TÜRK ANAYASA HUKUKU SİTESİ [www.anayasa.gen.tr]


Kemal Gözler,  Anayasa Hukukuna Giriş, Bursa Ekin Kitabevi Yayınları, Dördüncü Baskı, 2004, s.82-110'dan alınmıştır   (www.anayasa.gen.tr/hsistemleri.htm. 15 Mayıs 2004).


NOT: Metindeki bir çok başlık altında açıklama yoktur. Bunlar için yukarıdaki kitabın aslına bakınız.

 

hükûmet sİstemlerİ[1] 

 

 

Doç. Dr. Kemal Gözler

PLAN

Kuvvetler Ayrılığı Teorisi......................................................................................................... 82

Hükûmet Sistemlerinin Tasnifi................................................................................................. 84

I. Kuvvetler Birliği Sistemleri.................................................................................................... 85

    A. Yürütme Organında Birleşme.......................................................................................... 85

        1. Mutlak Monarşi......................................................................................................... 85

        2. Diktatörlük................................................................................................................. 86

    B. Yasama Organında Birleşme: Meclis Hükümeti.............................................................. 87

II. Kuvvetler Ayrılığı Sistemleri................................................................................................ 91

    A. Sert Kuvvetler Ayrılığı: Başkanlık Sistemi..................................................................... 91

        1. Aslî Özellikler............................................................................................................ 92

        2. Tali Özellikler............................................................................................................. 93

        3. Başkanlık Sisteminde Yasama ve Yürütme Arasında Karşılıklı Etkileşim Araçları.... 94

        4. Değerlendirme: Başkanlık Sisteminin Güçlü ve Zayıf Yanları.................................... 96

        5. Yarı-Başkanlık Sistemi............................................................................................... 99

    B. Yumuşak Kuvvetler Ayrılığı: Parlâmenter Sistem........................................................ 100

        1. Aslî Özellikler.......................................................................................................... 100

        2. Tali Özellikler........................................................................................................... 103

        3. Karşılıklı Etkileşim Araçları..................................................................................... 104

        4. Değerlendirme: Parlâmenter Sistemin Güçlü ve Zayıf Yanları................................. 105

    Rasyonelleştirilmiş Parlâmentarizm......................................................................... 108

 

 Hükûmet sistemleri, kuvvetler ayrılığı ve birliğine göre tasnif edilmektedir. Bu nedenle önce kısaca “kuvvetler ayrılığı teorisi”ni görelim.

Kuvvetler Ayrılığı Teorisi[2]

Klasik anayasa hukukunun temellerinden biri hiç şüphesiz “kuvvetler ayrılığı (separation of powers; séparation des pouvoirs)” teorisidir. Kuvvetler ayrılığı teorisi ünlü Fransız filozofu Montesquieu’nün ismiyle özdeşleşmiş olsa da, bu teorinin kökeni İngiltere tarihinde bulunur. İngiltere’de 1066 yılında Normanların istilasından 1689 tarihli “Bill of Rights (Haklar Bildirgesi)”a kadar yürütme ve yasama kuvvetlerinin ayrılığı yavaş yavaş gerçekleşmiştir. Başlangıçta Krala danışmanlık yapan “Magnum Concilium” isimli meclis, adım adım vergiye rıza gösterme ve kanun yapma yetkisini ele geçirerek bir yasama organı hâline dönüştü[3].

 

b) Montesquieu .- Kuvvetler ayrılığı teorisinin gerçek kurucusu olarak asıl adı Charles-Louis de Secondat olan Montesquieu (Monteskiyö okunur) (1689-1755) kabul edilmektedir. Montesquieu bu teoriyi Kanunların Ruhu (De l’esprit des lois) (1748) isimli eserinin XI’inci kitabının VI’ncı bölümünde “İngiliz Anayasası” başlığı altında dile getirmektedir. Montes-quieu’ye göre,

“her devlette üç çeşit kuvvet vardır: Yasama kuvveti, devletler hukukuna bağlı olan şeyleri yürütme kuvveti ve medenî hukuka bağlı olan şeyleri yürütme kuvveti”[8].

Montesquieu'ye göre bu kuvvetlerden birincisi yani “yasama kuvveti (puissance législative)”, “geçici veya sürekli kanunlar yapma; eskiden yapılmış olanları düzeltme ya da yürürlükten kaldırma” işidir[9]. İkinci kuvvetle ise, hükümdar veya idareci, “savaş veya barış yapar; elçi gönderir ya da kabul eder; güvenliği kurar, istilaları önler”[10]. Montesquieu bu ikinci kuvvete “devletin yürütme kuvveti (puissance exécutrice de l’Etat)” ismini vermektedir[11]. Üçüncü kuvvet ise, “suçluları cezalandırma ve özel kişiler uyuşmazlıkları yargılama kuvveti”[12]dir. Montesquieu bu kuvvete “yargılama kuvveti (puissance de juger)” ismini vermektedir[13].

Montesquieu devlette üç kuvvet bulunduğunu böylece tespit ettikten ve bunlara yasama, yürütme ve yargı kuvveti isimlerini verdikten sonra, bu üç kuvvetin birbirinden ayrılmasının gerektiğini ileri sürmektedir. Ünlü düşünüre göre, bir kere yasama ve yürütme kuvvetleri birbirinden ayrılmalıdır. Zira, yasama ve yürütme kuvvetleri aynı elde toplanmış ise hürriyet yok olur[14]. Diğer yandan Montesquieu'ye göre, “yargı kuvveti de, yasama ve yürütme kuvvetlerinden ayrılmış değilse gene hürriyet yoktur”[15].

Montesquieu'ye göre yürütme kuvveti bir monarkın elinde bulunmalıdır. Zira hükümet, “bir kişi elinde birçok kişilerde olduğundan daha iyi idare edilir”[16]. Yürütme kuvvetinin tek kişiye verilmesi gerektiğini düşünen Mon-tesquieu, yasama kuvvetinin “bir kişi yerine birçok kişi tarafından daha iyi kullanıldığını” düşünmektedir[17]. Yazara göre, yasama kuvveti bir kurula ait olmalıdır. Bu kurul iki bölümden oluşmalıdır. Birinci bölüm asillerden, ikinci bölüm halkın temsilcilerinden oluşmalıdır. Bunlardan her birinin diğerine karşı “önleme yetkisi” olmalıdır. Bu nedenle bu bölümlerden her biri diğerini sınırlandıracaktır. “Her ikisi de yürütme erki tarafından sınırlandırılacak, yürütme erkini de bunlar sınırlandıracaktır”[18]. Montesquieu'ye göre yargı kuvveti ise mahkemelere ait olmalıdır[19]. Düşünüre göre, yargı kuvveti, ne belirli bir zümrenin ve ne de belirli bir mesleğin elinde olmalıdır[20]. Mon-tesquieu mahkemelerde halktan seçilecek kimselerin de bulunması gerektiğini savunmaktadır[21]. Montesquieu'ye göre yargı kuvveti mahiyeti gereği sınırlı bir kuvvettir. Çünkü kanunların uygulanmasından ibarettir. Zira ona göre, “milletin yargıçları, cansız birer varlıkmışlar gibi hareket ederek kanunun sözlerini, ne kuvvetini ve ne de sertliğini değiştirmeden, sadece telaffuz eden birer ağızdır”[22].

Özetle Montesquieu'ye göre yasama kuvveti sınırlı bir kuvvettir; çünkü, kendi koyduğu kuralları uygulama yetkisi yoktur. Yürütme kuvveti de sınırlı bir kuvvettir; çünkü, yasamanın koyduğu kuralları yürütmektedir. Yargı da sınırlı bir kuvvettir; çünkü, hakimler kanunların sözlerini telaffuz eden birer ağızdan başka bir şey değildirler. Bu üç kuvvet kendi görevlerinin dışına çıkarlarsa, yani yasama kendi koyduğu kuralları yürütürse, yürütme ise yürüttüğü kuralları kendi koyarsa, yargı ise “kanun koyucunun ağzı” olmakla yetinmeyip kendisi yorum yoluyla yeni kurallar koymaya kalkarsa, o sistemde hürriyet ortadan kalkar.

Hükûmet Sistemlerinin Tasnifi

Hükûmet sistemlerinin tasnifinde yasama ve yürütme kuvvetleri arasındaki ilişki hesaba katılır. Yargı kuvveti kural olarak işin dışında tutulur. Yargının her sistemde yasama ve yürütme kuvvetlerinden ayrı olduğu veya olması gerektiği varsayılır. Buna göre, hükûmet sistemleri ilkönce kuvvetler birliği ve kuvvetler ayrılığı sistemleri olarak ikiye ayrılır. Kuvvetler birliği sistemleri de kendi içinde kuvvetlerin yürütmede ve yasamada birleştiği sistemler olarak ikiye ayrılır. Kuvvetlerin yürütmede birleştiği sistemler diktatörlük veya mutlak monarşidir. Kuvvetlerin yasamada birleştiği sisteme “meclis hükûmeti sistemi” denir. Kuvvetler ayrılığı sistemleri de kendi içinde sert ve yumuşak olmak üzere ikiye ayrılır. Sert kuvvetler ayrılığı sistemine “başkanlık sistemi”, yumuşak kuvvetler ayrılığı sistemine ise “parlâmenter sistem” denir. Şimdi hükûmet sistemlerinin nasıl tasnif edildiğini bir şema halinde gösterelim:

ŞEMA 9.1: Kuvvetler Birliği ve Ayrılığına Göre Hükûmet Sistemleri

Hükûmet Sistemleri

 

 

Kuvvetler Birliği Sistemleri

Kuvvetler Ayrılığı Sistemleri

 

 

 

Yürütmede Birleşme
Mutlak Monarşi
Diktatörlük

Yasamada Birleşme
Meclis Hükümeti Sistemi

 

   Sert
   Başkanlık Sistemi

      Yumuşak
 Parlâmenter Sistem

Şimdi bu şemadaki sıraya göre hükûmet sistemlerini inceleyelim.

I. Kuvvetler Birliği Sistemleri

“Kuvvetler birliği sistemleri (systèmes de confusion des pouvoirs)”, yasama ve yürütme kuvvetlerinin aynı elde birleştiği hükûmet sistemleridir. Bu birleşmede iki ihtimal olabilir. Yasama ve yürütme kuvvetleri, ya yürütme organında ya da yasama organında birleşir.

A. Yürütme Organında Birleşme

Birinci ihtimalde, yasama ve yürütme kuvvetleri yürütme organının elinde toplanmıştır. Yani yürütme organı hem kanunları yürütmekte, hem de yürüttüğü kanunları kendisi koymaktadır. Bu tür birleşmenin mutlak monarşi ve diktatörlük olmak üzere iki şekli vardır.

1. Mutlak Monarşi[23]

 

2. Diktatörlük [24]

Diktatörlük, yasama ve yürütme ve hatta yargı kuvvetlerinin tek bir kişinin veya gurubun elinde toplandığı bir rejimdir. Diktatörlükler tanımı gereği, demokratik rejimler değildir. Bununla birlikte bazı diktatörlükler, kendilerinin demokratik olduğunu iddia ederler ve bunu göstermek için düzmece seçimler ve halkoylamaları düzenlerler. Bu seçimlerden ve halkoylamalarından devamlı olarak iktidardaki kişi veya grup galip çıkar. Bu tür diktatörlüklere “plebisiter diktatörlükler” denebilir. Diktatörlükler çok çeşitlidir. Bununla birlikte diktatörlükler “totaliter diktatörlükler” ve “otoriter diktatörlükler” olmak üzere ikiye ayrılabilir.

a) Totaliter Diktatörlük.

 

b) Otoriter Diktatörlükler.

 

B. Yasama Organında Birleşme: Meclis Hükümeti[27]

Kuvvetler birliği sistemlerinin bu çeşidinde, yasama ve yürütme kuvvetleri yasama organında birleşmiştir. Yani yasama organı hem kanun yapmakta, hem de kendi yaptığı kanunları uygulamaktadır. Bu tür sisteme anayasa hukuku literatüründe “meclis hükûmeti sistemi (système du gouverne-ment d’assemblée)” veya “konvansiyonel sistem (système conventionnel)” denmektedir.

Teorik Kökeni.-  

Meclis Hükûmeti Sisteminin Yasama Organına İlişkin Özellikleri.

Meclis Hükûmeti Sisteminin Yürütme Organına İlişkin Özellikleri.

Meclis Hükûmeti Sisteminde Yargının Durumu.

Meclis Hükûmeti Sisteminde Pratikte Yürütmenin Üstünlüğü

Örnekler: Fransa (1792-1795),  Türkiye (1920-1923).- İsviçre dışında, meclis hükûmeti sistemi, olağanüstü ve krizli dönemlerde uygulanmıştır. İlk defa Fransa’da Konvansiyon döneminde (1792-1795) uygulanmıştır[55]. Bu dönemde, yasama, yürütme ve hatta yargı kuvvetleri “Konvansiyon (Convention[56] ismi verilen bir meclisinin elinde toplanmıştı[57]. İkinci örnek Türkiye’deki Birinci Meclis Dönemidir  (1920-1923). 1921 Teşkilât-ı Esasîye Kanununa göre yasama ve yürütme kuvveti Büyük Millet Meclisinde toplanmıştı. Türkiye’deki meclis hükûmeti sistemini aşağıda 1921 Anayasasını inceleyeceğimiz yerde ayrıca göreceğiz.

Meclis Hükûmeti Benzeri Bir Sistem: İsviçre .

II. Kuvvetler Ayrılığı Sistemleri

“Kuvvetler ayrılığı sistemleri  (systèmes de séparation des pouvoirs)”, yasama ve yürütme kuvvetlerinin ayrı ayrı organlara verildiği hükûmet sistemleridir. Kuvvetler ayrılığı sistemleri kendi içinde kuvvetler ayrılığının derecesine göre “sert kuvvetler ayrılığı sistemi” ve “yumuşak kuvvetler ayrılığı sistemi” olmak üzere ikiye ayrılır. Sert kuvvetler ayrılığı sistemi “başkanlık sistemi”, yumuşak kuvvetler ayrılığı sistemi ise “parlâmenter sistem”dir. Şimdi bunları sırasıyla görelim.

A. Sert Kuvvetler Ayrılığı : Başkanlık Sistemi [67]

“Sert kuvvetler ayrılığı sistemi (système de séparation rigide des pouvoirs)”nde, yasama ve yürütme kuvvetleri birbirinden mutlak bir şekilde ayrılmış iki organa verilmiştir. Bu organlar karşılıklı olarak birbirinden, gerek kaynak bakımından, gerek varlıklarını sürdürme bakımından bağımsızdır. Yani, yasama ve yürütme organları ayrı ayrı seçilir ve seçildikten sonra da birbirlerinin varlıklarına son veremezler[68]. Bu organların anayasal sistem içinde güçleri de birbirine eşit veya az çok dengelidir[69]. Sert kuvvetler ayrılığı sistemine genellikle “başkanlık sistemi (système présidentiel)” denir. Bu sisteme “başkanlık sistemi” yerine, “başkanlık rejimi (régime présidentiel)”, “başkanlık demokrasisi (presidential democracy)”, “başkanlık hükûmeti (presidential government)” veya kısaca “prezidansiyalizm  (presidentialism)” dendiği de olur. Başkanlık sisteminin en bilinen örneğin Amerika Birleşik Devletleridir.

Başkanlık sistemi hangi özelliklerle veya hangi kriterlerle tanımlanmaktadır? Bu özellikleri Arend Lijphart’ın yaptığı gibi[70], “aslî özellikler” ve “tali özellikler” olarak ikiye ayırabiliriz.

1. Aslî Özellikler

Başkanlık sisteminin aslî ayırıcı özellikleri şunlardır:

a) Yürütme Organı Tek Kişiliktir.-  

b) Başkan, Halk Tarafından Seçilir

c) Başkan, Yasamanın Güvenine Dayanmaz.

2. Tali Özellikler

Şimdi de başkanlık sisteminin tali özelliklerini görelim. Hemen belirtelim ki, bu özellikler, başkanlık sisteminin sine qua non şartları değildir. Yani yukarıdaki üç aslî özelliği taşıyan bir hükûmet sistemi, aşağıdaki tali özelliklerden birisini taşımıyorsa, sırf bu nedenle, başkanlık sistemi olmaktan çıkmaz.

a) Başkan Yasama Organını Feshedemez.-  

b) Aynı Kişi Hem Yürütmede, Hem Yasamada Görev Alamaz.-

c) Başkan, Yasama Organının Çalışmasına Katılamaz.- Başkanlık sisteminde, başkan ve sekreterler yasama 

3. Başkanlık Sisteminde Yasama ve Yürütme Arasında
Karşılıklı Etkileşim Araçları
[92]

Yukarıda gördüğümüz gibi, başkanlık sistemi, bir “sert” kuvvetler ayrılığı sistemidir. Bu sistemde yasama ve yürütme kuvvetleri birbirinden her bakımından bağımsız iki ayrı organa verilmiştir. Bu organlar ayrı ayrı seçilmekte ve seçildikten sonra da birbirlerinin varlıklarına son verememektedirler. Keza, bu organların birbirinin faaliyetlerine, yetkilerine karışması da mümkün değildir. Ne var ki, bu sistem tam olarak uygulanırsa ve yasama ve yürütme kuvvetleri arasında uyum ve karşılıklı işbirliği olmazsa, devlet hayatı felce uğrar. İşte bu nedenle, başkanlık sistemlerinde de, yasama ve yürütme kuvvetleri arasında birtakım karşılıklı etkileşim araçları öngörülmüştür. Amerika Birleşik Devletleri örneğinde şu karşılıklı etkileşim araçları vardır:

a) Atamalar[93].- Atamalar yürütmenin (Başkanın) elindedir. Ancak 

b) Milletlerarası Andlaşmaların Onaylanması[94].- Amerika Birleşik Devletlerinde dış ilişkileri yürütmek, milletlerarası andlaşmalar yapmak yetkisi Başkana aittir. Ancak yapılan 

c) Meclis Araştırması[95].- Kongre, yürütme alanına giren faaliyetlerde .

d) Impeachment  (Suçlama ) [96].- “Impeachment (suçlama)”, Başkanın cezaî sorumluluğuna yol açabilecek bir yasama meclisi soruşturmasıdır. Suçlandırma (impeachment ) yetkisi Temsilciler Meclisine aittir (1787 A...

 

 KUTU 9.1: Impeachment Örnekleri.-

 1. Johnson (1868).- Başkan Andrew Johnson Tenure of Office Act’a aykırı olarak Savaş Sekreteri Edwin Stanton’u Ağustos 1867’de görevden aldı. Bunun üzerine Temsilciler Meclisi Şubat 1868’de Johnson’u  impeach-ment  usûlüyle 47’ye karşı 126 oyla suçlandırdı. Johnson Senato tarafından Mart-Mayıs 1868’de yargılandı. Gerekenden bir oy farkla beraat etti.

   2. Nixon:  Watergate (1975).-  Temsilciler Meclisi 1974’te Judiciary Com-mittee’sini Başkan Richard Nixon’un Watergate  skandalındaki sorumluluğunun araştırılması amacıyla görevlendirdi. Ağustos 1974’te Nixon, impeachment usûlüyle görevden alınabileceğini düşünerek istifa etmiştir. Bu şekilde impeachment usûlü sonuçsuz kalmıştır.

    3. Clinton: “Monicagate” (1998-1999).-  Bill Clinton 17 Ocak 1998 tarihindeki yeminli ifadesinde, Beyaz Saray stajyeri Monica Lewinsky ile cinsel ilişkisi olduğu iddiasını inkâr etmiş; ancak Ağustos 1998’de bunun doğru olmadığı ortaya çıkmıştır. 19 Aralıkta 1998’de Temsilciler Meclisi Başkan Clinton’un suçlandırılmasına karar  vermiştir. Başkanın Senato önündeki yargılaması 7 Ocak 1999’da başlamış, Başkan 50 evet, 50 hayır oyu ile beraat etmiştir (2/3 çoğunluk gerekiyordu). Özetle Amerika Birleşik Devletlerinde şimdiye kadar impeachment usûlüyle görevden alınmış bir Başkan yoktur (Gözler, Devlet Başkanları, op. cit., s.25).

e) Bütçe[97].- Yürütmenin bütçeyi ihtiyacı vardır. Kongre Başkanın 

f) Veto [98].- Kongrenin yukarıdaki önemli yetkilerine mukabil, Başkanın da Kongreye karşı kullanabileceği çok önemli

g) Mesaj [99].- Başkanın kanun teklif etme 

Bu karşılıklı yetkilerin amacı, organların bağımsızlığı 

4. Değerlendirme: Başkanlık Sisteminin Güçlü ve Zayıf Yanları[101]

a) Güçlü Yanları.- Başkanlık sisteminin parlâmenter hükûmet sistemine nazaran belli başlı üç üstünlüğünün veya güçlü yanının olduğu ileri sürülmüştür:

(1) Başkanlık sistemi istikrarlı bir yönetime yol açar[102]. Zira, başkan belli

(2) Başkanlık sistemi güçlü bir yönetim yaratır[104]. Çünkü, bir kere, bir dev

(3) Başkanlık sistemi daha demokratik bir yönetim yaratır[108]. Çünkü, (a) bir kere, başkanın doğrudan doğruya halk tarafından seçilmesi, başkanlık sistemine tartışılmaz bir demokratik nitelik kazandırır[109]. (b) İkinci olarak, “hesap sorulabilirlilik (accountability[110]

b) Zayıf Yanları.- Başkanlık sisteminin yukarıdaki güçlü yanlarına karşılık bazı zayıf yanlarının olduğu ileri sürülmüştür. İddia edilen bu zayıf yanlar şunlardır:

(1) Başkanlık sistemi rejim krizlerine yol açabilir[116]. Başkanlık sisteminde, fesih ve güvensizlik oyu 

(2) Başkanlık Sistemi Katıdır[117].- Başkanlık sisteminde başkan da parlâmento da belirli sürelerle işba

(3) Başkanlık sistemi çift meşruluk sorununa  yol açabilir[121].- Başkanlık sisteminde yasama organı gibi, yürütme organının da halk tarafından seçilmiş olması, her iki organın da ayrı ayrı meşruluk iddiasında

(4) Başkanlık sistemi siyasal kutuplaşmaya yol açabilir[124].- Başkanlık sisteminde “kazanan her şeyi

(5) Başkanlık sistemi iktidarın kişiselleşmesine yol açabilir[129].- Zira, bu sistemde, yürütme organı te

Sonuç.- Başkanlık sistemi tercihe şayan bir sistem midir? Kanımızca, bu soruya kesin olarak “evet”

5. Yarı-Başkanlık Sistemi[131]

“Yarı-başkanlık sistemi (régime semi-présidentiel)”, değişik şekillerde tanımlanmışsa da, kanımızca çok basit olarak şu şekilde tanımlanabilir: Cumhurbaşkanının halk tarafından seçildiği bir parlâmenter sisteme yarı-başkanlık sistemi denir. Aslında bu sisteme mantıken “yarı-parlâmenter sistem” denmelidir. Ancak her nedense, “yarı-başkanlık sistemi” denmiştir. Parlâmenter sistemin özelliklerini daha görmediğimiz için burada yarı-başkanlık sisteminin özelliklerini parlâmenter sisteme göre değil, başkanlık sistemine göre açıklayalım.

a) İki-Başlı Yürütme.- Yukarıda gördüğümüz gibi başkanlık sis

b) Seçim Usûlü.- Başkanlık sisteminde, yürütmenin başı, yani

c) Yasamanın Güveni.- Başkanlık sisteminde, yürütme orga

Yarı-başkanlık sistemine örnek olarak, Fransa, Portekiz, A

Sert kuvvetler ayrılığı sistemini, yani başkanlık sistemini bu şekilde gördükten sonra, şimdi yumuşak kuvvetler ayrılığını, yani parlâmenter hükûmet sistemini görelim.

B. Yumuşak Kuvvetler Ayrılığı: parlâmenter sistem [132]

“Yumuşak kuvvetler ayrılığı sistemi (système de séparation souple des pouvoirs)”nde, yasama ve yürütme kuvvetleri birbirinden yumuşak bir şekilde ayrılmıştır. Bu sistemde, yasama ve yürütme yetkileri kural olarak iki ayrı organa verilmişse de, bu organlar birbirinden tam olarak bağımsız değildir. Bu organlar, yer yer iç içe geçmiştir. Keza bu organlar karşılıklı olarak birbirinin hukukî varlığına son verme imkanına da sahiptirler. Yumuşak kuvvetler ayrılığı sisteminde, bu organlar arasında karşılıklı işbirliği vardır. Bu nedenle bu sisteme, “kuvvetlerin işbirliği (collaboration des pouvoirs)” sistemi de denmektedir[133]. Yumuşak kuvvetler ayrılığı sistemine genel olarak “parlâmenter sistem (système parlementaire)” denir. Bu sisteme “parlâmenter sistem” yerine, “parlâmenter rejim (régime parlementaire)”, “parlâmenter demokrasi (démocratie parlementaire, parliamentary democracy)”, “parlâmenter hükûmet (gouvernement parlementaire, parliamentary government)” veya kısaca “parlâmentarizm (parlementarisme)”dendiği de olur. Parlâmenter sistem oldukça yaygın bir sistemdir. Bu sisteme örnek olarak, başta İngiltere olmak üzere, Almanya, İtalya, İspanya, Belçika, Hollanda, Danimarka, Lüksemburg, İsveç, Norveç ve Yunanistan gibi ülkeler sayılabilir. Ülkemizde parlâmenter hükûmet sistemi uygulanmaktadır.

Parlâmenter sistem hangi özelliklerle veya hangi kriterlerle tanımlanmaktadır? Parlâmenter sistemin tanımlayıcı özelliklerini, Lijphart’ın yaptığı gibi[134], “aslî özellikler” ve “tali özellikler” olarak ikiye ayırabiliriz[135].

1. Aslî Özellikler

Parlâmenter hükûmet sisteminin en kısa ve güzel tanımı Leon D. Epstein tarafından yapılmıştır. Epstein’e göre, parlâmenter sistem, “yürütme iktidarının yasama iktidarından kaynaklandığı ve ona karşı sorumlu olduğu anayasal demokrasi tipi”dir[136]. Bu tanıma göre parlâmenter sistemin iki temel ayırıcı özelliği vardır: (1) Hükûmet yasama organından kaynaklanır; yani yasama organı tarafından seçilir. (2) Hükûmet yasama organına karşı sorumludur[137]. Bu iki özelliğe bir üçüncü özellik ekleyelim: (3) Yürütmenin ikili yapıdadır. Bu son özelliği ilk sıraya alarak, şimdi bu özellikleri tek tek görelim.

a) Yürütme Organının Yapısı: İki-Başlılık (Bicéphalisme)[138].- Parlâmenter hükûmet sistemlerinde yürütme organı “iki-başlı (bicéphale)”- dır. Buna “düalist yürütme .

b) Yürütmenin Göreve Gelişi[148].- Parlâmenter hükûmet sistemlerinde yürütme organı doğrudan doğruya halk tarafından seçilmez. Yürütme organının birinci kanadı

c) Sorumluluk: Yasamanın Güvenine Dayanma [151].- Parlâmenter hükûmet sistemlerinde, yürütmenin bir kanadı olan

2. Tali Özellikler

Şimdi de parlâmenter sistemin tali özelliklerini görelim. Hemen belirtelim ki, bu özellikler, parlâmenter sistemin sine qua non şartları değildir. Yani yukarıdaki üç aslî özelliği taşıyan bir sistem, aşağıdaki tali özelliklerden birisini taşımıyorsa, sırf bu nedenle, parlâmenter sistem olmaktan çıkmaz.

a) Fesih [157].- Parlâmenter hükûmet sistemlerinde, yasama organının hükûmeti güvensizlik oyuyla düşürebilmesine paralel olarak, yürütme organı da yasama 

b) Aynı Kişi Hem Yürütmede, Hem Yasamada Görev Alabilir[159].- Parlâmenter hükûmet sistemlerinde aynı kişi, aynı anda hem yasama, hem de yürütme organında görev ala

c) Bakanlar Kurulu Yasama Organının Çalışmalarına Katılır[161].- Parlâmenter sistemlerde, bakanlar kurulunun kanun tasarısı sunma hakkı vardır. Keza, başbakan ve bakanl

3. Karşılıklı Etkileşim Araçları

Yukarıda gördüğümüz gibi, parlâmenter sistem, “yumuşak” bir kuvvetler ayrılığı sistemidir. Bu sistemde yasama ve yürütme kuvvetleri kural olarak birbirinden ayrı olmakla b

4. Değerlendirme: Parlâmenter Sistemin Güçlü ve Zayıf Yanları[169]

Parlâmenter hükûmet sisteminin burada güçlü ve zayıf yanlarını göreceğiz. Hemen belirtelim ki, birbirinin tersi hükûmet sistemleri olarak, yukarıda başkanlık sisteminin zayıf yanları olarak gördüğümüz özellikler, parlâmenter sistemin güçlü yanları; başkanlık sistemi güçlü yanları olarak gördüğümüz özellikler ise parlâmenter sistemin zayıf yanlarıdır.

a) Parlâmenter Sistemin Güçlü Yanları.- Parlâmenter sistemin taraftarlarına göre bu sistemin güçlü yanları şunlardır:

(1) Parlâmenter sistemde tıkanıklıkların çözüm yolu vardır[170]. Parlâmenter si

(2) Parlâmenter sistem esnektir[172]. Parlâmenter sistemin savunucularına göre hü

(3) Parlâmenter sistem kutuplaşmaya yol açmaz[173].- Parlâmenter sistemde, se

(4) Parlâmenter sistemlerde devlet başkanının ılımlılaştırıcı ve uzlaştırıcı bir etkisi vardır.- Parlâmenter sistemlerde, devlet başkanları sorumsuz

b) Parlâmenter sistemin Zayıf Yanları.- Parlâmenter sistemin karşı olanlar tarafından da bu sistemin birtakım zayıf yanlarının olduğu iddia edilmiştir:

(1) Parlâmenter sistem istikrarsız hükûmetlere yol açar[174]. Parlâmenter sistemlerde hükûmet, parlâmentonun güvenine dayanır;

2) Parlâmenter sistem zayıf hükûmetlere yol açar. Bunun başlıca nedeni parlâmenter sistemlerde görülen

(3) Parlâmenter sistem düşük nitelikli bir demokrasiye yol açar[185]. Çünkü: (a) Bir kere Parlâmenter sistemlerde, halk, hükûmeti doğrudan doğruya belirleyememektedir. Halk parlâmento üyelerini seçmekte, parlâmento üyeleri de, hü

Sonuç.- Parlâmenter sistem tercihe şayan bir sistem mi, yoksa terk edilmesi gereken bir sistem midir? Kanımızca bu soruya kesin olarak

6. Rasyonelleştirilmiş Parlâmentarizm [190]

Parlâmenter hükûmet sistemlerinin önemli bir kısmında zayıf ve istikrarsız hükûmetler olmuştur. İşte, bazı parlâmenter sistemlerde hükümete istikrar ve güç kazandırmak amacıyla birtakım usûller öngörülmüştür. Bu usûlleri barındıran parlâmenter sistemlere genel olarak “rasyonelleştirilmiş parlâmentarizm (parlementarisme rationalisé)” ismi verilmektedir[191]. Rasyonelleştirilmiş parlâmentarizm, sağlam bir parlâmento çoğunluğuna dayanmayan hükûmetlere güç ve istikrar kazandırmaya yönelik hukukî  araçların bütünü olarak tanımlanmaktadır[192]. 1949 Alman Anayasası, 1958 Fransız Anayasası ve 1982 Türk Anayasası rasyonelleştirilmiş parlâmentarizme yer veren örnek Anayasalardır.

Rasyonelleştirilmiş parlâmentarizm başlıca araçları şunlardır: Güvensizlik önergesi verme hakkının sınırlandırılması, serinleme süreleri (cooling-off period)”nin öngörülmesi, güvensizlik oyunda üye tamsayısının salt çoğunluğunun aranması, güven oylamalarında yalnızca güvensizlik oylarının sayılması, yapıcı güvensizlik oyu,  fesih tehdidi altında güvenoyu, bu araçlar hükûmetin düşürülmesini zorlaştırırlar.

Rasyonelleştirilmiş parlâmentarizmde, parlâmento tarafından düşürülemeyen bir hükûmetin parlâmentoda çoğunluğa sahip olmaması mümkündür. Zira, yukarıdaki araçlar sayesinde parlâmentoda çoğunluğa sahip olmayan bir hükûmet düşmeyebilir. Ama bu hükûmetin parlâmentodan kanun çıkartması imkansızdır. Bu hükûmetin kanun tasarıları pek muhtemelen parlâmento tarafından reddedilecektir. O halde, hükûmeti sadece ayakta tutmakla iş bitmemekte, hükûmete, parlâmentoyu zorlayabilecek, gerektiğinde parlâmentoyu aşabilecek, anayasal araçlar da vermek gerekmektedir. İşte rasyonelleştirilmiş parlâmentarizm düşüncesinden ilham alan bazı anayasalar, parlâmentoda sağlam bir çoğunluğa sahip olmayan hükûmetlere, hazırladıkları kanun tasarılarının kabul edilmesini sağlayacak anayasal mekanizmalar da getirmektedirler. Bunlardan bazıları şunlardır: Kanun tasarılarının blok hâlinde oylanması, “Giyotin” usûlü, teşriî zorunluluk hâli, vs.

    KUTU 9.3: Rasyonelleştirilmiş Parlâmentarizm Araçlarından Örnekler:

    1. Yapıcı Güvensizlik Oyu  (konstruktives Mißtrauensvotum, constructive vote of no confidence, motion de censure constructive).- 1949 Alman Anayasasının 67’nci maddesine göre, Bundestag’ın (Millet Meclisinin), Başbakanı güvensizlik oyuyla düşürebilmesi için üyelerinin çoğunluğuyla yeni bir Başbakan seçmesi gerekir. Yeni bir Başbakan seçmedikçe, Bundestag’ta hangi çoğunluk toplanırsa toplansın Başbakanı düşüremez. Görüldüğü gibi bu sistemde, yıkmak için önce yapmak gerekmektedir. Bu nedenle bu tür güvensizlik oyuna “yapıcı” güvensizlik oyu denmektedir.

    2. Fesih Tehdidi Altında Güvenoyu.- 1949 Alman Anayasasının 68’inci maddesine göre, Başbakan tarafından istenen bir güven oyu, Bundestag tarafından reddedilirse, Başbakanın önerisi üzerine Cumhurbaşkanı Bundes-tag’ı fesheder. Bu usûlde hükûmeti devirmek isteyen meclisin kendisi de devrilecektir. Yani bu usulde milletvekilleri kendi görevlerini kaybetme riskini göze almadan, başbakanı düşüremeyeceklerdir. 

 

    3. “Giyotin ” (Engagement de la responsabilité du gouvernement sur l’adoption d’un texte).- Giyotin veya “bir metnin kabulü hakkında hükûmetin sorumluluğunu ileri sürülmesi”, parlâmentonun  düşüremediği, ama parlâmento da çoğunluğa da sahip olmayan bir hükûmetin kanun çıkarmasına imkân veren bir usûldür. 1958 Fransız Anayasasının 49’uncu maddesinin üçüncü fıkrasına göre, “Başbakan, Bakanlar Kurulunda görüştükten sonra, Millet Meclisi önünde, bir metin üzerinde Hükûmetin sorumluluğunu yüklenebilir. Bu durumda, izleyen yirmidört saat içinde bir güvensizlik önergesi sunulmaz ve önceki fıkra uyarınca oylanmazsa, bu metin kabul edilmiş sayılır”.

    

4. Teşriî Zorunluluk Hâli (Gezets-gebungsnotstand) .- 1949 Alman Anayasası, 81’inci maddesinde “teşriî zorunluluk hali (état de nécessité législative)” denen bir   usûlle,   düşürülemeyen   hükümete kanun çıkarma imkanını tanımıştır. Bu usûle göre Bundestag (Millet Meclisi), Başbakana istediği güven oyunu vermemiş, ama onun yerine yeni bir Başbakan seçerek onu da görevden alamamışsa, Başbakan, Cumhurbaşkanına başvurarak, ya 68’inci maddeye uygun olarak Meclisin feshedilmesini, ya da 81’inci maddeye göre “teşriî zorunluluk hali” ilân edilmesini isteyebilir. Bu ikinci halin ilân edilebilmesi için Bundestrat’ın (=Federal Senatonun) da onayı gerekir. Başbakanın istemi ve Bundestrat’ın onayı varsa Cumhurbaşkanı “teşriî zorunluluk hali” ilân eder. Bu halin ilân edilmesiyle, Bundestag’ın (Millet Mecli-

 

sinin) reddettiği kanun tasarıları kendiliğinden kabul edilmiş sayılır. Keza, Bundestag’a sunulan ve Bundestag’ın dört hafta içinde sonuçlandırmadığı kanun tasarıları da kendiliğinden kabul edilmiş sayılır. Kısacası, Alman sisteminde, Millet Meclisi (Bundestag) tarafından usûlüne uygun bir şekilde düşürülemeyen Başbakan, istediği kanunları çıkarmayan Bundestag’ı altı ay süreyle saf dışı bırakma ve yasama yetkisini bu süre içinde kullanma yetkisine sahip olabilmektedir. Kısacası, “teşriî zorunluluk hali”, bir nevi olağanüstü hal ilan ederek, hükûmetin yasama yetkilerini altı ay süreyle ele geçirmesi durumudur.

(Kaynak: Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.68; Pactet, op. cit., s.150; Jeanneau, op. cit., s.347-348; Chantebout, op. cit., s.357-358; Sartori, Karşılaştırmalı Anayasa Mühendisliği, op. cit., s.215; Autexier, op. cit., s.43-44, 47-48)

         

 

DAHA FAZLASI İÇİN

Mehmet Turhan, Hükûmet Sistemleri, Ankara, Gündoğan Yayınları, İkinci Baskı, 1993.

Serap Yazıcı, Başkanlık ve Yarı-Başkanlık Sistemleri, İstanbul, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2002.

Giovonni Sartori, Karşılaştırmalı Anayasa Mühendisliği, Çev. E.Özbudun, Ankara, Yetkin Y, 1997.

Nur Uluşahin, Anayasal Bir Tercih Olarak Başkanlık Sistemi, Ankara, Yetkin Yayınları, 1999.

Burhan Kuzu, Türkiye İçin Başkanlık Sistemi, İstanbul, Fakülteler Matbaası, 1997.

Kemal Gözler, “Türkiye’de Hükûmetlere Nasıl İstikrar ve Etkinlik Kazandırılabilir? (Başkanlık Sistemi ve Rasyonelleştirilmiş Parlâmentarizm Üzerine”, Türkiye Günlüğü, Sayı 62, Eylül-Ekim 2000, s.25-47.

 

ANAHTAR TERİMLER

Bakanlar kurulu

Bakanlar kuruluna hâkim ilkeler

Başkanlık sistemi

Bireysel sorumluluk

Çift meşruluk sorunu

Dayanışma ilkesi

Devlet başkanı

Diktatörlük

Eşitler arasında birinci

Etkileşim araçları

Fesih

Fesih tehdidi altında güvenoyu

Fransa (1792-1795)

“Giyotin”

Gizlilik ilkesi

Güvensizlik oyu

Hesap sorulabilirlilik (accountability)

Homojenlik ilkesi

Hükûmet sistemleri

İki-başlılık

İktidarın kişiselleşmesi

İmpeachment

İsviçre

Johnson

Kabine

Katılık problemi

“Kaybeden her şeyi kaybeder
(Loser loses all

“Kazanan her şeyi kazanır
(Winner takes all

Kolejyallik ilkesi

Kolektif sorumluluk

Konvansiyonel sistem

Kutuplaşma

Kuvvetler ayrılığı

Kuvvetler ayrılığı sistemleri

Kuvvetler ayrılığı teorisi

Kuvvetler birliği sistemleri

Locke

Meclis hükûmeti sistemi

Meclisin sürekliliği

Mesaj

“Monicagate”

Montesquieu

Mutlak monarşi

Nixon

Önceden bilinebilirlilik (identifiability)

Parlâmenter sistem

Prezidansiyalizm

Primus inter pares

Rasyonelleştirilmiş parlâmentarizm

Serinleme süreleri

Sert kuvvetler ayrılığı

Suçlama

Tali özellikler

Tek-başlılık

Teşriî zorunluluk hâli

Türkiye (1920-1923)

 Veto

Watergate

“Ya hep, ya hiç oyunu
(zero sum game

Yapıcı güvensizlik oyu

Yarı-başkanlık sistemi

Yasamanın güvenine dayanma

  


 

[1]. Cadart, op. cit., c.I, s.397-413, 466-595 Chantebout, op. cit., s.101-171; Barthélemy ve Duez, op. cit., s.138-183; Esmein, op. cit., s.279-363; Vedel, op. cit., s.157-172; Fabre, op. cit., s.71-138; Cadoux, op. cit., c.I, s.75-79; Burdeau, Hamon ve Troper, op. cit., s.113-130; Pactet, op. cit., s.114-124; Turpin, op. cit., s.181-190; Debbash et al., op. cit., s.150-180; Jeanneau, op. cit., s.117-133; Mehmet Turhan, Hükûmet Sistemleri, Ankara, Gündoğan Yayınları, İkinci Baskı, 1993, s.3-14; Favoreu et al., op. cit., s.352-406; Grewe ve Ruiz Fabri, op. cit., s.359-384; Chagnollaud, op. cit., s.59-78; Hague, Harrop ve Breslin, op. cit., s.202-218; Özbudun, Türk Anayasa Hukuku, op. cit., s.143-145; Teziç, op. cit., s.386-432; Erdoğan, op. cit., s.167-189; Lijphart, op. cit., s.62-81; Özçelik, op. cit., c.I, s.267-323; Kubalı, op. cit., s.366-385; Arsel, op. cit., s.200-213; Tarık Zafer Tunaya, Siyasal Kurumlar ve Anayasa Hukuku, İstanbul, Araştırma, Eğitim ve Ekin Yayınları, Beşinci Bası, 1982, s.388-413.

[2]. Cadart, op. cit., s.305-316; Chantebout, op. cit., s.101-108; Barthélemy ve Duez, op. cit., s.138-144; Esmein, op. cit., s.279-293; Vedel, op. cit., s.157-162; Fabre, op. cit., s.71-83; Cadoux, op. cit., c.I, s.75-79; Burdeau, Hamon ve Troper, op. cit., s.105-113; Pactet, op. cit., s.112-114; Turpin, op. cit., s.174-181; Debbash et al., op. cit., s.145-148; Favoreu et al., op. cit., s.353-360; Grewe ve Ruiz Fabri, op. cit., s.359-366; Zoller, op. cit., s.286-294; Chagnollaud, op. cit., s.5961; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.3-14; Özbudun, op. cit., s.143-145; Teziç, op. cit., s.386-391; Tunaya, op. cit., s.388-399; Esen, op. cit., s.237-251; Erdoğan, op. cit., s.167-171; Özçelik, op. cit., s.267-277; Kubalı, op. cit., s.361-366; Arsel, op. cit., s.193-200.

[3]. Chantebout, op. cit., s.102-103.

[4]. Locke, Uygar Yönetim Üzerine İkinci İnceleme, Bölüm XII, Paragraf 143 (Seçme metin, Çeviren Mete Tunçay, in Mete Tunçay (der), Batıda Siyasal Düşünceler Tarihi, Ankara, Teori Yayınları, 1986, s.241-242. Locke, “barış, birlik ve ittifak yapma kuvveti”ne “federatif kuvvet” ismi vermektedir (Ibid. (Bölüm XII, Paragraf 146).

[5]. Ibid. (Bölüm XII, Paragraf 144).

[6]. Ibid. (Bölüm XII, Paragraf 146).

[7]. Esmein, op. cit., s.282.

[8]. “Il y a dans chaque Etat, trois sortes de pouvoirs; la puissance legislative, la puissance exécutrice de celles qui dépendent du droit des gens, et la puissance exécutrice de celles qui dépendent du droit civil”. Montesquieu, De l’esprit des lois, Livre XI, Chapitre VI.

[9]. Montesquieu, De l’esprit des lois, Livre XI, Chapitre VI. Bu bölüm Türkçe’ye Mükbil Özyörük tarafından çevrilmiştir: Montesquieu, “İngiltere’nin Esas Teşkilatı”, Çev. Mükbil Özyörük, Siyasal Bilgiler Okulu Dergisi, Cilt II, 1947, Sayı 1-2, s.75-83.

[10]. Montesquieu, De l’esprit des lois, Livre XI, Chapitre VI; Özyörük Çevirisi, op. cit., s.75.

[11]. Ibid.

[12]. Ibid.

[13]. Ibid.

[14].   Ibid.

[15].   Ibid.

[16].   Ibid., s.79.

[17].   Ibid., s.79.

[18].   Ibid., s.82.

[19].   Ibid., s.75

[20].   Ibid., s.76.

[21].   Ibid., s.76.

[22].   Ibid., s.81.

[23]. Cadart, op. cit., c.I, s.398-398; Debbasch et al., op. cit., s.151-152; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.22; Özçelik, op. cit., c.I, s.278; Tunaya, op. cit., s.391.

[24]. Debbasch et al., op. cit., s.152-153; Vedel, op. cit., s.163-164; Cadart, op. cit., c.I, s.401-404; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.22-24; Özçelik, op. cit., c.I, s.278-286; Tunaya, op. cit., s.391-39.

[25]. Juan Linz, Totaliter ve Otoriter Rejimler, Çev. Ergun Özbudun, Ankara, Siyasî İlimler Türk Derneği Yayınları, Tarihsiz (1984), s.25 vd.

[26]. Ibid., s.130.

[27]. Laferrière, op. cit., s.747-752; Cadart, op. cit., c.I, s.466-468; Debbasch et al., op. cit., s.154-156; Vedel, op. cit., s.164-165; Jeanneau, op. cit., s.129-131; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.24-31; Özçelik, op. cit., c.I, s.290-293; Tunaya, op. cit., s.392-394; Arsel, op. cit., s.201-204; Kubalı, op. cit., s.367-369; Barthélemy ve Duez, op. cit., s.148-149; Fabre, op. cit., s.294-295; Ergun Özbudun, 1921 Anayasası, Ankara, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yayını, 1992, s.51-58; Paul Bastid, Le Gouvernement d’assemblée, Paris, Cujas, 1956, passim.

[28]. Debbasch et al., op. cit., s.154; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.25.

[29]. Debbasch et al., op. cit., s.154.

[30]. Debbasch et al., op. cit., s.154; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.25.

[31]. Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.27.

[32]. Ibid.

[33]. Ibid.

[34]. Ergun Özbudun, 1921 Anayasası, Ankara, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek kurumu Yayını, 1992, s.55; Özçelik, op. cit., c.I, s.292.

[35]. Özçelik, op. cit., c.I, s.292.

[36]. Özbudun, 1921 Anayasası, op. cit., s.55; Özçelik, op. cit., c.I, s.292.

[37]. Özbudun, 1921 Anayasası, op. cit., s.51.

[38]. 1921 Anayasası döneminde Türkiye’deki meclis hükûmeti sisteminde bu heyetin adı, “İcra Vekilleri Heyeti”dir.

[39]. 1792-1795 Fransız konvansiyonel rejimindeki bu heyet, “Kamu Selameti Komitesi (Comité de Salut public)”dir.

[40]. Özbudun, 1921 Anayasası, op. cit., s.51.

[41]. Ibid., s.52.

[42]. Arsel, op. cit., s.201.

[43]. Ibid.

[44]. Cadart, op. cit., c.I, s.467.

[45]. Özbudun, 1921 Anayasası, op. cit., s.53; Laferrière, op. cit., s.748; Özçelik, op. cit., c.I, s.291.

[46]. Özbudun, 1921 Anayasası, op. cit., s.53; Laferrière, op. cit., s.748; Debbasch et al., op. cit., s.154; Jeanneau, op. cit., s.130; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.27; Özçelik, op. cit., c.I, s.291.

[47]. Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.27; Özbudun, 1921 Anayasası, op. cit., s.52.

[48]. Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.27; Debbasch et al., op. cit., s.155; Jeanneau, op. cit., s.130; Özçelik, op. cit., c.I, s.291.

[49]. Özbudun, 1921 Anayasası, op. cit., s.55.

[50]. Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.28-29; Arsel, op. cit., s.201; Özçelik, op. cit., c.I, s.202; Özbudun, 1921 Anayasası, op. cit., s.57.

[51]. Cadart, op. cit., c.I, s.467.

[52]. Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.28.

[53]. Cadart, op. cit., c.I, s.469-470.

[54]. Ergun Özbudun, “Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükûmetinin Hukukî Niteliği”, Atatürk Araştırma Merkezî Dergisi, Mart 1985, Sayı 1, s.475-503; Özbudun, 1921 Anayasası, op. cit., s.73-74.

[55]. Laferrière, op. cit., s.749-750; Fabre, op. cit., s.296-298; Cadart, op. cit., c.I, s.469-479; Lavroff, op. cit., s.28-30. 

[56]. O nedenle meclis hükûmeti sistemine “konvansiyonel rejim” ismi de verilmektedir.

[57]. Cadart, op. cit., c.I, s.469-479.

[58]. Cadart, op. cit., c.I, s.481-483; 595-653; Pactet, op. cit., s.155; Chantebout, op. cit., s.234-237; Grewe ve Ruiz Fabri, op. cit., s.380-383; Jean Rohr, “Suisse”, in Olivier Duhamel ve Yves Meny, Dictionnaire constitutionnel, Paris, PUF, 1992, s.1004-1005; G.A. Chevallaz, Le gouvernement des Suisesses, Lausanne, Ed. de l’Aire, 1989; “La Suisse”, Pouvoirs, no 43, 1987; Arsel, op. cit., s.202-203; Kubalı, op. cit., s.368; Teziç, op. cit., s.398; Gözübüyük, op. cit., s.39-41.

[59]. Cadart İsviçre’nin meclis hükûmeti sistemi olmadığını düşünmektedir (Cadart, op. cit., c.I, s.481-483). Pactet ise İsviçre rejimini bir “marjinal rejim” olarak nitelemektedir (Pactet, op. cit., s.155).

[60]. Federal Meclis, “Ulusal Meclis” ve “Devletler Meclisi”nin bir araya gelmesinden oluşur. Ulusal Meclis bütün İsviçre halkını temsil eder. Devletler Meclisinde ise kantonlar eşitlik esasına göre temsil edilir.

[61]. Pactet, op. cit., s.155.

[62]. Arsel, op. cit., s.202.

[63]. Ibid.

[64]. Ibid., s.203.

[65]. Teziç, op. cit., s.398.

[66]. Pactet, op. cit., s.155.

[67]. Cadart, op. cit., c.I, s.483-494; Chantebout, op. cit., s.109-125; Barthélemy ve Duez, op. cit., s.138-158; Vedel, op. cit., s.165-167; Laferrière, op. cit., s.753-765; Burdeau, Hamon ve Troper, op. cit., s.1232-130; Pactet, op. cit., s.151-153; Turpin, op. cit., s.182-187; Jeanneau, op. cit., s.126-129; Favoreu et al., op. cit., s.368-371; Chagnollaud, op. cit., s.71-73; Hague, Harrop ve Breslin, op. cit., s.203-205; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.32-43; Teziç, op. cit., s.421-433; Tunaya, op. cit., s.395-397; Erdoğan, Anayasal Demokrasi, op. cit., s.172-179; Lijphart, op. cit., s.62-81; Özçelik, op. cit., c.I, s.301-311; Kubalı, op. cit., s.369-371; Arsel, op. cit., s.204-205; Serap Yazıcı, Başkanlık ve Yarı-Başkanlık Sistemleri, İstanbul, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2002, s.19-90; Giovonni Sartori, Karşılaştırmalı Anayasa Mühendisliği, Çev. Ergun Özbudun, Ankara, Yetkin Yayınları, 1997, s.113-251; Nur Uluşahin, Anayasal Bir Tercih Olarak Başkanlık Sistemi, Ankara, Yetkin Yayınları, 1999, passim; Gérard Conac, “Régime présidentiel”, in Olivier Duhamel ve Yves Meny, Dictionnaire constitutionnel, Paris, PUF, 1992, s.888-901.

[68]. Cadart, op. cit., c.I, s.484.

[69]. Ibid.

[70]. Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.62-67.

[71]. Buna “iki-başlılık (bicéphalisme)” denir (Pactet, op. cit., s.152).

[72]. Uluşahin, op. cit., s.41; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.42;

[73]. Yürütme organını oluşturan bu gerçek kişiyi ifade etmek için “yürütmenin başı” terimi veya adet olduğu üzere “başkan” terimi kullanılabilir. Biz burada “başkan” terimini kullanacağız.

[74]. Pactet, op. cit., s.152; Conac, “Régime présidentiel”, op. cit., s.891.

[75]. Uluşahin, op. cit., s.41-42; Pactet, op. cit., s.152;

[76]. Conac, op. cit., s.891; Pactet, op. cit., s.152; Vedel, op. cit., s.166; Turpin, op. cit., s.188; Kubalı, op. cit., s.370; Arsel, op. cit., s.204.

[77]. Pactet, op. cit., s.152.

[78]. Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.62-63; Sartori, Karşılaştırmalı Anayasa Mühendisliği, op. cit., s.113-114; Uluşahin, op. cit., s.30-31; Pactet, op. cit., s.152; Vedel, op. cit., s.166; Turpin, op. cit., s.187; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.41; Arsel, op. cit., s.204.

[79]. Amerika Birleşik Devletlerinde başkan esasen iki-dereceli bir seçimle seçilir. Ama, pratikte ABD Başkanının halk tarafından seçildiği kabul edilmektedir (Teziç, op. cit., s.424).

[80]. Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.62-63; Sartori, Karşılaştırmalı Anayasa Mühendisliği, op. cit., s.113-114; Uluşahin, op. cit., s.30-31; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.41; Arsel, op. cit., s.204; Pactet, op. cit., s.152; Vedel, op. cit., s.166; Turpin, op. cit., s.187.

[81]. Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.63; Uluşahin, op. cit., s.38; Arsel, op. cit., s.204. Burada Amerika Birleşik Devletlerinde Başkanın istisnaî bir usûl olan impeachment usûlüyle görevden alınabileceğini belirtelim. Ancak aşağıda göreceğimiz gibi, bu usûl, başkanın siyasî değil, cezaî sorumluluğunu tahrik etmek içindir. O nedenle, yukarıdaki özelliğe aslında bir istisna oluşturmaz.

[82]. Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.41; Vedel, op. cit., s.167.

[83]. Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.66; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.41; Arsel, op. cit., s.204; Kubalı, op. cit., s.369; Cadart, op. cit., c.I, s.484;

[84]. Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.65; Kubalı, op. cit., s.369; Erdoğan, Anayasal Demokrasi, op. cit., s.173; Arsel, op. cit., s.204; Pactet, op. cit., s.152.

[85]. Örneğin ABD'de Başkan seçilen kişi Kongre üyesiyse, bu görevinden çekilmek zorundadır (Kubalı, op. cit., s.369).

[86]. Bununla birlikte, ABD'de Başkan Yardımcısı, aynı zamanda Senato Başkanı’dır.

[87]. Kubalı, op. cit., s.369.

[88]. Ibid.

[89]. Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.41.

[90]. Kubalı, op. cit., s.369; Arsel, op. cit., s.204; Pactet, op. cit., s.152-153.

[91]. Vedel, op. cit., s.166.

[92]. Conac, op. cit., s.892-896; Pactet, op. cit., s.228-231; Turpin, op. cit., s.604-609; Debbasch et al., op. cit., s.254-256; Vedel, op. cit., s.166-167; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.35; Arsel, op. cit., s.204-205.

[93]. Chantebout, op. cit., s.123; Cadart, op. cit., c.I, s.502-503; Vedel, op. cit., s.166.

[94]. Chantebout, op. cit., s.124; Turpin, op. cit., s.606; Vedel, op. cit., s.166.

[95]. Chantebout, op. cit., s.124; Cadart, op. cit., c.I, s.503-505.

[96]. Gözler, Devlet Başkanları, op. cit., s.24-26; Tribe, op. cit., c.I, s.753-769; Wilson ve DiIulio, op. cit., s.383-384; Toinet, op. cit., s.174; Conac, op. cit., s.892; Turpin, op. cit., s.606-607; Cronin, op. cit., s.340-345; Milton Lomask, “Impeachment”, The New Book of Knowledge, 2000: The American Presidency, http://gi.grolier.com/presidents/ ea/side/impeach.html, 2.1.2001.

[97]. Cadart, op. cit., c.I, s.523-526; Chantebout, op. cit., s.123; Conac, op. cit., s.892; Turpin, op. cit., s.606.

[98]. Gözler, Devlet Başkanları, op. cit., s.34-36;  Cadart, op. cit., c.I, s.510-512; Chantebout, op. cit., s.120-122; Pactet, op. cit., s.230-231; Turpin, op. cit., s.604-605; Debbasch et al., op. cit., s.254; Vedel, op. cit., s.166; Arsel, op. cit., s.205; Dereli, op. cit., s.44.

[99]. Vedel, op. cit., s.166; Turpin, op. cit., s.605; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.35.

[100]. Turpin, op. cit., s.605.

[101]. Başkanlık sisteminin Türkçe’de en güzel ve ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmesi Nur Uluşahin tarafından yapılmıştır (Bkz. Uluşahin, op. cit., s.55-162). Biz buradaki açıklamalarımızda, plân olarak biraz farklı bir şekilde de olsa, esas itibarıyla Uluşahin’i izliyoruz. Ayrıca bkz.: Yazıcı, Başkanlık ve Yarı-Başkanlık sistemleri, op. cit., s.39-90; Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.67-70; Erdoğan, Anayasal Demokrasi, op. cit., s.148-153; Sartori, Karşılaştırmalı Anayasa Mühendisliği, op. cit., s.113-137, 223-235; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.37-38; Mustafa Erdoğan, “Başkanlık Hükûmeti mi?”, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, Cilt XLIV, 1989, Sayı 3-4, s.229-347; Mustafa Erdoğan, “Başkanlık Sistemini Doğru Tartışmak”, Liberal Düşünce, 1996, 2 (Bahar), s.4-12; Burhan Kuzu, “Türkiye İçin Başkanlık Sistemi”, Liberal Düşünce, 1996, 2 (Bahar), s.13-42; Burhan Kuzu, Türkiye İçin Başkanlık Sistemi, İstanbul, Fakülteler Matbaası, 1997; Ergun Özbudun, “Başkanlık Sistemi Derde Deva Olmaz”, Milliyet, 15 Şubat 1995.

[102]. Bu iddianın açıklanması ve değerlendirilmesi için bkz. Uluşahin, op. cit., s.57-99

[103]. Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.68.

[104]. Uluşahin, op. cit., s.99-142.

[105]. Ibid., s.99-105.

[106] Ibid., s.105-106.

[107] Ibid.

[108] Ibid., s.142-159.

[109] Ibid., s.142.

[110].  Bu kavram hakkında bkz. Uluşahin, op. cit., s.151-152.

[111].  Uluşahin, op. cit., s.153.

[112] Ibid., s.153.

[113].  Bu kavram hakkında bkz. Uluşahin, op. cit., s.156-159.

[114].  Uluşahin, op. cit., s.156.

[115].  Bu konudaki tartışmalar için bkz. Uluşahin, op. cit., s.156-159.

[116].  Uluşahin, op. cit., s.84-92.

[117].  Uluşahin, op. cit., s.84-92; Yazacı, op. cit., s.39-53.

[118].  Uluşahin, op. cit., s..94.

[119] Ibid., s.96-97.

[120].  Bu konuda bkz. Uluşahin, op. cit., s.93.

[121].  Uluşahin, op. cit., s.106-124; Yazıcı, op. cit., s.53-59.

[122].  Uluşahin, op. cit., s.106.

[123] Ibid., s.107.

[124].  Bu iddianın açıklanması ve değerlendirilmesi için bkz. Uluşahin, op. cit., s.126-134.

[125].  Uluşahin, op. cit., s.126.

[126].  Uluşahin, op. cit., s.126; Yazıcı, op. cit., s.59.

[127].  Uluşahin, op. cit., s.127.

[128] Ibid.

[129] Ibid., s.135-141.

[130].  Bu konudaki tartışmalar için bkz. Uluşahin, op. cit., s.135-138.

[131]. Yazıcı, op. cit., s.91-113; Erdoğan, Anayasal Demokrasi, op. cit., s.186-187; Sartori, op. cit., s.161-178; Özbudun, Türk Anayasa Hukuku, op. cit., s.302-307; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.78-93; 184-190; Jeanneau, op. cit., s.123-126; Maurice Duverger, “Régime semi-présidentiel”, in Olivier Duhamel ve Yves Meny, Dictionnaire constitutionnel, Paris, PUF, 1992, s.901-904.

[132]. Esmein, op. cit., c.I, s.94-144; Duguit, Manuel, op. cit., s.196-207; Cadart, op. cit., c.I, s.661-707; Barthélemy ve Duez, op. cit., s.158-167; Vedel, op. cit., s.167-172; Burdeau, Hamon ve Troper, op. cit., s.117-123; Pactet, op. cit., s.145-151; Turpin, op. cit., s.187-190; Jeanneau, op. cit., s.126-129; Favoreu et al., op. cit., s.365-367; Chagnollaud, op. cit., s.69-71; Biscaretti di Ruffia, op. cit., s.204-228; Hague, Harrop ve Breslin, op. cit., s.206-213; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.43-56; Teziç, op. cit., s.399-421; Tunaya, op. cit., s.397-413; Erdoğan, op. cit., s.179-185; Lijphart, op. cit., s.62-81; Özçelik, op. cit., c.I, s.311-325; Kubalı, op. cit., s.371-385; Arsel, op. cit., s.205-213; Sartori, Karşılaştırmalı Anayasa Mühendisliği, op. cit., s.137-161; Jean Gicquel, “Régime parlementaire” in Olivier Duhamel ve Yves Meny, Dictionnaire constitutionnel, op. cit., s.886-888; Turan Güneş, Parlâmenter Rejimin Bugünkü Manası ve İşleyişi, İstanbul, İÜHF Yayını, 1956.

[133]. Örneğin Debbasch et al., op. cit., s.158.

[134]. Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.62-67.

[135].         Bu özellikler başkanlık sisteminin özelliklerinin tersidir.

[136]. Leon D. Epstein, “Parliamentary Government”, International Encyclopedia of the Social Sciences, (ed. David L. Sills), New York, Macmillian and Free Press, 1968, Cilt 11, s.419’da nakleden Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.62.

[137]. Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.63.

[138]. Laferrière, op. cit., s.798-799; Vedel, op. cit., s.168; Barthélemy ve Duez, op. cit., s.161; Cadart, op. cit., c.II, s.666-667; Debbasch et al., op. cit., s.160; Jeanneau, op. cit., s.126; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.51; Erdoğan, op. cit., s.179; Arsel, op. cit., s.206; Özçelik, op. cit., c.I, s.313.

[139]. Hague, Harrop ve Breslin, op. cit., s.212.

[140]. Vedel, op. cit., s.168; Laferrière, op. cit., s.798-799; Barthélemy ve Duez, op. cit., s.161; Debbasch et al., op. cit., s.160; Jeanneau, op. cit., s.126; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.51.

[141]. Laferrière, op. cit., s.770-771.

[142]. Laferrière, op. cit., s.770-771; Vedel, op. cit., s.168; Debbasch et al., op. cit., s.161; Arsel, op. cit., s.207; Tarık Zafer Tunaya, Siyasal Kurumlar ve Anayasa Hukuku, İstanbul, Araştırma, Eğitim ve Ekin Yayınları, Beşinci Bası, 1982, s.389; Kubalı, op. cit., s.375-376.

[143]. Laferrière, op. cit., s.774-780; Kubalı, op. cit., s.376.

[144]. Başbakana ülkeden ülkeye değişik isimler verilebilir. Şansölye, taoiseach, bakanlar kurulu başkanı (président du conseil des ministres) gibi. Bizde tarihsel süreç içinde başbakana, “sadrazam”, “icra vekilleri heyeti reisi”, “başvekil” gibi isimler verilmiştir.

[145]. Laferrière, op. cit., s.796.

[146]. Ibid.

[147]. Bunun temel nedeni, başbakanın parlâmentodaki çoğunluk partisinin lideri olmasıdır (Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.53).

[148]. Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.51, 55; Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.63.

[149]. İsrail’de 1996’dan beri uygulanan sisteme göre, Başbakan doğrudan doğruya halk tarafından seçilmektedir (Hague, Harrop ve Breslin, op. cit., s.210). Ancak, Başbakan ve onun kuracağı kabine yine de parlâmentoya karşı sorumludur. Dolayısıyla, Başbakanın doğrudan doğruya seçilmesi usulü, Hükûmet yasama organının güvenine dayanması kuralını ortadan kaldırmamaktadır. Bu nedenle de İsrail sistemi parlâmenter sistemden çok önemli bir sapma oluşturmamaktadır.

[150]. Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.63.

[151]. Laferrière, op. cit., s.770-782; Cadart, op. cit., c.II, s.667-673; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.47-49; Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.63; vedel, op. cit., s.169; Arsel, op. cit., s.209; Özçelik, op. cit., c.I, s.316-317; Kubalı, op. cit., s.376-378.

[152]. Laferrière, op. cit., s.770-773.

[153]. Ibid., s.773-782.

[154]. Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.63.

[155]. Laferrière, op. cit., s.778.

[156]. Ibid.

[157]. Tunçer Karamustafaoğlu, Yasama Meclislerini Fesih Hakkı, Ankara, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1982, passim; Laferrière, op. cit., s.799-812; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.49-50; Cadart, op. cit., c.II, s.676-683; Debbasch et al., op. cit., s.162-163; Pactet, op. cit., s.147; Arsel, op. cit., s.210-211; Kubalı, op. cit., s.380-381.

[158]. Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.66.

[159]. Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.65; Laferrière, op. cit., s.783-785; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.54.

[160]. Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.65.

[161]. Laferrière, op. cit., s.784-785;Kubalı, op. cit., s.375.

[162]. Laferrière, op. cit., s.784-785; Vedel, op. cit., s.170.

[163]. Vedel, op. cit., s.176.

[164]. Vedel, op. cit., s.168; Kubalı, op. cit., s.375; Tunaya, op. cit., s.401; Özçelik, op. cit., c.I, s.321-322.

[165]. Vedel, op. cit., s.168; Kubalı, op. cit., s.375; Tunaya, op. cit., s.401.

[166]. Vedel, op. cit., s.168.

[167]. Ibid., s.169.

[168]. Tunaya, op. cit., s.401; Özçelik, op. cit., c.I, s.319-320.

[169]. Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.67-70; Erdoğan, Anayasal Demokrasi, op. cit., s.180-184; Uluşahin, op. cit., s.78-83; Sartori, Karşılaştırmalı Anayasa Mühendisliği, op. cit., s.149-153, 209-222, 235-250; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.56-78; Burhan Kuzu, Yürütme Organının Düzenleyici İşlem Yapma Yetkisi ve Güçlendirilmesi Eğilimi, İstanbul, Filiz Kitabevi, 1987, s.109-124.

[170]. Uluşahin, op. cit., s.84-92.

[171]. Türkiye’de 1970’lerin sonunda parlâmenter sistem tıkanmıştı. Ne var ki, 1961 Anayasası Parlâmentonun feshini pratikte imkânsız kılan zor şartlara bağlamıştı. Belki bu nedenle de, 1970’lerin sonunda Türk parlâmenter sistemi rejim krizi içine girdi ve bu kriz de ancak bir askeri darbe ile çözülebildi.

[172]. Uluşahin, op. cit., s.92-98.

[173]. Ibid., s.126-134.

[174]. Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.67.

[175]. Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.67; Uluşahin, op. cit., s.79; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.66.

[176]. Üçüncü Fransız Cumhuriyetinde (1875-1940) 65 yılda 101 hükûmet kurulmuştur (Lavroff, op. cit., s.s.54; Laferrière, op. cit., s.821). Üçüncü Cumhuriyet 1940’ta Almanya’nın işgaliyle sona ermiştir.

[177]. Dördüncü Fransız Cumhuriyetinde (1946-1958) 13 yıl içinde 24 Hükûmet kurulmuştur (Hükûmet listesi için bkz. Pactet, op. cit., s.314). Dördüncü Fransız Cumhuriyeti 1958’de Cezayir’deki ayaklanmalar neticesinde sona ermiştir.

[178]. Alman Weimer Cumhuriyetinde (1919-1933) 14 yılda 14 hükûmet kurulmuştur. Nihayette hükûmet bunalımları 1933’te Nasyonal Sosyalistlerin iktidarı ele geçirmesiyle sona ermiştir (Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.57).

[179]. İtalya’da 1948-1992 yılları arasında toplam 50 hükûmet kurulmuştur (Pactet, op. cit., s.202).

[180]. Türkiye’de 1961-1980 döneminde 19 yılda 21 Hükûmet kurulmuştur (Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.59)

[181]. Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.75.

[182]. Uluşahin, op. cit., s.233’teki 1 nolu Tablo.

[183]. Sartori, Karşılaştırmalı Anayasa Mühendisliği, op. cit., s.152.

[184]. Ibid.

[185]. Bu argümanın açıklanması ve değerlendirilmesi için bkz. Uluşahin, op. cit., s.142-159.

[186]. Bu kavram hakkında bkz. Uluşahin, op. cit., s.151-152.

[187]. Bu kavram hakkında bkz. Uluşahin, op. cit., s.156-159.

[188]. Uluşahin, op. cit., s.156.

[189]. Bu konudaki tartışmalar için bkz. Uluşahin, op. cit., s.156-159.

[190]. Kemal Gözler, “Türkiye’de Hükûmetlere Nasıl İstikrar ve Etkinlik Kazandırılabilir? (Başkanlık Sistemi ve Rasyonelleştirilmiş Parlâmentarizm Üzerine”, Türkiye Günlüğü, Sayı 62, Eylül-Ekim 200-05, s.25-47; Turhan, Hükûmet Sistemleri, op. cit., s.57-58, 68-69; Teziç, op. cit., s.418-421; Özbudun, Türk Anayasa Hukuku, op. cit., s.42, 308, 312; Lijphart, Çağdaş Demokrasiler, op. cit., s.68-69; Debbasch et al., op. cit., s.165-166; Pactet, op. cit., s.149-150; Jeanneau, op. cit., s.151, 346; Chantebout, op. cit., s.251, 471; Favoreu et al., op. cit., s.367-368; Jean Gicquel, “Parlementarisme rationalisé”, in Olivier Duhamel ve Yves Meny (der.), Dictionnaire constitutionnel, Paris, PUF, 1992, s.695-696. Sartori op. cit., s.214-219

[191]. “Rasyonelleştirilmiş parlâmentarizm (Parlementarisme rationalisé)” terimi ilk kez Boris Mirkine-Guetzevitch tarafından kullanılmıştır. Mirkine-Guetzevitch’e göre, “siyasal hayatın bütünü yazılı hukuk kuralları şebekesi içine kapatılmalıdır”. Özellikle yasama-yürütme ilişkileri yazılı hukuk kurallarıyla düzenlenmelidir. Boris Mirkine-Guetzevitch, Les nouvelles tendances du droit constitutionnel, Paris, LGDJ, İkinci Baskı, 1936. Türkçe çevirisi: Boris Mirkine-Guetzevitch, Hukuku Esasiye’de Yeni Temayüller, Çev. Ali Rıza Türel, Ankara, Türk Hukuk Kurumu Yayınları, 1938.

[192]. Jean Gicquel, “Parlementarisme rationalisé”, in Olivier Duhamel ve Yves Meny (der.), Dictionnaire constitutionnel, Paris, PUF, 1992, s.696.


Copyright

(c) Kemal Gözler. 2001-2004. Bu sayfaya izin almadan link verilebilir. Ancak, bu web sayfası, önceden izin almaksızın ne suretle olursa olsun, kopyalanamaz, çoğaltılamaz, tekrar yayınlanamaz, dağıtılamaz, başka internet sitelerine metin olarak konulamaz. İzin için gozler@uludag.edu.tr adresine başvurunuz. 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 21.2.2001 tarih ve 4630 sayılı kanunla değişik 71 ve 72’nci maddeleri, bir fikir ve sanat eserini herhangi bir yöntemle çoğaltanları, dağıtanları, satanları, elinde bulunduranları, paraya çevrilmeksizin, 2 (iki) yıldan 6 (altı) yıla kadar hapis cezası ve 50 (elli) milyar liradan 150 (yüzelli) milyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırmaktadır.

Alıntılar (İktibas) Konusunda Açıklamalar

Bu çalışmadan yapılacak alıntılarda (iktibaslarda) 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 35’inci maddesinde öngörülen şu şartlara uyulmalıdır: (1) İktibas, bir eserin “bazı cümle ve fıkralarının” bir başka esere alınmasıyla sınırlı olmalıdır (m.35/1). (2) İktibas, maksadın haklı göstereceği bir nispet dahilinde ve münderecatını aydınlatmak maksadıyla yapılmalıdır (m.35/3). (3) İktibas, belli olacak şekilde yapılmalıdır (m.35/5) [Bilimsel yazma kurallarına göre, aynen iktibasların tırnak içinde verilmesi ve iktibasın üç satırdan uzun olması durumunda iktibas edilen satırların girintili paragraf olarak dizilmesi gerekmektedir]. (4) İktibas ister aynen, ister mealen olsun, eserin ve eser sahibinin adı belirtilerek iktibasın kaynağı gösterilmelidir (m.35/5). (5) İktibas edilen kısmın alındığı yer belirtilmelidir (m.35/5).

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 21.2.2001 tarih ve 4630 sayılı kanunla değişik 71’inci maddesinin 4’üncü fıkrası, 35’inci maddeye aykırı olarak “kaynak göstermeyen veya yanlış yahut kifayetsiz veya aldatıcı kaynak” göstererek iktibas yapan kişileri, 4 (dört) yıldan 6 (altı) yıla kadar hapis ve 50 (elli) milyar liradan 150 (yüzelli) milyar liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırmaktadır.

Ayrıca Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 18 Şubat 1981 tarih ve E.1980/1, K.1981/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre kararına göre, “iktibas hususunda kullanılan eser sahibinin ve eserinin adı belirtilse bile eser sahibi, haksız rekabet hükümlerine dayanarak Borçlar Kanununun 49. maddesindeki koşulların gerçekleşmesi halinde manevi tazminat isteyebilir”.

Yukarıdaki şartlara uygun olarak alıntı yapılırken bu çalışmaya şu şekilde atıf yapılması önerilir:

 

Kemal Gözler,  Anayasa Hukukuna Giriş, Bursa Ekin Kitabevi Yayınları, Dördüncü Baskı, 2004, s.82-110'dan alınmştır   (www.anayasa.gen.tr/hsistemleri.htm. erişim tarihi).

 


Editör: Kemal Gözler

E-Mail: kgozler@hotmail.com

Ana Sayfa: www.anayasa.gen.tr