamaz. Zira amaçla ilgili sorunlar içeriksel sorunlardır. Ve değer yargılarını ilgilendirirler. Değer yargıları alanında ise görecelilik ilkesi hakimdir. Bu ilkenin hakim olduğu bir alanda bilimsel bir çalışma yapılamaz. Yukarıda da görüldüğü gibi, amaç bakımından hareket edilirse bir yazar başka sonuca, diğer bir yazar ise başka bir sonuca ulaşabilir.

3. Kaynak Bakımından

Hukuk kuralları ile din kuralları arasında kaynak bakımından fark vardır. Hukuk kurallarının kaynağının beşerî irade, din kurallarının kaynağının ise ilahi irade  olduğu söylenir. Diğer bir ifadeyle, hukuk kuralları devlet, yani nihai tahlilde yetkili insanlar tarafından konulur. Din kuralları ise Tanrı tarafından konulur[68].

4. Muhatapları Bakımından

Kanımızca muhatapları bakımından din kuralları ile hukuk kuralları arasında önemli bir fark yoktur. Her ikisinin de muhatabı insanlardır. Şüphesiz muhatap olan insanın niteliği farklıdır. Hukuk kurallarının muhatabı olan insanlar, vatandaşlar (ve kamu hukuku bakımından ülkede bulunan yabancılar) dır. Din kurallarının muhatabı olan insan niteliği ise genelde daha geniştir. Dinler çoğunlukla evrenseldir, vatandaşlık ayrımı gütmeksizin tüm insanlara hitap ederler.

5. Müeyyide Bakımından

Yazarlara göre hukuk kuralları ile din kuralları arasındaki fark müeyyideleri bakımındandır. Hukuk kuralları maddi, din kuralları ise manevî müeyyidelidir[69]. Bununla kastedilen şey, hukuk kurallarının müeyyidesi dünyevidir; bu dünyada gerçekleşir. Din kurallarının müeyyidesi ise uhrevidir; öbür dünyada gerçekleşir. Din kuralını ihlal eden kişi, günah işlemiş olur. Bu günahın cezasını ahirette cehennem azabı çekerek öder.

Kanımızca, din kurallarının müeyyidesinin ölünce çekilecek olan cehennem azabı olduğunu söylemek, aslında bu kuralların müeyyidesiz olduğunu söylemekten başka bir şey değildir. Zira öbür dünyada insanların başına geleceğine inanılan bir şey müeyyide tanımına uymaz. Müeyyide yukarıda belirtildiği gibi, kuralın ihlali halinde ihlal edenin karşılaştığı hoş olmayan bir şeydir. Bu hoş olmayan şeyle kuralı ihlal edenin bu dünyada karşılaşması gerekir. Aksi takdirde müeyyidenin kuralı teyit edici bir fonksiyonu olmaz.

Kanımızca din kurallarının bu dünyada gerçekleşen bir müeyyidesi vardır. Bu “ölünce cehennem azabı çekme korkusu ”dur. Bu korku bu dünyada çekilir. Din kurallarının Tanrı tarafından konulduğuna inanan kişiler, bu korku yüzünden din kurallarına uymaktadırlar. Her hangi bir din kuralının mevcut olduğuna inanan ve onu ihlal eden kişi öbür dünyada cehennem azabı çekeceğine inanarak, bu dünyada bundan dolayı korkmakta ve rahatsızlık duymaktadır. İşte din kurallarının beşerî davranışları etkilemesi bakımından gerçek müeyyidesi bu korkudur.

Sonuç olarak, kanımızca, hukuk kuralları ile din kuralları arasındaki asıl fark, müeyyideleri bakımındandır. Hukuk kurallarının müeyyidesi cebri, din kurallarının ise manevidir. Bu manevî müeyyide, “cehennem azabı çekme korkusu”ndan ibarettir. Örneğin, Türkiye’de Gelir Vergisi Kanunu ve Vergi Usûl Kanunda yer alan kurallar hukuk kuralıdır. Verginizi ödemez, bu kurallara aykırı davranırsanız, sizden bu vergi zorla tahsil edilir ve para cezasına, hatta hapis cezasına çarptırılabilirsiniz. Ancak haliniz yerinde olduğu halde, zekatınızı vermezseniz, “zekatını ver” diyen din kuralını ihlal etmiş olursunuz. Ancak Türkiye’de bunu ihlal etmenizden dolayı, hakkınızda cebrî icra yoluna gidilmeyeceği gibi, başka bir cebrî müeyyideyle de karşılaşmazsınız. Ama eğer iyi bir Müslüman iseniz, Allah tarafından konulduğuna inandığınız “zekatını ver” kuralını ihlal ettiğinizden dolayı öbür dünyada cehennem azabı ile cezalandırılacağınıza inanacak ve bundan dolayı da bu dünyada korkacaksınız. Bu örnekte “vergini öde” şeklindeki kural hukuk kuralı, “zekatını ver” şeklindeki kural ise din kuralıdır.

Ama eğer başka bir ülkede, zekatını vermeyenler hakkında cebrî icra yoluna gidiliyor, yahut onlara bu dünyada bir cebir uygulanıyorsa, kısacası, “zekatını ver” kuralı bir müeyyideye bağlanmış ise, bu kural artık bir din kuralı değil, bir hukuk kuralıdır. Diğer bir ifadeyle köken olarak dini olan bir kural, hukuk kuralı haline dönüşmüştür.

Türkiye’de “namaz kıl” emri bir hukuk kuralı değil, din kuralıdır. Çünkü namaz kılmayan birine bir cebir uygulanmamaktadır. Ama eğer bir gün Türk hukuk düzeni namaz kılmayanlara para cezası veya hapis cezası verirse, artık “namaz kıl” kuralı bir hukuk kuralı haline dönüşür.

Burada dikkati çekmesi gereken nokta, din kurallarına müeyyide bağlayan şey, yani din kurallarını hukuk kuralına dönüştüren şey, ilahi irade değil, beşerî iradedir. Yukarıdaki örnekte, namaz kılınmaması halinde ceza verecek ve bu cezayı uygulayacak süjeler yine insanlardır. Kısacası, dini kökenli hukuk kurallarının koyucusu ilahi irade değil, beşerî iradedir. Diğer bir ifadeyle, din hukukun bir ilham kaynağı olabilir, ama hukukun yaratıcısı, koyucusu her halükarda insanlardır.

O halde, din kurallarına bu dünyada gerçekleşen bir cebrî müeyyideye bağlanırsa, bu kurallar hukuk kuralları haline gelir. Hukuk kuralı haline dönüşen din kuralı, artık din kuralı olarak değil, hukuk kuralı olarak kabul edilmelidirler. Diğer bir ifadeyle, hukuk kuralları dini kökenli olsalar da yine hukuk kuralıdırlar. Bu nedenle hukuk kurallarıyla din kuralları hiçbir zaman çakışmaz. Zira bizim anlayışımızda hukuk kuralları ile din kurallarını ayıran asıl kriter müeyyidenin cebrî niteliğidir. Bütün din kuralları eğer bu dünyada gerçekleşen cebrî müeyyideye bağlanırsa, din tamamen hukuk ile ikame edilmiş olur. Böyle bir sistemde artık din düzeninden değil, hukuk düzeninden bahsetmek gerekir. Böyle bir sistemde hukuk değil, din ortadan kalkar.

Eğer böyle bir düzen pratikte varsa, buna “mutlak teokratik hukuk düzeni” ismi verilmelidir. Ve bu düzen, bütün kurallarının dini kökenli olduğu hukuk düzeni olarak tanımlanmalıdır. Diğer bir ifadeyle “mutlak teokratik hukuk düzeni”, hukuk haline gelmiş dindir. Böyle bir düzenin tersinde “mutlak laik hukuk düzeni” yer alır. Bu düzen tamamı itibarıyla dini kökenli olmayan hukuk kurallarından oluşan düzen olarak tanımlanabilir. Böyle bir düzende hukuk kuralı haline dönüşmüş din kuralı yoktur.

Ancak hemen belirtelim ki, gerek “mutlak teokratik hukuk düzeni”, gerekse “mutlak laik hukuk düzeni” birer saf tiptir. Gerçeklik bakımından birer fantezi olmaktan ibarettirler. Bir mutlak şeriat hukuk düzeninin kurulmasının mümkün olmadığı gibi, bir mutlak laik hukuk düzeninin de kurulması mümkün değildir. Laik oldukları iddia edilen hukuk sistemlerinde dahi dini kaynaklı kurallar olmuştur ve olacaktır. Örneğin dini bayramların resmi tatil olması, hafta sonu tatillerinin dini kaynaklı olması gibi. Dahası, bir hukuk kuralının konulması safhasında her zaman bir din kuralından esinlenilebilir. Ve bu esinlenme psişik bir vakıadır ve bilinemez. Kısacası, teokratik hukuk gibi, laik hukuk da bir fantezidir ve pratikte ancak “belirli” bir ölçüde gerçekleşebilir.

6. Kapsam Bakımından

Hukuk kuralları ile din kuralları arasında son bir fark olarak bunların kapsamlarının da farklı olduğu ileri sürülmüştür. Bu yazarlara göre, din kuralları “uhrevi” ve “dünyevi” olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Uhrevi din kuralları Tanrı ile insanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen kurallardır. Dünyevi din kuralları  ise insanların diğer insanlarla olan ilişkilerini düzenleyen kurallardır. Örneğin “namaz kıl” emri bir uhrevi din kuralı; buna karşın “hırsızlık yapma” emri ise bir dünyevi din kuralıdır. Buradan da yola çıkarak, toplumsal düzen kuralı niteliğinde olan kuralların dünyevi din kuralları olduğu ileri sürülmüştür[70]. Bu görüşte isabet yoktur. Zira, uhrevi kuralların tamamen toplumsal düzenle alakasız olduklarını iddia etmek mümkün değildir. Örneğin camilerde namaz kılınmasının toplumsal düzeni ilgilendirmediğini kim söyleyebilir?

Diğer yandan bu ayrımdan yola çıkarak bazı yazarlar, din kurallarının önemli bir kısmının uhrevi olmasına karşın, hukuk kurallarının tamamının dünyevi olduğunu ileri sürmüşlerdir[71]. Kanımızca bu görüşte isabet yoktur. Yukarıdaki örneği ele alalım. Namaz kılmayanlara bu dünyada bir ceza verildiğini varsayalım. Artık ortada bir hukuk kuralı vardır. Ve bu kural köken itibarıyla uhrevidir. Kişinin Tanrıyla olan ilişkisini düzenlemektedir.

Sonuç olarak, din kuralları ile hukuk kuralları arasında çeşitli farklar olduğu ileri sürülmüşse de bunlar arasındaki asıl fark, müeyyideleri bakımındandır: Hukuk kuralları cebrî müeyyideli, din kuralları ise manevî müeyyidelidir. Yani hukuk kuralının ihlâli hâlinde cebirle; din kuralının ihlâli hâlinde “cehennem azabı çekme korkusuyla” karşı karşıya kalınır.  Tabiî bu sonuncusu ancak inanan insanlar için söz konusudur. O hâlde din kurallarını şu şekilde tanımlayabiliriz: Din kuralları, ilâhî irade tarafından konulduğuna inanılan ve beşerî davranışları düzenleyen, öbür dünyada cehennem azabı çakmak korkusu ile müeyyidelendirilen emir ve yasaklardır.

III. Ahlak Kuralları[72]

Ahlak kuralları, insanların gerek kendilerine, gerekse diğer insanlara karşı olan ödevlerini gösteren ve düzenleyen bir takım davranış kurallarıdır[73]. Hukuk ve din kuralları gibi ahlak kuralları da insan davranışlarını düzenler.

Ahlak kuralları kişisel ve toplumsal ahlak kuralları  olmak üzere ikiye ayrılır[74]. Kişisel ahlak kurallarına  “sübjektif ahlak kuralları”, toplumsal ahlak kurallarına “objektif ahlak kuralları” da denir.

a) Kişisel Ahlak Kuralları: İnsanın kendi nefsine karşı ödevlerini gösteren ahlak kurallarıdır. Örneğin “içini temiz tut”, “dürüst ol”, “başkaları hakkında iyi düşün” gibi emirler kişisel ahlak kurallarıdır.

b) Toplumsal Ahlak Kuralları : İnsanın diğer insanlara karşı olan ödevlerini düzenleyen ahlak kurallarıdır. “Yoksullara yardım et”, “hırsızlık yapma”, “otobüste yerini yaşlılara ver” gibi kurallar toplumsal ahlak kurallarına örnek teşkil eder.

Şimdi hukuk kuralları ile ahlak kuralları arasındaki ayrımın ne olduğunu araştıralım.

Ahlak Kuralları ile Hukuk Kuralları Arasındaki Farklar

Yazarlar ahlak kuralları ile hukuk kuralları arasında birçok fark olduğunu ileri sürmüşlerdir.

1. Amaçları Bakımından.- Bazı yazarlara göre, ahlak kuralları ile hukuk kuralları arasında amaçları bakımından fark vardır. Hukuk kurallarının amacı adaleti gerçekleştirmektir. Buna karşın ahlak kurallarının amacı “iyilik”tir[75]. Diğer bazı yazarlara göre ise, hukukun gayesi adalet iken, ahlakın gayesi “namus, beşerî haysiyet gibi kıymetlerdir”[76]. Başka yazarlara göre ise, ahlak kuralları da hukuk kuralları gibi toplum düzenini sağlamayı amaçlarlar[77].

Kanımızca hukuk kuralları ile ahlak kuralları arasındaki ayrım sorununa amaç bakımından yaklaşılamaz. Zira amaçla ilgili sorunlar içeriksel sorunlardır. Ve değer yargılarını ilgilendirirler. Değer yargıları alanında ise görecelilik ilkesi hakimdir. Bu ilkenin hakim olduğu bir alanda bilimsel bir çalışma yapılamaz.

2. Dışlık – İçlik Bakımdan.- Ahlak kuralları dışa dönük olabildikleri gibi içe dönük de olabilirler. Kişilerin sadece biribirlerine karşı olan ödevlerini düzenlemez. Aynı zamanda kişinin kendi nefsine ilişkin olan ödevlerini de düzenler. Buna karşın hukuk, kişinin dış dünyaya yansımamış davranışlarıyla uğraşmaz[78]. Örneğin, dış dünyaya yansıtılmasa dahi, bir kişinin malını çalmayı düşünmek ahlaka aykırıdır. Ama bu düşünce, kişinin kafasının içinde kaldıkça, eyleme dökülmedikçe hukuka aykırı değildir.

3. Kaynak Bakımından.- Hukuk kurallarının kaynağı hukuk düzeni tarafından yetkilendirilmiş insanlardır. Hukuk kurallarının koyucusu olan kişiler muhataplarından farklıdır. Ahlak kuralları ise yine bu kuralı uygulayacak olan insanın kendi vicdanı tarafından konulur[79]. Ahlak kurallarının muhatabı ile yaratıcısı aynı kişidir. Bu anlamda, hukukun heteronom, ahlakın ise otonom olduğundan bahsedilir. Bu şu demektir: Hukuk kuralı bireyin dışında ve üstünde, ona yabancı olan bir iradenin ürünüdür. Buna karşılık ahlak, bireyin kendi vicdanının ürünüdür. Ahlak alanında bir iç kanun koyma (otonomi) den söz edilir. Ahlak kurallarının, onları koyan bireyin kendi vicdanından başka bir koyucusu yoktur. Bir davranışın ahlaki olup olmadığına karar vermek konusunda yetkili olan, yalnızca bireyin kendisidir. Ahlaki tartışma bireyler arasında değil, bireyin kendi içinde yapılır. Bu yüzdendir ki ahlak alanında kural koyan kişi ile ona uymak zorunda olan kişi aynı kişidir. İşte bu anlamda hukukun kaynağının dışta, ahlakın kaynağının ise içte olduğu söylenir[80].

Ahlak kurallarının kaynağının toplumun olduğu yolundaki görüşlerde[81] isabet yoktur. Bu görüşler, biraz sonra da göreceğimiz gibi bu yazarların, sosyal ahlak kuralları ile örf ve âdet kurallarını karıştırmasından kaynaklanmaktadır.

4. Muhatapları Bakımından.- Ahlak kurallarının da din kurallarının muhatabı da insanlardır. Ancak yukarıda ifade ettiğimiz yaratıcıları bakımından bulunan fark muhatapları bakımından da bulunur. Hukuk kuralının muhatabı ile koyucusu ise farklı kişilerdir. Ahlak kuralının koyucusu  ile muhatabı aynı kişidir.

5. Uygulayıcıları Bakımından.- Hukuk kuralının ihlali halinde bu ihlali saptayacak ve bu kuralı uygulayacak olan bireyin kendi dışında hukuk düzeni tarafından yetkilendirilen kişi ve makamlar vardır. Bir davranışın hukuka aykırı olup olmadığına bu makam karar verir.

Ahlak alanında ise, bir davranışın ahlaka uygun olup olmadığına karar verecek olan muhakeme makamı bizzat bu davranışı yapan kişinin vicdanıdır. Vecdi Aral’ın Henkel ve Radbruch’tan aktararak söylediği gibi, “ahlaki ödev vicdana karşı, vicdan karşısında bir ödevdir; bu ödevin yerine getirilmesini isteyen, bir dış otorite söz konusu olamaz. Böylece ahlakta bireyin vicdanı, hem kendisinden davranış kurallarının çıktığı, hem de bunların yerine getirilip getirilmediğine hüküm veren, yani hem kanun koyucu ve hem de hakim rolünü oynayan bir merkez, bir makamdır”[82].

6. Hak–Ödev Bakımından.- Hukuk kuralları kişilere haklar ve yükümlülükler getirir. Ahlak kuralları ise, kişilere sadece ödev yükler. Ahlak her hangi bir hak (yetki) vermez[83].

7. Müeyyide Bakımından.- Hukuk kuralları ile ahlak kuralları arasındaki en önemli fark müeyyide bakımından bulunmaktadır. Yukarıda da bahsedildiği gibi, hukuk kuralları cebrî bir müeyyide ile donatılmışlardır. Ahlak kurallarının ise böyle bir müeyyidesi  yoktur. Ahlak kurallarının müeyyidesi içe dönüktür. Kişide vicdani rahatsızlık doğurur[84]. Ahlak kurallarının başka bir müeyyidesi yoktur.

Tanım: Sonuç olarak ahlak kurallarını, insanın kendi vicdanı tarafından konulan, insanın kendi davranışlarını düzenleyen ve vicdan azabı ile müeyyidelendirilmiş emir ve yasaklar olarak tanımlayabiliriz.

* * *

Bazı yazarlara göre, ahlak kurallarının müeyyidesi “toplumun gösterdiği tepki”[85], “toplumun ayıplaması”[86], “hoş görmemesi”[87], yahut “küçük görmesi”[88]dir. Kanımızca bu yazarlar, ahlak kurallarını biraz sonra göreceğimiz örf ve âdet kurallarıyla karıştırmaktadırlar. “Ayıplama”, “hoş görmeme” gibi toplumun göstereceği “tepki” örf ve âdet kurallarının müeyyidesidir. Eğer bir kişi, toplumun göstereceği tepkiyi dikkate alarak bir kurala uyuyorsa, bir örf ve âdet kuralına uymuş olur. Yukarıda da belirtildiği gibi, ahlak kuralının koyucusu ve uygulayıcısı kişinin kendi vicdanıdır. Böyle bir kurala uyulmadığı takdirde duyulacak olan şey ise vicdani rahatsızlıktır. Eğer kişi bir davranış kuralına, içinden gelen sese uyarak değil, ama toplumun göstereceği tepkiyi dikkate alarak uymuşsa, kişinin davranışı bir ahlak kuralının değil, bir örf ve âdet kuralının uygulanmasına örnek gösterilebilir. Örneğin, bir öğrenci belediye otobüsünde otururken yaşlı bir kadını görüp, içinden gelen sese uyarak, vicdani rahatsızlık duymamak için, derhal kalkıp yerini ona vermişse burada bir ahlak kuralının uygulanması vardır. Yok eğer öğrenci yerini içinden gelen sese uyarak vermemiş, otobüsteki insanların ayıplayıcı bakışlarından çekinerek vermişse, burada bir ahlak kuralının değil, örf ve âdet kuralının uygulaması vardır.

* * *

Son olarak hukuk ahlak ilişkisine  değinelim. Hukukun, bazı ahlak kurallarını benimsediği görülür. Medenî hukukta yer alan kuralların pek çoğu, aynı zamanda, ahlaki bir temele de dayanır. Nitekim Medenî Kanunun 2’nci maddesinde yer alan “herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır” biçiminde ifade edilen ilkede bu açıkça görülmektedir. Keza Medenî Kanunun 365’inci maddesindeki “herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür” yolundaki hükümde yine temeli ahlakî olan bir kural öngörülmüştür. Diğer yandan, “ahlaka aykırı davranış” Borçlar Kanununun 41’inci maddesinde haksız fiillerin tanımı bakımından kullanılmıştır[89].

Aslında hukuk ile ahlak arasında konu birliği olabilir. Örneğin adam öldürmeyi hem hukuk, hem de ahlak yasaklar. Keza eşlerin birbirine sadık kalmasını hem hukuk, hem de ahlak emreder. Ceza kanunlarının önemli bir kısmının ahlakla ilgili olduğu söylenebilir.

Bununla birlikte ahlakla tamamen ilgisiz olan hukuk kurallarına  da rastlanabilir. Bu nedenle hukuku minimum ahlak olarak değerlendirmek yanlış olur[90]. Usûl hukuku kurallarının birçoğu böyledir. Örneğin Ağır ceza mahkemelerinin üç hakimden oluşacağı hükmünün pek ahlakla ilgisi yoktur. Keza idari yargıda dava açma süresinin 90 gün değil de 60 gün olması da pek ahlakla açıklanamaz. Keza şehirlerarası yolda hız sınırının 90 kilometre olmasının da pek ahlakla ilişkisi yoktur. Zira dükkanların Pazar günü kapalı olmasını emreden hukuk kuralı de pek ahlak ile ilgili değildir[91].

IV. görgü kuralları [92]

Aynı çevreye mensup kişiler tarafından uyulan ve kişilerin benzerleri ile karşılaştıkları zaman takınmaları gereken davranış biçimleri ile konuşma, yeme içme usûlleri, oturuş biçimi, düğün ve benzeri törenlerde giyinme ve hareket tarzlarını gösteren kurallara görgü (muaşeret) kuralları denir[93].

Bu kurallar çok değişik alanlarda ortaya çıkabilir. Hasta ziyaretinde bulunmak, yeni evlilere hediye götürmek, yakını ölen kişiye başsağlığı dilemek, karşılaşılan dostlarla selamlaşmak gibi kişinin özel hayatında, aile hayatında bu kurallar görülebileceği gibi, kişinin meslek hayatında da görülebilir. İşyerine belirli bir kıyafetle gitmek, açık denizde karşılaşan ve aynı ülkenin bayrağını taşıyan iki geminin düdük çalarak birbirini selamlaması veya şehirler arası yolda karşılaşan aynı şirkete ait iki yolcu otobüsünün düdük çalarak veya selektör yaparak birbirini selamlamaları gibi.

Görgü kuralları şüphesiz toplum için faydasız değildir. İnsanlar aynı kuralları uyarak, birbirlerine yaklaşırlar ve aralarında daha sıkı bağlar kurulur. Bu bakımdan toplum hayatının devamı için görgü kuralları oldukça yararlıdır[94]. Görgülü insanlardan oluşan bir toplulukta sosyal ilişkiler daha yumuşak, daha zarif ve rahattır. İnsanların birbirine nazik bir şekilde davranması, arkadaşların birbirlerini selamlamaları, dostların sevinç ve üzüntülerinin paylaşılması, insanlar arasında sevgi ve saygıyı çoğaltır ve sosyal bağları güçlendirir[95]. Ancak bu kurallar ihlal edilirse toplumun temelleri de sarsılmaz. Tabiri caizse, Sadri Maksudi Arsal’ın dediği gibi, bu kurallar “hayatı süsleme kaidelerinden ibarettir”[96].

Yukarıda da belirttiğimiz gibi dini kökenli, ahlaki kökenli hukuk kuralları oldukça çoktur. Ancak görgüsel kökenli hukuk kurallarının sayısı oldukça azdır. Ama yok da değildir. Örneğin, tanıdığını selamlama bir görgü kuralıdır. Ama askerlikte astın üstünü selamlaması ve üstün de astın selamını alması bir hukuk kuralıdır. İhlali halinde müeyyide gerektirir.

Görgü kuralları özellikle uluslararası ilişkilerde önemlidir. Örneğin devlet başkanlığı görevine gelen kişiyi diğer ülkelerin devlet başkanlarının kutlamaları uluslararası hukukta yerleşmiş bir görgü kuralıdır. Özellikle krallıklarda hanedanların diğer hanedanlarla ilişkileri görgü kuralları ile düzenlenmiştir. Keza diplomasi alanı da büyük ölçüde görgü niteliğindeki kurallar ile düzenlenmiştir. Örneğin bir ülkede bulunan yabancı diplomatların (corps diplomatique) içinde görev sırası itibarıyla en kıdemli büyükelçi (doyen), o ülkede görevli yabancı diplomatlar adına girişimlerde bulunmak ve törenlere katılmakla görevlidir[97].

Misafirleri karşılama esas itibarıyla bir görgü kuralıdır. Ama Türkiye Cumhuriyeti’nin yabancı misafirlerini nasıl karşılayacağı bir kanunla düzenlenmiş ve bu görev Dışişleri Bakanlığına verilmiştir[98].

Görgü kuralları ile hukuk kuralları arasında birçok fark vardır.

1. Kaynak Bakımından.- Hukuk kurallarının koyucusu devlettir. Görgü kurallarının ise, belirli bir toplumsal çevredir.

2. Muhatapları Bakımından.- Hukuk kurallarının da görgü kurallarının da muhatabı insandır. Ancak hukuk kurallarının muhatabı ülkede bulunan herkes iken, görgü kurallarının muhatabı o görgü kuralı hangi toplumsal çevrede geçerliyse o toplumsal çevreye ait kişilerdir.

3. Müeyyide Bakımından.- Hukuk kuralları cebrî müeyyide ile donatılmış kurallardır. Görgü kurallarına uymamanın ise cebrî bir müeyyidesi yoktur. Bu kurallara uymayan kişi toplumun tepkisiyle karşılaşır. Ancak bu tepki biraz sonra göreceğimiz örf ve âdet kurallarının ihlaline gösterilen tepkiye nazaran çok daha hafiftir. Görgü kurallarının ihlali toplum için yakın tehlike teşkil etmez. Onun için toplumlar bu kuralların ihlaline müsamaha gösterirler[99]. Görgü kurallarına uymayan kişi toplum tarafından genellikle “görgüsüz”, “nezaketsiz”, “saygısız”, “kaba” olarak nitelendirilir. Bu kuralları ihlal eden kişiler gülünç duruma düşer. Fakat bu kuralları ihlal eden kimseye karşı toplumun tepkisi nefret, husumet derecesine varmaz[100].

V. Örf ve Âdet[101] Kuralları

Bazı yazarlar[102], örf ve âdet kurallarını beşerî davranışları[103] düzenleyen kuralların arasında saymazlar. Zira onlar örf ve âdet kurallarını daha ilerilerde, “hukukun kaynakları” konusunda işlerler. Diğer bazı yazarlar[104] ise, örf ve âdet hukukunu, beşerî davranışları düzenleyen kurallar arasında incelerler. Birinci gurup yazarların tavrı yanlıştır. Zira her örf ve âdet kuralı hukukun kaynağı değildir; ama hukukun kaynağı olmayan örf ve âdet kuralları da beşerî davranışları düzenlemektedirler. Görgü kurallarını beşerî davranışları düzenleyen kurallar arasında incelediklerine göre, örf ve âdet kurallarını beşerî davranış kuralı olarak evleviyetle incelemeleri gerekir.

İkinci grup yazarların tavrı da yanlıştır. Çünkü, bunlar da beşerî davranışları düzenleyen kurallar arasında bir hukuk kuralı olarak geçerli olan örf ve âdet kurallarını incelemekte ve örf ve âdet kurallarının hangi şartlarda hukuken geçerli olduğunu tartışmakta ve örf ve âdet kurulanın geçerliliği için devlet desteğinden bahsetmektedirler[105]. Dolayısıyla alelâde örf ve âdet kuralı olabileceğini düşünmemektedirler.

Aslında örf ve âdet kuralları arasında bir ayrım yapmak gerekir. Bir tür örf ve âdet kuralı aynı zamanda hukuk kuralı olarak geçerlidir. İkinci bir tür örf ve âdet kuralı ise, hukuken geçersizdirler, ama yine de toplumsal hayatı düzenlerler. Birinci tür örf ve âdet kurallarına “hukuki” örf ve âdet kuralları veya kısaca örf ve âdet hukuku ismi verilmelidir. İkinci tür örf ve âdet kurallarına ise “sıradan” veya “alelâde” örf ve âdet kuralları denmelidir. Hukuki örf ve âdet kuralları, süreklilik, genel inanç ve devlet desteği unsurları ile tanımlanır. “Alelâde” örf ve âdet kuralları ise sadece süreklilik ve genel inanç unsurları ile tanımlanır. Her toplumda iyi ya da kötü birçok alelâde örf ve âdet kuralı vardır. Ancak bunlardan bazıları devlet desteğine sahip olur ve aynı zamanda hukukun kaynağı olarak iş görürler. Bu tür örf ve âdet kuralları “hukukun kaynağı” konusunda işlenmelidir. Ama bazı örf ve âdet kuralları da devlet desteğine sahip değillerdir. Hatta devlet tarafından yasaklanmışlardır. Ama yine de belirli bir toplumsal çevrede “alelâde” örf ve âdet kuralı  olarak yerleşiktirler. Bunlar süreklidirler ve o çevrenin üyeleri bunlara uyulması gerektiğini düşünürler. Örneğin ülkemizin bazı yörelerinde görülen kan davasına yönelik örf kuralı, hukuki bir örf ve âdet kuralı değildir. Çünkü devlet desteğine sahip değildir. Ancak bu kural yine de bir örf ve âdet kuralıdır; ama alelâde örf ve âdet kuralıdır. Alelâde örf ve âdet kuralları dahi toplumsal düzen kurallarıdır. Bireylerin toplum içindeki davranışlarını düzenlemektedirler. İşte biz burada birer toplumsal düzen kuralı olarak alelâde örf ve âdet kurallarını inceleyeceğiz.

Alelâde örf ve âdet kuralları, toplum içinde uzun zamandan beri tekrarlanan ve toplumun kendisine uyulmasını zorunlu saydığı ortak davranış kurallarıdır.

Bu tanımdan alelâde örf ve âdet kurallarının şu iki unsuru ortaya çıkmaktadır: Maddî unsur ve manevî unsur[106].

1. Maddî Unsur  (Süreklilik)[107].- Toplum içinde mevcut bir davranışın örf ve âdet kuralı olabilmesi için, bu davranışın her şeyden önce sürekli tekrarlanan bir davranış olması gerekir. Gelip geçici davranışlar örf ve âdet kuralı haline gelemezler. Mecelle’nin 166’ncı maddesine göre, âdetin “kadim” olması gerekmektedir. Yine aynı madde kadimi şöyle tarif etmektedir: “Kadim  odur ki evvelini bilür olmaya”. Keza Kanunî Sultan Süleyman dönemine ait bir kanunnamede şu tarif verilmiştir: “Kadim kırk elli yıla denmez; kadim odur ki anın evvelini kimesne bilmeye”[108]. Diğer yandan kökeni çok eskilere giden uygulama kesintisiz olmalı, istikrarlı bir şekilde tekrarlanmalıdır. Bu husus Mecelle’nin 41’inci maddesinde “âdet ancak muttarid[109]... oldukta muteber olur” ifadesiyle anlatılmıştır[110].

2. Manevî Unsur (Genel İnanç, Opinio uiris, Opinio necessitatis)[111].- Sürekli tekrarlanan bir davranış biçiminin bir örf ve âdet kuralı haline gelebilmesi için o davranış biçimine uyulmasının zorunlu olduğu yolunda toplumda genel bir inanç doğmuş olmalıdır. Mecelle’nin 41’inci maddesinde “âdet ancak galip[112]... oldukta muteber olur” ifadesi zorunluluk inancını dile getirmektedir[113].

İşte bu iki unsuru yerine getiren kurallar alelâde örf ve âdet kuralıdır. Bu kurallar da toplumsal hayatı düzenlemektedirler.

Örf ve âdet kurallarının temel nedeni belirli bir zamanda belirli biçimde yapılan bir şeyin başka bir zamanda yine aynı şekilde yapılması gerektiği yolundaki inançtır[114].

Örf ve âdet kuralları yavaş bir süreç içinde oluşurlar. Bir kişi her zaman belirli bir şekilde davranabilir. Aynı şey toplumlar için de geçerlidir. Toplumun bütünü yahut, belirli bir toplumsal çevrenin üyelerinin çoğunluğu da belirli bir konuda hep aynı şekilde davranıyor olabilirler. İşte bu durumda örf ve âdet ortaya çıkar[115].

Örf ve âdet kuralları genel ve özel nitelikte olabilir. Genel örf ve âdet kuralları mesleği ne olursa olsun herkesi ilgilendiren örf ve âdet kurallarıdır. Buna karşın özel örf ve âdet kuralları belli bir meslekle ilgili olan ve belli bir meslek mensuplarınca benimsenen örf ve âdet kurallarıdır. Örneğin kuyumcular arasında geçerli bulunan bazı örf ve âdet kurallarının bulunduğundan bahsedilebilir[116].

Bundan başka örf ve âdet kuralları genel ve yerel nitelikte olabilir. Eğer bir örf ve âdet kuralı bütün ülkede geçerliyse genel nitelikte, yok eğer sadece bir bölgede yahut bir yörede geçerliyse yerel (mahalli) niteliktedir[117].

Şimdi örf ve âdet kuralları ile hukuk kurallarının karşılaştırmasını yapalım.

Örf ve Âdet Kuralları ile Hukuk Kuralları
Arasındaki Farklar

1. Kaynak Bakımından.- Hukuk kuralları hukuk düzeni tarafından yetkilendirilmiş kişi ve kurumlar tarafından, önceden tespit edilmiş usûllere göre konulur. Hukuk kuralı yaratma faaliyeti bu anlamda merkezileşmiştir[118]. Buna karşın örf ve âdet kuralları merkezi bir otorite tarafından konulmaz. Belirli konuda uzun bir zaman boyunca bireylerin aynı şekilde davranması sonucu doğarlar. Dolayısıyla örf ve âdetin maddî unsuru olan süreklilik her bireyin davranışı ile ortaya çıkar. Keza örf ve âdet kuralının zorunlu olduğuna yönelik inanç da yine bireylerde ortaya çıkar. Dolayısıyla örf ve âdet kuralları toplumun üyeleri tarafından yaratılır. Diğer bir ifadeyle örf ve âdet kurallarının muhatapları bu kuralların üretilmesine katılırlar. Bu anlamda örf ve âdet kuralları adem-i merkezidir[119].

2. Muhatapları Bakımından,- Hukuk kurallarının muhatabı ülke sınırları içinde bulunan herkestir. Buna karşın örf ve âdet kuralları belirli bir toplumsal çevre içinde bulunan insanlardır. Örneğin taksiciler arasında geçerli bir örf ve âdet kuralının muhatabı yine bu taksicilerdir.

3. Uygulayıcıları Bakımından.- Hukuk kuralının ihlal edilip edilmediğini hukuk düzeni tarafından yetkilendirilmiş kişi ve makamlar tespit eder. İhlal edildiği tespit edilmişse öngörülen müeyyide yine hukuk düzenin yetki verdiği kişi ve kurumlar tarafından uygulanır. Hukuki nitelikte olan örf ve âdet kuralları için de aynı şey söylenebilir. Ancak, alelâde örf ve âdet kuralları için aynı şey söylenemez. Bu kuralların ihlal edilip edilmediğini saptayacak olan ilgili toplumsal çevredir. Bu kuralların ihlali halinde de gösterilecek tepki yine bu çevrenin bütünü tarafından yahut bu çevrenin görevlendirdiği bir üyesi tarafından uygulanır. Örneğin kızların evlenmeden cinsel ilişkide bulunmasını yasaklayan bir örf kuralının bulunduğu bir toplumsal çevrede, bu kuralın ihlali halinde müeyyide uygulanmasına, bu toplumsal çevre, örneğin “aile meclisi” karar verir ve müeyyide bu meclisin görevlendirdiği bir üyesi tarafından icra edilir.

4. Müeyyide Bakımından.- Hukuki nitelikteki örf ve âdet kurallarının müeyyidesi ile hukuk kurallarının müeyyidesi aynıdır. Zira hukuki nitelikteki örf ve âdet kuralları da bir hukuk kuralıdır. Ama alelâde örf ve âdet kuralları ile hukuk kurallarının müeyyidesi arasında büyük fark vardır. Hukuk kuralları merkezileştirilmiş müeyyide ile donatılmışlardır. Yani kuralın ihlali halinde müeyyidenin uygulanmasına karar verecek organ (örneğin mahkemeler) ve bu kararı vereceği usûl (örneğin yargılama usûlü kanunları) daha önceden tespit edilmiştir. Bu organın kararından sonra müeyyide yetkili kişi ve kurumlar (örneğin, cezaevi) tarafından infaz edilir.

Buna karşın örf ve âdet kurallarının müeyyidesi  çok çeşitlidir. Ayıplama, kınama, gruptan atma , dövme ve hatta öldürme (linç) gibi çok çeşitli müeyyideler vardır. Örf ve âdet kuralları bu müeyyideleri itibarıyla teamüller, âdetler ve örfler olmak üzere üç kategoriye ayrılabilirler. İhlalleri halinde ayıplama, kınama gibi tepkiler gösterilen kurallar teamüllerdir. Çiğnenmeleri durumunda gruptan atma gibi müeyyideler uygulanan kurallar âdetlerdir. Nihayet çiğnenmeleri halinde kişinin maddî ve manevî varlığına zarar verme yahut öldürülmesi gibi çok daha ağır müeyyideler uygulanan kurallar ise örflerdir. Teamüller genelde daha az önemli davranış kurallarıdır. Çiğnenmeleriyle toplumsal grup varlığını tehlikede görmez. Sadece çiğneyen kişi kınanır[120]. Âdetler teamüllere nazaran daha önemlidir. Âdetleri çiğneyen kişi kendisine gruba bağlayan bağı yok saymıştır. Bu nedenle bu durumdaki kişi o gruptan dışlanarak grubun varlığı korunur. Örfleri çiğneyen kişi ise toplumsal grubu temelinden sarsmıştır. Sadece kendisini o gruba bağlayan bağı değil, tüm grup içi bağları tehlikeye düşürmüştür. O nedenle örfü ihlal eden kişi sadece gruptan atılmakla kalmaz, aynı zamanda cebrî bir müeyyideye de maruz kalır. Yani onun maddî ve manevî varlığına veya hayatına bir zarar da verilir. Böylece grup içinde bozulan düzen tekrar tesis edilir.

Teamül ve âdetler ile hukuk kurallarının müeyyideleri arasındaki fark açıktır. Teamül ve âdetlerin müeyyideleri (kınama, dışlama vb.) cebrî nitelikte değildir. Hukuk kurallarının müeyyidesi ise her zaman cebrî niteliktedir. Daha önce de belirtildiği gibi, cebir kişinin maddî ve manevî varlığına verilen bir zarar, kişinin özgürlüğünün kısıtlanması veya yaşamına son verilmesi gibi istenmeyen bir durumdur. Ancak örfler ile hukuk kurallarının müeyyidesi arasında kolayca bir fark bulunamaz. Örflerin müeyyidesi de cebrî niteliktedir. Üstelik, linç cezasında görüldüğü gibi, bir örfün ihlaline gösterilen tepki, bir hukuk kuralının ihlaline gösterilen tepkiden daha ağırdır. O halde hukuk kurallarının da, örflerin de müeyyidesi cebrî niteliktedir ve bu bakımdan aralarında fark yoktur[121]. Bunların müeyyideleri arasındaki fark, müeyyidenin içeriğine yönelik değil, örgütleniş şekline ilişkindir. Hukuk kurallarının ihlali halinde müeyyide olarak gösterilecek cebir önceden kurumlaştırılmış ve merkezileştirilmiştir. Cebir uygulamaya sadece devlet yetkilidir. Oysa örflerin ihlaline tepki olarak gösterilecek cebir örgütlü ve merkezi değildir. Cebir uygulamaya ilgili toplumsal grubun bazı üyeleri, isteyen üyeleri veya grup tarafından görevlendirilen üyeleri yetkilidir. Burada bir merkezileşme ve kurumlaşma söz konusu değildir. Ayrıca hukuk kurallarının ihlaline tepki olarak gösterilen cebir, hukuka uygundur, bir haksız fiil yahut bir suç oluşturmaz. Buna karşın alelâde örflerin ihlaline tepki olarak gösterilen cebir çoğunlukla hukuk düzenine aykırıdır ve bir haksız fiil veya suç oluşturur.

Şimdi bu açıklamaları bir örnek üzerinde somutlaştıralım: Kan davası nedeniyle adam öldürme ülkemizin bazı yörelerinde bir örf kuralıdır. Bu örf kuralına göre, bir yakını öldürülen kişi, öldüreni veya öldürenin bir yakınını öldürmelidir. Böyle bir yörede hatırlanmayan zamanlardan beri kardeşi öldürülen kişiler kardeşlerinin katillerini öldürmektedirler. A B’yi öldürmüştür. B’nin kardeşi C, şimdiye kadar kardeşi öldürülen herkesin öldüreni öldürdüğünü bilmektedir. Kendisinin de aynı şeyi yapması gerektiğini düşünmekte ve kardeşini öldüreni öldürmektedir. Burada bir örf kuralı vardır. Sürekli tekrar ve zorunluluk inancı unsurları mevcuttur. Ancak böyle bir kural devlet desteğine sahip değildir. Tam tersine hukuk düzeni tarafından yasaklanmıştır. Dahası kan davası saikiyle adam öldürmek Türk Ceza Kanununa göre bir ağırlaştırıcı sebeptir. Dolayısıyla ortada hukuki nitelikte değil, alelâde, açıkçası hukuka aykırı bir örf kuralı vardır. Bu kuralın müeyyidesi ölüm cezasıdır. Bu hayata yönelik bir cebirdir. Taammüden adam öldürmeye ilişkin Türk Ceza Kanununun 450’nci maddesinin müeyyidesiyle arasında bir fark yoktur. İkisi de ölüm cezasını öngörür. Ölüm cezası aynı cebrî niteliktedir. Fark bu iki cezanın örgütleniş biçimindedir. Türk Ceza Kanununun 450’nci maddesindeki kuralın ihlali halinde bu cezanın uygulanmasına hangi makamın ve hangi usûlle karar vereceği Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanununda belirtilmiştir. Keza verilen bu cezanın kim tarafından ve hangi usûlle icra edileceği de yine bir başka kanunla tespit edilmiştir. Buna karşın yukarıdaki örnekte A’yı öldürme kararını vermeye C yetkilidir. C’nin buna karar verip vermeyeceği önceden bilinemez. Keza C, A’yı öldürmeye karar verirse, A’yı öldürüp öldüremeyeceği veya A’yı öldürmeye çalışırken kendisinin de öldürülmeyeceği bilinemez. Görüldüğü gibi C'nin müeyyide uygulaması kurumlaşmamış ve merkezileşmemiştir. Dahası C’nin müeyyide uygulaması Türk hukuk düzenine göre bizatihi bir suç oluşturacaktır.

Bazı örflerde müeyyide örgütlü bir grup tarafından verilebilir. Bu takdirde örfler ile hukuk kuralları arasında benzerlik iyice artar. Ama bu halde dahi örf düzenin kendi kurallarını uygulatmak için başvurduğu cebir, hukuk düzeninin kendi kuralları için uygulatmak için başvurduğu cebirden daha düşüktür. Örf düzeninin cebri, hukuk düzeninin cebrî ile başa çıkamaz. Eğer başa çıkabilirse, aşağıda çete düzeni kurallarında görüleceği üzere, örf düzeni hukuk düzeni haline gelir. Bu bakımdan bazı örfler haydut çetesi kurallarına benzer.

Sonuç olarak örf ve âdet kurallarını şu şekilde tanımlayabiliriz: Örf ve âdet kuralları, içinde yaşanılan sosyal çevre tarafından uzun süneden beri tekrarlanmak suretiyle konulan ve beşerî davranışları düzenleyen ve uyarma, kınama, dışlama  ve linç gibi çok değişik müeyyideleri olabilen emir ve yasaklardır.

VI. Beşerî Davranış Kurallarının Ortak Fonksiyonu 

Beşerî davranış kuralları yukarıda görüldüğü gibi çok çeşitlidir: Hukuk, din, ahlak, görgü, örf-âdet, haydut çetesi kuralları gibi. Beşerî düzen hiçbir zaman bu kuralların birinden ibaret değildir ve bu kuralların biriyle de sağlanamaz. Ne tek başına hukuk, ne tek başına görgü kuralları, ne de tek başına örf ve adet kuralları insanlar arasındaki düzeni sağlamaya yeterlidir. Keza, din, ahlak, görgü, örf ve adet kuralları olmaksızın hukuk kuralları düzeni sağlamakta yetersiz kalır. İnsanlar, Tanrı’dan korkmasaydılar, vicdanları sızlamasaydı, diğer insanlar karşısında küçük düşmekten utanmasaydılar, toplumun kınamasından, dışlamasından çekinmeseydiler, hukuk düzeni ne kadar ağır müeyyideler öngörürse öngörsün tek başına beşerî düzeni sağlamakta başarısız kalırdı.

İnsanların pek azı adam öldürmüştür. “Neden şimdiye kadar adam öldürmedim” sorusunu kendimize bir soralım. Bu sorunun cevabı her halde “Türk Ceza Kanununun öngördüğü idam cezasından korktuğum için” değildir. İnsanların büyük bir çoğunluğu suç işlemiyor. Çünkü Tanrı’dan korkuyorlar, çünkü kendi vicdanlarından korkuyorlar, çünkü çevreleri tarafından kınanmaktan korkuyorlar, ilh. Bununla birlikte hukuk kuralları olmaksızın, diğer toplumsal düzen kuralları, bir arada olsalar dahi, düzeni sağlayamazlar. Çünkü, Tanrı’dan korkmayan, vicdanı sızlamayan, çevresini de pek önemsemeyen insanlar istisnai de olsa her zaman çıkacaktır ve bu kişilere karşı din kuralları da, ahlak kuralları da, örf ve adet kuralları da yetersiz kalacaktır. Çünkü bu kurallar hukuk kuralları gibi merkezi, kurumsallaşmış, kesin cebrî müeyyidelerle donatılmamışlardır.

Özetle hukuk kuralları ile diğer beşerî davranış kuralları arasında bir çatışma değil, birbirlerini tamamlama ilişkisi söz konusudur. Din, ahlak, örf ve adet kuralları ile hukuk kuralları arasında çatışmanın olması istisnaidir ve ancak bizim hukuk düzenimiz gibi devrimci hukuk düzenlerinde, özellikle resepsiyon ürünü hukuk düzenlerinde görülür.

VII. Haydut Çetesi Kuralları  üzerine bir not

Beşerî davranış kuralları hukuk, din, ahlak, görgü, örf ve âdet kurallarından ibaret değildir. Haydut çetesi kuralları gibi, toplumsal düzeni “bozan” kurallar da vardır. Bunlar da bir beşerî davranış kuralıdırlar; dolayısıyla burada incelenmeleri gerekir. Bu bölümün başında da belirtildiği gibi, aslında toplumsal düzenin sağlanması bakımından, beşerî davranış kurallarının hangisinin iyi hangisinin kötü olduğu sorunu bizi ilgilendirmez. Beşerî davranış kurallarının iyi veya kötü şeklindeki değerlendirilmesi, değer yargıları alanına girer. Bu alanda ise “görecelilik” ilkesi geçerlidir. Bu ilkenin geçerli olduğu yerde bilim yapılamaz. O halde sadece bazı insanların “iyi” olarak nitelendirdiği beşerî davranış kuralları olduğu gibi, bazı insanların “kötü” olarak nitelendirdiği beşerî davranış kuralları da olabilir. Dahası, bazı insanlara göre, belirli beşerî davranış kuralları iyi, diğerlerine göre ise aynı davranış kuralları kötüdür. Örneğin Türkiye’de din kuralları, bazılarına göre iyi, bazılarına göre ise kötüdür. Keza bazı yörelerimizde bulunan kan davasına ilişkin örf kuralının toplumumuzun çoğunluğu tarafından kötü karşılandığı söylenebilir. Ancak bu örfü, yüzyıllardır sürdüren o yörelerdeki insanlar için herhalde bu kural, “iyi” bir kuraldır ki, yüzyıllardır sürmektedir. İşte bu nedenlerle, bize göre beşerî davranış kurallarının iyi mi, kötü mü olduğunu incelemek bilimin görevi değildir. Bilim beşerî davranış  kurallarının hepsini incelemekle görevlidir.

Özetle, beşerî davranış kurallarından bazıları, haydut çetesi kuralları gibi, bazılarına göre, toplumsal düzeni sağlamaz, bozar. Ama bunlar da toplumsal düzenin bir parçasıdırlar. Bunlar da beşerî davranışları yönlendirirler; dolayısıyla burada incelenmeleri gerekir.

Biz burada “haydut çetesi kuralları” dedik. Aslında bu tip kurallar çok çeşitlidir. Bu ifadeyi geniş anlamda kullanıyoruz. “Haydut çetesi” ifadesi, yol kesenleri, deniz korsanlarını, banka soyguncularını, mafya tipi suç organizasyonlarını, santajcıları, gaspçıları, terorist örgütleri vs. içerir. Bununla birlikte, alelâde hırsızlar, yani bir malı gizlice çalanlar, buraya girmez. Çünkü burada bir emir yoktur, dolayısıyla normatiflik unsuru eksiktir. Ama size silahını dayayıp cüzdanınızı vermenizi isteyen tek bir gaspçıyı dahi bu kapsamda değerlendirmek gerekir. Burada gaspçı bir kural koymakta, size cüzdanınızı ona vermenizi emretmektedir. Bu emri yerine getirmezseniz, sizi yaralayacak, yahut öldürecektir.

Haydut çetesinin kuralları ile hukuk kuralları arasında büyük benzerlik vardır. Hukuk kurallarının bütün özellikleri haydut çetesinin kurallarında da vardır. Bir kere haydut çetesi kuralları normatif niteliktedir. Yani bir şey emreder veya yasaklarlar. İkinci olarak bu kuralların konusu bu haydut çetesinin mensubu olan ve olmayan insanların davranışlarıdır. Üçüncü olarak, bu kurallar haydut çetesinin lideri durumunda olan kişi tarafından konulur. Yani kuralların kaynağı beşeridir. Nihayet haydut çetesi kurallarının ihlali halinde uygulanan müeyyide hukuk kuralının müeyyidesi gibi cebrî niteliktedir. Yani kişinin hayatına (örneğin adam öldürme), maddî ve manevî varlığına (örneğin dövme, bacağa kurşun sıkma), özgürlüğüne (adam kaçırma), ekonomik varlığına (gasp) zarar verilmektedir. O halde hukuk kuralları ile bu kurallara bunca benzeyen haydut çetesi düzeni kuralları arasında fark nedir?

Benzer bir soru öğrencilere sorulduğunda, öğrenciler genellikle, hukuk düzeninin cebrinin meşru olduğunu, çete düzeninin cebrinin ise gayri-meşru olduğunu, hukuk düzeninin adaletli, çete düzeninin ise adaletsiz olduğu, hukuk düzenin toplumsal yarara, çete düzeninin ise çete liderinin kişisel çıkarına hizmet ettiği, hukuk düzeninin kurallarının kanunlara ve anayasaya dayandığı, çete düzeninin kurallarının ise keyfi olduğu gibi cevaplar vermektedirler.

Şüphesiz hukuk düzeni ile çete düzeni arasında bu gibi ve bunlara benzer farklar olduğu düşünülebilir. Bu düşüncelerde haklılık payı da vardır. Ancak bu farkların hepsi içeriksel farklardır. Dolayısıyla değer yargıları alanına girer. Göreceliliğin hakim olduğu bu alana giren cevapların bilimsel bakımdan kabulü mümkün değildir.

Kanımızca hukuk kuralları ile haydut çetesi kuralları arasındaki fark yine uyguladıkları müeyyidede bulunmaktadır. Hukuk düzeni de çete düzeni de müeyyide olarak cebir uygulamaktadırlar. Uyguladıkları cebrin niteliği bakımından aralarında bir fark yoktur. Fark uygulanan cebrin niceliği bakımındandır. Nihai tahlilde, hukuk düzeninin cebrî çete düzeninin cebrinden daha büyüktür. Hukuk düzeni, sahip olduğu polis ve ordu teşkilatı ile çete düzenlerinden daha büyük bir cebir uygulama imkanına sahiptir. Kısa vadede belki çete düzeninin uyguladığı cebir hukuk düzenin cebrinden daha şiddetli ve etkili olabilir. Hukuk düzeninin belirli bir zaman içinde çete düzeniyle baş edememiş olması mümkündür. Ama eğer hukuk düzeni, hukuk düzeni olarak kalıyorsa, çete düzeninin cebrini bertaraf etmiş demektir. Ama eğer çete düzeni, hukuk düzeninin kendisi üzerinde uyguladığı cebre karşılık verebilmiş ve hukuk düzeninin cebrini yenmiş ise, artık çete düzenini hukuk düzeni, yeterli cebir uygulayamamış eski hukuk düzenini de çete düzeni olarak kabul etmek gerekir.

Çete düzenlerinden çoğu devlet ile açıkça çatışmayı zaten göze almazlar. Göze alanlar da devletin sahip olduğu cebir karşısında yenilirler. Yeryüzünde istatistiksel olarak çetelerden ziyade, devletin bekasından bahsedilebilir. Devlet ile cebir düzeyinde açık çatışmayı göze alan çete düzenleri çok azdır. Bunlar genelde, mevcut devletin yerine yeni bir devlet kurmak isteyen, yahut belirli bir bölgeyi mevcut devletin ülkesinden koparmayı amaçlayan yasadışı örgütlerdir.

Böyle bir örgüt, kendi geçerlilik alanını, belirli bir toprak üzerinde sınırlandırırsa ve bu toprak parçası üzerinde tüm diğer cebir düzenlerini saf dışı edecek derecede etkili olursa, o mükemmel bir hukuk düzeni ve onun tarafından kurulan topluluk – dışa karşı pozitif uluslararası hukuk tarafından suç olarak görülen bir faaliyette bulunsa bile –, bir “devlet” olarak kabul edilir[122].

Aslında bu şaşırtıcı bir şey değildir. Devlet düzeniyle diğer cebir düzenleri arasındaki fark, uyguladıkları cebrin niteliğine ilişkin değil, niceliğine ilişkindir. Bilindiği gibi devletin, insan, toprak ve egemenlik olmak üzere üç unsuru vardır. Belirli bir insan topluluğunun belirli bir toprak parçası üzerinde kendi devletlerini kurabilmesi için bu toprak parçası üzerinde o insanların egemen olması gerekir. Bu ise cebir kullanmak ile mümkündür. Her devlet bu anlamda kuruluş safhasında nitelik olarak bir çete örgütünden farksızdır. Devleti çete örgütünden farklı kılan şey, sanıldığı gibi meşruluğu vs. değil, uyguladığı cebrin büyüklüğüdür. Eğer bir çete örgütü de devleti cebir kullanarak yenebiliyorsa, o çete örgütünü bir devlet ve çetenin kurallarını da geçerli hukuk kuralı olarak kabul etmek gerekir.

Aziz Augustinus , De Civitae Dei’nin Dördüncü Kitabının Dördüncü Bölümünde krallıklarla haydut çetelerinin mükemmel bir karşılaştırmasını yapmaktadır:

“... krallıklar büyük haydutluklardan başka nedir ki? Çünkü, haydut çeteleri de küçük krallıklar değil midir? Çete insanlardan kurulur, bir prensin yetkisiyle yönetilir, konfederasyon sözleşmesiyle örgütlenmiştir, yağmalanan şeyler de, üstünde anlaşılan bir yasa gereğince bölüşülür. Dışarıda bırakılan insanların alınmasıyla, bu bela, büyük bölgeleri elinde tutacak, konutlar kuracak, şehirlere sahip çıkacak ve halklara boyun eğdirecek kadar büyüyecek olursa, açıktan açığa krallık adını takınır; çünkü şimdi açgözlülüğün kalkmasıyla değil fakat ceza sorumsuzluğunun da eklenmesiyle, gerçek durum onda apaçık görünür hale gelmiştir. Nitekim yakalanan bir korsan Büyük İskender’e bu yerinde ve doğru karşılığı vermişti. Kral, niçin denizi kötü niyetle tuttuğunu sorunca, korsan onu gururlu bir atılganlıkla şöyle cevaplandırmıştı: ‘Ya sen niçin bütün dünyayı eline geçiriyorsun: Ama ben bu işi küçük bir gemiyle yaptığım için bana haydut deniyor, sen aynı işi büyük bir filoyla yapınca imparator diye anılıyorsun’”[123].

SONUÇ

Beşerî davranış kuralları yukarıda görüldüğü gibi çok çeşitlidir: Hukuk, din, ahlak, görgü, örf-âdet, haydut çetesi kuralları gibi. Beşerî düzen bu kuralların bütününden oluşur. Beşerî düzen hiçbir zaman sadece, hukuk kurallarına, sadece din kurallarına, sadece ahlak kurallarına, sadece örf ve âdet kurallarına veya sadece haydut çetesi kurallarına indirgenemez. Bu kuralların hepsi beşerî düzenin bir parçasıdırlar.

Beşerî düzen kurallarının ortak yanları vardır. Bu ortak yanlar şunlardır:

1. Tüm beşerî davranış kuralları normatif niteliktedir. Yani bir şeyi emreder, yasaklar veya izin verirler.

2. Tüm beşerî davranış kurallarının emrettiği, yasakladığı veya izin verdiği şeyin konusu bir insan davranışıdır. Diğer bir ifadeyle, toplumsal düzen kurallarının konusu beşerî davranıştır. Hukuk kuralların da, din kurallarının da, ahlak kurallarının da, görgü, örf ve âdet ve haydut çetesi kurallarının da konusu, emrettiği şey belli bir beşerî davranışının yapılması veya yapılmamasıdır.

3. Tüm beşerî davranış kuralları, beşerî irade tarafından konulmuştur. Hukuk kurallarının koyucusu devlet gücüne sahip insanlardır. Din kurallarının ilahi irade tarafından konulduğuna inananlar ise yine insanlardır. Ahlak kuralı insanın kendisi tarafından konulur. Görgü, örf ve âdet kurallarının koyucusu ise belirli bir toplumsal çevredeki insanlardır. Haydut çetesi kurallarının koyucusu ise çete lideri olan kişidir. Özetle, insan tarafından konulmamış bir şey toplumsal davranış kuralı olamaz.

4. Tüm beşerî davranış kuralları müeyyidelendirilmiştir. Müeyyide kuralın ihlali halinde karşılaşılan istenilmeyen bir durumdur.

Hukuk kuralları ile diğer beşerî davranış kuralları arasındaki fark müeyyide unsurunda toplanmaktadır. Hukuk kurallarının müeyyidesi cebirdir. Din kurallarının müeyyidesi cehennem azabı korkusu; ahlak kurallarının müeyyidesi vicdan azabı; görgü kurallarının müeyyidesi küçük düşmedir. Örf ve âdet kurallarının ise ayıplama, kınama, gruptan atma gibi çeşitli müeyyideleri vardır. Linç cezasında görüldüğü gibi bazı örflerin müeyyidesi cebrî olabilir. Haydut çetesi kurallarının müeyyidesi hukuk kurallarının müeyyidesi gibi cebridir. Cebir ile müeyyidelendirilen örf kuralları ve haydut çetesi kuralları ile hukuk kuralları arasındaki fark cebrin niteliğine dayanmaz. Bunların arasındaki fark uygulanan cebrin niceliğine ilişkindir. Hukuk düzeninin cebrî en büyüktür. Çete düzenini veya örf düzeninin cebrî hukuk düzeninin cebrî ile başa çıkamaz.

Sonuç olarak hukuk düzeninin diğer beşerî davranış düzenleri içinde en etkili düzen olduğunu söyleyebiliriz.

Hukuk, din, ahlâk ve örf ve âdet kurallarını benzerlik ve farklılıklarını şema hâlinde şu şekilde gösterebiliriz.

Tablo 2-1: Beşerî Davranış kuralları Arasında Karşılaştırma

 

Hukuk Kuralları

Din Kuralları

Ahlâk Kuralları

Örf ve Âdet Kuralları

Normatiflik

Var

Var

Var

Var

Muhatabı

İnsanlar

İnsanlar

İnsanın Kendisi

İnsanlar

Koyucusu

Devlet

İlâhî İrade

İnsanın Kendisi

Toplum

Müeyyide

Cebrî Nitelikte

Cehennem Azabı Çekme Korkusu

Vicdan Azabı

Ayıplama, Kınama, Dışla-ma,  Dövme, Linç, vs

 

 


 

[1].   Terim Meselesi.- Bizim burada “beşerî davranış kuralları” dediğimiz şeye yazarların çoğu “toplumsal düzen kuralları”, “içtimai nizam kaideleri” “sosyal hayatı düzenleyen kurallar” gibi isimler vermektedirler (örneğin Bilge, op.cit., s.12-30; Güriz, Hukuk Başlangıcı, op.cit., s.1-16; Gözübüyük, Hukuka Giriş, op.cit., s.10-12; Seyfullah Edis, Medeni Hukuka Giriş ve Başlangıç Hükümleri, Ankara, A.Ü. Hukuk Fakültesi Yayınları, 1983, s.26-31; Erdoğan Göğer, Hukuk Başlangıcı Dersleri, Ankara, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, Dördüncü Bası, 1976, Cilt I, , s.18-24; Atar et alii, op. cit., s.1-10; Görgün, op.cit., s.1-16; Akıntürk, Temel Hukuk, op. cit., s.3-9; Fendoğlu, op. cit., s.7-11; Çağıl, op. cit., s.52-70; Aral, op. cit., s.70-85; Sadri Maksudi Arsal, Hukukun Umumi Esasları, Ankara, Ankara Hukuk Fakültesi Neşriyatı, 1937, s.40-74). Bu konuda, yazarlar genellikle, insanların toplum içinde yaşadığı, toplumsal yaşamın düzen gerektirdiği, bu düzenin ise bu gibi kurallar ile sağlandığı yönünde bir takım sözler söylerler.

         Kanımızca, “toplumsal düzen kuralları” ve buna benzer ifadeler ile yukarıda bu düzen hakkında söylenen sözler yanlıştır. Zira, bir kere bu ifade, bu “düzen”in iyi bir şey olduğunu ve sağlanması gereken bir şey olduğunu iddia etmektedir. Bu iddia normatif niteliktedir. Bir olması gerekeni ifade etmektedir. Bilim ise tasviridir, olanı ifade eder. Diğer yandan bu iddia, sağlanması gereken bir şey olduğunu belirterek düzenin “iyi” bir şey olduğunu varsaymaktadır. Bu ise değer yargılarıyla ilgilidir. Değer yargıları alanında ise görecelilik ilkesi geçerlidir. Bu ilkenin geçerli olduğu alanda bilim yapılamaz. Kaldı ki bu “düzen”in bu kurallar ile sağlandığı da söylenemez. Zira bu kurallar arasında, çakışma olabileceği gibi çatışma da olabilir. Hukukun amaçladığı düzen, din veya örf-âdet düzeniyle bozulabilir. Din ile, örf ve âdet ile yerleşmiş bin yıllık düzenler devrimci bir hukuk reformu ile sarsılabilir. Böyle bir durumda hukukun arzuladığı düzen, din için, örf ve âdet için düzensizlik; bunların arzu ettiği düzen ise hukuk için düzensizlik demektir. O halde “toplumsal düzen kuralları” ifadesinde, “düzen” kelimesini atmak gerekir. Zira, bu kullanımda, “düzen” değer yargılarını çağrıştırmaktadır (Şüphesiz, değer yargılarıyla bağlantı kurulmaksızın, “sistem” anlamında hukuk düzeninden, din düzeninden, ahlak düzeninden, örf ve âdet düzeninden, hatta çete düzeninden bahsedilebilir).

Diğer yandan kanımızca bu ifadedeki “toplumsal” kelimesini de atmak gerekir. Zira, bu tür kuralların düzenlediği şeyin her zaman toplumsal nitelikte olup olmadığı tartışmalıdır. Örneğin biraz sonra göreceğimiz, din kurallarının bir kısmı “uhrevi”; ahlak kurallarının bir kısmı ise “kişisel”dir. Uhrevi din kuralları ve kişisel ahlak kurallarının toplumsal nitelikte olmadığı açıktır. Aslında bu kuralların düzenlediği şey insan davranışıdır. İnsan davranışının ayrıca “toplumsallıkla” nitelendirilmesine hukuk incelemesi bakımından gerek yoktur. Bu nedenle biz,  burada sadece “insan davranışı”ndan bahsedeceğiz. İnsan davranışının sıfat tamlaması şekli “insani davranış”tır. “İnsani” kelimesi “insanlığa yakışan” anlamına geldiği ve değer yargılarıyla ilgili olduğu için bu tamlama yerine biz, “insan davranışı” anlamında “beşerî davranış” tamlamasını tercih ettik ve bölüm başlığı olarak “beşerî davranış kuralları” deyimini kullandık.

“Beşerî davranış kuralları”, bu bölümde incelenen konuyu en iyi açıklayan ifadedir. Bu kuralların ortak özelliği beşerî davranışı düzenlemeleridir.

[2].   Hans Kelsen, Théorie pure du droit, Traduction française de la 2e édition de la “Reine Rechtslehre” par Charles Eisenmann, Paris, Dalloz, 1962, s.7, 43; Hans Kelsen, Théorie générale des normes, (Traduit de l’Allemand par Olivier Beaud et Fabrice Malkani), Paris, Presses universitaires de France, 1996, s.37; Hans Kelsen, “Quel est le fondement de la validité du droit?”, Revue internationale de criminologie et de police technique, juillet - septembre 1956, s.161.

[3].   Kelsen, Théorie pure du droit, op. cit., s.7, 43; Kelsen, Théorie générale des normes, op.cit., s.37; Kelsen, “Quel est le fondement de la validité du droit?”, op. cit., s.161.

[4].   Kelsen, Théorie générale des normes, op. cit., s.115.

[5].   Kitab-ı Mukaddes, Tevrat-ı Şerif yahut Eski Ahit, Çıkış, Musa'nın İkinci Kitabı, Bap 21, Ayet 28 (İstanbul, Kitab-ı Mukaddes Şirketi, 1981, s.75).

[6].   Cf. Démostène, Contre Aristocrates, 76; Platon, Lois, 873; Aristote, Constitution d’Athènes, başlık 577’den alıntılayan Kelsen, Théorie générale des normes, op.cit., s.115.

[7].   Karl Von Amira, Tierstrhafen und Tierprozesse, İnnsburck, 1891’den alıntılayan Kelsen, Théorie générale des normes, op.cit., s.116.

[8].   Kelsen, Théorie générale des normes, op.cit., s.116.

[9].   Ibid., s.116-117.

[10]Ibid., s.117.

[11]Ibid., s.119.

[12]Ibid.

[13]. Kelsen, Théorie pure du droit, op. cit., s.45.

[14]. Michel Troper’in 25 ve 26 Mayıs 1989 tarihlerinde Conseil constitutionnel de yapılan “La Déclaration des droits de l'homme et du citoyen en 1789” konulu kollokta bir soru üzerine verdiği cevap, in La Déclaration des droits de l'homme et du citoyen et la jurisprudence, Paris, P.U.F., 1989, s.32.

[15]. Kelsen, Théorie pure du droit, op. cit., s.71.

[16]. Georges Vedel, “Place de la Déclaration de 1789 dans le ‘bloc de constitutionnalit钔, La Déclaration des droits de l'homme et du citoyen et la jurisprudence, (Colloque des 25 mai et 26 mai 1989 au Conseil constitutionnel), Paris, P.U.F., 1989, s.54.

[17]. Yann Aguila, Le Conseil constitutionnel et la philosophie du droit, Paris, LGDJ, 1994, s.13.

[18]. Kelsen, Théorie pure du droit, op. cit., s.154.

[19]La Déclaration des droits de l'homme et du citoyen et la jurisprudence, op. cit., s.32.

[20]. Bu konuda şu ilginç makaleye bakılabilir: Thibaut Celerier, “Dieu dans la Constitution”, Les Petites affiches, 5 juin 1991, n° 67, s.15-20. Yazar, 1958 Fransız Anayasasının da 1789 Bildirgesine atıfta bulunduğundan bu Anayasanın “déiste” bir anayasa olduğu sonucuna varmaktadır (Ibid., s.20).

[21]. “Yüce Varlık (Etre suprême)” ile Tanrı kastedilmektedir. Petit Robert’e göre Etre suprême dini anlamda Tanrı demektir.

[22]. Server Tanilli’nin çevirisi (Anayasalar ve Siyasal Belgeler, İstanbul, Cem Yayınevi, İstanbul, 1976, s.451).

[23]. Amos J. Peaslee, Constitutions of Nations, The Hague, Martinus Nijhoff, (Dorothy Peaslee Xydis tarafından hazırlanan 3. Bası), Cilt. II : “Asia, Australia and Oceania”, 1966, s.453.

[24]. Zeki Hafızoğulları bu hususu, “Hukuk, bir irade tezahürüdür” demekle açıklamaktadır. Bkz. Hafızoğulları, Ceza Normu, op. cit., s.5.

[25]. Norberto Bobbio, “Kelsen et les sources du droit”, Revue internationale de philosophie, 1981, n° 138, s.475. Bu konuda Kelsen şunu yazıyor: “Hukuk düzeni, beşerî irade, yani yasama, yargı ve idari yoldan veya beşerî varlıkların eylemleriyle oluşan örf ve âdetler tarafından yaratılan kurallardan oluşan zorlayıcı bir düzendir” (Hans Kelsen, “Positivisme juridique et doctrine du droit naturel”, Mélanges Jean Dabin, Bruxelles, Emile Bruylant, Paris, Sirey, 1963, s.141).

[26]. Michel Troper, “Le positivisme comme théorie du droit”, Christophe Grzegorczyk, Françoise Michaut et Michel Troper (sous la direction de-) Le positivisme juridique, Bruxelles et Paris, E.Story-Scientia et L.G.D.J., 1992, s. 273.

[27]. Hans Kelsen, Essays in Legal and Moral Philosophy, Dordrecht, Reidel, 1973, s.216-227 in Christophe Grzegorczyk, Françoise Michaut et Michel Troper (sous la direction de-) Le positivisme juridique, Bruxelles et Paris, E.Story-Scientia et L.G.D.J., 1992, s.295.

[28]. Kelsen, Théorie générale des normes, op.cit., s.4.

[29]. “Emir veren” anlamında kullanıyoruz.

[30]. “Emir alan” anlamında kullanıyoruz.

[31]. Kelsen, Théorie générale des normes, op.cit., s.36-37.

[32]Ibid.

[33]. Kelsen, Théorie pure du droit, op. cit., s.7.

[34]Ibid.

[35]. Kelsen, Théorie générale des normes, op.cit., s.33.

[36]. Kelsen, Théorie pure du droit, op. cit., s.7.

[37]Ibid., s.6.

[38]Ibid.

[39]. Kelsen, Théorie pure du droit, op. cit., s.6 ; Kelsen, Théorie générale des normes, op.cit., s.126.

[40]. Kelsen, Théorie générale des normes, op.cit., s.126.

[41]. Kelsen, Théorie pure du droit, op. cit., s.7.

[42]Ibid.

[43]Ibid.

[44]. Kelsen, Théorie générale des normes, op.cit., s.34.

[45]Ibid., s.9-10.

[46]Ibid., s.10.

[47]. Bir işlemin “maddî varlığı” sorunu, Alexander Peczenik’in “hukuki geçerliliğin bibliyografik sorunu” olarak isimlendirdiği soruna tekabül eder. Gerçekten de Peczenik, geçerlilik kavramını dört safhayı içeren bir metotla tahlil etmektedir. Birinci safha, hukukçuların hukuken geçerli olarak kabul ettikleri kuralların sayımından (enumeration) ibarettir. Bu açıdan denilebilir ki, bizim ilk kavramımız (maddî varlık), Alexander Peczenik’in tasviri metodunun birinci safhasına (sayım) eşittir. Peczenik’e göre, “‘belirli bir ülkede hukuken geçerli olan kurallar nelerdir’ sorusu, hukukun geçerliliğinin genel bir tanımına başvurmaksızın çözümlenebilir. Hukuk Fakültesinde ve mesleğinde her uzman hukukçu bu sorun üzerine birçok ayrıntılı bilgi edinir. Bu sorun teorik olmaktan ziyade bibliyografiktir” (Peczenik, “The Concept ‘Valid Law’”, op. cit., s.214-215. İtalikler bize ait).

[48]. François Ost ve Michel Van de Kerchove, Jalons pour une théorie critique du droit, Bruxelles, Publications des Facultés universitaires Saint-Louis, 1987, s.259; François Ost, “Validité”, in André-Jean Arnaud (sous la direction de-), Dictionnaire encyclopédique de théorie et de sociologie du droit, Paris, L.G.D.J., Deuxième édition, 1993, s.636.

[49]. Bkz, Gözler, Hukukun Genel Teorisine Giriş, op. cit., s.41-52.

[50]. Jean Carbonnier, Sociologie juridique, Paris, P.U.F., 1978, s.175.

[51]. Cf. Paul Amselek, Perspectives critiques d'une réflexion épistémologique sur la théorie du droit : essai de phénoménologie juridique, (Thèse pour le doctorat en droit, Université de Paris, Faculté de Droit et des Sciences économiques), Paris, L.G.D.J., 1964, s.217.

[52]. Michel Troper, “Norme (en théorie du droit)”, in André-Jean Arnaud (sous la direction de-), Dictionnaire encyclopédique de théorie et de sociologie du droit, Paris, L.G.D.J., Deuxième édition, 1993, s.407.

[53]Ibid.

[54]Ibid.

[55]Ibid.

[56]Ibid.

[57]Ibid., s.46.

[58]Ibid.

[59]Ibid., s.57: “Müeyyide kavramı hukuk düzeni tarafından öngörülen tüm cebir işlemlerine kapsatılabilir”.

[60]Ibid., s.50.

[61]Ibid., s.48.

[62]. Bu tanıma karşı müeyyidesiz hukuk normlarının olabileceği itirazı yapılmıştır. Biz müeyyidesiz hukuk normlarının olup olamayacağı sorununu ileride “Müeyyide Kavramını”nın incelendiği Bölüm 17’de ele alacağız.

[63]. Bilge, op.cit., s.17-19; Güriz, Hukuk Başlangıcı, op.cit., s.6-9; Gözübüyük, Hukuka Giriş, op.cit., s.11-12; Edis, op.cit., s.26-28; Göğer, op.cit., c.I, s.20-21; Atar et alii, op. cit., s.3-4; Ergun Özsunay, Medeni Hukuka Giriş, İstanbul, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, Beşinci Bası, 1986, s.16-17; Görgün, op.cit.,, s.8-12; Akıntürk, op. cit., s.4-5; Fendoğlu, op. cit., s.10-11; Turhan Esener, Hukuk Başlangıcı Dersleri, Ankara, Alkım Yayınları, 1998, s.20;

[64]. Akıntürk, Temel Hukuk, op. cit., s.4. Benzer tanımlar için bkz. Görgün, op.cit.,, s.9; Atar et alii, op. cit., s.3.

[65]. Güriz, op.cit., s.8; Bilge, op.cit.,, s.18-19; Gözübüyük, op.cit., s.11; Edis, op.cit., s.28; Göğer, op.cit.,, c.I, s.21; Görgün, op.cit., s.15.

[66]. Göğer, op.cit., c.I, s.21.

[67]. Atar et alii, op.cit., s.8.

[68]. Göğer, op.cit., c.I, s.21; Atar et alii, op.cit., s.8

[69]. Edis, op.cit., s.28; Atar et alii, op.cit., s.8; Gözübüyük, op.cit., s.12.

[70]. Atar et alii, op.cit., s.4.

[71]. Atar et alii, op.cit., s.8; Edis, op.cit., s.28.

[72]. Bilge, op.cit., s.19-22; Güriz, Hukuk Başlangıcı, op.cit., s.15-16; Gözübüyük, Hukuka Giriş, op.cit., s.10-12; Edis, op.cit., s.28-30; Göğer, op.cit., s.I, .21-24; Atar et alii, op. cit., s5-6; Özsunay, op. cit., s.18-20; Görgün, op.cit., s.12-14; Akıntürk, Temel Hukuk, op. cit., s.5-6; Çağıl, op. cit., s.52-61; Arsal, op. cit., s.46-74; Aral, op. cit., s.70-83; Esener, op. cit., s.21-26.

[73]. Edis, op.cit., s.28-29; Atar et alii, op.cit., s.5.

[74]. Arsal, op.cit., s.46; Bilge, op.cit., s.20; Edis, op.cit., s.29; Güriz, Hukuk Başlangıcı, op.cit., s.15; Atar et alii, op.cit., s.5; Gözübüyük, Hukuka Giriş, op.cit., s.11; Görgün, op.cit., s.13.

[75]. Aral, op.cit., s.77; Göğer, op.cit., c.I, s.23.

[76]. Arsal, op.cit., s.58.

[77]. Atar et alii, op.cit., s.9.

[78]. Edis, op.cit., s.30; Atar et alii, op.cit., s.10; Güriz, Hukuk Başlangıcı, op.cit., s.23; Aral, op.cit., s.78; Çağıl, op.cit., s.58.

[79]. Göğer, op.cit., c.I, s.23; Aral, op.cit., s.74.

[80]. Aral, op.cit., s.74; Çağıl, op.cit., s.62.

[81]. Atar et alii, op.cit., s.6. Güriz'e göre ise sadece “sosyal ahlak kurallarının belirleyicisi toplumun kendisidir” (Güriz, Hukuk Başlangıcı, op.cit., s.24).

[82]. Aral, op.cit., s.75.

[83]. Görgün, op.cit., s.16; Atar et alii, op.cit., s.10.

[84]. Edis, op.cit., s.30; Görgün, op.cit., s.16; Atar et alii, op.cit., s.10.

[85]. Güriz, op.cit., s.24.

[86]. Akıntürk, op. cit., s.5; Fendoğlu, op.cit., s.11.

[87]. Gözübüyük, op.cit., s.11.

[88]. Atar et alii, op.cit., s.5-6: “Toplum, ahlak kurallarına uymayan kişiyi ayıplar, küçük görür. Böylelikle insanlar, kendisi hakkında kötü değer yargısına varmasından, ayıplamasından, küçük görmesinden, lanetlemesinden ve ilişkisini kesmesinden kaçınmak amacıyla ahlak kurallarına uymaya çalışırlar”.

[89]. Bu ve benzeri örnekler için bkz. Edis, op.cit., s.29.

[90]. Güriz, Hukuk Başlangıcı, op. cit., s.24.

[91]. Ibid.

[92]. Edis, op.cit., s.30-331; Atar et alii, op.cit., s.6-7; Güriz, Hukuk Başlangıcı, op.cit., s.14-15; Görgün, op.cit., s.14-15; Bilge, op.cit., s.22-23; Gözübüyük, op.cit., s.10; Göğer, op.cit., s.24; Akıntürk, Temel Hukuk, op. cit., s.6.

[93]. Edis, op.cit., s.30.

[94]. Arsal, op.cit., s.43.

[95]. Güriz, Hukuk Başlangıcı, op.cit., s.14.

[96]. Arsal, op.cit., s.43.

[97]. Guriz, Hukuk Başlangıcı, op.cit., s.14-15.

[98]. Atar et alii, op.cit., s.7.

[99]. Arsal, op.cit., s.43.

[100]. Ibid.

[101]. “Örf ve âdet”i Fransızca “coutume” karşılığı kullanıyoruz. “Örf”, bilmek ve tanımak demektir. “Örf” ten türemiş “maruf” iyi görünen, tanınan şey demektir. İslam hukukçuları örfü “aklıselimin iyi gördüğü şey” olarak tarif ederler (Ali Himmet Berki, Hukuk Mantığı ve Tefsir, Ankara, Güney Matbaacılık, 1948, s.95). Âdet ise “avd” maddesinden türemiş bir isimdir. Çeşitli anlamları olup bunlardan biri “nöbet” veya bir işi zaman zaman yapmak demektir (Ibid.).

[102]. Örneğin, Bilge, op.cit., s.17-28; Göğer, op.cit., s.19-24; Gözübüyük, op.cit., s.10-12; Edis, op.cit., s.26-31; Atar et alii, op.cit., s.2-10; Görgün, op.cit., s.7-17.

[103]. Daha doğrusu onlar toplumsal hayatı düzenleyen kurallar ifadesini kullanırlar.

[104]. Örneğin, Güriz, Hukuk Başlangıcı, op.cit., s.9-13.

[105]. Örneğin Ibid., s.10-11.

[106]. Alelâde örf ve âdet kurallarının hukuki örf ve âdet kuralı haline gelebilmesi için ileride göreceğimiz bir üçüncü unsuru (devlet desteği unsurunu) da yerine getirmeleri gerekir. Ancak bu unsuru yerine getirmeyen bir kural, sadece hukuki örf ve âdet kuralı değildir; o yine de bir örf ve âdet kuralıdır, ama alelâde örf ve âdet kuralıdır.

[107]. Jean-Pierre Gridel, Notions fondamentales de droit et droit français, Paris, Dalloz, 1992, s.228; Claude Du Pasquier, Introduction à la théorie générale et à la philosophie du droit, Neuchatel, Delauchaux 6 Niestlé S.A. 3. Bası, 1948, s.50; Hermann Bekaert, Introduction à l’étude du droit, Bruxelles, Etablissements Emile Bruylant, 1963, s.276; Bilge, op. cit., s.41; Edis, op. cit., s.91; Göğer, c.I, s.117; Güriz, op. cit., s.11; Aral, op. cit., s.102; Gözübüyük, Hukuka Giriş, op. cit., s.51; Bilge Umar, Hukuk Başlangıcı, İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1997, s.73; Aytekin Ataay, Medeni Hukukun Genel Teorisi, İstanbul, İ.Ü. Hukuk Fakültesi Yayınları, 1971, s.98; Selahattin Sulhi Tekinay, Medeni Hukukun Genel Esasları ve Gerçek Kişiler Hukuku, İstanbul, Filiz Kitabevi, 1992, s.66.

[108]. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Medeni Hukuk I, Umumi Esaslar, 1959, s.104’ten alıntılayan Bilge, op. cit., s.42.

[109]. “Muttarid”, “ıttıradlı” demektir. “Ittırad” ise “muntazam tarzda cereyan etme” demektir (Ferit Devellioğlu, Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lugat, Ankara, Aydın Kitabevi, 1984, s.830, 476).

[110]. Atar et alii op. cit., s.44.

[111]. Gridel, op. cit., s.228; Du Pasquier, op. cit., s.50; Bilge, op. cit., s.42; Edis, op. cit., s.93; Göğer, op. cit., c.I, s.118; Güriz, Hukuk Başlangıcı, op. cit., s.11; Aral, op. cit., s.103; Gözübüyük, op. cit., s.51; Umar, op. cit., s.74; Ataay, op. cit., s.98; Tekinay, op. cit., s.67.

[112]. “Galip”, “galebe eden, galebe çalan, üstün gelen, yenen” demektir (Devellioğlu, op. cit., s.329).

[113]. Bilge, op. cit., s.43.

[114]. Güriz, Hukuk Başlangıcı, op.cit., s.9.

[115]. Ibid.

[116]. Güriz, Hukuk Başlangıcı, op.cit., s.12; Bilge, op.cit., s.44; Atar et alii op. cit., s.46.

[117]. Güriz, Hukuk Başlangıcı, op.cit., s.12; Bilge, op.cit., s.44; Atar et alii op. cit., s.6.

[118]. Kelsen, Théorie générale du droit, op. cit., s.304.

[119]. Ibid., s.308.

[120]. Burada haklı olarak teamüller ile görgü kuralları arasında ne fark olduğu sorulabilir. Kanımca, görgü kuralları da burada örf ve âdet kuralları kategorisine dahil edilebilir. Görgü kuralları teamüllerin de altında en hafif örf ve âdet kuralları olarak nitelendirilebilir. Ama görgü kuralları yukarıdaki tanımıyla teamüller ile karışmaz. Çünkü görgü kurallarının ihlali halinde gösterilen tepki, teamüllerinkine oranla çok daha hafiftir. Görgü kurallarına uymayan kişi kınanmaz. Sadece bu kurallara uymayan davranışın pek de güzel olmadığı düşünülür. Ayrıca teamüller yine de bir toplumsal grubu oluşturan bireyleri birbirine bağlayan bağlarla ilgilidir. Görgü kuralları ise, tabiri caizse, bu bağların süsüdürler.

[121]. Bu anlamda hukuk kurallarına en yakın toplumsal düzen kurallarının örfler olduğu söylenebilir.

[122]. Kelsen, Théorie pure du droit, op. cit., s.65.

[123]. Aziz Augustinus, De Civitae Dei. IV, 4 (Mete Tunçay (der.), Batı’da Siyasal Düşünceler Tarihi, Ankara, Teori Yayınları, 1985, c.I, s.312-313.

BİBLİYOGRAFYA

 

 

 

 

 

 

 


 

AARNİO (Aulis), “Dogmatique juridique”, in André-Jean Arnaud (sous la direction de-), Dictionnaire encyclopédique de théorie et de sociologie du droit, Paris, L.G.D.J., 2e édition, 1993, s.106-107.

Aarnio (Aulis), “Linguistic Philosophy and Legal Theory”, Rechtstheorie, Beiheft 1, 1979, s.19-20, in Christophe Grzegor-czyk, Françoise Michaut et Michel Troper (sous la direction de-) Le positivisme juridique, Bruxelles et Paris, E.Story-Scientia et L.G.D.J., 1992, s.368-69.

Aarnio (Aulis), Le rationnel comme raisonnable: la justification en droit, Trad. par Geneviève Warland, Bruxelles et Paris, E. Story-Scientia, LGDJ, 1992.

ADRE-VINCENT (I.), “L’abstrait et le concret dans l’interprétation”, Archives de la philosophie du droit, t.XVII, 1972, s.135-148.

Aguila (Yann), “Cinq questions sur l’interprétation constitutionnelle”, Revue française de droit constitutionnel, no.21, 1995, s.5-46.

Aguila (Yann), Le Conseil constitutionnel et la philosophie du droit, Paris, LGDJ, 1994.

AKBAY (Muvaffak), Umumi Amme Hukuku Dersleri, Ankara, AÜ Hukuk Fakültesi Yayınları, İkinci Baskı, 1961.

AKI (Erol), Hukukun Temel Kavramları, İzmir, BarışYl, Fakülteler Kitabevi, 1999.

AKIN (İlhan), Kamu Hukuku, İstanbul, Beta, 1987.

AKINTÜRK (Turgut), Borçlar Hukuku, Ankara, Savaş Yayınları, 5. Basım, 1994.

AKINTÜRK (Turgut), Borçlar Hukuku, İstanbul, Beta Yayınları, 2002.

AKINTÜRK (Turgut), Medeni Hukuk, Ankara, Savaş Yayınları, Beşinci Basım, 1994.

AKINTÜRK (Turgut), Temel Hukuk, Eskişehir, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yayınları, 4. Baskı, 1992.

AKINTÜRK (Turgut), Temel Hukuk, Eskişehir, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yayınları, Dördüncü Baskı, 1992.

AKINTÜRK (Turgut), Yeni Medenî Kanuna Uyarlanmış Aile Hukuku, İstanbul, Beta, 2002.

AKINTÜRK (Turgut), Yeni Medeni Kanuna Uyarlanmış Medeni Hukuk, İstanbul, Beta Yayınları, 3003.

AKİPEK (Ömer İlhan), Devletler Hukuku (Birinci Kitap: Başlangıç), Ankara, Başnur Matbaası, İkinci Bası, 1965.

ALDIKAÇTI (Orhan), Anayasa Hukukumuzun Gelişmesi Ve 1961 Anayasası, İstanbul, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1982.

ALİEFENDİOĞLU (Yılmaz), Anayasa Yargısı ve Türk Anayasa Mahkemesi, Ankara, Yetkin Yayınları, 1996.

ALİEFENDİOĞLU (Yılmaz), Anayasa Yargısı, Ankara, Yetkin Yayınları, 1997.

Amselek (Paul) (sous la direction de-), Théorie du droit et science, Paris, P.U.F., Coll. “Léviathan”, 1994.

Amselek (Paul), Perspectives critiques d'une réflexion épistémologique sur la théorie du droit : essai de phénoméno-logie juridique, (Thèse, Université de Paris, Faculté de droit et des sciences économiques), Paris, L.G.D.J., 1964.

ANAYURT (Ömer), Hukuka Giriş ve Hukukun Temel Kavramları, Ankara, Seçkin Yayıncılık, 3.Baskı, 2002.

ANSAY (Sabri Şakir), Hukuk Bilimine Giriş, Ankara, Güzel İstanbul Matbaası, Yedinci Baskı, 1958.

ANSAY (Sabri Şakir), Hukuk Bilimine Giriş, Ankara, Güzel İstanbul Matbaası, Yedinci Baskı, 1958.

ANSAY (Sabri Şakir), Hukuk Tarihinde İslam Hukuku, Ankara, 1946.

ANSAY (Tuğrul), Bankacılar İçin Şirketler Hukuku Bilgisi, Ankara, BTHAE Yayınları, Onsekizinci Baskı, 2000.

ARAL (Fahrettin), Borçlar Hukuku (Özel Borç İlişkileri), İstanbul, Kazancı, 2000.

ARAL (Vecdi), “Hukuk İlmini Gerçek Bir İlim Haline Getirmek İçin Hukuka Bir Objektivite Kazandırma Gayretleri ve Bunların Değeri, İstanbul Hukuk Fakültesi Mecmuası, 1966, Cilt XXXI, Sayı 1-4, s.220-241.

ARAL (Vecdi), Hukuk ve Hukuk Bilimi Üzerine, İstanbul, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 2. Bası, 1975.

ARAL (Vecdi), Hukuk ve Hukuk Bilimi Üzerine, İstanbul, İÜ Hukuk Fakültesi Yayınları, İkinci Bası, 1975.

ARKAN (Sabih), Ticarî İşletme Hukuku, Ankara, BTHAE Yayınları, Dördüncü Baskı, 1998.

ARNAUD (André-Jean) (sous la direction de-), Dictionnaire encyclopédique de théorie et de sociologie du droit, Paris, L.G.D.J., 2e édition, 1993.

ARNAUD (André-Jean), “Le médium et le savant: signification politique de l’inter-prétation juridique”, Archives de la philoso-phie du droit, t.XVII, 1972, s.165-181.

ARSAL (Sadri Maksudi), Hukukun Umumi Esasları, Ankara, Ankara Hukuk Fakültesi Neşriyatı, 1937.

ARSAL (Sadri Maksudi), Hukukun Umumi Esasları, Ankara, Ankara Hukuk Fakültesi Neşriyatı, 1937.

ARSEL (İlhan), Türk Anayasa Hukukunun Umumi Esasları, Ankara, 1964.

ARSLAN (Mehmet), Vergi Hukuku, İstanbul, Alfa, 2002.

ARTUK (M. Emin), GÖKCEN (Ahmet) ve YENİDÜNYA (A. Caner), Ceza Hukuku Özel Hükümler, Ankara, Seçkin Yayıncılık, 2002.

ASLAN (Yılmaz), Hukuka Giriş, Bursa, Ekin Kitabevi Yayınları, 1991.

ASLAN (Yılmaz), Hukuka Giriş, Bursa, Ekin Kitabevi Yayınları, 2002.

ATAAY (Aytekin), Medeni Hukukun Genel Teorisi, İstanbul, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1971.

ATAAY (Aytekin), Medeni Hukukun Genel Teorisi, İstanbul, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1971.

Atar (Yavuz) et alii, Hukuk Bilimine Giriş, Konya, Mimoza, 1997 (Yazarlar: Yavuz Atar, Mehmet Ayan, Sami Karahan, Halut Sadi Sümer, İbrahim Arslan, Ömer Ulukapı).

ATAY (Cevdet), Hukuka Giriş, Bursa, Marmara Kitabevi Yayınları, 1997.

Auby (Jean-Marie) et Drago (Roland), Traité de contentieux administratif, t.II, Paris, L.G.D.J., 3e édition, 1984.

AUGUSTINUS, De Civitae Dei. IV, 4 (Mete Tunçay (der.), Batı’da Siyasal Düşünceler Tarihi-1, Ankara, Teori Yayınları, 1985, s.312-313

AYAN (Mehmet) ve ARSLAN (İbrahim), Temel Hukuk Bilgisi, Konya, Mimoza, 2000.

AYAN (Mehmet), Borçlar Hukuku (Genel Hükümler), Konya, Mimoza, 1996.

AYAN (Mehmet), Medeni Hukuka Giriş, Konya, Mimoza Yayınları, 2003.

AYAN (Mehmet), Miras Hukuku, Konya, Mimoza Yayıncılık, 1998.

AYBAY (Aydın) ve AYBAY (Roma), Hukuka Giriş, İstanbul, Aybay Yayınları, 1998.

AYBAY (Aydın) ve HATEMİ (Hüseyin), Eşya Hukuku Dersleri, İstanbul, Filiz Kitabevi, 1996.

AYBAY (Rona) ve DARDAĞAN (Esra), Yasaların Uluslararası Düzeyde Çatışması, İstanbul, Aybay Yayınları, 2001.

AYDIN (M. Akif), Türk Hukuk Tarihi, İstanbul, Beta, 2000.

AYITER (Nuşin), Eşya Hukuku, Ankara, Savaş Yayınları, 1983.

AYİTER (Nuşin) ve KILIÇOĞLU (Ahmet M.), Miras Hukuku, Ankara, Savaş Yayınları, 1991.

AYİTER (Nuşin), Eşya Hukuku, Ankara, Savaş Yayınları, 1983.

BARTHÉLEY (Joseph) ve DUEZ (Paul), Traité de droit constitutionnel, Paris, Dalloz, 1933, (Réimp. Economica, 1985).

BAŞGİL (Ali Fuat), Esas Teşkilat Hukuku, İstanbul, Baha Matbaası, 1960.

Batiffol (Henri), “Question de l’interprétation juridique”, Archives de la philosophie du droit, t.XVII, 1972, s.9-29.

BATTAL (Ahmet), Hukukun Temel Kavramları, Ankara, Gazi Kitabevi, 2000.

BATUHAN (Hüseyin) ve GRÜNBERG (Teo), Modern Mantık, Ankara, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Yayınları, 1984.

BEKAERT (Hermann), Introduction à l’étude du droit, Bruxelles, Etablissements Emile Bruylant, 1963.

BERGEL (Jean-Louis), Théorie générale du droit, Paris, Dalloz, 1989.

BERKİ (Ali Himmet), Hukuk Mantığı ve Tefsir, Ankara, Güney Matbaacılık, 1948.

BERKİ (Osman Fazıl), Türk Hukukunda Kanunlar İhtilafı, Ankara, 1971.

Bettini (Romano), “Efficacité”, in André-Jean Arnaud (sous la direction de-), Dictionnaire encyclopédique de théorie et de sociologie du droit, Paris, L.G.D.J., 2e édition, 1993, s.219 vd.

BİLGE (Necip), Hukuk Başlangıcı: Hukukun Temel Kavram ve Kurumları, Ankara, Turhan Kitabevi, Dokuzuncu Baskı, 1994.

BİLGE (Necip), Hukuk Başlangıcı: Hukukun Temel Kavram ve Kurumuları, Ankara, Turhan Kitabevi, Dokuzuncu Baskı, 1994.

BİSCARETTİ (Paolo di Ruffia) ve ROZMARYN (Stefan), La constitution comme loi fondamentale dans les Etats de l'Europe occidentale et dans les Etats socialistes, Paris L.G.D.J., Torino, Libreria Scientifica, 1966.

Bobbio (Norberto), “Kelsen et les sources du droit”, Revue inter-nationale de philosophie, 1981, n° 138, s.475-486.

Bobbio (Norberto), “Quelques arguments contre le droit naturel”, in Annales de philosophie politique, III, Paris, P.U.F., 1959, s.175-190.

Bobbio (Norberto), “Sur le positivisme juridique”, in Mélanges en l'honneur de Paul Roubier, (Tome I : Théorie générale du droit et droit transitoire), Paris, Librairies Dalloz & Sirey, 1961, s.53-73.

BONNECASE (Julien), Introduction à l’étude de droit, Paris, Sirey, 1926.

Bouretz (Pierre) (sous la direction de-), La force du droit : panorama des débats contemporains, Paris, Editions Esprit, 1991.

BOZER (Ali) ve GÖLE (Celal), Bankacılar İçin Kıymetli Evrak Hukuku Bilgisi, Ankara, BTHAE, 16. Baskı, 2000.

BOZER (Ali) ve GÖLE (Celal), Bankacılar İçin Ticaret Hukuku Bilgisi, Ankara, BTHAE Yayınları, 2000,

BOZER (Ali), Bankacılar İçin Sigorta Hukuku Bilgisi, Ankara, BTHAE Yayınları, Beşinci Baskı, 1999.

BOZER (Ali), Borçlar Hukuku - Genel Hükümler, Ankara, Dayınlarlı Yayıncılık, 2002.

BOZER (Ali), Sigorta Hukuku, Ankara, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayınları, 1986.

BOZER (Ali), Ticaret Hukuku Bilgisi, Ankara, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü yayınları, 1985.

BOZKURT (Enver), Hukukun Temel Kavramları, Ankara, Nobel Yayın Dağıtım, 2000.

BRİDEL (Marcel) ve MOORE (Pierre), « Observations sur la hiérarchie des règles constitutionnelles », Revue du droit suisse (= Zeitschrift für Schweizerisches Recht), Vol. 87, 1968, I, s.411.

BURDEAU (Georges), Traité de science politique, (Tome IV : Le statut du pouvoir dans l'Etat), Paris, L.G.D.J., 3e édition, 1983.

BURDEAU (Georges), Traité de science politique, (Tome IV : Le statut du pouvoir dans l'Etat), Paris, L.G.D.J., 3e édition, 1983.

BURNS (Edward McNall), Çağdaş Siyasal Düşünceler: 1850-1950, (Çev. A. Şenel), Ankara, Birey ve Toplum Yayınları, 1984

CADART (Jacques), Institutions politiques et droit constitutionnel, Paris Economica, 3e éd., 1990, t.I.

CADART (Jacques), Institutions politiques et droit constitutionnel, Paris Economica, 3e éd., 1990.

CAN (Cahit), Oluşum Süreci İçindeki Hukuk Sosyolojisi, Ankara, S Yayınları, 1989.

CAN (Halil) ve GÜNER (Semih), Hukukun Temel Kavramları, Ankara, Siyasal Kitabevi Yayınları, 2000.

Carbonnier (Jean), Sociologie juridique, Paris, P.U.F., 1978.

CARRÉ DE MALBERG (Raymond), Contribution à la théorie générale de l'Etat, Paris, Sirey, 1922 (réimpression par CNRS, 1962).

Célérier (Thibaut), “Dieu dans la Constitution”, Les Petites affiches, 5 juin 1991, n° 67, s.15-20.

CENTEL (Nur) ve ZAFER (Hamide), Ceza Muhakemesi Hukuku, İstanbul, Beta, 2003.

CENTEL (Nur), Türk Ceza Hukukuna Giriş, İstanbul, Beta, 2002.

Chapus (René), Droit administratif général, Paris, Montchrestien, 6e édition, 1993.

CİHAN (Erol) ve YENİSEY (Feridun), Ceza Muhakemesi Hukuku, İstanbul, Beta, 1998.

CİN (Halil) ve AKGÜNDÜZ (Ahmet), Türk Hukuk Tarihi, Konya, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1989.

CİN (Halil) ve AKGÜNDÜZ (Ahmet), Türk Hukuk Tarihi, Konya, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1989.

CİN (Halil), Eski Hukukumuzda Boşanma, Konya, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayını, İkinci Bası, 1988.

CİN (Halil), İslam ve Osmanlı Hukukunda Evlenme, Konya, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayını, İkinci Bası, 1988.

Conte (Amedeo G.), “Studio per una teoria della validità”, Rivista internazionale di filosofia del diritto, 1970, s.331-354.

Conte (Amedeo G.), “Validità”, in Novissimo digesto italiano, vol. XX. VTET, Torino, 1975, s.419-425.

CORNU (Gérard) (sous la direction de-), Vocobulaire juridique, Paris, Association Henri Capitant, P.U.F., 3ème édition, 1992.

ÇAĞA (Tahir) ve KENDER (Rayegan), Deniz Ticareti Hukuku I: Giriş, Gemi, Donatan ve Kaptan, İstanbul, Beta Yayınları, 2002;

ÇAĞA (Tahir), Deniz Ticareti Hukuku, İstanbul, Yedinci Bası, 1984.

ÇAĞIL (Orhan Münir), Hukuk Başlangıcı Dersleri, İstanbul, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, Birinci Kitap, İkinci Baskı, 1963.

ÇAĞIL (Orhan Münir), Hukuk Başlangıcı Dersleri, İstanbul, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, Birinci Kitap, İkinci Baskı, 1963.

Çağlar (Bakır), “Anayasa Yargısında Yorum Problemi: Karşılaştırmalı Analizin Katkıları”, Anayasa Yargısı (II): Anayasa Mahkemesinin 23. Kuruluş Yıldönümü Nedeniyle Düzenlenen Sempozyumda Sunulan Bildiriler, Ankara, Anayasa Mahkemesi Yayınları, 1986, s.163-195.

ÇAĞLAR (Bakır), Anayasa Bilimi, İstanbul, BFS Yayınları, 1989.

ÇELEBİCAN-KARADENİZ (Özcan), Roma Hukuku, Ankara, AÜHF DSİ Yayınları, 2000.

ÇELİK (Edip F), Milletlerarası Hukuk, İstanbul, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1975.

ÇELİK (Edip F.), Milletlerarası Hukuk, İstanbul, İ.Ü. Hukuk Fakültesi Yayını, 1975.

ÇELİKEL (Aysel), Milletlerarası Özel Hukuk, İstanbul, 1984.

ÇELİKEL (Aysel), Milletlerarası Özel Hukuk, İstanbul, Beta, 2000.

ÇELİKEL (Aysel), Yabancılar Hukuku Dersleri, İstanbul, 1984.

ÇELİKEL (Aysel), Yabancılar Hukuku, İstanbul, Beta, 2000.

DABIN (Jean), Théorie générale du droit, Paris, Deuxième édition, 1953.

DAL (Kemal), Türk Esas Teşkilat Hukuku, Ankara, Gazi Üniversitesi Basın‑Yayın Yüksek Okulu Basımevi, 1984.

David (René) ve Jouffret-Spinosi (Camille), Les grands systèmes du droit contemporains, Paris, Dalloz, 10e édition, 1992.

DEBBASCH (Charles), Jean-Marie Pontier, Jacques Bourdon et Jean-Claude Ricci, Droit constitutionnel et institutions politiques, Paris, Economica, 1990.

DEBBASCH (Charles), PONTİER (Jean-Marie), BOURDON (Jacques) ve RİCCİ (Jean-Claude), Droit constitutionnel et institutions politiques, Paris, Economica, 3e édition, 1990.

Delpérée (Francis), “La Constitution et son interprétetion” in L’interprétation en droit, Bruxelles, Publications des Facultés universitaires Saint-Louis, 1978, s.187.

Delpérée (Francis), Droit constitutionnel (Tome I : Les données constitutionnelles), Bruxelles, Larcier, 2e édition, 1987.

DEVELLİOĞLU (Ferit), Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lugat, Ankara, Aydın Kitabevi, 1984.

DİNÇKOL (Abdullah), Hukuka Giriş, İstanbul, Alkım Yayınları, 2000.

Dinh (Nguyen Quoc), Daillier (Patrick) et Pellet (Alain), Droit international public, Paris, L.G.D.J., 4e édition, 1992.

DÖNER (Ayhan), İnsan Haklarının Uluslararası Alanda Korunması ve Avrupa Sistemi, Ankara, Seçkin Yayıncılık, 2003.

DÖNMEZER (Sulhi) ve ERMAN (Sahir), Nazari ve Tatbiki Ceza Hukuku, İstanbul, Beta Yayınları, 1997, 1999, 3 Cilt.

DÖNMEZER (Sulhi) ve ERMAN (Sahir), Nazari ve Tatbiki Ceza Hukuku, İstanbul, Filiz Kitabevi, 1985, 3 cilt.

DU PASQUIER (Claude), Introduction à la théorie générale et à la philosophie du droit, Neuchatel, Delauchaux & Niestlé S.A., 3ème édition, 1948.

DUGUİT (Léon), Manuel de droit constitutionel, Paris, Anciennes maisons Thorin et Fontemoing, 1923.

Duhamel (Olivier) et Meny (Yves) (sous la direction de-), Dictionnaire constitutionnel, Paris, P.U.F., 1992.

DURAN (Lûtfi) , İdare Hukuku Ders Notları, İstanbul, İÜHF Yayınları, 1982.

Duverger (Maurice), “Contribution à l'étude de la légitimité des gouvernements de faits”, Revue du droit public, 1945, s.73-100.

EBU ZEHRA (Muhammed), İslam Hukuku Metodolojisi: Fıkıh Usûlü, Çeviren Abdülkadir Şener, Ankara, Fecr Yayınevi, 1994.

EDİS (Seyfullah), Medeni Hukuka Giriş ve Başlangıç Hükümleri, Ankara, A.Ü. Hukuk Fakültesi Yayınları, 1983.

EKONOMİ (Münir), İş Hukuku, İstanbul, İstanbul Teknik Üniversitesi Yayınlırı, 1984.

Enrico (Paresce), “Interpretazione: Filosofia del diritto e teoria generale”, Enciclopedia del diritto, Giuffrè editore, Varese, Vol.XXII, s.152-238.

ERCİLASUN (Ahmet Bican) et alii, Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğü, Ankara, Kültür Bakanlığı Yayını, 1991.

ERDOĞAN (Mustafa), Anayasal Demokrasi, Ankara, Siyasal kitabevi, 4. Baskı, 2001.

EREM (Faruk) ve TOROSLU (Nevzat), Türk Ceza Hukuku - Özel Hükümler, Ankara, Savaş Yayınevi, 2002.

EREM (Faruk) ve TOROSLU (Nevzat), Türk Ceza Hukuku: Özel Hükümler, Ankara, Savaş yayınları, 1983.

EREM (Faruk), DANIŞMAN (Ahmet) ve ARTUK (Mehmet Emin), Ceza Hukuku (Genel Hükümler), Ankara, Seçkin Yayıncılık, 1997.

EREM (Faruk), Türk Ceza Hukuku, Ankara, Seçkin Yayıncılık, 1995 (3 Cilt).

EREN (Fikret), Borçlar Hukuku, Beta Yayınları, Altıncı Baskı, 1998, 2 Cilt.

ERGİNAY (Akif), Vergi Hukuku, Ankara, Savaş Yayınları, 1998.

ERGİNAY (Akif), Vergi Hukuku, Ankara, Turhan Kitabevi, 1990.

ERMAN (Sahir), Askeri Ceza Hukuku, İstanbul, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi yayınları, 1970.

EROĞLU (Hamza), Devletler Umumi Hukuku, Ankara, Turhan Kitabevi, 1984.

EROĞUL (Cem), Anatüzeye Giriş, Ankara, İmaj Yayıncılık, 1995.

EROĞUL (Cem), Anayasayı Değiştirme Sorunu: Bir Mukayeseli Hukuk İncelemesi Ankara, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayınları, 1974.

EROĞUL (Cem), Çağdaş Devlet Düzenleri: İngiltere, Amerika, Fransa, Ankara, İmaj yayıncılık, 1996, s.30.

ESEN (BülentNuri), Anayasa Hukuku, Ankara, Ayyıldız Matbaası, 1970.

ESENER (Turhan), Hukuk Başlangıcı Dersleri, Ankara, Alkım Yayınları, 1998.

ESENER (Turhan), Hukuk Başlangıcı Dersleri, İstanbul, Alkım Yayınları, 1998.

ESMEİN (Adhémar), Eléments de droit constitutionnel français et comparé, 8e édition revue par Henry Nézard, Paris, Sirey, tome I, 1927, tome II, 1928.

Eyrencİ (Öner), “Anayasanın Yorumlanması Yöntemlerine Genel Bir Bakış”, Amme İdaresi Dergisi, Cilt 14, Sayı 1, Mart 1981, s.45-57.

Fabre (Michel Henry), Principes républicains de droit constitutionnel, 4e édition, Paris, L.G.D.J., 1984.

Fendoğlu (Hasan Tahsin), Hukuk Bilimine Giriş, İstanbul, Filiz Kitabevi, 1997.

Fendoğlu (Hasan Tahsin), Hukuk Bilimine Giriş, İstanbul, Filiz Kitabevi, İkinci Baskı, 1997, 190 s.

FRIEDMANN (F.), Legal Theory, London, Stevens & Sons Limited, 1960.

FROSINI (Vittoria), “Teoria generale del diritto”, Novissimo digesto italiano, Torino, VTET, 1975, vol. XIX, s.5-8.

GALİP (Recai Okandan), Umumi Amme Hukuku, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1968.

GARIEL (A.), Dictionnaire latin-français, Paris, Hatier, 1960.

Gianfomaggio (Laetizia), “Droit naturel”, in André-Jean Arnaud (sous la direction de-), Dictionnaire encyclopédique de théorie et de sociologie du droit, Paris, L.G.D.J., 2e édition, 1993, s.200 vd.

GİCQUEL (Jean), Droit constitutionnel et institutions politiques, Paris, Montchrestien, 12e édition, 1993.

Giritli (İsmet) ve AKGÜNER (Tayfun), İdare Hukuku: I, İstanbul, Der Yayınları, 1993.

GİRİTLİ (İsmet), Pertev Bilgen ve Tayfun Akgüner, İdare Hukuku, İstanbul, Der Yayınları, 2001.

GÖÇER (Mahmut), Uluslararası Hukuk ve İnsan Haklarının Uluslararası Korunması, Ankara, Seçkin Yayıncılık, 2002.

GÖĞER (Erdoğan), Hukuk Başlangıcı Dersleri, Ankara, A.Ü. Hukuk Fakültesi Yayınları, Dördüncü Bası, 1976.

GÖĞER (Erdoğan), Hukuk Başlangıcı Dersleri, Ankara, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1976, Cilt I, Dördüncü Bası, Cilt II.

GÖĞER (Erdoğan), Hukuk Başlangıcı Dersleri, Ankara, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1976, Cilt I, Dördüncü bası, 280 s.; cilt 2, 184 s.

GÖĞER (Erdoğan), Kanunlar Çatışması, Ankara, 1976.

GÖĞER (Erdoğan), Türk Tabiiyet Hukuku, Ankara, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1974.

GÖĞER (Erdoğan), Yabancılar Hukuku, Ankara, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1974.

GÖLCÜKLÜ (Feyyaz) ve GÖZÜBÜYÜK (A. Şeref), Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Uygulaması, Ankara, Turhan Kitabevi, 1996.

GÖLCÜKLÜ (Feyyaz) ve GÖZÜBÜYÜK (A. Şeref), Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Uygulaması, Ankara, Turhan Kitabevi, İkinci Baskı, 1996.

GÖLCÜKLÜ (Feyyaz), Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Göre Doğru Yargılama, Ankara, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, İnsan Hakları Merkezi Yayını, 1995.

GÖRGÜN (Şanal), Hukukun Temel Kavramları, Ankara, Yetkin Yayınları, Genişletilmiş Beşinci Baskı, 1996.

GÖRGÜN (Şanal), Hukukun Temel Kavramları, Ankara, Yetkin Yayınları, Genişletilmiş Beşinci Baskı, 1996, s.67-237.

GÖZE (Ayferi), Siyasal Düşünceler ve Yönetimler, İstanbul, Beta, 1986.

GÖZLER (Kemal), “Realist Yorum Teorisi ve Mekanist Anayasa Anlayışı”, Anayasa Mahkemesinin 36’ncı Kuruluş Yıldönümü Dolayısıyla Düzenlenen Anayasa Yargısı Sempozyumunda Sunulan Tebliğ, Ankara, Anayasa Mahkemesi Yüce Divan Salonu, 27-28 Nisan 1998, (Anayasa Yargısı,15, 1998’de yayınlanacak).

GÖZLER (Kemal), Anayasa Hukukuna Giriş, Bursa, Ekin Kitabevi Yayınları, 3. Baskı, 2003.

GÖZLER (Kemal), Hukuka Giriş, Bursa, Ekin kitabevi Yayınları, 1998.

GÖZLER (Kemal), Hukukun Genel Teorisine Giriş: Hukuk Normlarının Geçerliliği ve Yorumu Sorunu, Ankara, US-A Yayıncılık, 1988.

GÖZLER (Kemal), İdare Hukuku Dersleri, Bursa, Ekin Kitabevi Yayınları, 2002.

GÖZLER (Kemal), İdare Hukuku, Bursa, Ekin Kitabevi Yayınları, 2003, 2 Cilt.

GÖZLER (Kemal), İdare Hukukuna Giriş, Bursa, Ekin Kitabevi Yayınları, 2002.

GÖZLER (Kemal), Kurucu İktidar, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enistitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 1990.

GÖZLER (Kemal), Türk Anayasa Hukuku, Bursa, Ekin Kitabevi Yayınları, 2000.

GÖZÜBÜYÜK (A. Şeref) ve DİNÇER (Güven), İdari Yargılama Usulü, Ankara, Turhan Kitabevi, 1996.

GÖZÜBÜYÜK (A. Şeref) ve Turgut Tan, İdare Hukuku, Ankara, Turhan Kitabevi, İkinci Baskı, 2001, (Cilt I: Genel Esaslar).

GÖZÜBÜYÜK (A. Şeref), Anayasa Hukuku, Ankara, Turhan Kitabevi, Altıncı Bası, 1995.

GÖZÜBÜYÜK (A. Şeref), Hukuka Giriş ve Hukukun Temel Kavramları, Ankara, Turhan Kitabevi, Gözden Geçirilmiş 10. Bası, 1996.

GÖZÜBÜYÜK (A. Şeref), Hukuka Giriş ve Hukukun Temel Kavramları, Ankara, Turhan Kitabevi, Gözden Geçirilmiş 10. Bası, 1996.

GÖZÜBÜYÜK (A. Şeref) , Yönetim Hukuku, Ankara, Turhan Kitabevi, Ondördüncü Baskı, 2001.

GÖZÜBÜYÜK (A. Şeref), Yönetsel Yargı, Ankara, Turhan Kitabevi, 10. Bası, 19996.

GÖZÜBÜYÜK (A. Şeref), Yönetsel Yargı, Ankara, Turhan Kitabevi, 14. Baskı, 2001.

GRAY (John Chipman), The Nature and the Sources of the Law, New York, Columbia University Press, 2nd ed., 1938.

GRIDEL (Jean-Pierre), Notions fondamentales de droit et droit français, Paris, Dalloz, 1992.

Grzegorczyk (Christophe), “La dimension positiviste des grands courants de la philosophie du droit”, in Christophe Grzegorczyk, Françoise Michaut et Michel Troper (sous la direction de-), Le positivisme juridique, Paris, Bruxelles, L.G.D.J., Story‑Scientia, 1992, s.33-69.

Grzegorczyk (Christophe), “Le positivisme comme méthodologie juridique”, in Christophe Grzegorczyk, Françoise Michaut et Michel Troper (sous la direction de-), Le positivisme juridique, Paris, Bruxelles, L.G.D.J., Story‑Scientia, 1992, s.171-195.

Grzegorczyk (Christophe), Michaut (Françoise) et Troper (Michel) (sous la direction de-), Le positivisme juridique, Paris, Bruxelles, L.G.D.J., Story‑Scientia, 1992.

GUASTINI (Riccardo), “Alf Ross: une théorie du droit et de la science juridique”, in Paul Amselek (sous la direction de-), Théorie du droit et science, Paris, P.U.F., Coll. “Léviathan”, 1992, s.249-264.

Guastini (Ricardo), “Réflexions sur les garanties des droits constitutionnels et le théorie de l’interprétation”, Revue du droit public, 1991, s.1079 vd.

Guastini (Riccardo), “Sur la validité de la constitution du point de vue du positivisme juridique”, in Michel Troper et Lucien Jaume (sous la direction de-), 1789 et l'invention de la constitution, Actes du colloque de Paris organisé par l'Association française de science politique, les 2, 3 et 4 mars 1989, Paris, Bruxelles, L.G.D.J., Bruylant, 1994, s.216-225.

GÜNDAY (Metin), İdare Hukuku, Ankara, İmaj Yayıncılık, Beşinci Baskı, 2002.

GÜNDAY (Metin), İdare Hukuku, Ankara, İmaj Yayınları, İkinci Baskı, 1997.

GÜNDÜZ (Aslan), Milletlerarası Hukuk, İstanbul, Beta, 2000.

GÜNUĞUR (Haluk), Avrupa Topluluğu Hukuku, Ankara, Gazi Kitabevi Yayınları, 2002.

GÜRİZ (Adnan), Hukuk Başlangıcı, Ankara, Siyasal Kitabevi, Altıncı Bası, 1997.

GÜRİZ (Adnan), Hukuk Başlangıcı, Ankara, Siyasal Kitabevi, Altıncı Bası, 1997.

GÜRİZ (Adnan), Hukuk Felsefesi, Ankara, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayını, 1985.

GÜRİZ (Adnan), Hukuk Felsefesi, Ankara, Siyasal Kitabevi Yayınları, 2000.

GÜRKAN (Ülker), Hukuk Sosyolojisine Giriş, Ankara, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1989.

GÜRKAN (Ülker), Hukuk Sosyolojisine Giriş, Ankara, Siyasal Kitabevi Yayınları, 2000.

GÜRSOY (Kemal Tahir), EREN (Fikret) ve CANSEL (Erol), Türk Eşya Hukuku, Ankara, AÜHF Yayınları, 1984.

GÜRSOY (Kemal Tahir), EREN (Fikret) ve CANSEL (Erol), Türk Eşya Hukuku, Ankara, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1984.

HAESAERT (J.), Théorie générale du droit, Bruxelles, Etablissements Emile Bruylant, 1948.

HAFIZOĞULLARI (Zeki), “Hukuk ve Ceza Hukuku Biliminin Konusu ve Sınırları Sorunu”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt XXXV, 1978, sayı 1-4, s.235-279.

HAFIZOĞULLARI (Zeki), “Laiklik ve TCK’nın 163. Maddesi Üzerine”, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, Cilt XLII, Ocak Aralık 1987, No:1-4, s.201-221.

HAFIZOĞULLARI (Zeki), Ceza Normu: Normatif Bir Yapı Olarak Ceza Hukuku Düzeni, Ankara, US-A Yayıncılık, 1996.

HAFIZOĞULLARI (Zeki), Laiklik, Düşünce ve İfade Hürriyeti, Ankara, US-A, Yayıncılık, 1997.

HAFIZOĞULLARI (Zeki), Laiklik, Düşünce ve İfade Hürriyeti, Ankara, US-A, Yayıncılık, 1997.

Hart (H. L. A.), Le concept de droit, trad. par Michel van de Kerchove, Bruxelles, Publications des Facultés universitaires Saint-Louis, 1976.

HATEMİ (Hüseyin), Kişiler Hukuku Dersleri, İstanbul, Filiz kitabevi Yayınları, 2001.

Hauriou (Maurice), Précis de droit constitutionnel, Paris, Sirey, 2e édition, 1929, (reprint par C.N.R.S., Paris, 1969).

Héraud (Guy), “La validité juridique”, in Mélanges offerts à Jacques Maury, Faculté de Droit et de Sciences économiques de Toulouse, Paris, Librairie Dalloz et Sirey, 1960, t.II, s.477-490.

Héraud (Guy), L'ordre juridique et le pouvoir originaire, (Thèse, Faculté de droit de Toulouse), Paris, Sirey, 1946.

HİMMET (Ali) Berki, Mecelle-i Ahkam-ı Adliye, Ankara, Banka ve Ticaret Hukuku Enstitüsü, 1959.

HİRŞ (Ernest), Hukuk Felsefesi ve Hukuk Sosyolojisi Dersleri, Ankara, BTHAE Yayınları, 1996.

HOECKE (Marc Van), “Théorie générale du droit”, in André-Jean Arnaud (sous la direction de-), Dictionnaire encyclopédique de théorie et de sociologie du droit, Paris/Bruxelles, L.G.D.J.,/ Story-Scienta, 2e édition, 1993, s.416.

Howard (A. E. Dick), “La conception mécaniste de la constitution” in Michel Troper et Lucien Jaume (sous la direction de-), 1789 et l'invention de la constitution, (Actes du Colloque de Paris organisé par l'Association française de science politique, les 2, 3 et 4 mars 1989), Paris-Bruxelles, L.G.D.J.-Bruylant, 1994, s.153‑173.

INTERPRETATION “L’interprétation dans le droit”, Archives de la philosophie du droit, t.XVII, 1972, s.3-184.

INTERPRETATION L’interprétation en droit, Bruxelles, Publications des Facultés universitaires Saint-Louis, 1978.

Isaac (Guy), Droit communautaire général, Paris, Masson, 4e édition, 1994.

İÇEL (Kayıhan) ve DONAY (Süheyl), Karşılaştırmalı ve Uygulamalı Ceza Hukuku (Genel Kısım), İstanbul, Beta, 1999.

İMRE (Zahit) ve ERMAN (Hasan), Miras Hukuku: Kanuni Mirasçılık Ölüme Bağlı Tasarruflar, İstanbul, Der Yayınları, 2003.

İMREGÜN (Oğuz), Kara Ticaret Hukuku Dersleri (Genel Hükümler – Ortaklıklar – Kıymetli Evrak), İstanbul, Onuncu Baskı, 2002.

İMREGÜN (Oğuz), OMAĞ (Merih Kemal) ve TEKİL (Fahiman), Ticaret Hukuku, Eskişehir, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Yayınları, 1990.

İMREGÜN (Oğuz), OMAĞ (Merih Kemal) ve TEKİL (Fahiman), Ticaret Hukuku, Eskişehir, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Yayınları, 1990.

İNAN (Ali Naim) ve ERTAŞ (Şeref), Türk Medenî Hukuku: Miras Hukuku, İstanbul, Beta Yayınları, 2000.

İNAN (Ali Naim), Bankacılar İçin Borçlar Hukuku Bilgisi, Ankara, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayınları, 2001.

İNAN (Ali Naim), Borçlar Hukuku Bilgisi, Ankara, Banka ve Tivaret Hukuku Araştırma Enstitüsü yayınları, 1997.

İNAN (Ali Naim), Borçlar Hukuku, Ankara, A.Ü. Hukuk Fakültesi Yayınları, 1984.

İZVEREN (Adil), Hukuk Felsefesi, Ankara, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 1988.

İZVEREN (Adil), Hukuk Felsefesi, İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi Yayınları , 1995.

JELLİNEK (G.), L’Etat modern et son droit, Trad. Par G.Fardis, Paris, 1912.

KABOĞLU (Ö. İbrahim), Anayasa Yargısı, Ankara, İmge Kitabevi, 1994, 192 s.

Kalinowski (Georges), “Philosophie et logique de l’interprétation en droit: remarques sur l’interprétation juridique, ses buts et ses moyens”, Archives de la philosophie du droit, t.XVII, 1972, s.39-50.

Kalinowski (Georges), Introduction à la logique juridique: éléments de sémiotique juridique, logique des normes et logique juridique, Paris, Librairie générale de droit et de jurisprudence, 1965.

KAPANİ (Münci), Kamu Hürriyetleri, Ankara, A.Ü.Hukuk Fakültesi Yayını, ltıncı Baskı, 1981.

KAPLAN (İbrahim), Borçlar Hukuku Dersleri, Ankara, İmaj Yayıncılık, 2001.

KARADENİZ-ÇELEBİCAN (Özcan), Roma Hukuku, A.Ü.Hukuk Fakültesi Yayınları, Üçüncü Bası, 1982.

KARAYALÇIN (Yaşar), Hukukda Öğretim-Kaynaklar-Metod-Problem Çözme, Ankara, Olgaç Matbaası, Ankara, 1981, 103 s.

Kelsen (Hans), “La garantie juridictionnelle de la constitution : la justice constitutionnelle”, Revue du droit public, 1928, s.197-257.

Kelsen (Hans), “La justice et droit naturel”, Trad. par Etienne Mazingué, in Le Droit naturel, Annales de philosophie politique, t.III, (Institut international de philosophie politique), Paris, P.U.F., 1959, s.1-123.

Kelsen (Hans), “Les rapports de système entre le droit interne et le droit international public”, Recueil des cours de l'Académie de droit international, 1926, IV, s.232-326.

Kelsen (Hans), “Positivisme juridique et doctrine du droit naturel” Mélanges Jean Dabin, Bruxelles, Emile Bruylant, Paris Sirey, 1963, s.141.

Kelsen (Hans), “Quel est le fondement de la validité du droit ?”, Revue internationale de criminologie et de police technique, juillet - septembre 1956, s.161-169.

Kelsen (Hans), Essays in Legal and Moral Philosophy, Dordreiht, Reidel, 1973, s.216-227’den alıntılanan parça in Christophe Grzegorczyk, Françoise Michaut et Michel Troper (sous la direction de-), Le positivisme juridique, Paris, Bruxelles, L.G.D.J., Story‑Scientia, 1992, s.295.

Kelsen (Hans), General Theory of Law and State, Translated by par Anders Wedberg, Cambridge, Massachusetts, Harvard University Press, 1946.

KELSEN (Hans), Théorie générale des normes, (Traduit de l’Allemand par Olivier Beaud et Fabrice Malkani), Paris, Presses universitaires de France, 1996.

Kelsen (Hans), Théorie pure du droit, Traduction française de la 2e édition de la “Reine Rechtslehre” par Charles Eisenmann, Paris, Dalloz, 1962.

KEYMAN (Selahattin), “Hukuki Pozitivizm”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt XXXV, 1978, Sayı 1-4, s.17-55.

KEYMAN (Selahattin), “Hukukta Bir Tanım Denemesi”, Akif Erginay’a 65’inci Yaş Armağanı, Ankara, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1981, s.3-31.

KEYMAN (Selahattin), Hukuka Giriş ve Metodolojisi, Ankara, Doruk Yayınları, 1981.

KEYMAN (Selahattin), Hukuka Giriş ve Metodolojisi, Ankara, Doruk Yayınları, 1981.

KEYMAN (Selahattin), Hukuka Giriş, Lefkoşa, Yakın Doğu Üniversitesi Yayınları, 1997.

KEYMAN (Selahattin), Hukuka Giriş, Lefkoşa, Yakın Doğu Üniversitesi Yayınları, 1997.

KILIÇOĞLU (Ahmet), Bankacılar İçin Medenî Hukuk, Ankara, BTHAE Yayınları, 2000.

KILIÇOĞLU (Ahmet), Medeni Hukuk Bilgisi, Ankara, Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü Yayınları, 1993.

KIRALFY (A.K.R.), The English Legal System, London, Sweet&Maxwel, 1990.

KIRATLI (Metin), Anayasa Yargısında Somut Norm Denetimi: İtiraz Yolu, Ankara, A.Ü. Siyasal bilgiler Fakültesi Yayınları, 1966.

KÖPRÜLÜ (Bülent), Medeni Hukuk, İstanbul, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1984.

KUBALI (HüseyinNail), Anayasa Hukuku Dersleri, İstanbul, Kutulmus Matbaası, 1971.

KUNTER (Nurullah) ve YENİSEY (Feridun), Muhakeme Hukuku Dalı Olarak Ceza Muhakemesi Hukuku, İstanbul, Beta, Onikinci Baskı, 2002.

KUNTER (Nurullah), Muhakeme Hukuku Dalı Olarak Ceza Muhakemesi Hukuku, İstanbul, Kazancı Hukuk Yayınları, Sekizinci Bası 1986.

KURU (Baki) ve KONURALP (Haluk), Bankacılar İçin İcra ve İflas Hukuku Bilgisi, Ankara, BTHAE Yayınları, 2002.

KURU (Baki), ASLAN (Ramazan) ve YILMAZ (Ejder), İcra ve İflas Hukuku, Ankara, Yetkin Yayınları, 2002.

KURU (Baki), ASLAN (Ramazan) ve YILMAZ (Ejder), Medenî Usul Hukuku, Ankara, Yetkin Yayınları, Ondördüncü Baskı, 2002.

KURU (Baki), Medeni Usul Hukuku, Ankara, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1983.

LAFERRİÈRE (Julien), Manuel de droit constitutionnel, Paris, Editions Domat-Montchrestien, 2e édition, 1947, s.283-85.

LASCOUMES (Pierre) ve SERVERIN (Evelyne), “Théories et pratiques de l'effectivité du droit”, Droit et société, Janvier 1986, n°2, s.101 vd.

LASCOUMES (Pierre), “Effectivité”, in André-Jean Arnaud (sous la direction de-), Dictionnaire encyclopédique de théorie et de sociologie du droit, Paris, L.G.D.J., Deuxième édition, 1993, s.217 vd. 

LAVROFF (Dmitri Georges), Le droit constitutionnel de la Ve République, Paris, Dalloz, 1995.

Leyh (Gregory)(ed.), Legal Hermeneutics: History, Theory and Practice, Berkeley, University of California Press, 1992 (http://www.unt.edu /lpr/subpages/reviews/leyh.html)

LIPSON (Leslie), Politika Biliminin Temel Sorunları, Çeviren: Tunçer Karamustafaoğlu, Ankara, A.Ü. Hukuk Fakültesi Yayınları, 1978.

LLOYD (Dennis), Introduction to Jurisprudence with Selected Texts, London, Stevens & Sons Limited, 1959.

Loukitch (Radomir D.), La force obligatoire de la norme juridique et le problème d'un droit objectif, (Thèse, Université de Paris, Faculté de droit), Paris, Les presses modernes, 1939.

MAcCormick (Neil) ve WEİNBERGER (Otto), Pour une théorie institutionnelle du droit, Trad. Odile Nerhot ve Philippe Coppens, Paris, Bruxelles, LGDJ ve Story-Scienta, 1992.

Mason (Alpheus Thomas) et Beaney (William M.), American Constitutionnal Law: Introductory Essays and Selected Cases, New Jersey, Prentice‑Hall, 3rd edition, 1964.

Mast (A.), “Interprétation de la Constitution”, Rapports belges au VIIIe Congrès international de droit comparé, Bruxelles, 1970, s.170 vd.

Matteo (Ludovico Bentivoglio), “Interpretazione delle norme internazionali”, Enciclopedia del diritto, Giuffrè editore, Varese, Vol.XXII, s.310-325.

Maus (Didier), “Sur ‘la forme républicaine du gouvernement’”, Commentaire sous C.C., n° 92‑312 DC du 2 septembre 1992, “Maastricht II”, Revue française de droit constitutionnel, n°11, 1992, s.412.

MAYNEZ (Eduardo Garcia), “Validità formale e validità materiale in senso guiridico-positivo e validità oggettiva o intrinseca in senso assiologigo”. Rivista internazionale di filosofia del dritto, no.41, 1964, s.608-620.

Michaut (Françoise), “L'approche scientifique du droit chez les réalistes américains”, in Paul Amselek (sous la direction de-), Théorie du droit et science, Paris, P.U.F., Coll. ”Léviathan”, 1994, s.265-280.

Michaut (Françoise), “Réalisme”, in André-Jean Arnaud (sous la direction de-), Dictionnaire encyclopédique de théorie et de sociologie du droit, Paris, L.G.D.J., 2e édition, 1993, s.509 vd.

Modugno (Franco), “Validità”, in Enciclopedia del diritto, vol. XLVI, Giuffrè editore, Varese, 1993, s.1-84.

Montesquieu, De l'esprit des lois, (Texte établi et présenté par Jean Brethe de la Gressaye, Paris, Société Les Belles Lettres, 1955, t.II).

Montgomory (John Warwick), “Legal Hermenuetics and the Interpretation of Scripture”, Premise, Volume II, Number 9, October 19, 1995, s.11 (http://capo.org/premise/95/oct/ p950910.html).

MUMCU (Ahmet), Hukuksal ve Siyasal Karar Organı Olarak Divan-ı Hümayun, Ankara, A.Ü.Hukuk Fakültesi Yayınları, 1976.

Nasi (Antonio), “Interpretazione della sentenza”, Enciclopedia del diritto, Giuffrè editore, Varese, Vol.XXII, s.293-309.

NOMER (Ergin), Devletler Hususi Hukuku, İstanbul, Beta, 2002.

NOMER (Ergin), Devletler Hususi Hukuku, İstanbul, Fakülteler Matbaası, Üçüncü Bası, 1984.

NOMER (Ergin), Vatandaşlık Hukuku, İstanbul, Filiz Kitabevi Yayınları, 1997.

NOMER (Haluk), Borçlar Hukuk Genel Hükümler Ders Notları, İstanbul, Beta, 2002.

Oberdorff (Henri) (textes rassemblés et présentés par), Les Constitutions de l'Europe des Douze, Paris, La Documentation française, 2e édition, 1994.

OĞUZMAN (Kemal) ve Mustafa Dural, Aile Hukuku, İstanbul, 1998.

OĞUZMAN (M. Kemal) ve BARLAS (Nami), Medeni Hukuk, İstanbul, Beta, 2002.

OĞUZMAN (M. Kemal) ve ÖZ (Turgut), Borçlar Hukuku (Genel Hükümler), 1995.

OĞUZMAN (M. Kemal), Özer Seliçi ve Saibe Oktay, Kişiler Hukuku, İstanbul, Filiz Kitabevi Yayınları, 1999.

OĞUZMAN (M. Kemal), SELİÇİ (Özer), Eşya Hukuku, İstanbul, Filiz Kitabevi, 2001.

Onar (Erdal), 1982 Anayasasında Anayasayı Değiştirme Sorunu, Ankara, 1993.

ONAR (Sıddık Sami) , İdare Hukukunun Umumî Esasları, İstanbul, Hak Kitabevi, 1966, 3 Cilt.

Ost (François) et van de Kerchove (Michel), Jalons pour une théorie critique du droit, Bruxelles, Publications des Facultés universitaires Saint-Louis, 1987.

OST (François), “Validité”, in André-Jean Arnaud (sous la direction de-), Dictionnaire encyclopédique de théorie et de sociologie du droit, Paris, L.G.D.J., 2e édition, 1993, s.636 vd.

ÖNCEL (Mualla) ve ÇAĞAN (Nami), Bankacılar İçin Malî Hukuk Bilgisi, Ankara, BTHAE Yayınları, Dokuzuncu Baskı, 2000.

ÖNCEL (Mualla), KUMRULU (Ahmet) ve ÇAĞAN (Nami), Vergi Hukuku, Ankara, Turhan Kitabevi, 2000.

ÖNEN (Mesut), Hukukun Temel Kavramları, İstanbul, Beta Yayınları, 1999.

ÖNEN (Turgut), Borçlar Hukuku - Genel Hükümler, Ankara, Yargı Kitabevi, 1999.

ÖZAY (İl Han), Günışığında Yönetim, İstanbul, Alfa Yayınları, 2002.

ÖZBAKAN (Hulusi), İçtihatlı, Gerekçeli, Notlu, Açıklamalı, Örnekli Disiplin Mahkemeliri ve Disiplin Suç ve Cezaları Kanunu, Ankara, 1983.

ÖZBUDUN (Ergun), Türk Anayasa Hukuku, Ankara, Yetkin Yayınları, 7. Baskı, 2002.

ÖZBUDUN (Ergun), Türk Anayasa Hukuku, Ankara, Yetkin Yayınları, Dördüncü Baskı, 1995.

ÖZÇELİK (Selçuk), Esas Teşkilat Hukuku Dersleri, İstanbul, İ.Ü. Hukuk Fakültesi Yayınları, 1978.

ÖZSUNAY (Ergun), Medini Hukuka giriş, İstanbul, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, Beşinci Bası, 1986.

ÖZTAN (Bilge), Aile Hukuku, Ankara, A.Ü. Hukuk Fakültesi Yayınları, 1983.

ÖZTAN (Bilge), Aile Hukuku, Ankara, AÜHF Yayınları, 1979.

ÖZTAN (Bilge), Medenî Hukukun Temel Kavramları, Ankara, Turhan kitabevi Yayınları, Sekizinci Baskı, 2002.

ÖZTAN (Bilge), Şahsın Hukuku, Ankara, Turhan Kitabevi Yayınları, 1997.

ÖZTAN (Fırat), Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 1976.

ÖZTÜRK (Bahri), ERDEM (Mustafa R.) ve ÖZBEK (Veli Özer), Uygulamalı Ceza Muhakemesi Hukuku, Ankara, Seçkin Yayıncılık, 2002.

PACTET (Pierre), Institutions politiques - Droit constitutionnel, Paris, Masson, 1994.

Pattora (Enrico), “Réalisme juridique scandinave”, in André-Jean Arnaud (sous la direction de-), Dictionnaire encyclopédique de théorie et de sociologie du droit, Paris, L.G.D.J., 2e édition, 1993, s.511 vd.

PAZARCI (Hüseyin), Uluslararası Hukuk Dersleri, Ankara, A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayınları, 1985.

PAZARCI (Hüseyin), Uluslararası Hukuk Dersleri, Ankara, Turhan Kitabevi, I. Kitap, Yedinci Baskı, 1998; İkinci Kitap, Beşinci Baskı, 1998.

PEASLEE (Amos J.), Constitutions of Nations, The Hague, Martinus Nijhoff, 3e édition par Dorothy Peaslee Xydis, (vol. I : “Africa”, 1965 ; vol. II : “Asia, Australia and Oceania”, 1966 ; vol. III : “Europe”, 1968 ; vol. IV : “Americas”, 1970).

Peczenik (Alexander), “The Concept ‘Valid Law’”, Scandinavian Studies in Law, Vol. 16, 1972, s.213-251.

PEKCANITEZ (Hakan), Medeni Usul Hukuku, Ankara, Seçkin Yayıncılık, 2001.

PERELMAN (Chaïm), “L’interprétation juridique”, Archives de la philosophie du droit, t.XVII, 1972, s.29-38.

Perelman (Chaïm), Logique juridique: nouvelle rhétorique, Paris, Dalloz, 1976.

Perelman (Chaïm), “L'idée de justice”, in Le Droit naturel, Annales de philosophie politique, t.III, (Institut international de philosophie politique), Paris, P.U.F., 1959, s.124 vd.

PERRIN (Jean-François), Pour une théorie de la connaissance juridique, Genève Librairie Droz, 1979.

PESCATORE (Pierre), Introduction à la science du droit, Luxembourg, Office des imprimés de l’Etat, 1960.

PETEV (Valentin), “Hans Kelsen et le Cercle de Vienne: à quelle point la théorie du droit est-elle scientifique?”, in Paul Amselek (sous la direction de-), Théorie du droit et science, Paris, P.U.F., Coll. “Léviathan”, 1992, s.237 vd.

Pfersmann (Otto), “De la justice constitutionnelle à la justice internationale: Hans Kelsen et la seconde guerre mondiale”, Revue française de droit constitutionnel, 1993, n°16, s.761‑789.

PIOVANI (Pietro), “Effectività”, in Ancyclopedia del dritto, XIV, 1965, s.427.

Pontier (Jean-Marie), “La république”, Recueil Dalloz Sirey, 1992, 31e Cahier, Chronique, XLVII, s.239-246.

POROY (Reha), Ticari İşletme Hukuku, İstanbul, Ar Basım, Yayım ve Dağıtım, 3. Bası, 1983.

POROY (Reha), Ticari İşletme Hukuku, İstanbul, Ar Basım, Yayım ve Dağıtım, Üçüncü Bası, 1983.

POROY (Reha), Ünal Tekinalp, Ersin Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatifler Hukuku, İstanbul, Beta Basım, Yayım, Dağıtım, Üçüncü Bası, 1984;

PULAŞLI (Hasan), Hukukun Temel Esasları, Konya, Mimoza, 2. Baskı, 1994.

PULAŞLI (Hasan), Hukukun Temel Esasları, Konya, Mimoza, İkinci Baskı, 1994.

Quermonne (Jean-Louis), “République”, in Olivier Duhamel et Yves Meny (sous la direction de), Dictionnaire constitutionnel, Paris, s.U.F., 1992, s.921.

Quermonne (Jean-Louis), “République”, in Olivier Duhamel et Yves Meny (sous la direction de), Dictionnaire constitutionnel, Paris, P.U.F., 1992, s.921-924.

QUINE (W.V.O.), Logique élémentaire, Paris, Hermann, 1976.

RAUCENT (L.), Cours d’introduction à la théorie générale du droit, Bruxelles, 1980.

REİSOĞLU (Safa), Borçlar Hukuku (Genel Hükümler), İstanbul, Beta Yayınları, 2002.

REİSOĞLU (Safa), Türk Eşya Hukuku, A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi, 1980.

REİSOĞLU (Safa), Türk Eşya Hukuku, A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi, 1980.

Ross (Alf), On Law and Justice, London, Steven & Sons, 1958, s.36-38 in Christophe Grzegorczyk, Françoise Michaut et Michel Troper (sous la direction de-) Le positivisme juridique, Bruxelles et Paris, E.Story-Scientia et L.G.D.J., 1992, s.325.

ROUBIER (Paul), Théorie générale du droit, Paris, Librairie du Recueil Sirey, deuxème édition, 1951.

RUMPF (Christian), Türk Anayasa Hukukuna Giriş, Ankara, 1995.

SABUNCU (Yavuz), Anayasaya Giriş, Ankara, İmaj Yayınları, Sekizinci Baskı, 2002.

SABUNCU (Yavuz), Anyasaya Giriş, Ankara, İmaj Yayıncılık, 1995.

SAĞLAM (Fazıl), Temel Hakların Sınırlanması ve Özü, Ankara, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayınları, 1982, 194 s.

SALEM (Jean), Introduction à la logique formelle et symbolique, Paris, Nathan, 1987.

SARAÇ (Tahsin), Büyük Fransızca-Türkçe Sözlük, İstanbul, Adam Yayınları, 1990,

SARICA (Murat), Siyasi Düşünce Tarihi, İstanbul, Gerçek Yayınevi, 1983.

SCHWARZ-RIEBERLANN VON WAHLENDORF (H.A.), Eléments d’une introduction à lu philsophie du droıit, Paris, L.G.D.J., 1976.

Serozan (Rona), “Anayasayı Değiştirme Yetkisinin Sınırları”, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, Cilt XXXVII, no.1-4, 1972.

SEROZAN (Rona), Miras Hukuku: Temel Kavramlar Ve İlkeler, Ölüme Bağlı Tasarruflar Uygulama Çalışmaları, İstanbul, Beta, 2000.

Soysal (Mümtaz), “Türkiye'de Anayasa Yargısının İşlevi ve Konumu”, in Anayasa Yargısı (I), Ankara, Anayasa Mahkemesi Yayınları, 1984, s.92.

SOYSAL (Mümtaz), Anayasanın Anlamı, İstanbul, Gerçek Yayınevi (100 Soruda Dizisi), 1987.

SÖNMEZ (Musa), Askeri Ceza Hukukunda Disiplin Cezaları ve Uyugulamaları, Ankara, Emel Matbaacılık, 1989.

Strömholm (S.) et Vogel (H.-H.), Le “réalisme scandinave” dans la philosophie du droit, Paris, L.G.D.J., 1975.

Sudre (Frédéric), Droit international et européen des droits de l'homme, Paris, P.U.F., 1989.

SUR (Melda), Uluslararası Hukukun Esasları, İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi Yayınları, 2000.

SÜMER (Haluk) ve ULUKAPI (Ömer) (Editörler), Hukuk Bilimine Giriş, Konya, Mimoza Yayınları, Üçüncü Baskı, 1997 (Yazarlar: Yavuz Atar, Mehmet Ayan, Sami Karahan, Halut Sadi Sümer, İbrahim Arslan, Ömer Ulukapı. Bu kitaba Atar et alii, op. cit., olarak atıf yapılmıştır).

Szabo (Nick), “Commentaires on Hermeunetics”, http.//www.best.com /~szabo/hermeneutics. html. © 1996.

ŞAFAK (Ali), Hukuk Başlangıcı, Ankara, Alkım Yayınları, 3. Baskı, 1994.

ŞAFAK (Ali), Hukuk Başlangıcı, Ankara, Alkım Yayınları, Üçüncü Baskı, 1994.

ŞEMSEDDIN SAMİ (Ch.Samy-Bey Fraschery), Kamus-u Fransevi (Dictionnaire Français-Turc), (İkinci Tahrir), İstanbul, Mihran, 1310.

ŞEMSEDDIN SAMİ, Kâmûs-ı Türkî, Dersaadet, İkdam Matbaası, 1317 (Tıpkı basım: İstanbul, Çağrı Yayınları, 1992)

ŞENEL (Alaeddin), Siyasal Düşünceler Tarihi, Ankara, Teori Yayınları, 1985.

ŞENYÜZ (Doğan) ve FİDAN (Mehmet), Borçlar Hukuku, Bursa, Ezgi Kitabevi, 2001.

TANİLLİ (Server), Anayasalar ve Siyasal Belgeler, İstanbul, Cem Yayınevi, İstanbul, 1976.

TANÖR (Bülent) ve Necmi Yüzbaşıoğlu, 1982 Anayasasına Göre Türk Anayasa Hukuku, İstanbul, Yapı Kredi Yayınları, 2001.

TANÖR (Bülent), Türkiye’nin İnsan Hakları Sorunu, İstanbul, BDS Yayınları, 1990.

TEBALDESCHI (Ivanoe), “Validità ed efficacia della norma giuridica”, Rivista internazionale di filosofia del dritto, n.37, 1960, s.293-299.

TEKINAY (Selahattin Sulhi), Medeni Hukukun Genel Esasları ve Gerçek Kişiler Hukuku, İstanbul, Filiz Kitabevi, 1992.

TEKİL (Fehiman), Deniz Hukuku, İstanbul, 2001.

TEKİNALP (Gülören) ve TEKİNALP (Ünal), Avrupa Birliği Hukuku, İstanbul, İkinci Baskı, 2000.

TEKİNALP (Gülören), Türk Yabancılar Hukuku, İstanbul, Beta, 2002.

TEKİNAY (Selahattin Sulhi), AKMAN (Ş.), BURCUOĞLU (H.) ve ALTOP (A.), Borçlar Hukuku (Genel Hükümler), İstanbul, Yedinci Baskı, 1993.

TEZCAN (Durmuş) ve RUHAN (Mustafa) Erdem, Ceza Özel Hukuku - Teorik ve Pratik, İzmir, Fakülteler Barış Yayınları, 2002.

TEZCAN (Durmuş), ERDEM (Mustafa Ruhan) ve SANCAKDAR (Oğuz), Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Işığında Türkiye’nin İnsan Hakları Sorunu, Ankara, Seçkin Yayıncılık, 2002.

TEZİÇ (Erdoğan), Anayasa Hukuku, İstanbul, Beta, Üçüncü Bası, 1996.

TOLUNER (Sevin), Milletlerarası Hukuk Dersleri, İstanbul, Beta, 1996.

TOPÇUOĞLU (Hamide), Hukuk Sosyolojisi Dersleri, Ankara, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1963.

TOPÇUOĞLU (Hamide), Hukuk Sosyolojisi Dersleri: Sosyoloji Açısından Hukuk (Cilt II, Bölüm I: Kurucular), Ankara, Işın Yayıncılık, 1984.

TOROSLU (Nevzat), Ceza Hukuku, Ankara, Savaş Yayınları, 1988

TOROSLU (Nevzat), Ceza Hukuku, Ankara, Savaş Yayınları, 2001.

TOROSLU (Nevzat), Ceza Muhakemesi Hukuku, Ankara, Savaş Yayınları, 2001.

TOSUN (Öztekin), Türk Suç Muhakemisi Hukuku, İstanbul, İ.Ü. Hukuk Fakültesi Yayınları, Dördüncü Bası, 1984.

Travaux de l’Association Henri Capitant, L’interprétation par le juge des règles écrites (Journées lousianaies), Paris, Economica, 1980.

Troper (Michel), “Justice constitutionnelle et démocratie”, Revue française de droit constitutionnel, n°1, 1990, s.31-48.

Troper (Michel), “Kelsen, la théorie de l'interprétation et la structure de l'ordre juridique”, Revue internationale de philosophie, 1981, s.518-529.

Troper (Michel), “Kelsen, la théorie de l'interprétation et la structure de l'ordre juridique”, Revue internationale de philosophie, 1981, s.518-529.

Troper (Michel), “La Constitution de 1791 aujourd'hui”, Revue française de droit constitutionnel, n°9, 1992. s.3-14.

Troper (Michel), “La Constitution et ses représentations sous la Ve République”, Pouvoirs, n°4, 1978, s.61-72.

Troper (Michel), “Le droit, la raison et la politique”, Le Débat, n°64, 1991, s.186-192.

Troper (Michel), “Le positivisme comme théorie du droit”, in Christophe Grzegorczyk, Françoise Michaut et Michel Troper (sous la direction de-) Le positivisme juridique, Bruxelles et Paris, E.Story-Scientia et L.G.D.J., 1992, s.273-286.

Troper (Michel), “Le problème de l'interprétation et la théorie de la supralégalité”, Recueil d'études en hommage à Charles Eisenmann, Paris, Editions Cujas, 1975, s.133-151.

Troper (Michel), “Norme (en théorie du droit)”, in André-Jean Arnaud (sous la direction de-), Dictionnaire encyclopédique de théorie et de sociologie du droit, Paris, L.G.D.J., 2e édition, 1993, s.407.

Troper (Michel), “Un système pur du droit : le positivisme de Kelsen”, in Pierre Bouretz (sous la direction de-), La force du droit: panorama des débats contemporains, Paris, Editions Esprit, 1991, s.117-137.

TROPER (Michel), « Constitution » in André-Jean Arnaud, Dictionnaire encyclopédique de théorie et de sociologie du droit, Paris, L.G.D.J., 2e édition, 1993.

TROPER (Michel), « Constitution » in André-Jean Arnaud, Dictionnaire encyclopédique de théorie et de sociologie du droit, Paris, L.G.D.J., 2e édition, 1993.

Troper (Michel), Pour une théorie juridique de l'Etat, Paris, s.U.F., Coll. “Léviathan”, 1994.

TUNAYA (Tarık Zafer), Siyasal Kurumlar Ve Anayasa Hukuku, İstanbul, Araştırma, Eğitim, Ekin Yayınları, Beşinci Bası, 1982.

TUNÇ (Hasan), Karşılaştırmalı Anayasa Yargısı: Denetimin Kapsamı ve Organları, Ankara, Yetkin Yayınları, 1997.

TUNÇAY (Mete) (der.), Batı’da Siyasi Düşünceler Tarihi, Ankara, Teori Yayınları, 1985, 3 cilt.

TURPİN (Dominique), Droit constitutionnel, Paris, P.U.F., 2e édition, 1994.

Türkçapar (Tahsin), “Anayasa Mahkemesinin Anayasada Yapılan Değişiklikleri Denetleme Yetkisi”, Yargıtay Dergisi, Cilt IV, 1978 (Ocak‑Nisan), n°1‑2, s.28-29.

ULUATAM (Özhan), Vergi Hukuku Genel Esaslar ve Vergiler, Ankara, Seçkin Yayınları, 1995.

ULUOCAK (Nihal), Türk Vatandaşlık Hukuku, İstanbul, Filiz Kitabevi, 1986.

ULUOCAK (Nihal), Vatandaşlık Hukuku, İstanbul, Filiz Kitabevi Yayınları, 1986.

UMAR (Bilge), Hukuk Başlangıcı, İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1997.

UMAR (Bilge), Hukuk Başlangıcı, İzmir, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1997, 385 s.

UMUR (Ziya), Roma Hukuku Ders Notları, İstanbul, Beta, 2000.

UMUR (Ziya), Türk Hukuk Tarihi Dersleri I, İstanbul, Beta, 2000.

ÜÇOK (Coşkun) ve MUMCU (Ahmet), BOZKURT (Gülnihal), Türk Hukuk Tarihi, Ankara, Savaş Yayınları, 2002.

ÜÇOK (Coşkun) ve MUMCU (Ahmet), Türk Hukuk Tarihi, Ankara, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1982.

Vanquickenborne (Marc), “Quelques réflexions sur la notion de validité”, Archives de philosophie du droit, 1968, s.185-194.

VEDEL (Georges) ve Pierre Delvolvé, Droit administratif, Paris, PUF, 12e dition, 1992.

VEDEL (Georges), Droit constitutionnel, Paris, Sirey, 1949, (réimpression, 1989).

Villa (Vittoria), La science du droit, Trad. par Odile et Patrick Nerhot, Bruxelles, Paris, Story-Scientia, L.G.D.J., 1991.

Villey (Michel), “Modes classiques d’interprétation du droit”, Archives de la philosophie du droit, t.XVII, 1972, s.71-88.

Virally (Michel), “Notes sur la validité du droit et son fondement”, in Recueil d'études en hommage à Charles Eisenmann, Paris, Editions Cujas, 1975, s.452-467.

Virally (Michel), “Sur un pont aux ânes : les rapports entre droit international et droits internes”, Mélanges offerts à Henri Rolin, Paris Editions A. Pedone, 1964, s.487-505.

Virally (Michel), La pensée juridique, Paris, L.G.D.J., 1961.

Voci (Pasquale), “Interpretazione: Diritto del romano”, Enciclopedia del diritto, Giuffrè editore, Varese, Vol.XXII, s.239-227.

WHAERE (K.C.), Modern Anayasalar, Çeviren Mehmet Turhan, Ankara, Değişim Yayınları, 1985.

WİGNY (Pierre), Cours de droit constitutionnel, Bruxelles, Bruylant, 1973.

Wroblewski (Jerzy), “L’interprétation en droit: théorie et idéologie”, Archives de la philosophie du droit, t.XVII, 1972, s.51-70.

YAVUZ (Cevdet), Borçlar Hukuku (Özel Hükümler), İstanbul, Beta Yayınları, 2001.

YAYLA (Yıldızhan) , İdare Hukuku, İstanbul, Filiz Kitabevi, İkinci Baskı, 1990.

YAYLA (Yıldızhan), Anayasa Hukuku Ders Notları, İstanbul, Filiz Kitabevi, 1985.

YILDIRIM (Cemal), Mantık: Doğru Düşünme Yöntemi, Ankara, V Yayınları, 1987.

YÖRÜK (A. Kemal), Hukuk Başlangıcı, İstanbul, 1956, s.9 vd.

YÖRÜK (A. Kemal), Hukuk Başlangıcı, İstanbul, 1956.

YURTCAN (Erdener), Ceza Yargılaması Hukuku, İstanbul, Alkım Yayınları, 2002.

ZEHRA (Muhammed Ebu), İslam Hukuku Metodolojisi: Fıkıh Usûlü, Çeviren Abdülkadir Şener, Ankara, Fecr Yayınevi, 1994.

ZEVKLİLER (Aydın), ACABEY (Beşir) ve GÖKYAYLA (K. Emre), Medenî Hukuk Ankara, Savaş Yayınları, 1997.

ZEVKLİLER (Aydın), Borçlar Hukuku (Özel Borç İlişkileri), Ankara, Seçkin Yayıncılık, 2002.

ZEVKLİLER (Aydın), Kişiler Hukuku, Ankara, Olgaç Matbaası, 1981.

ZEVKLİLER (Aydın), Kişiler Hukuku, Ankara, Olgaç Matbaası, 1981.

 

 

DİZİN

 

 


 

A maiori ad minus argümanı, 252

Aarnio, 244, 249

Acte de connaissance, 261

Acte de contrainte, 39

Acte de volonté, 262

Açık raf sistemi, 19

Açıkça kaldırma, 228

Açıköğretim Fakültesi, 5

Adalet çeşitleri, 313

Adalet fikrinin göreceliliği, 309

Adalet kavramı, 309

Adem-i mevcudiyet, 303

Âdetler, 58

Adillik, 71

Adli yargı, 114

Adli yargının işleyişi, 119

Aequitas, 283

Aequitas, 314

Aguila, 33

Ağır ceza mahkemeleri, 117

Ağır ve bariz yetki tecavüzü, 308

Ahde vefa, 198

Ahkam-ı amire, 217

Ahlak kuralının koyucusu, 48

Ahlak kuralları ile hukuk kuralları arasındaki farklar, 47

Ahlak kuralları, 46

Ahlak kurallarının  müeyyidesi, 49

Ahlakla ilgisiz olan hukuk kuralları, 51

Ahmet Cevdet Paşa, 212

Aidiyeti, 71

Aidiyeti, 71

Aile hukuku, 97

Akıl, 197

Akıntürk, 5

Akipek, 155

Akitler, 335

Akli (rasyonalist) tabiî hukuk, 198

Aklî hukuk, 197

Aklî tabiat, 198

Aksi ile kanıt, 250

Aktif statü hakları, 324

Alelâde örf ve âdet kuralları, 54

Âli Paşa, 212

Alman Medeni Kanunu, 209, 246

Almanya’da kanunlaştırma, 209

Alterim non laedere, 309

Amaçlarına göre özel hak çeşitleri, 329

Amaçsal yorum, 248

Amaçsal, 247

Amerikan realistleri, 261

Amerikan ve iskandinav hukuki realizm akımları, 72

Amerikan ve iskandinav hukuki realizm akımları, 72

Analogia, 248

Anayasa hukuku, 92

Anayasa hukukunun genel esasları, 92

Anayasa Mahkemesi Kararları Dergisi, 17

Anayasa yargısı, 112

Anayasa, 156

Anayasaların değiştirilişleri, 159

Anayasaların yapılışları, 159

Anglo-Sakson sistemi, 141

Anglo-Sakson sisteminin özellikleri, 143

Ankara Barosu Dergisi, 18

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kütüphanesi, 19

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 4, 20

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, 5

Annulabilité, 304, 308

Annulation, 308

Antinomie, 271

Aquinas (St. Thomas), 197

Aquino’lu Thomas, 197

Aral, 1, 49

Argument apagogique, 253

Argument économique, 253

Argumentum a coherentia, 253

Argumentum a completudine, 253

Argumentum a contrario, 250

Argumentum a contrario, 251

Argumentum a fortiori, 251

Argumentum a generali sensu, 254

Argumentum a maiori ad minus, 251, 252

Argumentum a minori ad maius, 252

Argumentum a pari, 248

Argumentum a rubrica, 254

Argumentum a simili ad simile, 248

Argumentum ab auctoriate, 254

Argumentum ab exemplo, 254

Argumentum auctoritatis, 254

Argumentum per anaologiam, 248

Argumentum pro subjekta materia, 244

Aristo, 196, 309

Askeri ceza yargısı, 124

Askeri idari yargı: askeri yüksek idare mahkemesi, 134

Askeri mahkemeler, 125

Askeri Yargıtay, 127

Asli kurucu iktidar, 159

Asliye ceza mahkemeleri, 117

Asliye hukuk mahkemeleri, 116

Atar ve arkadaşları, 4

Augustinus, 197

Augustinus, 310

Augustinus, 64

Austin, 190

Avrupa Birliği, 151

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, 151

Avrupa İnsan Hakları, 151

Avrupa Konseyi, 151

Ayıplama, 50, 58

Aynen teslim, 301

Aziz Augustinus, 197, 310

Bağımlı normlar, 290

Bağlayıcılık, 70

Barthélemy ve Duez, 157

Başka bir kanunla yürürlükten kaldırma, 227

Begriffsjurisprudenz, 246, 273

Belçika Anayasası (1831), 239

Bellum justum, 296, 298

Bellum omnium contra omnes, 193

Bentham, 312

Beraat kararı, 122

Bergel, 8

Beşeri akıl, 198

Beşeri davranış kuralları, 27

Beşeri davranış kurallarının ortak fonksiyonu, 60

Beşeri davranış, 28

Beşeri irade kuramı, 189

Beşeri irade, 29, 34

Bibliyografyalar, 20

Bidayet mahkemeleri, 115

Bilge, 4

Bilgi kaynakları, 13

Bilimsel eserlerin türleri, 182

Bilimsel içtihatlar, 181

Bilimsel yorum, 241

Bilinçli boşluk, 276

Bilinçsiz boşluk, 276

Birincil normlar, 290

Birleştirme, 205

Bobbio, 312

Borçlar hukuku, 99

Borçlar hukukunun genel hükümleri, 99

Boşluk, 273

Bozma kararı, 120, 122

Bozmaya karşı direnme kararı, 120, 123

Bozmaya uyma kararı, 120, 122

Bölge idare mahkemeleri, 130

Burckhardt, 76

Butlan, 219

Butlan, 303

Bürgerliches Gesetzbuch, 209

Büyük Frederik, 209

Büyük Genel Kurul, 118

Büyük İskender, 64

Carré de Malberg, 157, 161

Case analogy, 249

Casuiste metot, 206

Causa credendi, 337

Causa donandi, 337

Causa solvendi, 337

Cebir, 59, 286

Cebren icra, 301

Cebri icra, 301

Cebri müeyyideye, 45

Cebri tasarruf, 39

Cebrin niceliği, 293

Cehennem azabı çekme korkusu, 43

Cehennem azabı, 43

Ceza hukuku alanında müeyyide, 306

Ceza hukuku, 94

Ceza Kanunname-i Hümayunu, 211

Ceza kanunu, 211

Ceza mahkemeleri, 116

Ceza normu, 10

Ceza usul hukuku, 95

Ceza yargısının işleyişi, 121

Ceza, 306

Cezalandırma hakkı, 194

Chancellor mahkemesi, 142

Ciceron, 314

Code civil, 210

Code napoleon, 139, 210

Codex, 208

Codification, 203

Command of the sovereign, 190

Common law sistemi, 141-143

Common law, 109

Communis opinio doctorum, 181, 254

Contraint, 286

Corpus iuris civilis, 138, 204, 208

Court of Chancery, 142

Courts of common law, 142

Çağıl, 1, 2

Çalışma ekonomisi, 6

Çarlık Rusyası, 207

Çatışma çözme ilkeleri, 265

Çatışma, 265

Çete örgütü, 64

Çetenin cebri, 293

Çevre hukuku, 81

Çok taraflı hukuki işlemler, 335

Dabin, 288

Dağıtıcı adalet, 313

Daireler, 131

Danıştay Dergisi, 18

Danıştay, 130

Dar yorum, 254

Dava dairesi, 131

De civitae dei, 64

De jure belli et pacis, 198

De lege ferenda, 68

Değer yargıları, 9

Demiryolların Usulü Zabıtasına Dair Nizamnamesi, 163

Deniz ticareti hukuku, 101

Denkleştirici adalet, 313

Dergiler, 21

Devlet desteği, 178

Devlet ve çetenin kuralları, 64

Devletler hukuku, 91

Devletler özel hukuku, 102

Devredilebilen haklar, 329

Devredilemeyen haklar, 329

Devrimci saikle yapılan kanunlaştırma, 206

Dewey, 19

Deyimsel yorum, 241

Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 5

Digesta, 208

Diğer eserler, 184

Din kuralları ile hukuk kuralları arasındaki fark, 41

Din kuralları, 41

Dini hermenötiğin temel ilkesi, 259

Dini tabiî hukuk, 197

Disiplin mahkemeleri, 124

Diyet, 295

Dogmatik yaklaşım biçimi, 3

Doğa yasası, 33

Doğal hukuk, 68

Doğal yaşam, 192

Doğu roma imparatorluğu’nda kanunlaştırma, 208

Doktrin yorumu, 241

Doktrin, 181

Doktrinin etkisi, 182

Doktrinin önemi, 182

Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 4

Droit imparfait, 288

Droit objectif, 317

Droit subjectif, 317

Du pasquier, 245

Duguit, 79, 80, 161, 321

Dünyevi din kuralları, 45

Dürfen, 36

Düstur, 15

Ecole de l’exégèse, 273

Effet rétroactif, 232

Egemenin emri, 190

Egemenlik hakkı (imperium), 78

Egemenlik veya süjeler teorisi, 78

Eksik hukuk, 288

Emir, 37

Emredici hukuk kuralları, 217

Emredici hukuk kurallarının konuluş nedenleri, 218

Emredici hukuk kurallarının müeyyideleri, 218

Emredicilik, 76, 82

Emsal, 144

Équité, 283

Esas kaynaklar, 154

Estate act, 249

Eşya hukuku, 98

Etkililik, 72

Etre suprême, 34

Evleviyet, 251

Ex officio, 77, 84

Existence matérielle, 37, 69

Faydacı anlayış, 292

Felsefi yaklaşım, 1

Fendoğlu, 5

Feraiz, 145

Fetva, 181

Fıkıh, 145

Fiili sünnet, 146

Fikri eserler, 326

Fikri haklar, 326

Finlandiya, 249

Fişekçi, 19

Fonksiyonel, 247

Fontes iuris, 153

Fransa’da kanunlaştırma, 209

Fransız conseil d’etat, 110

Fransız Medeni Kanunu, 210

Fransız sistemi, 110

Freirechtsschule, 274

Fusis, fusis, 196

Gayrimaddi mallar üzerindeki haklar, 326

Geçerlilik, 71

Geçersizlik, 302

Geçmişe etkililik, 232

Geçmişe yürümeme, 231

Geltung, 71

Genel inanç, 55, 177

Genel irade veya toplumsal sözleşme, 192

Genel örf ve âdet kuralları, 179

Genellik, 163

Geniş yorum, 254

Gerçek boşluk, 276

Gerçek çatışma, 271

Gerçek kanun koyucu, 261

Gerçek olmayan boşluk, 276

Gerçek yargısal anlam, 255

Göğer, 2, 4

Görev uyuşmazlığı, 135

Görevli mahkeme, 85

Görevsizlik kararı, 135

Görgü kuralları ile hukuk kuralları arasındaki farklar, 52

Görgü kuralları, 51

Görgün, 5

Görünüşte çatışma, 265

Gözübüyük, 5

Gramatikal yorum, 242

Gray, 261

Grotius, 198, 309

Grundnorm, 191

Gruptan atma, 58

Güneş her mevsimde sabah saat altıda doğar, 33

Güriz, 2

Habilitition, 37

Hadis, 146

Hadiseci, meseleci, casuiste metot, 206

Hafızoğulları, 10, 311

Hak arama hürriyetini, 275

Hak kavramı, 317

Hak kavramını reddeden görüşler, 321

Hak kavramının niteliği üzerindeki, 318

Hak ve nısfet, 282

Hakim ihkakı haktan imtina edemez, 275

Hakimin hukuk yaratırken gözeteceği ilkeler, 277

Hakimin hukuk yaratması, 273

Hakimin takdir yetkisi, 279

Hakimin taleple bağlılığı ilkesi, 77

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 114

Hakimlerin bağımsızlığı, 114

Hakkaniyet, 283, 314

Hakların çeşitleri, 321

Haksız fiil, 302

Halk ruhu, 199, 200

Haydut çeteleri, 64

Haydut çetesi kuralları, 61

Haydutun cebri, 293

Hazırlık çalışmaları, 243

Heck, 246

Héraud, 288

Hesap yargısı, 136

Hirsch, 212

Historische rechtschule, 199, 246

Hoadly, 261

Homo homini lupus, 193

Honeste vivere, 309

Hoş görmeme, 50

Hugo Grotius, 198

Huig der Groot, 198

Hukiki fiiller, 332

Hukuk ahlak ilişkisi, 50

Hukuk arama motorları, 22

Hukuk başlangıcı, 1

Hukuk bilimi, 67

Hukuk dergilerini, 19

Hukuk dogmatiği, 6

Hukuk fakültelerinin akademik organizasyonu, 81

Hukuk fakültesi öğrencileri, 3

Hukuk felsefesi, 3, 7

Hukuk Genel Kurulu, 118

Hukuk kelimesi, 67

Hukuk kuralları arasında çatışma, 265

Hukuk kuralları, 29

Hukuk kurallarının başlıca özelliklerini, 29

Hukuk kurallarının çeşitleri, 217

Hukuk kurallarının konusu, 30

Hukuk kurallarının müeyyidesi, 285

Hukuk kurallarının yer bakımından uygulanması, 221

Hukuk kurallarının zaman, 225

Hukuk mahkemeleri, 115

Hukuk sistemleri, 137

Hukuk siteleri, 21

Hukuk tarihi, 181

Hukuk ve Ceza Genel Kurulları, 118

Hukuk yaratmanın şartı, 276

Hukuk yargısının işleyişi, 119

Hukuka aykırı fiiller, 332

Hukuka aykırı örf kuralı, 60

Hukuka giriş ders kitapları, 25

Hukuka giriş, 1

Hukuka uygun fiiller, 333

Hukuka uygunluk karinesi bakımından, 84

Hukuken “anlamsız (irrelevant)” işlemler, 33

Hukuken anlamsız normlar, 289

Hukuki cebrin değişik görünümleri, 294

Hukuki işlemin unsurları, 334

Hukuki işlemler, 333

Hukuki işlemlerin çeşitleri, 335

Hukuki olaylar, 331

Hukuki sonuç, 334

Hukuki unsur, 178

Hukukiliğin ölçütü, 38, 70

Hukukilik, 70

Hukukta problem çözme, 13

Hukuku Aile Kararnamesi, 213

Hukuku bilinçli irade ürünü sayan, 188

Hukuku irade dışı sayan görüşler, 195

Hukukun bilgi kaynakları, 14

Hukukun cebri, 293

Hukukun dış alemi, 2

Hukukun esas şekli kaynakları, 155

Hukukun genel teorisi yaklaşım biçimi, 7

Hukukun genel teorisi yaklaşım biçimi, 8

Hukukun genel teorisi, 7'nci 10

Hukukun iç alemi, 2

Hukukun kaynaklari, 153

Hukukun maddi kaynakları, 153, 187

Hukukun şekli kaynakları, 154

Hukukun temeli hakkında görüşler, 187

Hukukun ulusallaştırılması, 205

Hüküm mahkemeleri, 115

Hükümde takdir yetkisi, 280

Hükümetin cumhuriyetçi biçiminin değiştirilme yasağı, 30

Hz. Muhammed, 146

Hz. Osman, 146

Institutiones, 208

Interessenjurisprudenz, 246

Interessentheorie, 74

Interpretation logique, 244

Interprétation grammaticale, 242

Interprétation littérale,, 242

Intra legem, 276

Ius naturale, 196

Iustinianus, 138, 204

İbadat, 145

İcma, 147

İcra ve iflas hukuku, 104

İcrai karar, 83

İcrailik, 83

İçeriksel bakış, 9

İçtihad, 143, 147, 148, 184

İçtihadı birleştirme kararları, 186

İçtihatları Birleştirme Kurulu, 131

İdare hukuku alanında müeyyideler, 306

İdare hukuku, 93

İdare mahkemeleri, 128

İdare mahkemelerinin kurul olarak verdikleri kararlar, 133

İdare mahkemesinin tek hakimli olarak verdiği kararlar, 133

İdare-i Umumiye-i Vilayet Kanun-u Muvakkati, 163

İdari daire, 131

İdari ve Vergi Dava Daireleri Genel Kurulları, 131

İdari yargı, 128

İdari yargının işleyişi, 132

İdeolojiler, 9

İflas hukuku, 105

İhkakı haktan istinkaf, 275

İhtira, 326

İkincil normlar, 290

İktibas, 203

İktisadi ve idari bilimler fakülteleri, 3, 5

İlahi hukuk, 196

İlahi irade, 43

İlga etme, 36

İlga, 227

İlişkilerin tarafları teorisi, 75

İlk çağda tabiî hukuk, 196

İlk derece mahkemeleri, 115

İlk derece mahkemeleri, 115, 124, 128

İlk tedvin, 208

İlkel toplumların hukuku, 297

İlmi tefsir, 241

İmprécision, 30

İndirgeyici yorum, 255

Inexistence, 306

İngiliz hukukun doğumu ve gelişimi, 141

İnsanın kendi vicdanı, 48

Instrumentum, 38, 9

İnşai haklar, 329

Internet hukuku, 81

Internette hukuk, 21

Internette hukukun bilgi kaynakları, 21

Interprétation doctrinale, 241

Interprétation historique, 243

Interprétation judiciaire, 240

Interprétation large, 254

Interprétation législative, 238

Interprétation réductrice, 255

Interprétation restrictive, 254

Interprétation scientifique, 241

Interprétation systématique, 245

Intra legem boşluklar, 276

İptal davası, 113, 132, 165

İptal edilebilirlilik, 304, 308

İptal, 230, 308

İrade açıklaması, 334

İrade işlemi, 262

İrade serbestisi, 83

İrade teorisi, 318

İradeci pozitivizm, 189

İran anayasası, 34

Irrégularité extremement grave, 306

Irrelevant)” işlemler, 33

İrtifak hakları, 326

İskandinav hukuki realizm akımları, 72

İslam hukuku sistemi, 145

İstanbul Barosu Dergisi, 18

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 20

İstihsan, 148

İstishab, 148

İstislah, 148

İsviçre’de kanunlaştırma, 210

İtiraz yolu, 113

İtiraz yolu, 166

Ius privatum, 73

Ius publicum, 73

Iustitia commutativa, 313

Iustitia distributiva, 313

İvazlı hukuki işlemler, 336

İzin, 37

Jackson, 236

Jellinek, 320

Jhering, 319

John Locke, 194

Judge-made law, 261

Juridicité, 38

Juridicité, 70

Juridicité, 70

Jurisprudence de concepts, 246

Jurisprudence de la “balance des intérets, 246

Jurisprudence, 144

Jurisprudence, 184

Kabul yeter sayısı, 165

Kadim, 55

Kalinowski, 244

Kallikles, 196

Kamu hakları, 321

Kamu hakları, 323

Kamu haklarıyla özel haklar arasındaki farklılıklar, 322

Kamu hukuku - özel hukuk ayrımının değerlendirilmesi, 80

Kamu hukuku alanında başlıca müeyyideler, 305

Kamu hukuku – özel hukuk ayrımı, 73, 74

Kamu hukukunun dalları, 90

Kamu hukukunun tanımı, 90

Kamu ve özel hukukun karşılıklı özellikleri, 82

Kamu yararı, 82

Kamu yönetimi bölümü, 6

Kamulaştırma, 83

Kanun boşluğu çeşitleri, 276

Kanun boşluğu, 276

Kanun hükmünde kararname, 166

Kanun tasarı ve tekliflerinin görüşülmesi, 165

Kanun tasarısı, 164

Kanun teklifi, 164

Kanun, 160

Kanunda boşluk, 273

Kanunlar dergisi, 15

Kanunlar ihtilafı, 103

Kanunlara atıf usulü, 16

Kanunların denetimi, 165

Kanunların geçmişe yürümemesi ilkesi, 231

Kanunların numaralandırılması, 15

Kanunların özellikleri, 163

Kanunların yapılışı, 164

Kanunların yayımı, 165

Kanunların yürürlüğe girmesi, 225

Kanunların yürürlükten kalkması, 227

Kanunlaştırma metotları, 206

Kanunlaştırma örnekleri, 207

Kanunlaştırma saikleri, 206

Kanunlaştırma sebepleri, 205

Kanunname-i Ticaret, 212

Kanunsuz suç ve ceza olmaz, 278

Kanunu cedit, 211

Kanunu muvakkatler, 163

Kanunun "ağzı", 259

Kanunun amacı, 247

Kara Avrupası hukuk sistemi, 137

Kara Avrupası hukuk sisteminin özellikleri, 138

Kararlar, 335

Karayalçın, 20, 271

Karma teori, 320

Katı anayasalar, 160

Kavanin mecmuası, 15

Kavli sünnet, 146

Kavramcı yorum metodu, 246

Kavramlar içtihadı, 273

Kaynak kavramı, 153

Kaynak taraması, 20

Kazai tefsir, 240

Kazanılmış haklar, 231

Keenlemyekûn, 303

Kelsen uluslararası hukuk, 296

Kelsen, 30, 32, 35, 71, 79, 80, 191, 289, 291, 297, 312, 321

Kendi kendini yorumlama, 259

Kendiliğinden yürürlükten kalkma, 227

Keyman, 2

Kınama, 58, 59

Kısaltmalar, 16

Kısas, 147, 248, 249, 295,

Kıymetli evrak hukuku, 101

Kişiler hukuku, 97

Kişiler üzerindeki mutlak haklar, 326

Kişilik (şahsiyet) hakkı, 327

Kişilik hakları, 328

Kişisel ahlak kurallarına, 46

Kişisellik ilkesi, 222

Kitab-ı mukaddes, 31

Klasik yorum teorisi, 237

Komünist toplum safhasına, 149

Konularına göre özel hak çeşitleri, 328

Konulmuş hukuk, 155

Können, 36

Kullanılmalarına göre özel hak çeşitleri, 328

Kur’an, 146

Kural dışı boşluklar, 276

Kuralların mahiyeti teorisi, 76

Kütüphaneler, 18

Lacune, 273

Lafzi yorum metodu, 241

Leviathan, 193

Lex generalis, 269

Lex imperfecta, 245, 288

Lex posterior derogat legi priori, 267

Lex posterior, 267, 268

Lex specialis derogat legi generali, 268

Lex specialis, 268, 269

Lex superior derogat legi inferiori, 265

Lex superior, 265, 267

Libre recherches scientifiques, 274

Lord Chancellor, 142

Maddi anlamda anayasa, 156

Maddi kriter, 161

Maddi mallar, 325

Maddi ölçüte, 108

Maddi unsur, 55, 177

Maddi varlık, 37

Mağdur, 121

Mahkeme kararları, 184

Mahkumiyet kararı, 122

Makaleler, 184

Maliye, 6

Mallar üzerindeki mutlak haklar, 325

Malvarlığı hakları, 328

Manevi unsur, 55, 177

Mantiki yorum metodu, 244

Markalar, 326

Marksizm, 149

Mecelle-i Ahkam-ı Adliye, 211, 212

Medeni hukuk, 96

Medeni usul hukuku, 104

Mefhumu muhalif, 250

Membership, 71

Memurin Muhakematı Kanunu Muvakkati, 163

Menfaat kavramı, 75

Menfaat teorisi, 74, 319

Menfaatler içtihadı, 246

Metanormlar, métanormes, 290

Metrukiyet, 230

Metrukiyet, 72

Mevzuat, 23, 155

Mevzuu hukuk, 155

Milli Güvenlik Konseyi, 160

Milli Kütüphane, 20

Minimum ahlak, 51

Minimum etkililik, 72

Minori ad maius yolu, 252

Miras hukuku, 98

Misilleme, 296

Mithat Paşa, 110

Modernleşme, 205

Modo legislatoris, 274, 277

Monografiler, 183

Montesquieu, 75, 107, 150, 237, 259.

Montilz-les Tours ordonnance’ı, 176

Muamelat, 145

Muhakeme-i hukukiye, 214

Muhatapları, 43

Muhik sebepler, 280

Mutlak butlan ile nisbi butlan arasındaki farklar, 305

Mutlak butlan, 303

Mutlak değerler, 312

Mutlak haklar, 325

Mutlak teokratik hukuk düzeni, 45

Mücerred metot, 207

Müdafi, 121

Müeyyide çeşitleri, 300

Müeyyide gereksiz mi?, 287

Müeyyide, 29, 39, 43, 285, 288

Müeyyidedenin kurumlaştırılması, 59

Müeyyidenin tanımı, 285

Müeyyidenin tarihi gelişimi, 294

Müeyyidesiz hukuk kuralları, 287

Müeyyidesiz hukuk normları problemi, 288

Mükafat, 292

Mükerrer sayı, 14

Müktesep haklar, 231

Mülkilik ilkesi, 221

Mülkiyet hakkı, 325

Münakalat, 145

Müspet hukuk, 68

Napolyon kanunu, 139, 210

Ne eat iudex ex officio, 77

Negatif statü hakları, 323

Nesafet, 314

Nisbi butlan, 304

Nisbi haklar, 327

Niteliklerine göre özel hak çeşitleri, 325

Nizamnameler, 163

Nomos, nomos, 196

Non esse lex quae justa non ferit, 310

Non-rétroactivité de la loi, 231

Norm analogy, 249

Norm kelimesi, 68

Norm kıyası, 249

Norma, 68

Normatiflik, 28, 70

Normativité, 70

Normcu pozitivizm, 191

Normes juridiquement irreleventes, 289

Normes non indépendantes, 290

Normes primaires, 290

Normes secondaires, 290

Normlar hiyerarşisi, 155

Normların muhatabı, 31

Normun adalete uygunluğu, 39

Normun koyucusu, 29, 34

Novellae, 208

Nul et de nul effet, 306, 307

Nul et non avenu, 306

Nullite absolue, 303

Nullite relative, 304

Nullum crimen, nulla poena sine lege, 278

Obiter dicta, 185

Objektives recht, 317

Obligatoriété, 70

Obligatoriété, 70

Olağan kanun hükmünde kararnameler, 167

Olan (sein), 35

Olması gereken (de lege ferenda) hukuk, 68

Olması gereken, 28, 69

Onama kararı, 120, 122

Online hukuk dergileri, 22

Opinio necessitatis, 55, 178

Opinio uiris, 55, 178

Ordre, 37

Organik ölçüt, 107

Orta çağda tabiî hukuk, 196

Osmanlı döneminden kalan kanunlar, 162

Osmanlı imparatorluğu’nda kanunlaştırma, 211

Otantik yorum, 262

Otonomi, 48

Öcalma hakkı, 295

Ödül hukukun müeyyidesi olabilir mi?, 292

Öğreti, 181

Ölüme bağlı hukuki işlemler, 336

Öncelik, 251

Örf ve adet hukuku, 176

Örf ve âdet kuralları ile hukuk kuralları, 57

Örf ve âdet kuralları, 53

Örf ve adet kurallarının aleladelik – hukukilik, 176

Örf ve âdet kurallarının muhatapları, 57

Örf ve âdet kurallarının müeyyidesi, 58

Örfler, 58

Özel çıkar, 82

Özel dergiler, 18

Özel haklar, 321, 324

Özel hukuk müeyyideleri, 300

Özel hukuk, 68

Özel hukukun dalları, 95

Özel hukukun tanımı, 95

Özel kaynaklar, 17

Özel örf ve âdet kuralları, 179

Özgül anlam, 35

Öztürk, 21

Pacta sunt servanda, 198, 309

Paftos, 180

Pandekt hukuku, 208

Pays de droit coutumier, 210

Pays de droit écrit, 210

Perelman, 243, 252

Permission, 37

Persuasive precedent, 144, 185

Peygamberler, 41

Pfersmann, 299

Piskopos Hoadly, 261

Pozitif hukuk, 155

Pozitif hukuk, 68

Pozitif statü hakları, 324

Praeter legem boşluklar, 276

Precedent, 144

Précédents, 240, 254

Problem çözme, 13

Prusya Devletleri Genel Kanunu, 207, 209.

Qui potest plus, potest minus, 252

Raison d’être, 248

Rasyonalist tabiî hukuk, 198

Rasyonalizm, 205

Ratio decidendi, 144, 284

Ratio legis, 247

Ratione auctoritaris, 181

Ratione legis stricta, 254

Re’sen uygulama, 77, 84

Realist yorum teorisi, 256

Réception, 203

Recours en constatation de nullité, 308

Recours en déclaration de l’inexistence, 308

Référé législatif, 239, 273

Resmi Gazete, 14

Resmi kaynaklar, 14

Resmi yayınlar, 17

Responsa predentium, 181

Roma hukuku, 138

Roubier, 74

Rousseau, 194

Rules of equity, 142

Sağlararası hukuki işlemler, 336

Sakatlık halleri, 307

Sanction, 39

Sanık, 121

Sarih ilga, 228

Sarih irade beyanı, 334

Savaş ve barış hukuku, 198

Savaş, 296, 297

Savigny, 199, 209, 318

Sayıştay, 136

Sebebe bağlı olmayan işlemler, 337

Sebepsiz (illetten mücerred) hukuki işlem, 337

Seins-tatsache, 35

Selçuk üniversitesi hukuk fakültesi, 4

Semavi dinlerin, 41

Serbest bilimsel araştırmalar okulu, 274

Serbest hukuk okulu, 273

Sıkıyönetim ve olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameler, 169

Sınai eserler, 326

Sınırlı ayni haklar, 326

Sicili Kavanin, 17

Signification spécifique, 35

Sigorta hukuku, 101

Sistematik argüman, 253

Sistematik eserler, 183

Sistematik yorum, 245

Situation de fait, 248

Siyasal Bilgiler Fakülkesi, 5

Sollen, 28, 29, 36, 69

Somut norm denetimi, 113, 166

Somut olay metodu, 206

Sonraki kanun ilkesi, 267

Sosyalist hukuk sistemi, 149

Sosyolojik hukuk akımı, 200

Soyut kural metodu, 207

Soyut metot, 207

Soyut norm denetimi, 113, 165

Söze bağlılık, 198

Sözleşme özgürlüğü, 83

Sözleşmeler, 335

Statute law, 142

Sulh ceza mahkemeleri, 116

Sulh hukuk mahkemeleri, 115

Summa theologica, 197

Summum ius, summa iniura, 314

Suum cuique tribuera, 309

Sübjektif ahlak kuralları, 46

Sünnet, 146

Sünnetin kitaba göre yeri, 147

Süreklilik, 164

Süreklilik, 55, 177

Süreli yayınlar, 21

Şahsilik ilkesine, 222

Şahsiyet hakkı, 327

Şartlarda takdir yetkisi, 280

Şekli anlamda anayasa tanımı, 157

Şekli anlamda anayasa, 157

Şekli kritere, 161

Şerhçi okul, 273

Şerhler, 182

Şirketler hukuku, 100

Şurayı devlet, 111

T.C. Kanunları, 17

T.C. Mer’i kanunları, 17

T.C. Tüzükleri, 17

Taahhüt işlemleri, 337

Tabiî akıl, 198

Tabiî hal, 192

Tabiî hukuk teorisi, 195, 310, 312

Tabiî hukuk teorisine yöneltilen en yıkıcı eleştiri, 311

Tabii hukuk, 35, 68

Takdir yetkisi, 279

Takdir yetkisinin “açıkça” verilmesi, 281

Takdir yetkisinin kullanılmasının şartları, 282

Takibi şikayete bağlı suçlar, 78

Taknin, 203

Tam yargı davası, 132

Tamamlayıcı hukuk kuralları, 219

Tanıma işlemi, 261

Tanımlayıcı hukuk kuralları, 220

Tanrı Devleti, 197

Tanrı’nın varlığı, 34

Tanrısal irade kuramı, 188

Tarihçi hukuk kuramı, 199

Tarihçi hukuk okulu, 246

Tarihi yorum, 243

Tasarruf işlemleri, 337

Tazminat, 302

TBMM Tutanak Dergisi, 15

Teamüller, 58

Tedvin, 203

Tefsir kararı, 162 240

Tek taraflı hukuki işlemler, 335

Tek yanlılık, 83

Teleolojik yorum, 247

Temel hukuk, 7

Teoloji Özeti, 197

Teşrii tefsir, 238

Théorie classique de l’interprétation, 237

Théorie des intérêts, 74

Théorie réaliste de l’interprétation, 256

Thomas Hobbes, 193.

Thomas, 197

Ticaret hukuku, 100

Ticari işletme hukuku, 100

Toplumsal ahlak kuralları, 46

Toplumsal sözleşme, 192

Travaux préparatoires, 243

Troper, 34, 39, 263

True judicial meaning, 255

Tutanak Dergisi, 15

Tutucu (muhafazakar) saikle yapılan kanunlaştırma, 206

Türk anayasa hukuku, 92

Türk Ceza Kanununun 1’inci maddesi, 249

Türk Hukuk Bibliyografyası, 20

Türk hukuk literatürlerinde yorum, 236

Türkiye’de kanunlar, 162

Türkiye’de kanunlaştırma, 211

Türkiye’de yargı kolları, 110

Tüzükler, 172

Tüzüklerin yürürlüğe girmesi, 225

Ubi aedem est, eadem est legis dispotio, 248

Uhrevi din kuralları, 45

Ukubat, 145

Ulpianus, 74

Uludag üniversitesi iktisadi ve idari bilimler fakültesi, 6

Uludağ üniversitesi, 6

Uluslararası hukuk düzeninin müeyyidesi olarak savaş, 298

Uluslararası hukuk, 91

Uluslararası hukukun adem-i merkeziyet hali, 297

Uluslararası hukukun merkezileşme, 299

Uluslararası hukukun müeyyidesi, 295

Uluslararası ilişkiler bölümleri, 6

Uluslarası hukuk

Usulü Muhakeme-i Cezaiye Kanunu, 214

Uygulama yöntemi teorisi, 77

Uyuşmazlık Mahkemesi, 136

Uyuşmazlık yargısı, 135

Uyuşmazlık, 135

Uzlaşma, 295

Üç normatif fonksiyon, 36

Ülkesellik ilkesi, 221

Üst derece mahkemeleri, 129

Üst yapı, 149

Üstü kapalı ilga, 229

Vak’a kıyası, 249

Vanquickenborne, 264

Vatandaşlık (tabiiyet) hukuku, 102

Vedel, 33, 158

Velayet hakkı, 327

Vergi hukuku, 94

Vergi mahkemeleri, 129

Vesayet, 327

Vicdani rahatsızlık, 49

Volkgeist, 200

Windscheid, 318

Yabancılar hukuku, 102

Yaptırım, 285

Yardımcı kaynaklar ayrımı, 154

Yardımcı kaynaklar, 180

Yargı ayrılığı sistemi, 109

Yargı ayrılığı, 140

Yargı birliği – yargı ayrılığı sistemleri, 108

Yargı birliği sistemi, 109

Yargı birliği, 141

Yargı faaliyeti, 237

Yargı fonksiyonu kavramı, 107

Yargı kolu kavramı, 111

Yargı örgütü, 107

Yargı yorumu, 240

Yargısal içtihatlar, 184

Yargıtay Büyük Genel Kurulu, 186

Yargıtay Daireleri, 118

Yargıtay Kararları Dergisi, 18

Yargıtay, 117

Yasama fonksiyonu, 107

Yasama yorumu, 238

Yayınevleri, 20

Yazılı kaynaklar, 155

Yazılılık, 163

Yeni çağda tabiî hukuk, 197

Yenilik doğuran haklar, 329

Yenilik doğurmayan haklar, 330

Yersellik ilkesi, 221

Yetkilendirme, 37

Yokluğun tespiti davası, 307

Yokluk, 219, 303, 306

Yorum çeşitleri, 238

Yorum metodları, 241

Yorum obsessionu, 236

Yorumcunun serbest iradesi, 260

Yorumda kullanılan mantık kuralları, 248

Yorumlayıcı hukuk kuralları, 220

Yorumun kaçınılmazlığı, 257

Yorumun konusu, 257

Yönetmelikler, 173

Yumuşak anayasalar, 159

Yürütme (idare) fonksiyonu, 107

Zabıt ceridesi, 15

Zabıtai Saydiye nizamnamesi, 163

Zaman bakımından uygulama, 225

Zayıfların korunması düşüncesi, 216

Zımni ilga, 229, 267

Zımni irade beyanı, 334


 


 

 

 


Copyright

(c) Kemal Gözler. 2001-2004. Bu kitaba izin almadan link verilebilir. Ancak, bu kitap, önceden izin almaksızın ne suretle olursa olsun, kopyalanamaz, çoğaltılamaz, tekrar yayınlanamaz, daıtılamaz, başka internet sitelerine metin olarak konulamaz. 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 21.2.2001 tarih ve 4630 sayılı kanunla değişik 71 ve 72’nci maddeleri, bir kitabı herhangi bir yöntemle (fotokopi dahil) çoğaltanları, dağıtanları, satanları, elinde bulunduranları, paraya çevrilmeksizin, 2 (iki) yıldan 6 (altı) yıla kadar hapis cezası ve 50 (elli) milyar liradan 150 (yüzelli) milyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırmaktadır.

Alıntılar (İktibas) Konusunda Açıklamalar

Bu kitaptan yapılacak alıntılarda (iktibaslarda) 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 35’inci maddesinde öngörülen şu şartlara uyulmalıdır: (1) İktibas, bir eserin “bazı cümle ve fıkralarının” bir başka esere alınmasıyla sınırlı olmalıdır (m.35/1). (2) İktibas, maksadın haklı göstereceği bir nispet dahilinde ve münderecatını aydınlatmak maksadıyla yapılmalıdır (m.35/3). (3) İktibas, belli olacak şekilde yapılmalıdır (m.35/5) [Bilimsel yazma kurallarına göre, aynen iktibasların tırnak içinde verilmesi ve iktibasın üç satırdan uzun olması durumunda iktibas edilen satırların girintili paragraf olarak dizilmesi gerekmektedir]. (4) İktibas ister aynen, ister mealen olsun, eserin ve eser sahibinin adı belirtilerek iktibasın kaynağı gösterilmelidir (m.35/5). (5) İktibas edilen kısmın alındığı yer belirtilmelidir (m.35/5).

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 21.2.2001 tarih ve 4630 sayılı kanunla değişik 71’inci maddesinin 4’üncü fıkrası, 35’inci maddeye aykırı olarak “kaynak göstermeyen veya yanlış yahut kifayetsiz veya aldatıcı kaynak” göstererek iktibas yapan kişileri, 4 (dört) yıldan 6 (altı) yıla kadar hapis ve 50 (elli) milyar liradan 150 (yüzelli) milyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırmaktadır.

Ayrıca Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 18 Şubat 1981 tarih ve E.1980/1, K.1981/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre kararına göre, “iktibas hususunda kullanılan eser sahibinin ve eserinin adı belirtilse bile eser sahibi, haksız rekabet hükümlerine dayanarak Borçlar Kanununun 49. maddesindeki koşulların gerçekleşmesi halinde manevi tazminat isteyebilir”.

Yukarıdaki şartlara uygun olarak alıntı yapılırken bu kitaba şu şekilde atıf yapılması önerilir:

Kemal Gözler, Hukuka Giriş, Bursa, Ekin Kitabevi Yayınları, Birinci Baskı, 1998, Beşinci Baskı, 2003  (www.anayasa.gen.tr/hukukagiris.htm; erişim tarihi).


 

Kitabın iç kapaklarını, içindekiler, Giriş ve bir ve yedinci bölümlerini PDF olarak görmek için burasını tıklayınız.  

 

 


 

 

 

Editör: Kemal Gözler

Ana Sayfa: www.anayasa.gen.tr

İlk Konuluş: www.uludag.edu.tr altında: 1999

www.anayasa.gen.tr altında Nisan 2004

PDF olarak: 16 Mart 2009

 

Kitabın İç Kapaklarını, İçindekiler, Giriş ve Birinci ve Yedinci Bölümlerini PDF olarak görmek için burasını tıklayınız.